MÜSLÜMAN ALİMLER VE HİNDİSTAN ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ

0

Hindistan’ın bağımsızlığı, Hindistan halklarının ve tüm sınıfların fedakarlıkları ve katkılarıyla uzun bir mücadele sonucu 15 Ağustos 1947 tarihinde elde edildi.

Bhagat Singh, Subhash Chandra Bose ve Mahatma Gandhi gibi özgürlük savaşçılarına haklı olarak övgüler dizilirken, Müslüman alimlerin özgürlük mücadelesine olan katkıları genellikle görmezlikten gelinmektedir.

Başarısızlıkla sonuçlanan 1857 Ayaklanmasından sonra Müslüman alimler, İngilizlerin ana hedefi haline geldi. İngilizler tarafından toplamda 200 bin kadın ve erkek ayaklanmadan sonra öldürüldü. Bu sayının yaklaşık 51,200’ü Müslüman alimlerden oluşuyordu. Bu alimlerden 500’üne de Delhi’de idam cezası uygulandı.

20 yıl sonra silahlı bir ayaklanma hedefinde olan ‘Samratut Tarbiyat’ gücünü kuran Şeyh Hind Mevlana Mahmoodul Hasan tarafından İngilizlere karşı ilk özgürlük savaşı başlatıldı. Yaklaşık olarak 30 yıl boyunca İngilizlere karşı mücadele eden bu grup, 1909 yılında Mevlana Ubeydullah Sindhi tarafından ‘Jamiatul Ansaar’ adında tekrardan canlandırıldı.

1913 yılında Jamiatul Ansar’ın yasaklanmasının ardından, İngilizleri topraklarından çıkarmak için Nazzaaratul Ma’arif kuruldu.

Aynı yıl Şeyh Mahmud Hasan Diyobendi, Mevlana Ubeydullah Sindhi ve Mevlana Ebu’l Kelam Azad gibi Müslüman öncülerin de içinde bulunduğu Reshmi Rumaal Tehreek (İpek Mektubu Hareketi) olarak da bilinen bir özgürlük hareketi oluşturuldu. Hareketin temel amacı Türkiye (Osmanlı), Almanya İmparatorluğu ve Afganistan’ın yardımlarıyla Hindistan’ı İngiliz hakimiyeti altından kurtarmaktı.

Ancak Reshmi Rumaal Tehreek, Mevlana Ubeydullah Sindhi’nin ipek bir kumaşa yazdığı mektubun İngiliz yönetimi tarafından ele geçirilmesiyle açığa çıktı. Sonrasında İngilizler tarafından tüm Hindistan’da bu örgütle bağlantılı 222 Müslüman alim tutuklandı.

Hindistan’ın bağımsızlığı için mücadele eden bu yapının önde gelen isimleri olan Mevlana Mahmud Hasan ve onun yol arkadaşları Mevlana Wahid Ahmed Faizabad, Mevlana Aziz Gul, Hakim Syeed Nusrat Hussain ve Mevlana Hussain Ahmad Madni Mekke’de yakalanıp uzun süre hapsedilecekleri Malta’ya gönderildi.

1919 yılının Mart ayında ise Jamiat Ulama-e-Hind adında başka bir cemaat kuruldu. Genelde unutulan bir gerçek de şudur ki çoğu Hindistanlı, İngilizleri desteklerken ve Hindistan Ulusal Kongresi, İngilizlerden özerklik talep ederken Jamiat Ulema-e Hind Hindistan için tam bağımsızlık talebinde bulunuyordu. Kakinada’da Mevlana Syed Hussain Ahmad Madni tarafından tam bağımsızlık talebi dile getirildi ve Mart 1926 tarihinde Kalküta’da ilk kez böyle bir talep kayda değer bulundu.

