RUSYA’DA MOSKOVA VE PETERSBURG

0

Rusya; yönetim şekli federal, yarı başkanlık tipi cumhuriyet ve 17.075.400 kilometrekarelik olan yüzölçümü Kırım’ın da işgal edilmesi ile birlikte 17.098.500’e artarak dünyanın en geniş topraklarına sahip olan devletidir.

Rusya aynı zamanda 2016 nüfus verilerine bakaraktan nüfusu 144 milyon civarında sahip olduğu topraklara oranla çok az görünse de dünyanın en kalabalık dokuzuncu ülkesidir. Kuzey Asya’nın tamamına ve Doğu Avrupa’nın büyük bir kısmına uzana Rusya dokuz zaman dilimine yayılır. Rusya Federasyonu 85 federal bölüme ayrılmaktadır. Ülkenin başkenti ise Moskova’dır. Bunun dışında St. Petersburg, Kazan, Nijninovgorad, Novgorad, Yakaterinburg gibi şehirler başta olmak üzere daha birçok şehir bulunmaktadır.

Bu genel bilgilerden sonra bu yazımda TÜGVA Bölge Uzmanı Yetiştirme Projesi hasebiyle   hem Rusça eğitimi almak hem de ileride ki akademik hayatımda üzerine çalışmalar yapmayı düşündüğüm alanı daha yakından tanımak amacıyla gittiğim Rusya’yı edindiğim bilgi ve tecrübelerim ile Rusya’nın en önemli iki şehri olan Moskova ve St. Petersburg’u karşılaştırmalı olarak toplum, günlük yaşam ve turistik yerler ana konuları  altında anlatmaya çalışacağım.

MOSKOVA

Moskova şehri St. Petersburg’a göre daha eski olmakla birlikte nüfus olarak da St. Petersburg’dan üç kat daha fazla olan nüfusuyla 1922’den beri Rusya’nın başkentliğini yapmaktadır. Şehir farklı etnik grupları barındırması, devasa bir metro sistemine sahip olması, Rusya’nın hem siyasi hem de ekonomik açıdan baş şehir olması, büyük büyük iş merkezlerinin, gökdelenlerin yanında tarihi binalara sahip olmasıyla birlikte tam bir metropoldür. Yaklaşık 17 milyon olan nüfusu ile birlikte St. Petersburg’dan kat be kat daha canlı olan şehir büyük sanat merkezleri, tiyatro binaları, operalarıyla da büyük bir kültür şehridir.

PETERSBURG

Avrupa’nın dördüncü büyük şehri olan St. Petersburg, 200 yıl boyunca Çarlık Rusya’nın başkentliğini yapmıştır. 1703 yılın Rus çarı I. Petro tarafından bataklık üzerine kurulan şehir jeopolitik konumu itibarı ile Rusya’nın Avrupa’ya açılan kapısı olarak da bilinmektedir. Günümüzde yaklaşık 5 milyonluk nüfusu ile Rusya’nın en büyük ikinci şehridir. Bununla birlikte şehir 42 adacık üzerine kurulmuş olmakla beraber 55 kanal ve 500’e yakın köprüsüyle bize Avrupa şehirlerini anımsatmaktadır. Şehrin ismi Bolşevik ihtilalinden sonra Leningrad olarak değiştirilmiş ve Komünist Rusya’nın parçalanmasından sonra tekrar eski adına kavuşmuştur. Adındaki Peter’i Deli Petro olarak da bilinen I. Petro’dan gelmekle beraber, Burg kelimesi de Almanca ‘da kale anlamına gelmektedir.

Moskova ve  St. Petersburg

Günümüzde toplumsal yönden bakıldığında St. Petersburg Rusya’nın Avrupai leşmiş en büyük şehirdir benim gözümde. St. Petersburg ve Moskova’yı toplumsal olarak ayrı ele almamın sebebi; gerçekten de bu iki şehrin insanın çok farklı karakterlere sahip olmasıdır bu konuda benzetme yapacak olursak İstanbul’un Anadolu ve Avrupa yakası bu benzetme için en uygun örnek olur. Nasıl ki İstanbul’un Anadolu yakası daha sakin ve insanı biraz daha Anadolu toraklarından gelmiş olduğundan saf Türk vatandaşlarını barındırıyor ise St. Petersburg’da bu şekilde daha çok Rusya’nın kendi insanı barındırırken Moskova ise Avrupa yakası gibi dünyanın her yerinden gelmiş farklı insanları barındıran daha karmaşık bir nüfusa sahip.

