‘TURNUSOL’: BARDAK

EDEBİYAT

Fikrî inşaatın ebedi katlarından zuhur eden, kâh Fuzulî aşkın kâh ‘Hâşimî’ rikkatin kâh ‘Veli’ sadeliğin davudi seslerini daim eylemektir murat.

‘Turnusol’: Bardak

Günün hoyrat zamanları; gurbetin beşer yağında kavrulmuş râyihası; varlık ve yokluk arasında beliriveren ses; nebâtatın rüzigâr eşliğinde raksı ve gökkubbeyi sırtlamış  dağlara uzanan, harcı ayrılık ve hüzün kokan yollar.  Ve biz nisyan ile mâlul olan Hira Dağı’nın yolcuları.

Edeb-i yâd etmekse maksat,
Edebiyattır vasıta-i murat,
Lep’den dökülür mü hakikat?
Dilruba-i candan gayrı.

Şiârıyla; mürekkebi heybesi eyleyen okumaya meczûp, yazmaya düçâr olan nice dimağları havzasında birleştirip edebiyat kayığı, Türk-çe küreği ile hayy olan  semada hoş sedalar bırakmaya muktedir gönüllere ulaşmaktır maksat. Fikrî inşaatın ebedi katlarından zuhur eden, kâh Fuzulî aşkın kâh ‘Hâşimî’ rikkatin kâh ‘Veli’ sadeliğin davudi seslerini daim eylemektir murat. Ve seyir ekili toprağımızı yürünebilir biçmektir hakikat.     

O halde buyurunuz, seyrimizin ulvi merhalelerinin hayati bir vasıtasına dikkat verelim: Bardak...

Trablus’tan Ammar’a, Peşaver’den Kabil’e; Essen’den Moskova’ya, Oslo’dan Chicago’ya halkların kullanageldikleri bardakların sureti, izahtan beridir. Kültürel dokuların ve siyasi damarların kalibratörü, iktisadi kodların katalizörü, küresel medeniyetin başat aktörü, hegemonik sistemin atbaşı kalemşörü, arka bahçe diplomasisinin kurucu teşekkülü  tarafından yönlendirilen bu ‘bardak’ın bizatihi kendisi ise izaha matuftur. İdeolojik hüviyetin turnusolu; fikri işgalin ve mensubi idrakin tezahürü; içi ve dışıyla bizleri ‘yansıtan’: Bardak... Kukla oynatıcılarının ‘özgürlük ve şeffaflık balıyla demokrasi zerki ise: Cam Bardak. Asırlardır öz harcıyla demlenen bakır veya porselen  bardakları kendilerine vasıta edinen Arap ülkeleri, Batı sinir uçları ile müzahir menşei hakim paradigma olan cam bardağa düçâr kılınmak isteniyor. Kendi mayasıyla yoğrulup ebediyetle karılan ‘Bardak’lara mukabil, emellerin açık ikrarına karşın bu cam bardak yaftasını özümsemeyecektir bu topraklar. Mihverini izhar, neşterini merhem eyleyecektir bu topraklar. O halde sual buyuralım efendim bizlerin  bardağı nedir, neredendir? Yanıt vicdan mahkememizin soğuk duvarlarında yankılana dururken sûrette gizli sîreti aşikar kılmak gayesiyle bardağı meşrub kılan âb-ı hayat içre içtimai kanalizasyonların derinliği ve fikri arıtmanın arılığı nispetinde iç ve dış tahkim bakımından tefekkürde bulunmak gerekmektedir. Varın yine siz buyurun.   

Manaya işaret buyurup sözü daha fazla yormadan, azığının uhuvvet, katığının ünsiyet, kırbasının ubudiyet dolu olduğu; gönlünden terennüm, özünden neşet eden; mazisinden beslenip, atisinden ilhamla kör kuyusundan suyunu çıkarıp, bardağını işleyen nice yolculara selam olsun.

Ali Yaşa

Yorum Yaz