AVRUPA’NIN FAY HATLARI: TRANSDİNYESTER

0

 

Giriş

II. Dünya Savaşı sonrası Avrupa’da yeniden şekillendirilen siyasi harita üzerinde ciddi boyutta tartışmalar ve anlaşmazlıklar yaşanmaktadır. Soğuk Savaş döneminde NATO ve Varşova Paktı devletleri olmak üzere iki kutba bölünen Avrupa, ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki siyasi mücadelenin kilit merkezi olmuştur. İki kutuplu dünya sisteminin Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından ortaya çıkardığı güç boşluğu, Sovyet idaresi altındaki pek çok devletin bağımsızlığını ilan etmesiyle belirginleşmiştir. Avrupa’da Soğuk Savaş’ın sona ermesi geniş kapsamlı bir entegrasyonun başlangıcı olan Avrupa Birliği’nin kurulmasına zemin hazırlamıştır. Sovyetlerin yıkılışının kıta genelinde değiştirdiği siyasi harita, Avrupa’nın geleneksel güç dengesi ilkesinin Batı Avrupa lehine kaymasına yol açmıştır. Avrupa Birliği çerçevesinde güçlü bir ortaklık ilişkisi oluşturan Batı ve Orta Avrupa devletleri daha fazla pazar sağlama ve ticari ilişkileri geliştirme hususlarında Doğu’ya doğru genişleme politikası izlemişlerdir.

Sovyet hegemonyasında kendilerini uluslararası sistemin dışında kaldıklarını düşünen çoğu eski Sovyet cumhuriyeti yönünü ve ufkunu Batı Avrupa’ya çevirmiştir. Rusya’nın büyük devlet hüviyetiyle Avrupa siyasi denklemine bir güç merkezi olarak yeniden dâhil olmasıyla eskiden birer Sovyet uydusu olan yeni bağımsız devletler üzerinde baskı ve etkisi artmıştır. Avrupa içindeki sorunların ana çıkış kaynağını oluşturan Rusya ile Avrupa Birliği arasındaki(büyük tabloda ise ABD ile Rusya arasında) etki alanı mücadelesi ve güç kontrolü meselesidir. Bu bağlamda isimlendirdiğimiz ‘‘Avrupa’nın fay hatları’’ tabiri, bu karşılıklı mücadelenin ihtilaflı sınır bölgeleri üzerinden cereyan eden bunalımları ifade etmek içindir. Seri makale düzeni ile aktarılacak olan Avrupa fay hatlarının ilki, Moldova sınırları içerisindeki Transdinyester üzerinedir. Bu makalede Transdinyester toprakları üzerinde Rusya ile Avrupa Birliği arasındaki hegemonya mücadelesinden, sorunu oluşturan sebeplerden ve Moldova’nın siyasi yapısından bahsedilecek ve sorunun çözümü için atılan adımların yeterliliği ve geleceği üzerine değerlendirmelerde bulunulacaktır.

Bir Hegemonya Savaşı: Transdinyester

  Doğu Avrupa’da Moldova toprakları içerisinde yer alan Transdinyester bölgesi II. Dünya Savaşı’nın akabinde Sovyetler Birliği’nin (SSCB) kontrolü altına girmiştir. Moldova’nın bağımsızlığını ilan ettiği 1991 yılına kadar Sovyet egemenliği altındaki bu topraklarda sistematik politikalar uygulanmıştır. SSCB, Moldova üzerinde bölgedeki Rus hâkimiyetini perçinleştirmek adına siyasi ve sosyal hayatı revize eden adımlar atmıştır. Bunlardan en önemlisi Moldova’ya yerleştirilen Rus nüfusudur. Özellikle Moldova’nın doğusunda yer alan Transdinyester Bölgesi’ne ciddi oranlarda peyderpey Rus göçlerinin yapılması sağlanarak bölgenin demografik altyapısı değiştirilmek istenmiştir. Göç yoluyla oluşturulan yeni sosyolojik yapının devamı niteliğindeki bir diğer önemli adım ise Kiril alfabesinin yaygınlaştırılmaya çalışılmasıdır. Böylece Transdinyester başta olmak üzere tüm Moldova üzerinde kültürel emperyalizmin araçları devreye sokularak yeni bir sosyo-kültürel yapı inşa edilmiştir. Bölgede oluşturulan yeni Rus kimliği, dili ve kültürü Moldova’da yaşayan yerli halkı etkilemiştir. Göç yoluyla yerleştirilen Ruslar kendi gelenek ve göreneklerine uygun olan yaşam tarzlarını yaşadıkları bölgelere enjekte etmeleri yerli halk ile olan etkileşim sürecinde baskın kültür konumuna yükselmiştir. Moldova’yı Ruslaştırma hamlelerine karşılık olarak milliyetçi Moldovalılar resmi dilin Rusçadan Moldovca’ya değiştirilmesini ve Kiril alfabesi yerine de Latin alfabesinin getirilmesi için mücadele etmişlerdir. Rusya’nın geleceği yakından ilgilendiren stratejik hamleleri Moldova’nın bağımsızlığını kazanmasının ardından ortaya çıkan tabloda net bir şekilde görülmektedir.