St. Petersburg’a gitmeden önce bu şehir hakkında yaptığım araştırmalarda bu şehir hakkında en çok merak ettiğim durum şehrin konumu itibariyle oluşan, dünyaca beyaz geceler olarak bilinen mayıs ayının sonlarında başlayıp temmuz ayının sonlarına kadar devam eden havanın günde sadece 2 ila 5 saat karamasıydı. Bu gerçekten muhteşem bir durum özelliklede gece hayatını ve eğlenceyi seven Rus insanı için paha biçilemez bir şey olsa gerek. Bu zamanlar havaların da en sıcak olduğu dönemler olması nedeniyle bu şehir dünyanın her bölgesinden birçok turist çekmesine en büyük katkı sağlayan nedenlerden biridir benim kanımca.

Biraz da Rus insanlarından bahsedecek olursak, bu hususta Rus erkeği ve kadının tamamen farklı olarak ele alınmam gerektiğini düşünüyorum. Rus erkekleri genel olarak içmeye ve eğlenceye düşkünler ve sanırım bu yüzden çalışmayı da pek sevmiyorlar. Rusya da gezerken hayret edeceğiniz gibi çalışan erkek görmeniz çok nadirdir ve bu durumdan Rus kadınları ciddi manada rahatsız durumda. Aslında haklılarda bu durum benim kanınca Rusların boşanma oranında en yüksek yüzdelerden birine sahip olmasının da temel nedenlerinden birisi de bu durum bence çünkü Rusya’nın da ataerkil bir toplum geçmişi bulunmakla beraber bu durum günümüzde de az da olsa devam etmekte. Ataerkil ne demek erkeğin baskın olması evi yönetmesi demek fakat evi yönetmek için maddi imkân lazım ve bu maddi imkânı sağlamak için ise çalışmak. Rus erkekleri çalışmayıp ya da çalışıp da kadından daha az gelire sahip olursa bu durumdan genelde kadınların sıkıldığı gibi Rus kadınları da böyle bir durumdan hoşnut olmuyorlar ve durum boşanmaya varıyor. İki şehirde de rahatlıkla kadınların erkeklerden daha çok çalıştığını ve sosyal olma konusunda kat ve kat daha üstün olduklarını görebilirsiniz.

Toplumsal olarak Rusya’da en büyük problem ise bence Rusya’nın yok denecek kadar az olan orta sınıf yapısı. Rusya’da ki insanlar ya çok zengindir ki bunu gittiğinizde girdiğiniz restoranlarda veya kafelerde ki fiyatlardan bile görmeniz mümkün, ya da çok fakir ki bunu da sokakta kalan birçok evsiz insanın sizden bir şeyler istediğinde göreceksiniz.

Faydalı olabileceğini düşündüğüm birkaç izlenim

Öncelikle havaalanı gidiş ve geliş maceramızdan bahsetmek istiyorum ki bu en önemlilerinden bir tanesi diyebilirim. Havaalanında Türkiye’den çıkarken bir problem yaşamayacaksınız hatta rahat rahat huzurlu bir şekilde Türk Hava Yolları personelleri tarafından uğurlanacaksınız. Asıl olay Rusya havaalanına indiğinizde başlamış olacak. Rusya sınırından geçerken kendi başımdan geçen olayları anlatmam size yeterli bilgi ve tecrübeyi kazandırmış olacaktır. Benim pasaportumda daha önce umre maksadıyla seyahat ettiğim Suudi Arabistan ve küçüklük yıllarımın geçtiği  ve babamın vefat yer olana Orta Asya ülkeleri olan Kırgızistan, Kazakistan ve Özbekistan ülkeleri vizeleri kayıtlıydı ve bu Ruslar gözünde günümüzde yaşanan olaylardan dolayı terörist olma ihtimali ortaya çıkaran durum demek oluyor ki tam kırk dakika beni beklentiler ciddi şekilde o bölgelerde nereleri ziyaret ettiğimi ne için gittiğimden ne kadar kaldığıma kadar her şeyi sorguladılar ve maalesef İngilizceleri de olmadığından süreçte baya uzamış oldu eğer böyle bir probleminiz varsa pasaportunuzu yenilemenizi tavsiye eder o kadar strese girmeye gerek yok değmez de aklına bir sürü sorular geliyor insanın.

