İlim ve Medeniyet
Yeni Nesil Sosyal Bilimler Platformu
Şeyh Safiyüddin Erdebili’nin Türbesi
Şeyh Safiyüddin, Şeyh Zahid Gilani’nin gözetiminde tasavvuf eğitimi alan ve Erdebil’in tanınmasında ciddi katkıları olan bir isimdir. Erdebil şehri eski önemine onun döneminde kavuşmuştur. Zahidane hayatı ve takvasıyla bilinir olmuştur. Kendisinin Seyyid olup olmadığı tartışmalı olmakla birlikte Safiyüddin seyyidlik iddiasında bulunmamıştır. Hayatı kendisinin vefatından sonra oğlu Sadreddin’in bir müridi tarafından yazılmıştır. Hayatının yazıldığı kitap Safvetü’s-Sefa isimli eserdir.
Şeyh Safiyüddin’in hayatı Allah’ın veli kullarını aramakla geçmiştir. Nerede bir veli vardır denilse oraya doğru gitmeye çalışmıştır. Maddi bir beklentisi olmamış ve çokta aç kaldığı dönemler olmuştur. Döneminde siyasete karışmamış ve dünya işleriyle ilgilenmemiştir. Oğlu Sadreddin döneminde İlhanlılar yıkılış dönemine girdiğinden siyasetle belki de biraz da “mecburi” ilgilenmek durumunda kalmış olabilirler. Daha sonrasında ise siyasete girecekler ve Şah İsmail döneminde Safevi Devletini kuracaklardır. İktidar oyunlarında Şah İsmail’in babası Cüneyd de başını kaybedecektir. Babasının hedefini ise Şah İsmail gerçekleştirecektir. Güçlü bir dini altyapı ve manevi güç kendilerinde görünür iken dünya işlerine de bu yansımıştır. Şah İsmail’in askerleri Osmanlı ile savaşırken büyük “başarılar” göstermişler ve Osmanlı’yı çok uğraştırmışlardır. Şah Abbas ve Şah Tahmasb gibi güçlü isimler çıkarabilmişlerdir. İran daha sonra böyle bir duruma İmam Humeyni’in getirdiği hız ile kavuşabilecektir. İmam Humeyni ile birlikte Şiilik inancı güç kazanmış ve Irak ile olan savaşta Şiiler büyük bir mücadele göstermişlerdir. Çok ciddi ve zor görevlerin üstesinden gelebilmişlerdir. Bu da bizlere güçlü bir maneviyat ile dünya işlerinde başarının daha kolay olabileceğini gösteriyor. Övmek veya yermek amacıyla değil de bir tespit amacıyla yazıyorum. Lakin tekke ve zaviyelerin ve benim kendiminde siyasetle uğraşmaması daha hayırlıdır.
Safeviler Şeyhlikten Şahlığa doğru ilerlemişlerdir. Bu süreçte elde edebilecekleri büyük bir etkiden de mahrum kalmışlardır. Şeyh Safiyüddin’in müritleri bütün bir dünyanın yarısına denecek kadar yaygınlaşmışken siyasete bulaşmaları müritlerin onlardan yüz çevirmelerine neden olmuştur. Birçok bölgeden müritler onlardan hızlı bir şekilde yüz çevirmişlerdir.
Bugünkü yazımda Şeyh Safiyüddin Erdebili’nin Türbesinden bahsetmek istiyorum. Türbeyi oğlu Sadreddin, 735 yılında yaptırmıştır. 2010 senesinde ise Unesco kültür mirasına alınmıştır. Türbe Erdebil şehrinin Şeyh Safi caddesindedir. İçerisine girişin ücretli olduğu söylenmektdir.

Safevi dergahı ve kubbelerin görüntüsü

Yapıya en büyük destek Şah İsmail’den geliyor. Çiçek motifli Çiniler. Şah İsmail’in mezarının da Şeyh Safiyüddin türbesinde olduğu söylenmektedir.

Bu tarz oturma yerleri bulunmaktadır. Safevilerin bu yapıları büyük bir mimari gelişimi işaret etmektedir.

Yapının dışarıdan görünümü

Dergahın içeriden görüntüsü

Dergaha ait eski bir resim ve galiba dervişler ve müritler gözükmektedir.
Şeyh Safi, Safevi tarikatının kurucusudur. Safi kendi yaşamında siyasete hep mesafeli durdu. Bu dünyayı değil de öteki dünyayı daima arzuladı. Kendisinden sonra tahta oturanlar işe siyasete karıştılar. Safvetü's-Sefa isimli eserde seyyidlik ve şiilik yazmamasına rağmen daha sonra uyduruldu. Tarikatler belki de bu konuya önlem almalıdırlar. Oğulları siyasete karışırken Peygamberimiz Mekke'yi fethetti biz de bu işlere karışabiliriz dediler. Tabi siyasetin oyunları ve bedeli de ağır olabiliyor. Bazı İranlı tarihçiler Safevilerin büyük bazı Şahlar çıkardığını itiraf ederler. Lakin büyük Şahların olduğu dönemde komşu ülkelerde de büyük İmparatorlar vardı. Dolayısıyla İran fetih hareketlerini genişletemedi. Osmanlı ve İran mücadelesi ise uzun yüzyıllar sürdü.
Ozan Dur
Yorum Yaz