KOSOVA CUMHURİYETİ ÜLKE PROFİLİ

0

Kosova Cumhuriyeti, Sırbistan ile girdiği büyük savaşın ardından 2008’de bağımsızlığını ilan etmiştir. Avrupa’nın güneydoğusunda ve Balkanların tam merkezinde yer alan Kosova’nın ülke profili:

Kosova Bayrağı

Başkent: Priştine

Nüfus: 1.739.825 (211 sayımı)

Yüzölçümü: 10.908 km2

Devlet Başkanı : Hashim Thaçi

Başbakan: Ramush Haradinaj (AAK)

Dışişleri Bakanı: Behgjet Pacolli

Kosova Haritası

Konuşulan Diller: Arnavutça ve Sırpça resmi dildir. Türkçe, Kosova Anayasası’na uygun olarak, Kosova’daki Türk toplumunun yoğun olarak yaşadığı belediyelerde resmi olarak kullanılabilmektedir.

Para Birimi: 1 ABD Doları = 1,1103 Avro

GSMH: 7,3 milyar ABD Doları (2013)

Etnik Yapı: Arnavut %93, Sırp %1,5, Türk %1, Boşnak %1,6, Roma %0,5, Aşkali%0,9, Mısır %0,7, Goralı % 0,6, diğer %0,05 % 0,1, Açıklamak İstemeyen

Başlıca Siyasi Partiler:

120 sandalyeli Kosova Meclisi’nde, sandalyelerin 20’si çoğunluk olmayan (azınlık) topluluklara tahsis edilmiştir. Diğer 100 sandalye oy oranına göre dağıtılmaktadır.

Arnavut partileri için yüzde 5 oranında baraj uygulanan 8 Haziran 2014 erken genel seçimlerinin sonucuna göre, Mecliste temsil hakkı kazanan partiler ve liderleri aşağıda sunulmaktadır. Seçimlere yüzde 43,16 oranında katılım olmuştur.

Parti adı Genel Başkan – Oy oranı – Milletvekili sayısı
1. Kosova Demokratik Partisi (PDK) Hashim Thaçi % 30.38 37
2. Kosova Demokratik Ligi (LDK) İsa Mustafa % 25.24 30
3. Vetevendosje Hareketi (VH) Visar Ymeri % 13.59 16
4. Kosova’nın Geleceği için İttifak Partisi (AAK) Ramush Haradinaj % 9.53 11
5. Nisma Fatmir Limaj % 5.15 6
6. Sırp Listesi (SL) Slavko Simiç % 5.22 9
7. Demokratik İlerleme Partisi (PDS-Sırp) Nenad Raşiç % 0.82 1
8. Vakat Koalisyonu (Boşnak) Rasim Demiri % 0.89 2
9. Yeni Demokrat Parti (NDS-Boşnak) Emilija Redzepi % 0.39 1
10. Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Mahir Yağcılar % 1.02 2
11. Kosova Demokratik Aşkali Partisi (PDAK) Danush Ademi % 0.46 1
12. Mısırlılar Liberal Partisi (PLE) Veton Berisha % 0.27 1
13. Aşkali Entegrasyon Partisi (PAİ) Etem Arifi % 0.22 1
14. Gora Koalisyonu (KG) Adem Hodza % 0.16 1
15. Kosova Yeni Roman Partisi (KNRP) Jollxhi Shala % 0.09 1

Üyesi Olduğu Uluslararası Kuruluşlar:

IMF, Dünya Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası, Venedik Komisyonu, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC)

Kosova, Avrupa Yatırım Bankası ile de 7 Haziran 2013’te bir çerçeve anlaşması imzalanmıştır. Kosova, Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci’nin (GDAÜ) tüm toplantılarına, üye ülkelerle eşit ve aynı şartlar altında katılma hakkına sahiptir. Belgrad-Priştine Diyalog Süreci’nde mutabakata varılan formül çerçevesinde Bölgesel İşbirliği Konseyi’nde (BİK) de kendi ismiyle temsil edilir hale gelen Kosova, bölgesel bir silahsızlanma örgütü olan Bölgesel Silahların Kontrolü Doğrulama ve Uygulama Yardım Merkezi’nin (RACVIAC) toplantılarına da üye ülkelerle eşit şartlar altında katılabilmektedir.

