İlim ve Medeniyet
Yeni Nesil Sosyal Bilimler Platformu
1 Günlük Kuzguncuk Rotası
Perihan Abla, Ekmek Teknesi, Hayat Bilgisi…
İzlemesek bile mutlaka adını duyduğumuz, aile büyüklerimizin keyifle anlattığı dizilerin ortak bir adresi vardı: Kuzguncuk.
Kuzguncuk İskelesi Vapur Kafe
Haftanın her günü 08.30 – 22.00 saatleri arasında açık olan Vapur Kafe, Kuzguncuk sınırlarına adım attığınız an karşınıza çıkan ilk yerlerden biri. Yaklaşık üç yıl önce açılan bu kafe; deniz manzaralı iç ve dış oturma alanları, uygun fiyatlı menüsü ile keyifli bir mola noktası sunuyor. Ancak uzun süreli oturumlar için çok konforlu ya da ders çalışmak için çok sakin bir ortam olduğunu söylemek zor. Kuzguncuk’a uğradığınızda manzaraya karşı küçük bir mola vermek için ideal bir durak.
İcadiye Caddesi
Paşa Limanı Caddesi’nin bittiği yerden sağa döndüğünüz an, Kuzguncuk’a tam anlamıyla hoş geldiniz. İcadiye Caddesi, 2000’lerin anısını yaşatmak istercesine sıcacık bir mahalle kültürü ile sizi karşılıyor.
Bundan sonra bahsedeceğim üç durak bu caddenin üzerinde yer alıyor. Modern ve nostaljik birçok işletmenin yer aldığı bu cadde üzerinde aynı zamanda dizilere ev sahipliği yapan sokaklar da bulunuyor. Burada Ekmek Teknesi dükkanını, Perihan Abla Sokak’ını gezebilir, o renkli ve güzel evleri görüp fotoğraflayabilirsiniz.
Bicanefendi Sokak

İcadiye Caddesi’ne girdikten hemen sonra kendinizi çok yormadan önce görmenizi şiddetle tavsiye ettiğim bir yer var: Bicanefendi Sokak. Sokağın hemen başında 1923 yılında Mimar Simotas’ın inşa ettiği Simotas Binası’nı görmekteyiz.
Burası günümüzde çoğumuzun bildiğini düşündüğüm Şef Refika Birgül’ün ofisine de ev sahipliği yapmakta. Binanın her katında ayrı bir işletme mevcut, incelemek isterseniz buradan sitesine ulaşabilirsiniz.
Ancak benim asıl ilgilendiğim alan; bu sokağın dimdik yokuşunu ve merdivenlerini çıktıktan sonra karşılaştığınız, sizi İstanbul’a “yeniden” hayran bırakacak o eşsiz manzara.
Kuzguncuk Bostanı

Bicanefendi Sokak’tan tekrar caddeye indiğimiz zaman bizi karşılayan keyifli bir yeşil alan bulunuyor; Kuzguncuk Bostanı.
Küçük bahçelere ayrılan bu arazi, Kuzguncuk’ta ikamet eden mahallelilere kura ile bir dönem boyunca dikim ve hasat yapmaları için veriliyor. Gezmesi gerçekten keyifli, çok büyük olmayan bu bostana da uğramayı ihmal etmeyin.
Nail Kitabevi & Cafe

Pazartesi günleri kapalı ve haftanın diğer günleri
10.00 – 19.30 saatleri arasında hizmet veren Nail Kitabevi, Kuzguncuk sokaklarına şık mimarisi ile uyum sağlıyor.

İki katlı bu estetik mekân, çok fazla oturma alanına sahip değil fakat şanslıysanız kahvenizi ve kitabınızı alıp birkaç saatliğine kendinizi huzura doyurabilirsiniz. Özellikle caddeye bakan penceresi gerçekten de ayrı bir keyif sunuyor.
Üryanizade Ahmet Esat Efendi Camii

Rotamızın son ama bana göre en kıymetli durağı; 1860 yılında Ahmet Esat Efendi tarafından inşa ettirilen, Üryanizade Ahmet Esat Efendi Camii.
Dikdörtgen planlı ve tamamen ahşap olarak inşa edilen bu yapının, minaresi de ahşaptandır. 2013 yılında kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçen camii 2017 yılında yeniden ibadete açılmıştır.
Denize sıfır konumuyla caminin içine zaman zaman dalga sesleri eşlik eder. Boğaz manzarasını arkanıza alarak namaza durduğunuzda hissettiğiniz o derin maneviyat gerçekten tarif edilmesi güç bir huzur sunar. Kuzguncuk’a gelmişken ruhunuza da dinlendirmeden dönmeyin.
Rotamızın Sonu
Çok daha keyifli bir deneyim için oluşturduğum Google Maps haritasına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
İstanbul101’in üçüncü durağı Kuzguncuk’tu. Bir önceki yazım olan Fatih’in Kapıları içeriğime de buradan göz atabilirsiniz.
keşifle kal…
İrem İrik
Yorum Yaz