HER İKİ DÜNYA İÇİN ÖZLÜ BİR TAVSİYE: ÇÖK, KAPAN, TUTUN

DENEME

"Çök, kapan, tutun" nasıl ki bizi zahiri depremlerden koruyacak bir yöntemdir, üç kelimenin manasını içinde taşıyan namaz da insanı şu ayak kaydıran dünyanın şerlerinden, her an gönlü sarsan imtihanlarından korumak için mühim bir kaledir.

Dün sahiden de ürpertici anlar yaşadık. Eve tam girmiştim ki epey sallandı bina, eyvah dedim içimden, tekbirler ve zikirler eşliğinde kucağıma yeni doğan yavrumuzu aldım, bir yanda hane halkı, kayınvalidem ve teyzemiz, diğer yanda çaresizlik, korku, endişe, öylece asılı kaldık.

Sonra hayat üçgeni olabilecek bir yer tespit edelim diye düşündük, o korku ve panik hâlinde kendimizce bir o yana bir bu yana gittik.

Şüphesiz ki çok büyük bir tehlike atlatmış oldu milyonlarca insan, 6 Şubat sonrası deprem bölgelerini yakından görmüş biri olarak ne büyük bir lütfa erdiğimizi iliklerime kadar hissettim.

Sonrasında sosyal medyadaki uyarıları okudum, "ÇÖK, KAPAN, TUTUN" tavsiyesi vardı dört bir yanda, çok hoşuma gitti.

Sahiden de en akıllı insan dahi öyle bir panik halinde ne yapacağını unutuyor, aklı karışıyor, kalp hızla çarpıyor. Bu manada, adeta özlü bir parola gibi hafızama kazıdım kelimeleri, bir sonraki deprem için yüreğime kodladım bu üçlemeyi.

Derken, deprem görüntüleri paylaşıldı, kimi marketteki malları tutmaya çalışmış, kimi balkondan atlamış, kimi de canhıraş bir şekilde dışarıya fırlamıştı.

İbretlik bir görüntüde ise, medrese talebeleri hocalarıyla birlikte Kur'ân ezberi yapıyordu. Sarsıntıyla birlikte secdeye kapandılar, Allah'a yakardılar. O an gönüllerinden gelen bu imiş, ürpertiyle niyaz ettiler Mevla'ya.

Onların o hâli, "ÇÖK, KAPAN, TUTUN" tavsiyesinin bir başka tezahürü gibi geldi bana. Secde sahiden de kişinin samimiyetle yere çökmesi, tevazu ile kendi iç dünyasına kapanması ve tevekkül ile Allah'a tutunması/sığınması değil miydi? Şüphesiz ki öyleydi.

Buradan yola çıkarak, gönlüme gelen manayı paylaşmak isterim.

Sahiden de deprem anında bu hayat kurtaran tavsiyeyi hatırlamakta fayda var, mutlaka güvenli bir yere çökmeli, başımızı koruma kalkanına almalı ve sağlam bir yere tutunmalıyız. Berrak akıl ve temiz mantık bunu gerektirir, hakikatli tedbir bunu şart koşar.

Lakin deprem zamanları dışında da, aynı tavsiyeyi bir başka manada gönlümüzde tutabiliriz.

"ÇÖK, KAPAN, TUTUN"  nasıl ki bizi zahiri depremlerden koruyacak bir yöntemdir, üç kelimenin manasını içinde taşıyan NAMAZ da insanı şu ayak kaydıran dünyanın şerlerinden, her an gönlü sarsan imtihanlarından korumak için mühim bir kaledir.

Allah'ın huzurunda boynumuzu büküp çökelim yere, kapanalım iç dünyamıza, koruyalım kalbimizi ve aklımızı her türlü şerden, kötülükten, günahtan ve tutunalım Rabbimizin sağlam ipine, Kur'ân'a, sığınalım O'nun merhametine, affına.

Deprem anında çökmeyenler, kapanmayanlar, tutunmayanlar sonrasında çok pişman oluyormuş, her an bizi sarsan ve şiddeti de giderek artan manevi depremler karşısında da namazla ayakta durmaya çalışanlara ne mutlu. Ebedî hayatta pişmanlık yaşamamak için, Rabbimiz hakkıyla namaz kılmayı, secdelerle kendisine yaklaşmayı nasip etsin hepimize.

24 Nisan 2025
Süleyman Ragıp Yazıcılar

Süleyman Ragıp YAZICILAR
Süleyman Ragıp YAZICILAR

1984, İstanbul doğumlu. Gençliği Esenler’de geçti. İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Din Psikolojisi dalında yüksek lisansını tamamladı. Ş ...

Yorum Yaz