 

KOSOVA EKONOMİSİ

Kosova ekonomisinin başlıca kaynakları arasında dış bağışlar, gümrük gelirleri, işçi dövizleri ve Kosova’da yaşayan uluslararası personelin kira/tüketim harcamaları bulunmaktadır. Üretimin çok sınırlı olduğu ülkede, doğal koşullar son derece elverişli olmasına rağmen tarım ve hayvancılık sektörleri de yeterince gelişmemiştir. İşsizlik yüzde 45 düzeyindedir.

Kosova yeraltı kaynakları açısından zengin bir ülkedir. Kurşun, çinko, bakır, gümüş, altın ve kömürün bol miktarda bulunduğu Kosova, linyit rezervi bakımından da Avrupa’da Almanya ve Polonya’dan sonra üçüncü sırada yer almaktadır. Ancak bu kaynaklar verimli bir şekilde işletilememektedir. Ticaret ve hizmet sektörünün hâkim olduğu Kosova ekonomisinde, milli gelirde yüzde 20 paya sahip sanayi sektörü 1999 öncesine göre oldukça geri plandadır. Milli gelirin de yüzde 30’unu özellikle Almanya ve İsviçre’de yerleşik Kosovalı çalışanların gönderdiği dövizler oluşturmaktadır.

Başlıca ihracat kalemleri: metal ürünleri, deri ürünleri, yiyecek-içecek, tütün, sebze

Başlıca ithalat kalemleri: gıda, canlı hayvan, petrol, kimyasallar, makineler, tekstil

Başlıca ticaret ortakları: İtalya, Almanya, Makedonya, Sırbistan, Türkiye

Temel Ekonomik Göstergeleri

GSYİH (milyar $): 7,15

Reel GSYİH Büyüme Oranı (%): 2,5

Nüfus (milyon): 1,86

Nüfus artış hızı: 0,86

Kişi Başına GSYH ($): 7.600

Enflasyon Oranı (%): 1,8

İşsizlik Oranı (%): 45

İhracat (fob-milyar $): 0,4

İthalat (fob-milyar $): 3,4

Dış borç(milyar Dolar): 0,44

Kaynak: The Economist Intelligence Unit (2013)

KOSOVA’NIN SİYASİ GÖRÜNÜMÜ

Kosova’da 8 Haziran 2014 tarihinde erken genel seçimler yapılmıştır. Buna göre, mevcut iktidarın büyük ortağı Kosova Demokratik Partisi (PDK) yüzde 30,38 (37 Mv.) oy oranıyla seçimleri ilk sırada tamamlamış; ana muhalefet partisi Kosova Demokratik Ligi (LDK) yüzde 25.24 (30 Mv.) oy oranıyla ikinci, Vetevendosje Hareketi ise yüzde 13,59 (16 Mv.) oy oranıyla üçüncü sırada yer almıştır.

LDK-PDK’nın kurduğu yeni hükümet için Mutabakat Zaptı 8 Aralık 2014 tarihinde imzalanmıştır. Anlaşma çerçevesinde, İsa Mustafa Başbakanlığı üstlenmiş; Hashim Thaçi de Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev almıştır. Meclis Başkanlığına ise, PDK Genel Başkan Yardımcısı Kadri Veseli seçilmiştir. Yeni Hükümet, 9 Aralık 2014 tarihinde güvenoyu almıştır.

Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) 7.424 oyla (yüzde 1,02) en çok oy alan soydaş partisi olmuş ve böylece Meclis’te Türk toplumuna garanti edilmiş iki sandalyeyi de kazanmıştır. Bir önceki dönemde Kamu Yönetimi Bakanı olarak görev yapan KDTP Genel Başkanı Mahir Yağcılar, yeni Hükümette de aynı görevi üstlenmiştir.

Kosova’nın dış ilişkileri, bağımsızlığını tanıyan ülke sayısının arttırılması, BM üyeliğinin sağlanması ve uluslararası toplum ile Avrupa Birliği ve Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşme hedefi üzerine kuruludur. Uluslararası Adalet Divanı, 22 Temmuz 2010 tarihinde Kosova’nın bağımsızlığının uluslararası hukuk ihlali oluşturmadığına hükmetmiştir. Kosova’nın bağımsızlığını tanıyan ülke sayısı Şubat 2016 itibariyle 111 olarak açıklanmaktadır.