1928 yılında cemaatin tam bağımsızlık talebine rağmen yayınlanan ve İngiliz hakimiyeti altında özerklik talebi içeren “Nehru Raporuna” Jamiat Ulema-e Hind karşı çıktı. Bu rapor yayınlandıktan sonra cemaat Kongre’ye olan desteğini 1929 yılına kadar geri çekti. Daha sonrasında Kongre, Aralık 1929’da Hindistan Ulusal Kongresi’nin en önemli toplantılarından biri olan Lahor toplantısında cemaatin daha önceden talebi olan tam bağımsızlık fikrine destek verdi. Tam bağımsızlık fikri Müslüman alimlerin dile getirmesinden 5 yıl sonra Lahor’da kabul gördü.

1929 yılında ise Müslüman alimler, Mahatma Gandhi’nin ‘Tuz Yürüyüşü’ eylemine tam destek vermeye başladı. Bu desteğin sonucunda Mevlana Ebu Kelam Azad, Mevlana Hifzur Rahman Seoharvi, Mevlana Fakhruddin, Mevlana Syed Mohammad Mian ve Mevlana Bashir Ahmad Bhatia gibi bir çok alim İngiliz yönetimi tarafından tutuklandı.

İkinci Sivil İtaatsizlik Hareketi boyunca Mufti Kifayatullah Dehlevi birçok güçlü adamı ile protestolara katıldı. Protestolar sonunda Mufti Kifayatullah Dehlevi ve adamları tutuklandı. Onların tutuklanmasının ardından birçok alim de tutuklandı. Bunların yanında İkinci Sivil İtaatsizlik Hareketi boyunca toplamda 90 bine yakın insan tutuklandı. Tutuklanan bu insanlardan 45 bine yakınını Müslüman alim ve özgürlük savaşçıları oluşturuyordu.

Mevlana Hussain Ahmad Madni, 1940 yılında Bachhraon’da Hindistan için tam bağımsızlık fikrini tekrardan dile getirdi. Bu fikri dile getirdiği için 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Müslüman Alimler 5 Ağustos’ta ‘Hindistan’dan Çık’ çözümünü kabul ettikten sonra 9 Ağustos’ta da Kongre aynı çözüm kararını kabul etti. Ardından her iki gruptan birçok öncü isim İngiliz hükümeti tarafından tutuklandı.

Müslüman alimler İki Millet teorisi ve Pakistan fikrine şiddetle karşı çıktılar. Kısa bir süre içerisinde cemaat içerisinde bölünmeler gerçekleşti. İki Millet teorisini ve Pakistan fikrini destekleyen alimler Müslüman Lig’ine katılmaya başladı. Bu süreçte Mevlana Hussain Ahmad Madni ve Mevlana Azad siyasi olarak giderek güçlenen Müslüman Lig’inin hedefi haline geldi. Diğer birçok alim de bu fikirlerinden dolayı baskıya uğradı.

Netice olarak ülke ikiye bölünmüş olsa da bölünmemiş tek bir Hindistan için yaşayan, savaşan ve vefat eden erkek-kadınların fedakarlıklarını ve mücadelelerini asla unutmamalıyız. 1857 ayaklanmasında, Müslümanlara karşı mücadele veren bir İngiliz Generali olan Tomson, ‘İsyan Alimleri’ başlığı altında şunları yazdı:

“Eğer işgalci güçlere karşı bir ülke için savaşmak vatanseverlikse, o zaman hiç şüphesiz Müslüman alimler sadık vatanseverlerdir. Sonraki nesiller de onları kahraman olarak anacaklardır”

Bu yazı Muslim Mirror sitesinden İlim ve Medeniyet sayfası için Türkçeye çevrilmiştir. (http://muslimmirror.com/eng/85192/)

HİNDİSTAN’DA BİR İSLAMCI EBU’L KELAM AZAD

About Author

Mehmet AYAYDIN

Uluslararası İlişkiler (IR), Indian Studies mehmetayaydn@gmail.com

Leave A Reply