OSMANLI-RUS HARBİ

0

Osmanlı Devleti ile Rusya arasındaki gerginlik Paris Antlaşmasıyla aşılmıştır ; ancak Rusya bu durumdan memnun değildi.Çünkü bu antlaşmada yer alan Karadeniz’in tarafsızlığı ilkesi Rusya’nın çıkarlarına ters düşüyordu.Ayrıca Rusya,Slav ırkından olan uluslar arasından yaymaya çalıştığı Panslavizm hareketlerine hız vermişti.Bosna- Hersek,Sırbistan,Karadağ ve Bulgaristan’da ayaklanmalar çıktı.Yeni bir savaş çıkmasından çekinen Avrupalı devletler bir konferans düzenlediler.Konferans devam ederken Osmanlı Devleti I.Meşrutiyet’i ilan etti.Osmanlı Devleti, İstanbul Konferasında alınan kararları kabul etmedi çünkü yapılan görüşmelerde Bosna’ya, Hersek’e ve Bulgaristan’a özerklilik verilmesini, Sırbistan ve Karadağ’dan Osmanlı kuvvetlerinin çekilmesini istediler.Avrupalılar Londra’da yeni bir konferans topladılarsada savaşa engel olunamadı.

Savaş, Rusların balkanlarda Tuna’yı geçerek Osmanlı topraklarına saldırmasıyla başladı.Doğu’da ise Arpaçay’ı geçen Ruslar, Kars ve Ardahan’ı ele geçirdiler.Rus ordusunu Gazi Ahmet Muhtar Paşa Erzurum’da durdurdu.Batı’da ise Gazi Osman Paşa Plevne’de Rus saldırılarına karşı uzun bir süre direndi fakat gerekli yardımlar alınamadı.Ruslar, Plevne ve Sopko’yı geçtiler.Böylece Edirne yolu Ruslar’a açılmış oluyordu.Rus ordusunun Yeşilköy’e kadar gelmesi üzerine Osmanlı Devleti barış istedi.1

Osmanlı tarafının Savaşı sona erdirmek istemesi ve Avrupalı Devletler’den arabulucuk yapılması istenmesi :

Plevne’nin düşmesi ile Osmanlı-Rus Savaşı karakterinini değiştirerek yeni bir evreye girmiştir.Rusya’nın yanında yer almış olan Romanya’dan başka Karadağ, harbe devam ettiği gibi Sırbistan’da savaşa girdi.Ruslar tarafından işgal edilen yerlerde Bulgarlar’da silahlandırılarak savaşa ortak edildi,hatta Yunanistan’ın bile harp hazırlıklarına başladığı görüldü.

Bu suretle, Rusya,Balkan,Slav devletlerini müttefik edinerek ve devamlı zaferler kazanarak Edirne ve İstanbul üzerine yürüme yeteneğini ve kudretini kazanmıştır.Osmanlı Devleti, bu durum karşısında savaşa devam etme ümidini kaybederek ” Devletin büsbütün mahvolmasını önlemek ” amacıyla büyük devletlerin aracılığını sağlamak için teşebbüslere girişti.

Osmanlı Hariciyesi (Dış İşleri Bakanlığı) Paris Antlaşmasını imzalamış olan devletlere başvurarak aracılık yapmalarını istedi, fakat cevap bile alamadı.Bunun üzerine İngiltere’ye başvuruldu.Londra hükümeti, Rusya’nın yanında bu mesele hakkında ön araştırmalar yapmayı kabul ettiyse de bir süre sonra verdiği kesin cevabından ‘Savaş hareketlerinin dururulması’ için Rusya’ya büyük teklifler bulunulamayacağını fakat Rusya’nın antlaşma için esas şartları bildirmiş bulunması dolayısıyla işin iki tarafın

komutanları arasında halledilmesi gerektiğini bildirdi.Artık Osmanlı Devleti hiç bir yerden yardım beklemeyerek başının çaresine bakmak zorundaydı.2

Osmanlı Devleti’nin antlaşmak için Ruslara müracaat etmesi (Edirne Ateşkesi) :