Ülkemiz, AB kolaylaştırıcılığında yürütülen Belgrad-Priştine diyalog sürecini kararlılıkla desteklemektedir. Belgrad-Priştine Diyalog Süreci’nde 9 Şubat 2015 tarihinde Brüksel’de yapılan toplantıda Kosova’nın kuzeyindeki adli sistem ile yargı organlarının Kosova mevzuatı çerçevesinde tekil bir düzene kavuşturulmasına matuf bir anlaşma imzalanmıştır. Başbakanlar Mustafa ve Vuçiç’in, Brüksel’de 25 Ağustos 2015 tarihinde yaptıkları görüşmede ise, Sırp Belediyeler Birliği’nin kurulması ile enerji, telekomünikasyon ve kişilerin serbest dolaşımı gibi önemli alanlarda uzlaşıya varıldığı duyurulmuştur. Halihazırda uygulamaya yönelik sorunların aşılmasına yönelik çabalar devam etmektedir. Diyalog Sürecinde kaydedilen gelişmelerin neticesinde, Kosova ile AB arasında Temmuz 2014’te parafe edilen İstikrar ve Ortaklık Anlaşması, 27 Ekim 2015 tarihinde imzalanmış, 21 Ocak 2016’da Avrupa Parlamentosunca onaylanmıştır.

Diğer taraftan, Belgrad-Priştine Diyalog Süreci’nde uzlaşıya varılan anlaşmalar ile Karadağ’a imzalanan sınır anlaşması Kosova’daki muhalefet partilerinin tepkisini çekmiştir. Muhalefet, 2015 yılı Eylül ayından itibaren protesto gösterilerine başlamıştır.

Muhalefetin özellikle Sırp Belediyeler Birliği’nin (ZSO) kurulması hususundaki anlaşmaya yönelik tepkisinin neticesinde, Cumhurbaşkanı Atifete Jahjaga, bahsekonu anlaşmayı uygunluk denetimi için Kasım ayı içinde Anayasa Mahkemesi’ne göndermiştir. Kosova Anayasa Mahkemesi, ZSO’nun kurulmasına ilişkin anlaşma metni hakkındaki kararını, 23 Aralık 2015 tarihinde açıklamıştır. Kararda, Anlaşmanın, anayasanın ilgili standartlarıyla tam olarak uyum arz etmediği ve Kosova Hükümetince gerçekleştirilecek hukuki işlem ve kurulacak birliğin statüsünün kararda sayılan Anayasanın ilgili maddeleriyle uyumlu olması gerektiği sonucuna varılmış; ilgili makamların bu kararları izleyen hukuki işlemlerine dercetmelerinin Anayasal sorumluluk olduğu vurgulanmıştır.

Muhalefetin muhalefetin, protesto eylemleri Anayasa Mahkemesi’nin kararından sonra da devam etmektedir. Son olarak, Vetevendosje Hareketi (VH), Kosova’nın Geleceği için İttifak (AAK) ile Kosova İnisiyatifi (Nisma) tarafından 9 Ocak ve 17 Şubat 2016 tarihlerinde Priştine’de büyük iki protesto gösterisi düzenlenmiştir.

Diğer taraftan, Kosova’da Cumhurbaşkanı seçim süreci de başlamıştır. Cumhurbaşkanlığı seçiminin Anayasa uyarınca 6 Mart 2016 tarihine kadar tamamlanması gerekmektedir.

 

KOSOVA’NIN TARİHİ VE BAĞIMSIZLIK SÜRECİ

Kosova, Sırp tarihi ve ulusal kimliği için özel bir anlam taşır. Çünkü Ortaçağ Sırp Krallığı’nın kurulduğu yer ve merkezi Kosova idi. Ayrıca, Sırp Krallığının çöktüğü yer de Kosova olmuştur. 1389 Kosova Savaşını kaybeden Sırp Krallığı Kosova’dan çekildi ve bu toprakları Osmanlı İmparatorluğu’na kaptırdı. Bu savaştan sonra Sırp Krallığı hızla gücünü yitirdi ve kısa bir süre içinde tüm Sırp Krallığı toprakları Osmanlı İmparatorluğu’nun eline geçti.

