YAHUDİ TOPLUMU: LİDERLİK VE KURUMLAR

0

YAHUDİ AJANSI VE MİLLİ KONSEY

Yahudiler hem örgütlenme hem gelir hem de yüksek komisere ulaşma konusunda Araplardan çokça öndeydiler. Nitekim bu görüşmeler neticesinde Yahudiler ile mandater devlet arasında Yahudi devlet kurulmasına ilişkin konularda 1921’de ‘Filistin Yahudi İcra Kurulu’ kuruldu. Kurul 1929’da ‘Yahudi Ajansı’ olarak yeniden örgütlendi.

HİSTADRUT: İŞÇİ HAREKETİNİN SİYASAL VE İDEOLOJİK ETKİSİ

Yişuv içerisinde kurulan örgütlerden en önemlisi Yahudi İşçi Federasyonu Histadrut’tur. Arap işçilere ve Arap ürünlerine boykot uygulayan Histadrut, kibutz çalışanlarıyla iyi ilişkiler içindeydi. Yahudileri Araplara karşı koruyan askeri güç konumundaki Hanagahıda kontrolü altına alınca Histadrut’un egemenliği iyice arttı.

1930’da iki işçi partisi birleşerek Mapai partisini kurdu. Bu partinin sürekliliğini sağlayanlar içinde Ben-Gurion’un özel bir yerinin olduğunu görmekteyiz. Histadrut’un kurucu üyelerinden olan Ben-Gurion 1935’te Yahudi Ajansının başına geçti. Ben-Gurion 1938’de İsrail’in ilk başbakanı olacaktır. Siyonizme yardım sadece içten değil Dünya Siyonist Örgütü ve Amerika Siyonist Örgütü gibi örgütlerden de gelmekteydi.

YİŞUV İÇİNDE BÖLÜNMELER: JOBOTİNSKY VE REVİZYONİST SİYONİZM

Siyonistler yek vücut hareket ediyor gibi görünseler bile durum bunun aksineydi. Weizmann’ın İngiltere ile yaptığı çalışmalar Revizyonistler adı verilen grup tarafından kabul edilmiyor, Yahudi devletini kurmak için daha hızlı hareket edilmesini savunuyorlardı. Ayrıca bu çalışmaların İngiltere ile beraber yürütülmesine karşı idiler çünkü oluşacak devlette İngiltere söz sahibi olmak isteyecekti. Kurucusu Jobotinsky olan bu grubun İsrail devleti hedefi Weizmann ve diğer Siyonistlerin aklındaki sınırlardan daha genişti. Revizyonistler Hanagah’tan bağımsız ‘Irgun’ adında askeri bir güç kurdular. Revizyonist hareket Jobotinsky ölünceye kadar çeşitli işler yaptılar. Fakat Jobotinsky öldükten sonra Revizyonist Hareket müritler tarafından devam ettirilse bile eski gücü kalmamıştı.

     GÖÇ VE TOPRAK

Yahudilerin Filistin’e göç etmeleri ‘aliyah’ adı verilen dalgalar halinde oldu.  Bu göçlerde binlerce Yahudi Filistin’e göç etmiştir. Fakat bu göçlerin en büyüğü beşinci aliyah’tır. Bu göçte 170 bin Yahudi Filistin’deki sayıyı iki katına çıkarmıştır. 1946 yılına geldiğimizde Filistin’de toplam 599.922 Yahudi’yi görmekteyiz.

Tarımla uğraşan Yahudilerin toprak alma işiyle Yahudi Milli Fonu uğraşıyordu. Toprak genelde ülkede yaşamayan Araplardan alınmaktaydı. Fakat ülke içinde yaşayan Arap halkında Fahiş fiyat teklifleri karşısında topraklarını sattıklarını görmekteyiz.

                                                 TOPLULUKLAR ARASI ÇATIŞMA VE

                                                                     İNGİLİZLERİN TEPKİSİ 

İki Dünya savaşı arası dönemdeki en önemli iki gelişme Ağlama Duvarı olayları ve 1936-1939 arası büyük isyandır.

1929 AĞLAMA DUVARI OLAYLARI

Kendilerince kutsal olan Ağlama Duvarında ibadet etme hakkı olan Yahudilerin ibadet sırasında kadın ve erkekleri ayırmak için aralarına herhangi bir nesne koyma imkanları yoktu. Bu ve bunun gibi kısıtlamalara Yahudiler karşı koyuyorlar ve kurallara karşı geliyorlardı. Bu başkaldırış Arapları tetikledi ve Araplar iki Yahudi köyünü bastılar. Aralarında çıkan çatışmayı İngilizler zor kullanarak bastırdığında 113 Yahudi 116 Arap ölmüştü.