s-35b3cab7e28c5b61b3729ba351cbc550f830d679

Jeopolitik konumu sebebiyle Moldova’nın bağımsız bir devlet statüsüne kavuşması Romanya, Ukrayna, Avrupa Birliği(AB) ve Rusya arasındaki hegemonya mücadelesini hızlandırmıştır. Moldova ile tarihsel bağlarının ilkçağlara kadar uzandığını iddia eden Rumenler Moldova ile Romanya’nın aslında tek bir devlet olması gerektiği tezini ileri sürerek Romanya’yla birleşmesini sağlamaya dönük politik adımlar atmaya çalışmışlardır. Keza Ukrayna’da batı sınırında yer alan Moldova üzerinde siyasi ve ekonomik anlamda bir etki alanı yakalamayı ve Moldova’da Ukrayna asıllı vatandaşlar üzerinde söz söyleme imtiyazını oluşturmayı amaçlamıştır.  Avrupa Birliği ise SSCB’den ayrılarak yeni bir devlet haline gelen Moldova’nın yönünü Batı’ya doğru çevirmesi için adımlar atmıştır. Moldova yönetiminin AB yanlısı yöneticilerden oluşması amaçlanmış, Moldova’nın AB ile siyasi ve ekonomik entegrasyonu için gayret gösterilmiş ve ikili ilişkilerin yüksek düzeye çıkarılması hedeflenmiştir. Rusya ise Moldova’nın Romanya ile birleşmesini ortadan kaldırabilmek ve AB ile olası entegrasyonu önleyebilmek maksadıyla Rus nüfusunun çoğunlukta bulunduğu Transdinyester bölgesindeki etkisini arttırarak Moldova’yı bölünmenin eşiğine getirmiştir. Rus politika yapıcıları Transdinyester’deki ayrılıkçı hareketleri destekleyerek kendisine göre Batı sınırında tampon bir bölge oluşturmayı amaçlamıştır. Bu minvalde bahsedilen ülkeler arasındaki bu hegemonya mücadelesi, uluslararası boyutta bir sorunun ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.

Transdinyester Krizi

  Moldova’nın doğusunda, Dinyester Nehri’nin kuzeyinde, Ukrayna sınırı boydan boya çevreleyen bir konumda yer alan Transdinyester’de nüfusun çoğunluğu Rus ve Ukraynalılardan oluşmaktadır. Rus etkisinin yoğun olarak hissedildiği bölgede kriz ilk kez 1989 yılında ortaya çıkmıştır. Çatışmaya neden olan faktör; Moldova Parlamentosu’nun 1989 yılında resmi devlet dili ile ilgili karar kabul ederek, Moldova dilini devlet dili ilan etmesi ve alfabeyi Kiril alfabesinden Latin alfabesine değiştirmesi olmuştur.[1] Transdinyester bölgesinde etnik, kültürel ve siyasi anlamda ağırlığı oluşturan Rus kökenliler bu karara şiddetle karşı çıkmış ve kararın kabul edilemez olduğunu deklare etmiştir. Rus kökenliler Moldova içerisinde kendi aidiyetlerine ters düşen bu yasanın bir asimilasyon politikasının tezahürü olduğunu ve bu yasayla ikinci sınıf vatandaş hüviyetine düşerek azınlık muamelesi ile karşılaşmalarına zemin hazırlandığını savunmuşlardır. Transdinyester’de başlayan direniş hareketi silahlı mücadeleye dönüşmüş ve bölge halkı tek taraflı referandum sonucu Moldova’dan ayrılarak bağımsız bir devlet olma kararı almıştır.