Sırplar 1878 tarihine kadar Osmanlı egemenliği altında yaşadı. Bu tarihte Sırplar, Osmanlı İmparatorluğundan ayrılarak kendi krallıkların tekrara kurmayı başardılar. Fakat ilk kuruluş ve bağımsızlık aşamasında, bir zamanlar Sırp Krallığının “kalbi” olmuş olan Kosova, Osmanlı İmparatorluğun elinde kaldı. Sırplar, Kosova’yı ancak Balkan Savaşları sonunda 1912 tarihinde Osmanlı İmparatorluğundan geri alabildiler. Fakat Osmanlı egemenliği altında geçen yaklaşık beş asırlık süre zarfında Kosova’daki Sırp nüfus sürekli azaldı ve Sırplar burada küçük bir azınlık haline geldi.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında 1918 tarihinde Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı kuruldu. Krallığın ismi, 1929 tarihinde Yugoslavya Krallığı olarak değiştirildi. Birinci Yugoslavya olarak da bilinen Krallık, 1941 yılında Almanya ve müttefikleri (İtalya, Bulgaristan, Macaristan, Arnavutluk) tarafından işgal edilince fiilen sona erdi. 1918-1941 yıllarında Kosova, Yugoslavya Krallığı içinde yer aldı.

İkinci Dünya Savaşı sürecinde işgalci faşist güçleri ve yerel işbirlikçi hareketleri (Sırp Çentik ve Hırvat Ustaşa hareketlerini) mağlup eden Komünist Partizan Ordusu, ülkeyi bağımsızlığına kavuşturdu. 1945 Aralık ayında Yugoslavya Komünist Partisi tarafından toplanan Kurucu Meclis, “Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti”nin kuruluşunu ilan etti. 1963 yılında ülkenin isimi “Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti (YSFC)” olarak değiştirildi.

YSFC ilk olarak, Sovyetler Birliği’nin 1936 tarihli Stalinist Anayasasına benzer biçimde hazırlanan 1946 Anayasası tarafından kuruldu. 1950 tarihli geniş kapsamlı “Özyönetim Yasası” ve 1953 tarihli “Anayasal Kanun” ile birlikte YSFC, Sovyetler Birliği tarzı sosyalizm anlayışını terk ederek kendine özgü yeni bir sosyalizm anlayışını ve sistemini geliştirdi: Sosyalist Özyönetim. Bu sistem, 1963 ve 1974 tarihli Anayasalar ve çok sayıda Anayasal Reformlar ile adım adım geliştirildi ve olgunlaştırıldı.

YSFC’ye özgü olan bu yeni sosyalizm anlayışı ve sistemi iki temel prensibe dayanıyordu: (1) Emekçi halkın özyönetimi; (2) Ulusların eşitliği, kardeşliği ve birlikteliği.

Birinci prensip gereği, emekçi halk, ekonomi, siyaset ve diğer toplumsal meselelerde karar alıcı ve yönetici olarak kabul edildi. Bu amaçla, yani emekçi halkın özyönetimini gerçekleştirmek amacıyla, iktisadi alanda sosyalist özyönetimin temel birimi olan “işçi konseyleri”, sosyo-politik alanda ise temel yönetim birimi olan “komünler” oluşturuldu.

“Kardeşlik ve Birlik (Bratstvo i Jedinstvo)” sloganı ile ifade edilen ikinci prensip, YSFC’yi, “ulusların birliği” olarak kabul ediyordu ve birlik içinde yaşayan tüm ulusların kültürel, dilsel ve politik haklarını güvence altına almayı hedefliyordu. Bu prensip temelinde 1946, 1963 ve 1974 Anayasaları YSFC’yi (Ulusların Birliğini), altı federe cumhuriyet (Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Bosna-Hersek, Makedonya, Karadağ) ve iki özerk eyalet (Kosova-Metoya ve Voyvodina) olarak kurdu. Kosova ve Voyvodina özerk eyaletleri, Sırbistan Sosyalist Cumhuriyeti içinde geniş yetkilere ve özgürlüklere sahip iki “özerk yönetim birimi” ve “özerk sosyo-politik topluluk” olarak kuruldu.