Yahudi ve Araplar arasındaki bu çatışmaların sebebini sorgulamak üzere Londra’dan ilk önce Shaw komisyonu ardından Hope-Simpson komisyonu gönderildi. Hope-Simpson Komisyonu raporuna göre İngiltere tarafından Passfield Beyaz Kağıdı yayınlansa da baskılar sonucunda belge geri çekildi.

GENEL GREV VE ARAP YÜKSEK KOMİSYONU’NUN KURULMASI

Gelişen olaylar Arapları saldırıya itiyordu. Nihayet 1936 yılında Arapların bir otobüs Yahudi’yi öldürmesiyle ilk saldırı başladı. Yahudiler saldırıya ertesi gün iki Arap çiftçiyi öldürerek karşılık verdi. Saldırılar devam ederken Araplar İngiliz hükümetine karşı grev ilan etti ve grev kısa sürede ülke geneline yayıldı. Bu arada Araplar kısmen de olsa liderliğin desteğini almış ve Arap Yüksek Komitesini kurmuşlardı. Komisyon liderleri gösterilere tam destek veremediler. İngilizler grev bastırmak için 1000 Arap ve 80 Yahudiyi öldürünce Komisyonun emriyle grev sona erdi.

 PEEL KOMİSYONU VE BÜYÜK İSYAN

Bölgedeki sorununun sebeplerini çözmek adına Filistin’e Peel Komisyonu adında yeni bir komisyon görevlendirdi. Komisyon, raporunu 1937’de tamamladı. Mandanın kalkmasını ve ülkenin Yahudi ve Araplar arasında bölünmesini öngören rapor iki taraftan da reddedildi. Raporun sonucu Arapları rahatsız etti ve Araplar yine ayaklandılar. Bu ayaklanmada İngiliz yetkililerde öldürüldü. İngilizler buna karşılık Arap Komitesini dağıttı ve isyanı bastırmak için Filistine 20 bin asker indirdi. 1939 yılında isyan bastırıldığında 3000 Arap 2000 Yahudi ve 600 İngiliz ölmüştü. İngiltere ayrıca Yahudileri pek rahatsız edecek olan Beyaz Kağıdı yayınladı.

     2. DÜNYA SAVAŞI VE İSRAİL DEVLETİNİN DOĞUŞU

HOLOKOST’A TEPKİLER

Holokost Filistin dışında Yahudilere uygulanan zulmünün genel adıdır. Bu zulümler sonucunda Batının baz devletleri özellikle ABD Filistin’de bir Yahudi devleti kurma yolunda önemli destekçiler oldular. Nitekim 1942’de Amerikalı Siyonistlerce ‘Biltmore Programı’ uygulandı. İleri ki yıllarda özellikle de Truman’ın başkanlığa seçildiği dönemde ABD Siyonizm’in merkezi olacaktı.

TERÖR VE TOPLUMLAR ARASI SAVAŞ

Aslına bakıldığında İsrail’ var eden ve onun varlığını onaylayan üç tane aşama vardır. Bunların ilki Filistin’deki Yahudilerin 1945-1947 arası dönemdeki İngilizlere karşı sabotaj kampanyası, ikincisi 1947 ve 1948’de Arap ve Yahudiler arasındaki savaş sonuncusu ise İstilacı Arap devletleri güçleri ile İsrail arasındaki savaştır.

BİRİNCİ ARAP-İSRAİL SAVAŞI

1948’de Suriye, Mısır, Irak, Lübnan ve Ürdün İsrail’e girdiler. Savaş İsrail sonuçlandı. Galibiyeti getiren şey İsrail’in asker fazlası ve Arap devletlerinin düzensiz orduları gibi görünse de asıl sebep İsrail askerlerinin ölüm kalım mücadelesi içinde çarpışmasıydı.

Filistin İsrail, Mısır ve Ürdün arasında paylaşıldı. Bu durum sonucunda mülteci konumuna düşen yüz binlerce Filistinli, İsrail’in D planı olarak değerlendirdiği saldırılar sonucunda ilkeyi büyük bir hızla boşaltmak zorunda kaldılar. 1949’da İsrail’de sadece 160 Arap kalmıştı.

      SONUÇ

1940’lı yıllar; İsrail’in kurulması, Arap devletlerin bağımsızlıklarını kazanması; İngiltere ve Fransa’nın gerilemesi ve ABD ile Sovyetler Birliği’nin dünya güçleri olmaları gibi olaylar neticesinde büyük bir değişim dönemidir.

 

About Author

Ali İmran KÖŞKER

Leave A Reply