Tansdinyester Bayrağı

Tansdinyester Bayrağı

Transdinyester Sosyalist Cumhuriyeti adını alan bölgeyi hiçbir Birleşmiş Milletler üyesi ülke tanımamıştır. Transdinyester’de yaşanan çatışmalarda Rusya ayrılıkçı gruplara silah ve ekipman desteği sağlarken Moldova ise isyancılara karşı Romanya’dan yardım almaya çalışmıştır. Avrupa Birliği Moldova’nın bağımsızlığına ve toprak bütünlüğünün korunmasına dönük adımlar atmaya çalışmıştır. Merkezi Kişinev hükümeti ile ayrılıkçı Transdinyester arasında bir dizi uzlaşmaya dönük görüşmeler yapılmış ancak sorunun çözümünde herhangi bir mutabakata varılamamıştır. Tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Transdinyester Rusya ile olası bir birleşmenin hesaplarını yapmaktadır. Moldova üzerinden Avrupa’ya geçen enerji nakil hatları meselenin derinliğini arttıran olguların başında gelmektedir. Moldova’nın doğalgaz ihtiyacının neredeyse tamamını Rusya’dan karşılaması, Avrupa’nın en fakir ülkelerinden biri olması ve biriken borçlarını ödeyememesi Transdinyester krizini kendi lehine çözümleyememesinde önemli faktörler olarak gözükmektedir. Ekonomik anlamda hâlihazırda sıkıntılı bir ülke olan Moldova, siyasi arenada da istikrarsız bir tablo görüntüsü çizmekte ve Transdinyester meselesinin uluslararası kriz durumunu sürüklenmesini engelleyememektedir.

Genel Değerlendirme ve Sonuç

  Avrupa’nın enerji nakil hatları üzerinde konumlanan; etnik, kültürel, tarihi rekabet ve hegemonya savaşına sahne olan Moldova toprakları bir ‘‘deprem bölgesi’’ görünümündedir. Çözümü için gerçekleştirilen görüşmelerin hiçbirinde kayda değer bir sonucun alınamadığı Transdinyester meselesi siyasi anlamda Avrupa’nın ‘‘fay hattı’’nda yer almaktadır. Rusya’nın SSCB’nin yıkılmasının ardından kaybettiği hâkimiyet alanları üzerinde yeniden otorite ve güç kurmaya yönelik hamleleri AB ülkelerini endişeye sevk etmektedir. Kırım’ın Rusya tarafından ilhak edilmesiyle AB’nin artan güvenlik problemi ve riskleri savunma refleksini ön plana çıkarmıştır. Rusya’nın yayılmacı siyasetinin Kırım’dan sonra Transdinyester olacağına dönük analizler AB’ni farklı politikalar uygulamaya zorlayıcı niteliktedir. Ancak konjonktürel bağlamda Rusya’nın olaylarda ön plana çıkan askeri müdahalesine Avrupa Birliği ekonomik ambargo ile karşılık vermeye çalışmaktadır.

Transdinyester’in geleceğinin Rusya ile AB arasında bir sonraki hegemonya mücadelesinin şiddetli çatışma alanı olma ihtimalinin olduğu söylenmelidir. Transdinyester bölgesinde yaşayan nüfusu konsolide ederek kendisine bağlı ve bağımlı hale getiren Rusya, olası bir işgal yahut ilhak durumunda avantajlı bir konuma sahip olacaktır. Transdinyester bunalımı Moldova’nın bir iç meselesi olma durumunu aşmış ve bir hesaplaşmanın aracı haline dönüşmüştür.

Kaynakça

BROOKE, Jim, Doğu-Batı Arasında Sıkışan Bölge: Transdinyester, Amerikanın Sesi Radyosu, 26.10.2013 http://www.amerikaninsesi.com/content/dogu-ve-bati-arasinda-sikisan-bolge-transdinyester/1777605.html

ERTAN, Fikret, Transdinyester Meselesi, Zaman Gazetesi, 6 Mart 2014, http://www.zaman.com.tr/fikret-ertan/transdinyester-meselesi_2203429.html

HASANOV, Faruk, TRANSDİNYESTER SORUNU VE ÇÖZÜM ARAYIŞLARI, Uluslararası Politika Akademisi, 15 Aralık 2013, http://politikaakademisi.org/transdinyester-sorunu-ve-cozum-arayislari/

İSMAYILOV, Elnur, Moldova’da Ayrılıkçı Bölgeler Sorunu ve Rusya-Batı Rekabeti, 19 Eylül 2014, BİLGESAM, http://www.bilgesam.org/incele/1812/-moldova%27da-ayrilikci-bolgeler-sorunu-ve-rusya-bati-rekabeti/#.VTQXP9Ltmko

[1] HASANOV Faruk, TRANSDİNYESTER SORUNU VE ÇÖZÜM ARAYIŞLARI, Uluslararası Politika Akademisi, 15 Aralık 2013, http://politikaakademisi.org/transdinyester-sorunu-ve-cozum-arayislari/

Yazar Hakkında

Abdulkadir AKSÖZ

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Siyasi Tarih abdlkdraksz@gmail.com

Yorum Yaz