İlim ve Medeniyet
Yeni Nesil Sosyal Bilimler Platformu
Mürekkep değil bu, parmak uçlarımda biriken fırtına,
Uykusu ağır kapıların eşiğine döküldü kelimelerim.
Sen ey, adını aynalarda cilalayıp duran,
Merhameti hangi ceketin cebinde unuttun?
Kırık camdan bir dünya bu, bakma öyle;
Suretin sadece çatlakları çoğaltır.
İnsan, bir başkasının yarasına dokunduğu kadardır,
Ve sen, sustuğun her acının faili sayılacaksın.
Üstündeki ipekler örtmez o çıplak açlığı,
Duyuyor musun? Ekmek kokusuna tutunan o kemikli sessizliği,
Soğuğun diş izlerini minicik ellerde...
Dünya, sen penceren kilitli seyret diye dönmüyor.
Gözlerini kapatmak, karanlığı yok etmez,
Sadece seni kör eder kendi gölgene.
Bir çocuğun yırtık ayakkabısından sızan o çamur,
Yarın senin en temiz halini kirletecek.
Kalk! Çünkü bugün susan,
Yarın kendi sesini arayacak.
İnsanlık; birinin sofrasından artan değil,
Kalbinden koparıp verdiğin o ilk lokmada doğacak.
Ercan Aytekin
Yorum Yaz