İkinci bir husus havaalanından çıkınca gideceğiniz yere ulaşım meselesi ki ilk gidilen yerlerde taksi tutmaktan başka genelde başka bir çare yoktur zaten elinde de bir sürü eşya olduğundan taksi kaçınılmazdır. Havaalanından çıktığınızda taksiciler üzerimize üşüşmüşlerdi ve en sonunda birini tercih ederek binmeye kalktık ki doğal olarak hiçbir yer bilmediğimizden ağır bir kazık yedik. Siz siz olun kesinlikle özellikle Rusya’da kesinlikle Uber ve Yandex taksi dışında bir taksi kullanmayın fiyatlar diğerlerine göre çok daha ucuz ve çok daha konforlu.

Üçüncü bir husus ise sokakta gezen avare insanlar bakış açınız. Bu insanları gördüğümde açıkçası be biraz korkmuştum tabi doğal olarak ilk defa geldiğiniz ve hakkında pek bilginiz olamayan bir ülkede bu normal bir durum. Açık şekilde ifade edebilirim ki bu insanlardan pek fazla korkmanıza gerek yok çünkü bir süre sonra fark ettim ki aslında o insanlar bizden korkuyorlar çünkü Rusya’da ve Rus insanında şöyle bir algı oluşmuş benim bildiğim kadarıyla Azeri, Kafkas veya Orta Asyalı insanlardan uzak durma. Bu da bizim Türk milletinin biraz kavgacı olmasından ve Rusların da bildiğiniz üzere özellikle de bu insanların ayık durdukları bir zaman yok gibi bir şey ki bu durumu kendileri de biliyorlar sarhoş halde kimseye bulaşıp sataşmıyorlar ki Allah göstermesin bu durumda kalsanız bile sıkıntı çekmezsiniz rahat olabilirsiniz.

Dördüncü mesele ise yemek ile alakalı ki yine önemli bir konu. Bu konuda genel olarak herkesin damak tadı farklı ama Rusya’da fazla bir seçeneğiniz yok zaten Rusya mutfağı diye bir şey de yok tek milli yemekleri Borş denen bir çorbaları ve Mors denen bir içecekleri ki bizim hoşaflara benzeyen bir şey. Bunun dışında iki mutfak kalıyor birincisi Orta Asya mutfağı ki ben genelde bu mutfaktan yedim ve yemekleri bana göre gerçekten çok lezzetli. İkinci olarak ise orada yaşayan ciddi Çin nüfusundan dolayı Çin mutfağı ki ben bunu hiç denemedim ilgi duyan varsa orada her türlüsünü bulabilir.

Beşinci mesele ise oradaki Müslüman kardeşlerimiz. Bu konu hakkında da çok dikkatli olunması gerekiyor gerçekten Müslüman olan insanlar var fakat kimlik Müslümanı tabirini kullanabileceğimiz insanlarda var onlardan uzak durulması gerekir yararlarından çok zararları oluyor. İyi olana örnek verecek olursak bizim evimize yakın olan bir Özbek fırını işleten abimiz Allah ondan razı olsun her geçtiğimizde bize selam veren ve bazen öğrenciyiz ve Türk’üz kardeşiz diye bizden para bile almayan Mamur abi.

Daha anlatılacak çok şey var ama öğrenmek isteyeneler için mailimi yazıyor iletişim sağlayabilirsiniz.

Birazda gezdiğim gördüğüm mekanların fotoğraflarını paylaşarak yazımı bitirmek istiyorum.

MUHAMMED İSMAİL AKKAYA

İsakiyevsky Kilisesi ve donanma gününde kutlama için demir atmış bir gemi.

Ermitaj sarayından dışarıdan bir bakış

 

Devlet tiyatrosu

 

Petropavlo Kilisesi ve bahçesi

Motorcular gününe özel bir görüntü

 

Devlet siyasi müzesi Stalin’nin çalışma masası

 

Sıradan bir gün

About Author

Muhammed İsmail AKKAYA

IR (Researcher on Russia and Central Asia) muhammedismailakkaya@gmail.com

Leave A Reply