İlim ve Medeniyet
Yeni Nesil Sosyal Bilimler Platformu
Yahudilerin Ülkelerden Kovulma Sebepleri Nelerdi?
Yahudiler, tarihin en erken dönemlerinden itibaren sürgünlerle ve zorunlu göçlerle karşılaşmış bir topluluktur. Bu sürgünler, yaşanılan dönemin siyasi, dini ve toplumsal koşullarına bağlı olarak farklı gerekçelerle gerçekleşmiştir. Antik Mısır’dan Roma’ya, Orta Çağ Avrupa’sından Osmanlı coğrafyasına kadar uzanan bu süreçte Yahudiler kimi zaman köleleştirilmiş, kimi zaman şehir değiştirmeye zorlanmış, kimi zaman da toplu kıyımlara maruz kalmıştır.
Bu yazıda, Yahudilerin farklı dönemlerde ve coğrafyalarda sürgün edilmelerine yol açan başlıca sebepler ele alınacaktır.
Antik Mısır Dönemi: Güvenlik Endişesi ve Köleleştirme
Firavunlar döneminde Yahudiler, Mısır yönetimi tarafından potansiyel bir tehdit olarak görülmekteydi. Yabancılara karşı güvenlik temelli bir politika izleyen Mısır idaresi, Yahudileri köleleştirmiş; erkek çocuklarının öldürülmesi gibi sert uygulamalara başvurmuştur. Kur’an-ı Kerim’de Firavun’un erkek çocukları boğazlatması ve kadınları hayatta bırakması anlatısı, bu döneme işaret etmektedir. Bu uygulamalar, Yahudilerin tarihsel hafızasında derin izler bırakmıştır.
Roma Dönemi: İsyanlar ve Tapınağın Yıkılışı
Roma hâkimiyeti altında Yahudiler, kendi içlerine kapalı bir yaşam sürmekteydi. Roma tanrılarına ibadet etmiyor, dış evliliklerden kaçınıyor ve sosyal ilişkilerini büyük ölçüde cemaat içinde tutuyorlardı. Bu durum, Romalılar arasında Yahudilere yönelik şüphe ve söylentilerin yayılmasına neden oldu.
Öte yandan Kudüs ve çevresinde yaşanan Yahudi isyanları Roma otoritesini ciddi şekilde zorladı. Bunun sonucunda Roma yönetimi, Kudüs’teki Tapınağı yıktı ve Yahudileri şehirden sürgün etti. Bu olay, Yahudi diasporasının en önemli kırılma noktalarından biri olarak kabul edilir.
Hristiyan Dünyasında Yahudiler: “Tanrı Katili” İthamı
Hristiyanlığın Roma İmparatorluğu’nun resmî dini hâline gelmesinden sonra Yahudilerin durumu daha da zorlaştı. Yahudiler, Hz. İsa’nın öldürülmesinde sorumlu tutulmuş ve “Tanrı katili” olarak damgalanmıştır. Yaygın kanaate göre Hz. İsa’nın yerini Romalı yetkililere Yahudiler bildirmişti.
Bu inanç, yüzyıllar boyunca Avrupa’da Yahudilere yönelik düşmanlığın temel gerekçelerinden biri oldu. Yahudiler birçok bölgede ayrımcılığa, baskıya ve sürgünlere maruz kaldı.
Orta Çağ Avrupa’sı: Göç, Faiz ve Günah Keçisi Olmak
Avrupa’da Yahudiler sürekli bir göç hâlindeydi. Görece daha fazla özgürlük sunan bölgelere yöneliyorlardı. Hristiyanlıkta faizin yasak olması, Yahudilerin ekonomik hayatta farklı bir rol üstlenmesine neden oldu. Yahudiler, Hristiyanlara faizle borç vererek ticaret ve finans alanında güç kazandılar.
Bu durum, zamanla Yahudilere karşı ekonomik kıskançlık ve düşmanlığı artırdı. Salgın hastalıklar, ekonomik krizler ve toplumsal felaketler çoğu zaman Yahudilerin üzerine yıkıldı. Roma döneminde cüzzamın kaynağı olarak, Nazi Almanyası’nda ise ekonomik çöküşün sorumlusu olarak Yahudiler gösterildi. Yahudi karşıtlığı, halkları konsolide etmenin bir aracı hâline getirildi.
Doğu Avrupa ve Rusya: Pogromlar ve Siyonizmin Doğuşu
Rusya’da Yahudiler, siyasi hareketlere ve devrimci faaliyetlere karıştıkları iddiasıyla hedef alındı. Çarlık rejiminin yıkılmasında Yahudilerin rolü olduğu öne sürülerek pogromlar (toplu kıyımlar) gerçekleştirildi. Bu baskılar, Filistin’e yönelik ilk kitlesel Yahudi göçlerinin Rusya’dan başlamasına yol açtı. Böylece Rusya, erken dönem Siyonizmin merkezlerinden biri hâline geldi.
Irkçılık, Bilimsel Irk Teorileri ve Soykırım
Fransa’da Dreyfus Davası, Almanya’da ise Yahudi Soykırımı (Holokost), bu düşüncenin somut sonuçları oldu. Avrupa, “Yahudi sorununu” çözmek adına Yahudilerin Orta Doğu’ya yönlendirilmesini destekledi.
Hristiyan Siyonizmi ve Büyük Güçlerin Desteği
Siyonizm yalnızca Yahudi kökenli bir hareket değildi. İngiltere’de ortaya çıkan Hristiyan Siyonizmi, Protestanların kutsal metinleri literal yorumlamasıyla şekillendi. Apokaliptik senaryolara göre Yahudilerin Kudüs’e dönmesi gerekiyordu. Bu düşünce İngilizler aracılığıyla ABD’ye de taşındı ve Yahudilere yönelik siyasi desteğin dini zemini oluşturuldu.
Osmanlı Dönemi: Kan İftirası ve İç Göçler
Osmanlı coğrafyasında Yahudiler, “kan iftirası” olarak bilinen suçlamalarla karşı karşıya kaldılar. Pesah Bayramı için çocuk kaçırıp kanlarıyla ayin yaptıkları iddia ediliyordu. Kaybolan çocukların sorumluluğu çoğu zaman Yahudilere yükleniyor, bu da şehir içinde huzursuzluklara yol açıyordu. Bu nedenle Yahudiler, Osmanlı toprakları içinde sık sık şehir değiştirmek zorunda kalıyordu.
Sonuç
Yahudiler, tarihin farklı dönemlerinde ve coğrafyalarında siyasi, dini, ekonomik ve ideolojik gerekçelerle sürekli olarak sürgüne zorlanmıştır. Bu deneyimler, Yahudi kimliğinde göç ve sürgün kavramlarının merkezi bir yer edinmesine neden olmuştur. Yahudi tarihi, aynı zamanda çoğunluk toplumların korkuları, krizleri ve ideolojik yönelimlerinin bir yansıması olarak da okunabilir.
Ozan Dur
Yorum Yaz