ANAYASA TARİHİMİZ 1: SENED-İ İTTİFAK, TANZİMAT FERMANI, ISLAHAT FERMANI

0

Yeni bir anayasa, farklı bir hükümet sistemi tartışmalarının son birkaç yılın en önemli gündemini teşkil ettiği, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra tekrar gündeme geldiği şu vakitlerde geçmişimizde Osmanlı’dan bu yana sahip olduğumuz anayasal birikimimizi gözden geçirmek gereklidir. Bu gereklilik üzerine, ilk anayasal hareketlerden olan Sened-i İttifak’tan bu yana yaşanan gelişmeleri, anayasaların önemli ve karakteristik özelliklerini, siyasal arka planını aktarmak üzere bu seriyi hazırladım. Serinin ilk yazısında kavramsal olarak anayasanın ne olduğu, ne zaman ortaya çıktığı, Osmanlı’da hangi dönemde kendini göstermeye başladığını, Sened-i İttifak’ı, Tanzimat Fermanı’nı ve Islahat Fermanı’nı temel hatları ile inceleyeceğiz.

ANAYASA NEDİR?

Anayasa, devletin temel kurumlarını, organlarını, erklerini ve bunların yapılarını, işleyişlerini, birbirleri ile olan ilişkilerini düzenleyen, kişilerin temel hak ve özgürlüklerini belirleyen,  devlet ve vatandaş arasındaki ilkeleri düzenleyen ve devletin fevri hareketlerine karşı vatandaşları koruyan normlar bütünüdür.

Anayasa, normlar hiyerarşisinin en üstünde yer alır. En soyut, en genel, en güçlü kararları içerir. Bağlayıcıdır. Diğer tüm kuralları anayasaya uygun olmak durumundadır. İç tüzükte hiçbir kanun anayasa ile çatışamaz.

Anayasaların hukuki olduğu gibi siyasi işlevleri de vardır. Anayasaların en temel işlevi iktidarın sınırlandırılmasıdır. Bu sınırlandırmayı egemenliğin kullanım araçları olan yasama, yürütme ve yargı erkini hukuk kuralları çerçevesinde düzenleyerek ve sınırlandırarak yapar.

İlk anayasal metin İngiltere’de Kral Yurtsuz John ile baronlar arasında 1215 yılında yapılan Magna Carta Fermanıdır. Bu anlaşma ile kralın keyfi uygulamalarına karşı, hukuka bağlı kalması teyit edilmiştir. İktidarı kısıtlamış ve halka hak ve özgürlük sağlamıştır. Bu sebepten anayasal bir belge niteliği taşımıştır. Osmanlı Devleti’nde padişah ile ayan ve hanedan üyeleri arasında yapılan Sened-i İttifak bu anlaşma ile benzerlik göstermiştir.

Günümüz bağlamında ilk sistematik anayasa ABD anayasasıdır. Bağımsızlık Savaşının ardından 1787 yılında ilan edilmiştir. Fransız Anayasası da birkaç yıl sonra 1791 yılında ilan edilmiştir. 19. yüzyıla gelindiğinde ise birçok devlet, ki buna Osmanlı Devleti de dahildir, anayasalarını oluşturmuştur.

SENED-İ İTTİFAK (BİRLİK SÖZLEŞMESİ)

  1. Mahmut döneminde ayanlar ve hanedan üyelerinin taşra bölgelerindeki yönetimi merkezden kopmuş ve merkezi otorite zayıflamıştır. Sadrazam Alemdar Mustafa Paşa öncülüğünde padişah ile ayan ve hanedan üyeleri arasında 1808 yılında Sened-i İttifak imzalanmıştır. Sened-i İttifak’ın anayasa hukuku açısından önemli hükümleri şu şekildedir;
  • Padişah ve devlet otoritesine herkesin uyması,
  • Padişahın emir ve yasak kararlarının sadrazamdan geçmesi,
  • Sadrazamın keyfiyet içeren uygulamalarının önüne geçilmesi,
  • Suçsuz olan ayanlara ceza verilmemesi,
  • Yoksul olan halkın devlet tarafından korunması,
  • Büyük ayanların yönetimde söz sahibi olması,

Bu hükümlerden hareket ile padişahın yetkileri kısıtlanmış ayrıca padişah egemenliği yönetimde söz sahibi olacak büyük ayanlar ile paylaşmıştır. Keyfiyet içeren uygulamaların ve suçsuz cezanın önüne geçilmiş ve halka bazı haklar sağlanmıştır. Bu çıkarımlar üzerine Sened-i İttifak’ın tam olarak bir anayasa değil fakat bir anayasal belge olduğunu söyleyebiliyoruz.