YSFC’nin 1963 ve 1974 tarihli Anayasalarına göre, Sırplar, Hırvatlar, Slovenler, Makedonlar, Karadağlılar ve Boşnaklar federasyonun “kurucu ulusları”, ülkede yaşayan diğer çok sayıdaki topluluklar (Arnavutlar dahil) ise “ulusal azınlıklar” idi. Her iki kategoride yer alan topluluklar, sosyo-kültüre ve vatandaşlık açısından eşit haklara sahiptiler. Bu iki kategoriyi birbirinden fark “self determinasyon ve ayrılma hakkı” ile ilgiliydi. Anayasa’ya göre, kurucu ulusların ve altı federe cumhuriyetin “kendi istekleriyle” federal birlikten (YSFC’den) ayrılma hakları ve yetkileri vardı. Fakat ulusal azınlıklara ve Sırbistan içinde bulunan iki özerk eyalete (Kosova ile Voyvodina) birlikten ayrılabilme hakkı ve yetkisi tanınmamıştı.

Kosova, 1946 yılından 1989 yılına dek Sırbistan içinde ve Sırbistan yönetimine bağlı özerk eyalet olarak yaşadı. Kosova Eyaleti, Sırbistan Sosyalist Cumhuriyeti Meclisinde ve YSFC Meclisinde doğrudan temsil ediliyordu. Ayrıca bu eyalet kendi yasama (Eyalet Meclisi), yürütme (Eyalet Hükümet) ve yargı (Eyalet Mahkemeleri) organlarına sahipti. Bu organların kuruluşu ve işleyişi, eyaletin kendi anayasası (Kosova-Metoya Eyalet Anayasası) tarafından belirlenmişti. Eyalet Anayasası, Federal Anayasa (YSFC Anayasası) ve Federe Anayasa (Sırbistan Sosyalist Cumhuriyeti Anayasası) ile çatıştığında ise, ikincilerin hükümleri geçerli sayılıyordu.

Federasyon içinde yaşayan tüm uluslara tanınmış olan sosyo-kültürel haklar Kosova’da yaşayan yaklaşık 2 milyon Arnavut’a da tanınmıştı. Kosova Eyaletinin resmi dilleri Arnavutça, Sırpça ve Türkçe olarak düzenlenmişti. Dolayısıyla Arnavutlar, kendi kültürlerini ve dillerini her alanında (eğitim, basın-yayın, devlet yönetimi) özgürce yaşam ve geliştirme olanağına sahiptiler. 1968 tarihinde, Belgrat Üniversitesinin Kosova’daki fakülteleri ve tesisleri, Priştina Üniversitesi’ne dönüştürüldü. Eğitim dilinin Arnavutça olduğu bu üniversitede, ayrıca Arnavutluk’ta gelen misafir akademisyenler, bilim adamları Arnavut tarihi, dili, edebiyatı ve kültürü üzerinde dersler verebiliyordu. Arnavut dilinde kitap, dergi, gazete, radyo, televizyon yayınları serbestçe gerçekleştiriliyordu.

YSFC’de uygulanan sosyalist özyönetim sistemi, Kosova’ya ve Kosova Arnavutlarına siyasal ve sosyo-kültürel alanlarda geniş yetki, özerklik ve özgürlük tanıyarak burada bir barış ortamının oluşmasına olanak sağlamıştı. Bu barış ortamı, sosyalist özyönetim sisteminin yıkılışı ve kapitalist sisteme geçiş ile birlikte bozuldu. Yugoslavya’da bu köklü değişim-dönüşüm süreci, 1980’li yıllarda, IMF, Dünya Bankası ve Batılı Kapitalist Devletler tarafından önerilen neo-liberal politikaların uygulanmasıyla adım adım ilerledi. Ülkede, sosyalist özyönetimden kapitalizme geçiş ve dünya kapitalist sistemine entegrasyon süreci yaşandı.

Bu radikal geçiş süreci, sadece ekonomik alanda değil, kaçınılmaz olarak üst yapı alanında (siyaset, hukuk, devlet, ideoloji, kültür) da alt-üst meydana getirdi. 80’li yıllarda, neo-liberal politikalar vasıtasıyla sosyalist özyönetimden kapitalizme geçiş gerçekleşirken, aynı zamanda sosyalist özyönetimin iki temel anlayışı/prensibi (emekçi halkın yönetimi ve Bratstvo i Jedinstvo) de adım adım zayıfla(tıl)dı ve nihayet yok edildi. Çünkü bu iki anlayış üzerinde, “pazar kapma yarışına dayanan rekabetçi kapitalizm” yapılandırılamazdı. Sosyalist özyönetimin iki prensibi, Yugoslavya coğrafyasında kapitalizmin yapılandırılması önünde engeldi.

