BAŞVEKİLİM ADNAN MENDERES YAZI DİZİSİ: ÇAKIRBEYLİ ÇİFTLİĞİ VE ETHEM MENDERES

1

Yirmi yaşlarındayken idealizme susamış bir gençti Adnan Menderes. Genç bir toprak beyiydi. Vatanın vaziyeti ise hiç öyle görünmüyordu. İnsanlar, vatanın elden çıkacağı gerçeği ile karşı karşıyaydı. Memleketin çeşitli yerlerine delikler açılmıştı. Dünya, Türkiye’ye verilecek olan ehliyetin kapsamını tartışıyordu.

Ülkenin bu halinin, gençlerine düşürdüğü karamsarlık payı ortadaydı. Delikanlılık çağında, öksüz ve rehbersiz kalmış Menderes de bu durum ile mücadele etmekte çok zorlanıyordu. Menderes hakkında konuşacak en iyi teşhis, onun kötümserliğiydi.

60 yıllık ömrüne çok şey sığdıran Menderes, siyasi yaşamında da çok kez isteyip uygulayamayacağı bir kararı, ilk kez gençlik yıllarında verecekti: “Toprakla haşr-ü neşr olmaya gideceğim!

Bu kararı aldığı zaman yanında, ilişkisi Yassıada’da bitecek bir arkadaşı vardı: Ethem Menderes. Soyadını verdiği, canından çok sevdiği kadim dostu. Mahiyetini Adnan Menderes’in felaket safhasında göreceğimiz, Berrin Menderes’in her zaman “hain” olarak nitelendirdiği (ve sonunda haklı çıktığını düşündüğü) arkadaşı.

Ethem Menderes’in Yassıada duruşması

Sonda söyleyeceğimizi başta söylemiş olalım Ethem Menderes’ten bahsederken. 27 Mayıs’tan önce, Ethem Menderes, Milli Müdafaa Vekili. Yassıada’da ise çok kötü bir sınav verip Berrin Menderes’i haklı çıkarıyor. Berrin Menderes ise bunu çocuklarına “Keşke haksız çıksaydım!”  diyerek anlatmaktadır. Adnan Menderes, Ethem Bey’e soyadı da dahil olmak üzere makam ve mevki vermiş fakat hikayenin sonunda ihanetten başka bir şey alamamıştır.

Gençlik yıllarına geri dönersek memleketin bu kötü vaziyetinde Ethem, arkadaşı Adnan’a can yoldaşlığı yapmıştır. O sırada ise Yunan kuvvetler, İzmir’e çıkarma yapmaktadırlar. Adnan Menderes ve arkadaşı Ethem ise kendilerini Çakırbeyli Çiftliği’nde toprağa vermişlerdir. Dönümlerce araziyi yönetmek, Adnan Menderes için bir “iktidar denemesi” olmuş, orada da başarısız olduğu zamanlarla hafızalarda kalmıştır. Verdiği yanlış kararlar sonrası hakkında yapılan eleştiriler, 1950-60 arası zamanındaki eleştirilerin küçük bir kopyası gibiydiler. Menderes ilk gün ve ilk geceler Kahya Memişoğlu’ndan çok şeyler öğrendiğini söyler. Ama asıl öğrendiği, her tarafın düşmanlar, tehlikelerle çevrili olduğudur. Dağlar eşkıya bozuntularıyla ve asker kaçaklarıyla doludur.

Ve Yunanlılar Menderes Vadisi boyunca yürümeye başlamışlardır. İşgal kuvvetleri, çiftliğin 10 km yakınındadırlar ve Aydın Yunanlıların eline geçmiştir. Hemen mukavemet başlar ve bu karşılık Yunanın denize dökülmesine kadar sürer. Menderes ve arkadaşı bir çete kurar ve kurdukları çeteye “Ay-Yıldız Çetesi” ismini verirler. Çete küçüktür ama düşmana karşı duvar vazifesi görür. Bu başarılarından sonra Adnan Menderes doğrudan Milli Mücadeleye katılır ve ordu kumandanlığına kadar yükselir ve İstiklal madalyası alır.

Merhum Başvekil, istediği dünyada yine kalamamış, o dünyanın zaten dış dünya ile bir arada düzelip kurulabileceğini anlamış ve kendisini sosyal fırtınaya bırakmıştır.

Menderes yavaş yavaş politika denizine doğru yol alırken, babaannesinin kendisine verdiği şu öğütleri çok düşünür ama uygulama gayreti başarıya hiçbir zaman ulaşamamıştır:

“Oğlum, senin asıl ekmek kapın, toprakların olacaktır. Sen toprak beyi olacaksın oğlum, toprak adamı…”

Çakırbeyli Çiftliği

Abdulvahap DUMAN

Lütfen takip edip, beğenin
error0

About Author

Konuk Yazar

1 Yorum

  1. Merhaba ,
    yazınız dikaktle okudum.teşekkür ederiz ama kısa olmuş.Ethem Menderes ile ilişiğini son anına kadar okumak iterdim

Leave A Reply