TANZİMAT FERMANI

Osmanlı Devleti tarihindeki belki de en önemli fermanlardan biri olan Tanzimat Fermanı, Padişah Abdülmecid adına 3 Kasım 1839 tarihinde Gülhane Parkı’nda ilan edildi. Önemli hukuki düzenlemeler getiren bu ferman, sistematik bir anayasaya giden yolun önemli bir virajı idi. Bu ferman ile;

  • Çıkarılacak yasaları hazırlama görevi Meclis-i Ahkam-ı Adliye isimli kurula verildi, bu meclisin ayrıca Tanzimat Fermanı’ndan önce yönetim işlerine danışmanlık yapma, memurları yargılama gibi görevleri vardı
  • Yasalar, yasa yapanları da bağlayacak,
  • Devlet tüm halka, din ayrımı gözetmeksizin, eşit davranacak ve eşit haklar tanıyacak,
  • Irz, can, mal güvenliği sağlanacak, devlet adamlarının statüleri değişecek ve müsadere yasağı getirildi,
  • Kanunsuz suçlamama ve cezalandırmama, yargılamaların mahkemeler tarafından yapılması ve açık duruşma ilkeleri getirildi.

Bu hükümler çerçevesinde, yasama organının temelini oluşturulmuş, temel hak ve hürriyetler sağlanmış ve eşitlik ilkesi benimsenmiş. Ayrıca yargı alanında önemli ilkeler kabul edilmiş, hukuk devleti için önemli bir aşama kaydedilmiştir. Bu ferman yine tam olarak bir anayasa olamamış, anayasal belge olarak anayasa tarihimiz içerisinde önemli bir yer teşkil etmiştir.

ISLAHAT FERMANI

1856 yılında yapılan Paris Konferansı öncesinde, batılı devletlerin baskısı ile Padişah Abdulmecid tarafından ilan edilmiştir. İçerik olarak Müslüman olmayan halka yönelik düzenlemeleri içermektedir. Tanzimat Fermanı’na ek olarak, gayr-i Müslimlere devlet memuru olabilme, askerlik yapabilme, ibadethane açabilme, Meclis-i Ahkam-ı Adliye’de ve eyalet meclislerinde temsil edilebilme ve gayri menkul edinebilme hakları verilmiş; dini açıdan hor görülmeme ve eşit vergilendirme gibi düzenlemeler getirmiştir. Gayr-i Müslim halkın Müslüman halk ile eşitliğini amaçlayan bu ferman  Müslüman halka dair bir düzenleme getirmemiştir.

Başta da ifade ettiğimiz üzere Sened-i İttifaktan bu yana yaşadığımız anayasal tecrübeyi aktarmak adına hazırladığım bu yazı serisinin bir sonraki yazısında ilk anayasamız mahiyetinde olan Kanun-i Esasi’den, II. Meşrutiyet ve 1909 Anayasa Değişikliğinden bahsedeceğim.

Ertuğrul YEŞİLKAYA

Anayasa Tarihimiz serisinin diğer yazıları:

ANAYASA TARİHİMİZ 2: KANUN-İ ESASİ VE MEŞRUTİYET DÖNEMLERİ

ANAYASA TARİHİMİZ 3: 1921 ANAYASASI TEŞKİLAT-I ESASİYE

ANAYASA TARİHİMİZ 4: 1924 ANAYASASI

About Author

Ertuğrul YEŞİLKAYA

Uluslararası İlişkiler mezunu, Kamu Yönetimi Yüksek Lisans öğrencisi ertyesilkaya@gmail.com

Leave A Reply