REFAH GELİR VE ASLA GİTMEZ

1

16 Ocak 1998…

28 Şubat’ın soğuk dehlizlerinde sızlayan bir ülke..

Bir’i vardı, tüm engellere, tuzaklara, oyunlara rağmen..

Cumhuriyet rejimi kuruldu kurulalı ötekileştirilen, hor görülen, siyaset ile uğraşması istenmeyen..

Bir koca kitlenin lideri vardı..

İsmi gibi parlayan bir yıldızdı..

Hayatı mücadeleyle geçen ve sırf Allah rızasını gözeten, adanmışlık ruhuna sahip bir önderdi Rahmetli Necmettin Erbakan.

Bir gülüşü vardı..

Biz onun kurduğu her partiyle kendimizi kimliğimizi benliğimizi tanıdık, keşfettik. Hatta şöyle oldu. Ya biz aslında daha büyüğüz! Bizim ne eksiğimiz var! Bu ülkede söz hakkımız olmalı!

Dedik.

Milli’ydi görüş’ümüz..

Nizam, selamet, düzen, refah ve fazilet’ti şiar.

Uzun yıllar oldu.. Çok bahar, kış geçti üzerinden.. Sevdalar biter mi mevsimlerle dostlar…

‘‘Refah’ın vakti geldi’’ seçim müziğini her dinlediğimde yeniden o günlere dönüyorum.

Erbakan Hoca önde..

Elinde kablolu mikrofunu.

Baş parmağı ilerde.. ‘‘Refah geliyor Refah’’, ‘‘Yeni bir Dünya’’ deye haykırıyor!

 

Çare Refah’tı..

Kapı kapı dolaşıp adam adama markaj yaparak memleketin idaresi için söz ve yetki istiyordu Refah Partisi. Medya ve devletten para desteği olmadan tümüyle gönüllülük esasıyla çalışma yapılıyordu.

Her zorluğu aşan Refah, birinci parti olarak sandıktan çıktığında asıl imtihanın yeni başladığını bilmiyorduk. REFAH-YOL’un defterini dürmek için gece gündüz demeden çalışan ordu, medya, iş dünyası, dış odaklar ve bilimum diğer zerzevatlar..

O kadar çok projesi vardı ki Refah’ın.. Dönemin tüm partilerininkini toplasanız bir Refah etmiyordu. Sonra noldu? “Dini inanç sebebiyle boyun ve saçların örtü ve türbanla kapatılması serbesttir.” biçiminde yapılan değişikliği ve birtakım söylemler bahane gösterilerek REFAH-YOL düşürüldü, arkasından kapatma davası..

Refah Partisi bugün fiilen Türkiye siyasal hayatında olmayabilir.

Lakin..

Kökleri sağlam bir çınar misali ardılları Türkiye’yi sırtlamaya devam ediyor. Bütün oyunu bozduk velhasılı. Dillerdeyiz, türkülerdeyiz, iktidardayız ve eskisinden daha güçlüyüz. Hiçbir proje ölü kalmadı. AK Parti, Refah’ın dizayn ettiği tüm projeleri peyderpey gerçekleştiriyor. Bu bir silsile-i siyaset.

YENİ TÜRKİYE

Geçmişten ders aldık. Hatalarımızı gördük. REFAH-YOL bizim camianın ilk iktidar deneyimiydi. Sonra daha güçlü geri döndük. Tüm engelleri aşa aşa! 28 Şubat’ın rövanşını aldık 15 Temmuz’da!

Şimdi varsın 16 Ocak 1998 Refah’ın kapatılma tarihi olarak geçsin kayıtlara..

Refah’ı kapatabildiler mi?

Oyunu kim bozdu? Düğümü kim çözdü? Peki, destanı kim yazdı?

Biz’ler.

Müjdeler olsun Refah geliyor diye çıkılan yollar, Her şey Türkiye için diyen dillerle kesişti.

‘‘Bayrağım inmesin; susmasın ezan, Refah’ı anlatsın artık her ozan!’’ diyorduk, ki kalbimiz çarpıyor vatan aşkıyla! Hala öyle..

Sahi..

Refah neydi?

İlk aşk’tı..

Azimdi..

İmanlı yüreklerin kalesiydi..

Tomurcuktu..

Yeni Türkiye’nin ayak sesiydi..

Yeniden doğuşun bestesiydi..

Aziz milletimizin haykırışıydı..

Ondandır ki, hala tüylerimiz Refah adını duyunca diken diken olur. Hatırılar canlanır. Ölümsüzdür.

Zira Refah bir kere gelmiştir Anadolu’mun toprağına..

Artık gitmez!

Çünkü Refah milletin mayasında!

 

İzinde..

Erbakan Hoca ve ahirete irtihal etmiş dava arkadaşlarının ruhlarına Fatiha.

 

Yazar Hakkında

Eşref TUĞRA

Muckraker Daily Column [email protected]

1 Yorum

Yorum Yaz