KURULUŞTAN GÜNÜMÜZE OPEC

0

OPEC (Organization of the Petroleum Exporting Countries & Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü), 16 Eylül 1960’ta petrol üretici beş ülke olan İran, Kuveyt, Suudi Arabistan, Irak ve Venezüella tarafından kurulmuştur.

İspatlanmış petrol rezervlerinin büyük bir bölümü, OPEC kontrolü altında bulunmaktadır. OPEC ülkelerinin başlıca gelir kaynağını ise petrol gelirleri oluşturmaktadır.

OPEC’in kuruluş yıllarındaki süreç içerisinde petrol fiyatları başlıca petrol şirketlerinin belirlediği bir afişe fiyat üzerinden belirlenmekteydi. “Yedi Kız Kardeşler” olarak da adlandırılan bu şirketler, petrolünü çıkarttıkları ülkelere varil başına belirli bir ödeme yapmaktaydılar.

Ancak başlıca petrol şirketleri Şubat 1959’da üretici ülkelere yapılan ödemeye temel oluşturan afişe fiyatta %10’luk bir indirime gittiler. Bu ilk fiyat indiriminin ardından Yedi Kız Kardeşten biri olan Exxon da Ağustos 1960’ta faaliyet gösterdiği ülkeye yaptığı ödemedeki afişe %7’lik bir indirim daha yaptı. Bu uygulamayı diğer şirketler de takip ettiler.

OPEC, böyle bir ortamda kuruldu. OPEC’in başlıca amacı petrol şirketlerinin uygulayacağı yeni bir fiyat indirimine karşı üretici ülkelerin gelirlerini koruma altına almaktı. OPEC kurucu anlaşmasının 2. maddesi de örgütün ana amacının üyelerin çıkarlarını korumak olarak belirlemiştir.

Yeni kurulan OPEC’in aldığı ilk kararlardan biri; petrol şirketlerinin fiyat istikrarını sağlamaları gerektiği ve fiyatlardaki volatiliteye(oynaklık) izin verilmemesi gerektiği yönündeki tavsiye kararı idi.

OPEC’in kuruluşunun ardından ekonomik rekabet güvence altına alınmıştır. Aynı zamanda petrol endüstrisi üzerindeki olumsuzlukları ortadan kaldırmaya yönelik çaba gösterilmiştir. Bundan dolayı OPEC’in üye sayısında bir artış olmuş ve Katar, Endonezya, Libya, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Nijerya, Ekvator ve Gabon OPEC’e üye olmuşlardır.

OPEC’in tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri de 1966 yılında alınan bağlayıcı kararlar olmuştur. Özetle; alınan kararlara göre ev sahibi ülkeler tek taraflı olarak petrollerin fiyatlarını belirleme yetkisine sahip olmuştur. Aynı zamanda şirketler ile yapılan sözleşmelerde de daha fazla söz sahibi konumuna gelmişlerdir.

OPEC, Tahran’da üye ülkelerin katılımı ile yapılan müzakereler sonucunda petrolün varil başına fiyatının 0.35 dolar artırma kararı almıştır. Aynı zamanda fiyat istikrarını sağlamak için her yıl düzenli olarak bir artış oranı belirlenmiştir. Bu kararlar Tahran Anlaşması olarak resmileşmiş, Ocak 1971’den itibaren geçerli olmuştur.

Ancak Tahran Anlaşması’nda öngörülen kademeli artış süreci uzun sürmedi. 1973 yılında OPEC denilince ilk akla gelen petrol piyasasına siyasi nedenler ile yapılan radikal müdahaleler gerçekleşti.

1973 yılında Arap Devletleri ve İsrail arasında savaş sürmekteydi. Bu siyasi gelişme göz önünde bulundurularak Ekim 1973’te Viyana’da yapılan toplantıda petrol fiyatlarında %70’e yakın bir artış yapıldı. Aralık 1973’te Tahran’da yapılan OPEC toplantısının ardından da fiyatlarda %140’lık bir artırım yapılmıştır.

OPEC’in petrol fiyatlarını politika silahı olarak kullandığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

OPEC için 1973 yılı olağanüstü gelişmelerin yaşandığı bir yıldır. Ard arda fiyatlarda artış yapılmıştır. Ancak bu yeterli görülmemiş olacak ki OPEC, 1973 yılından itibaren “İsrail’e savaşta yardım ettiği” iddiası ile Hollanda ve ABD’ye petrol ihracını bir süreliğine durdurmuştur. Bu kararda Suudi Arabistan’ın rolü büyüktür. (Kral Faysal Dönemi)

OPEC’in karşı karşıya olduğu ve aşması gereken bir takım güçlükler mevcuttur. Bunlardan bir tanesi OPEC’in üye ülkelerin çıkarları çerçevesinde politize olmuş bir örgüt olduğudur. OPEC, petrolü çoğu zaman ekonominin temel prensipleri içerisinde işlem görüp ticareti yapılan bir ürün olmaktan ziyade politik amaçlara hizmet eden bir ürün olarak görmüştür.

OPEC bir kartel değil, bağımsız petrol üreten ülkeler arasında işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan bir kuruluştur. Öte yandan petrol fiyatlarını ve üretim miktarlarını belirlemesi açısından kartel özelliği göstermektedir. Ancak uygulamada örgütün aldığı kararlara uyulmasını fiilen sağlayacak bir mekanizma yoktur.

OPEC, bünyesinde küresel aktörleri barındıran ve her aktörün kendi faydasını maksimize etmek istediği bir örgüt. Buradan hareketle örgüt içerisindeki her aktörün kendi politikasını izleyeceği ama OPEC’i de göz ardı edemeyeceğini söyleyebiliriz.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC), uluslararası ekonomik entegrasyon çabasının da iyi örneklerinden biridir.

About Author

Hayri SOYGÜZEL

Economics • MENA Region hsoyguzel@gmail.com

Leave A Reply