AVRUPA GÜVENLİK VE İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ (AGİT) NEDİR? NE ZAMAN KURULMUŞTUR? NELERİ AMAÇLAR?

0

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (kısaca AGİT, İngilizce OSCE), Soğuk Savaş döneminde bloklar arasında düzenli diyalog tesis etmek suretiyle gerginliği ve anlaşmazlık noktalarını azaltmak ve bu sayede Avrupa’da güvenliğin artırılmasını sağlamak amacıyla, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) adı altında bir müzakere forumu ve konferanslar diplomasisi olarak ortaya çıkmıştır.

AGİT, soğuk savaş döneminde uluslararası sistemde kendini gösteren iki kutuplu yapıda, doğu ve batı blokları arasındaki ilişkinin en önemli noktalarından birini teşkil etmektedir. Soğuk savaşın ortaya çıkardığı güvenlik ikilemi ve silahlanma yarışı ülkeleri ve ekonomilerini oldukça zor durumda bırakmıştır. 1970’li yıllara gelindiğinde doğu ve batı arasındaki gerginliğin yumuşamasına ve iki blok arasında diplomatik temas kurmasına olanak sağlamış olması, AGİT’in soğuk savaşın sonlanmasında yüklendiği rolün ehemmiyetini göstermektedir.

Avrupa’yı etkisi altına alan yumuşama döneminde Batı Bloku’nun “karşılıklı ve dengeli kuvvet indirimleri” müzakerelerine başlanması yönündeki önerisinin Doğu Bloku tarafından kabul edilmesi ve bununla birlikte 1973’te Helsinki’de başlayan görüşmelerin neticesinde Helsinki Nihai Senedi’nin 33 Avrupalı ülke ile ABD ve Kanada tarafından 1975 yılında imzalanmasıyla AGİK süreci başlamıştır.

Helsinki Nihai Senedi’nde kabul edilen ilkeler şunlardır;
-Egemen eşitlik ve egemenliğe saygı,
-Sınırların ihlâl edilmezliği,
-Devletlerin toprak bütünlüğünün korunması,
-İçişlerine karışmama,
-Kuvvet kullanmaktan veya kuvvet kullanma tehdidinden kaçınma,
-Anlaşmazlıkların barışçıl yollardan çözümü,
-Devletler arasında işbirliği,
-İnsan hakları ve temel özgürlüklere saygı,
-Uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerin iyi niyetle yerine getirilmesi.

Helsinki Nihai Senedi’nde güvenliğin üç farklı boyutu olduğu kabul edilmiştir (siyasi-askeri boyut, insani boyut ve ekonomi-çevre boyutu). Bununla birlikte, Örgüt’ün Soğuk Savaşın sona ermesine kadar geçen dönemdeki faaliyetleri ağırlıklı olarak siyasi-askeri boyutta odaklanmıştır.

1990’ların başında Sovyetler Birliği’nin dağılması ve ideolojik kutuplaşmanın sona ermesiyle kuruluş amacı bir ölçüde geçerliliğini kaybeden AGİK, yeni dönemde Avrupa için oluşabilecek risk ve tehditlerini karşılayacak bir uyum süreci içine girmiştir. Bu süreçte AGİK, demokratikleşme ve insan haklarının izlenmesi gibi işlevlerine ilaveten, erken uyarı, çatışmaların önlenmesi, kriz yönetimi ve çatışma sonrası rehabilitasyon alanlarında diğer uluslararası ve bölgesel kuruluşlara nazaran mukayeseli üstünlük kazanmıştır.

AGİT’in bir örgüt olarak kurulması 1994 yılında Budapeşte Zirvesi ile gerçekleşmiştir.

Soğuk Savaş sonrası dönemin siyasi başlangıcını oluşturan ve Helsinki sürecinde önemli bir dönüm noktasını simgeleyen 1990 Paris Şartı’yla, AGİK’in siyasi danışma mekanizmaları ve bir dizi daimi organ aracılığıyla kurumsallaşması ihtiyacının ortaya çıktığına karar verilmiş, 1992 Helsinki Zirvesi’nde, bugün halen işlevsel olan kurum ve kuruluşlarının temeli atılmıştır. 1994 Budapeşte Zirvesi’nde ise AGİK bir uluslararası teşkilata dönüşerek, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı-AGİT adını almıştır.

AGİT diğer örgütlerden farklı olarak anlaşma yada sözleşme gibi bir hukuki metine dayanmamakla birlikte aldığı kararlar Hükümetler ve Bakanlar düzeyinde gerçekleşip kararları konsensus şeklinde alınmaktadır.

AGİT’i diğer uluslararası örgütlerden ayıran karşılaştırmalı üstünlüklerden birini de alan misyonları oluşturmaktadır. Halen Güneydoğu Avrupa’da Arnavutluk, Bosna-Hersek, Sırbistan, Karadağ, Kosova ve Makedonya’da; Doğu Avrupa’da Moldova ve Ukrayna’da; Kafkaslarda Azerbaycan ve Ermenistan’da; Orta Asya’da Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ve Türkmenistan’da faaliyet gösteren AGİT ofis ve misyonları, çatışmaların önlenmesi ve çözümü için siyasi süreçlerin kolaylaştırılması, sivil toplumun ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, demokrasinin geliştirilmesi, insan ve azınlık haklarının korunması işlevlerini yerine getirmektedirler.

21. yüzyılda karşılaşılan tehditlerin çok boyutlu ve karmaşık nitelik arzetmesi, AGİT’in bu tehditlerle mücadele imkan ve yeteneklerinin geliştirilmesine yönelik çabaların 2000’li yıllarda da sürdürülmesini gerektirmiştir. Bu itibarla, 2003 Maastricht Bakanlar Konseyinde “21. Yüzyılda Güvenlik ve İstikrara Yönelik Tehditlere Yönelik AGİT Stratejisi”ni kabul edilmiş, 2010 Astana Zirvesi’nde kabul edilen “Güvenlik Topluluğuna Doğru” başlıklı deklarasyonla ise, AGİT coğrafyasında güvenlik topluluğu inşa edilmesi hedefi dile getirilerek, kapsamlı ve işbirliğine dayalı güvenlik ile güvenliğin bölünmezliği ilkelerine dayalı bir vizyon öngörülmüştür. Astana Zirvesi’nden sonra, kadın, cinsiyet ve siber güvenlik gibi boyutlararası konular da önem kazanmış ve Örgütün gündeminde daha fazla yer teşkil etmeye başlamıştır.

Güvenlik topluluğunun inşasına yönelik “yapı taşlarının” oluşturulması için Helsinki Nihai Senedi’nin imzalanmasının 40. yıldönümüne rastlayan 2015 yılı hedef olarak saptanmış ve Helsinki+40 süreciyle, katılımcı devletler arasında ileriye dönük, yapıcı, sonuç odaklı ve gayrıresmi diyalog başlatılmıştır. 2014 yılında başlayan Ukrayna krizinin de etkisiyle, 2015 yılında “landmark” bir belgenin kabulü mümkün olmamakla birlikte, Helsinki+40 süreci, Örgüt’ün geleceğine dair yapılandırılmış tartışmalara olanak tanıması yönünden yararlı olmuştur. AGİT Daimi Temsilcimizin de İhtilaf Döngüsü Koordinatörü olarak görev yaptığı bu süreçte edinilen birikimin Örgüt’ün çalışmalarına yansıtılabilmesi için, bu alandaki gayrıresmi diyalogun 2015 sonrasında da sürdürülmesi önem taşımaktadır.

Yazar Hakkında

İlim ve Medeniyet

iletisim@ilimvemedeniyet.com

Yorum Yaz