Sosyalist özyönetimin dayandığı iki prensibin düşüş süreci, Yugoslavya’da milliyetçiliğin yükselişi süreciyle eş zamanlıdır. Emekçi halkın yönetimi prensibi yerini tekellerin yönetimi prensibine bırakırken; Bratstvo i Jedinstvo (Kardeşilik ve Bilik) prensibi de yerini milliyetçiliğe, ulusların çatışmasına bıraktı. Böyle bir ekonomi-politik ve sosyo-kültürel değişim-dönüşüm ortamında “Büyük Sırbistan”, “Büyük Hırvatistan”, “Büyük Arnavutluk”, “Büyük Makedonya” gibi milliyetçi histeriler ve projeler geliştirildi. Bu milliyetçi histeri ve projeler ülkeyi kanlı parçalanmaya sürükledi.

“Büyük Sırbistan” projesinin lideri Miloseviç yönetimi, 1989 yılında Sırbistan Meclisinde alınan bir karar ile Kosova Eyaletinin özerkliğini iptal etti ve bölgenin tamamıyla Belgrat yönetimine bağlandığını duyurdu. Sırbistan Meclisinin bu kararı, 1974 tarihli YSFC Anayasasına aykırı idi. Çünkü Anayasaya göre, eyaletlere verilmiş özerklik, Sırbistan Meclisi tarafından tek taraflı olarak kaldırılamazdı. Kosova Eyalet Meclisi ise, 1990 yılında Kosova’nın bağımsızlığını ilan etti. Bu ilan da 1974 tarihli Anayasaya aykırı idi. Çünkü Anayasaya göre, özerk eyaletlerin ayrılma hakları yoktu. Yasadışı biçimde Kosova’nın özerkliğine son vermiş olan Belgrat yönetimi, Kosova Meclisinin bağımsızlık ilanını yasadışı olduğunu duyurdu ve tanımadı.

1990 yılından itibaren Sırp polis ve askeri güçleri, Kosova’da sivil Arnavut halka yönelik baskıları adım adım ilerletti. Çok sayıda insan şiddete ve işkenceye maruz kaldı, öldürüldü, göçe zorlandı ve ayrıca çok sayıda Arnavut kadın tecavüze uğradı.

1998 yılına gelindiğinde, ABD ve Avrupalı müttefikleri, Sırbistan’a, Kosova topraklarından Sırp askeri ve polis gücünü geri çekmesi yönünde ültimatom verdi. Ültimatom kabul edilmeyince, Sırbistan’a ve Miloşeviç yönetimine karşı 1999’da NATO tarafından savaş başlatıldı. Savaşın sonunda, Miloşevic yönetimi, Kosova’dan askerlerini ve polis gücünü geri çekti, Kosova NATO ve BM himayesine geçti.

Kosova, NATO ve BM’nin himayesine geçmesine rağmen resmi olarak Sırbistan’ın bir parçası olarak kalmaya devam etti. Bölgenin statüsüyle ilgili görüşmeler BM’nin öncülüğünde 2006 Şubat ayında başladı. Bu arada, Sırbistan’da yapılan referandumda da Kosova’nın Sırbistan’ın bölünmez bir parçası olduğu ilan edildi. BM’nin Kosova temsilcisi Martti Ahtisaari, 26 Ocak 2007’de, Kosova’ya “uluslararası toplumun gözetimi altında bağımsızlık” verilmesini öngören planını açıkladı. Rusya ise Ahtisaari’nin teklifini 2007 Nisanında yapılan BM Güvenlik Konseyi toplantısında reddetti. ABD Başkanı Bush, Haziranda Kosova’nın daha fazla gecikmeden bağımsız olması gerektiğini söyledi. Bundan cesaret alan Kosova Meclisi, Temmuz ayında, BM’nin yürüttüğü Kosova sürecinin başarısız olduğunu belirterek, yılsonuna kadar tek taraflı bağımsızlık ilan etme kararı aldı.

Ve nihayet Kosova Meclisi, 17 Şubat 2008 Pazar günü yaptığı oturumda Türkiye saati ile 16:39´da eyaletin Sırbistan’dan ayrıldığını ve bağımsız Kosova Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ilan etti.

“Kosova kurumlarının liderleri olarak bizler, Kosova’yı özgür ve bağımsız bir ülke ilan ediyoruz” ifadesinin yer aldığı bildiride, ayrıca BM özel elçisi Martti Ahtisaari’nin geçen yıl önerdiği plana uyma sözü veriliyor. Ayrıca Bağımsız Kosova’nın yeni bayrağı Priştine’de parlamentoda tanıtıldı. Kosova Cumhuriyeti’nin bayrağı, 6 yıldızla birlikte mavi fon üzerine sarı renklerde Kosova’nın sınırlarını gösteren bir bayrak olarak belirlendi. Kosova, şimdiye dek kırmızı fon üzerine siyah renkli iki kafalı kartal tasviri bulunan Arnavutluk bayrağını kullanıyorlardı.

Sırbistan Başbakanı Kostunitca, bağımsızlık ilanı sonrasında radyo ve televizyonlardan naklen yayınlanan konuşmasında, “Avrupalı yandaşlarıyla birlikte bu şiddetin sorumlusu ABD Başkanı, Sırp tarihine kara harflerle yazılacaktır. Bugün 17 Şubatta, NATO’nun kontrolündeki Kosova’nın kukla devleti, Sırbistan toprakları üzerinde yasa dışı biçimde ilan edildi. Bu bir şiddet eylemidir. Siyasi tahribatçı, acımasız ve ahlaksız ABD, bu benzersiz yasa dışılığı yarattı ve görüşlerini kabul ettirerek, AB’yi aşağıladı” diye konuştu. ABD’nin gücü hukukun üzerinde tuttuğunu ve kendi çıkarları için uluslararası hukuku ihlal etmeye hazır olduğunu gösterdiğini söyleyen Kostunica, “ABD ve AB uzun vadede olup biteceklerin ve sonuçlarının sorumlusu olacaktır. Sırbistan aşağılanmayı ve güce boyun eğmeyi reddediyor” dedi.

Bağımsızlık ilanı sonrasında ABD, bu ilanı “not” ettiklerini, konuyu değerlendirdiklerini ve Avrupalı ortaklarıyla görüşme içinde olduklarını açıkladı. Avrupalı devletler ise, Kosova ve Sırbistan yönetimlerini “sakin olmaya ve sorumlu davranmaya” çağırdı. Rusya ise Sırbistan’ı destekliyor. Kosova’nın bağımsızlığını tanımayacağını açıklayan Moskova yönetimi, bağımsızlık ilanının uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Kurucu Adlaşmasına aykırı olduğunu, ABD ile Avrupalı devletlerin Sırbistan’a haksızlık yaptıklarını ve Kosova konusunda çifte standart uyguladıklarını söylüyor. Ayrıca Rusya’ya göre, Kosova’nın bu biçimde bağımsız bir devlet haline gelmesi ve tanınması, dünyanın diğer bölgelerindeki ayrılıkçı hareketleri cesaretlendirecek ve böylece yeni problemleri, karışıklıkları, çatışmaları doğuracaktır.

 

TÜRKİYE-KOSOVA İLİŞKİLERİ

Türkiye-Kosova ilişkileri, ortak tarihi geçmiş ve dostluk bağları temelinde mükemmel düzeyde seyretmektedir. Türkiye, 17 Şubat 2008 tarihinde bağımsızlığına kavuşan Kosova Cumhuriyeti’ni, 18 Şubat 2008 tarihinde tanımıştır. 1999’da faaliyete geçmiş olan Priştine’deki Eşgüdüm Büromuz, bağımsızlık ilanından sonra Büyükelçilik düzeyine yükseltilmiştir. Kosova Türk Toplumu’nun yoğun olarak yaşadığı Prizren’de muvazzaf Başkonsolosluğumuz da 1 Eylül 2015 tarihi itibariyle faaliyete geçmiş olup, Türkiye bu suretle Kosova’da Başkonsolosluk açan ilk ülke olmuştur.

Ülkemiz, Kosova’nın istikrarına, toprak bütünlüğüne, kalkınmasına, Avrupa ve Avrupa-Atlantik yapılarıyla bütünleşmesine, ayrıca bölgesinde dostane ve yapıcı komşuluk ilişkileri tesis etmesine önem atfetmektedir.

Kosova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Hashim Thaçi, 18-21 Şubat 2015 tarihlerinde ülkemize resmi ziyarette bulunmuştur. Thaçi, ziyaret kapsamında Sayın Bakanımızla başbaşa ve heyetler arası görüşmelerde biraraya gelmiş, ayrıca, Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın TBMM Başkanımız ve Sayın Başbakanımız tarafından da kabul edilmiştir. Hashim Thaçi, 23-24 Nisan 2015 tarihlerinde düzenlenen Çanakkale Kara Savaşlarının Yüzüncü Yıldönümü etkinliklerine de iştirak etmiştir. Hashim Thaçi, son olarak 5 Kasım 2015 tarihinde Ankara’ya bir çalışma ziyaretinde bulunmuştur.

Kosova Türk Toplumu
1-15 Nisan 2011 tarihlerinde düzenlenen nüfus sayımlarının resmi sonuçlarına göre, Kosova’da nüfusun yüzde 1,08’ini oluşturan Türklerin toplam sayısı 18.738’dir. Türkçe bilen Kosovalıların sayısının ise 300.000 olduğu tahmin edilmektedir. Türkçe, Kosova Anayasası’na uygun olarak, Kosova’daki Türk toplumunun yoğun olarak yaşadığı belediyelerde resmi olarak kullanılabilmektedir.

Kosova Türk toplumu, halihazırda Meclis’te 1 Bakan ve 2 milletvekiliyle temsil edilmektedir. Kosova Türk Demokratik Partisi (KDTP) Genel Başkanı Mahir Yağcılar Kamu Yönetimi Bakanı olarak görev yapmaktadır. Soydaş milletvekilleri ise Müferra Şinik ve Fikrim Damka da Kosova Türk toplumunun Meclis’teki temsilcileridir.

İkili Ekonomik İlişkiler

1.İkili Ticaret

Kosova’yla karşılıklı ticaret hacmimiz 2013 ve 2014 yıllarında 289 milyon ABD Doları olarak kaydedilmiş, bu rakam 2015 yılında 248 milyon 750 bin Dolara gerilemiştir. Bahsekonu meblağın ağırlıklı bölümünü ülkemizin Kosova’ya ihracatı teşkil etmektedir. Ticaret hacmimizdeki azalma çerçevesinde, 2013 ve 2014 yıllarında sırasıyla 279 ve 276 milyon Dolar olan Kosova’ya ihracatımız, 2015’te 240 milyon 886 bin Dolar olarak gerçekleşmiştir.

Başlıca ihraç ürünlerimiz: tekstil ürünleri, metal ürünleri, makine ve cihazlar, plastik ve kağıt
Başlıca ithal ürünlerimiz: tekstil elyafı ve ürünleri, metal cevherleri ve hurdaları, kauçuk

Serbest Ticaret Anlaşması (STA), 27 Eylül 2013’te Ankara’da imzalanmıştır. Sözkonusu anlaşma, Kosova’nın imzaladığı ilk STA olmuştur. Anlaşmanın ülkemizdeki onay süreci tamamlanmış olup, yürürlüğe girmesi için Kosova tarafının onay sürecini tamamlaması beklenmektedir.

2.Kosova’daki Türk Yatırımları

Yaklaşık 500 Türk şirketi Kosova’da faaliyet göstermekte olup, bu ülkedeki toplam Türk yatırımları 340 milyon Avro değerindedir. Türkiye 2012 ve 2013 yıllarında Kosova’ya en fazla doğrudan yatırım yapan ülke olmasına rağmen, 2007-2013 yılları arasında toplamda Almanya ve İngiltere’den sonra üçüncü sıradadır. Kosova’da özellikle müteahhitlik, madencilik, bankacılık gibi alanlarda yatırım olanakları mevcuttur. Bugüne kadar Türk müteahhitlik firmalarınca üstlenilen projelerin toplam değeri ise yaklaşık 1 milyar Avro’dur.

Ziraat Bankası Priştine Şubesi 8 Haziran 2015 tarihinde faaliyete geçmiştir.

 

KAYNAKÇA

  • Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı (mfa.gov.tr)
  • TASAM (http://www.tasam.org/tr-TR/Icerik/800/kosovanin_bagimsizligi_surecin_tarihsel_analizi)

About Author

İlim ve Medeniyet

iletisim@ilimvemedeniyet.com

Leave A Reply