Babıali tarafından Anadolu ve Rumeli ordu kumandanlarına çekilen fotoroğraflarda Grandük Nikoala ve Grandük Mihail ile temaslara geçilerek Ateşkes Antlaşması için görüşmeler yapılması emredildi.Babıali bir yandan Edirne ve İstanbul’un korunması için çalışmalarını yoğunlaştırırken Sultan II.Abdülhamid Han’da Rus Çarına telgraf çekerek, barış isteğinde bulundu.Çar görüşme yeri olarak Kızanlık’ı belirledi.Bundan sonra Hazine-i Hassa Nazırı Namık Paşa ile Hariciye Nazırı Server Paşa temsilci olarak tayin edilmişlerdir.Osmanlı temsilcileri Kızanlık’a vardıklarında, Grandük Nikola ileri sürecekleri geniş şartlarının aynen kabul edilmesi halinde ateşkesin olunabileceğini söylemiştir.Osmanlı temsilcileri bunun üzerine Babıali’ye çektikleri telgrafta durumu bildirince, her türlü barış şartlarını kabul etmeye yetkili olduklarının talimatını aldılar.Grandük Nikola Kızanlık’ta Osmanlı temsicilerine barış uygun olmak üzere 6 şartın hemen kabul edilmesini bildirdi.

1) Bulgarların fazlalıkla bulunduğu yerler uygun olmak üzere İstanbul Konferans’ında belirlenen sınırlar içerisinde bir Bulgar Prensliği ve bu Prensliğin kendi ordusunu kurması,Türk askerinin de Bulgaristan’ı terk etmesi

2) Karadağ’ın bağımsızlığının tanınması ve onların ele geçirdiği topraklara göre Osmanlı ile Karadağ’ın sınırının belirlenmesi

3) Romanya ve Sırbistan’ın bağımsızlığının tanunması, Romanya’ya bir miktar arazi verilmesi, Sırbistan sınırının düzeltilmesi

4) Bosna Hersek’e yeteri kadar güvence verilmesi ve bağımsızlığının tanınması, Osmanlı topraklarında yaşayan Hristiyan halkına ıslahat yapılması

5) Osmanlı Devleti’nin belirlenen miktarda savaş tazminatı ödemesi

6) İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında Rusya’nın hakkının korunması hususunda

Çar ile Padişahın görüşmesi

Rusya’nın Antlaşma imzalanıncaya kadar askeri harekat bakımından serbest olacağını bildirdiği için Edirne’yi işgal eden orduların bir kısmı İstanbul yönünde ilerlemeye devam ettiler.İngiltere Hükümeti, Rusya’nın Babıali’ye vereceği barış şartlarından 25 Ocak 1878 tarihinde haberdar olmuşken Rusya’nın böylece barış şartlarını zorla kabul ettirip İstanbul üzerine yürümesi, İngiltere’yi endişe altına aldı ve Ege Deniz’inde bulunan donanmasını Çanakkale Boğazı’nın önlerine doğru gönderdi.Diğer taraftan Osmanlı temsilcileriyle Edirne’ye gelen Grandük Nikola, İstanbul’u işgal etmek için Çardan izin istedi.Çar İmparatorluğu’nun iç sıkıntıları yüzünden Grandük Nikola’ya olumlu cevap veremedi.Çünkü Rusya’da bir kısım muhafazakarlar da Rus ordusunun, İstanbul ve Boğazları işgal etmesine karşıydılar.Bu arada Rusya’nın Besarabya bölgesi için Romanya’ya karşı takındığı tavır Romanya’nın işine gelmediği için, az da olsa bu

ülkenin karşıtlığıda Rusları rahatsız etmeye başlamıştı.Bu durumda Çatalca’ya kadar gelmiş olan Rus ordusunun öndekilerine erzak ve cephane yetiştirmek Ruslar için başlı başına bir sorun oluşturmuştur.İngiltere, Marmara Deniz’e donanmasının içeri girmesine Türk askerleri engel olmuş ancak daha sonraki görüşmeler ile bu donanmanın Mudanya limanında durmasına izin verilmiştir.Bunların üzerine Rusya 12 bin kişilik bir tümenini Küçükçekmece bölgesindeki köylere yerleştirmiştir.Böylece her iki devlet birbirleriyle ile karşılıklı harekete hazır bir durumdaydı.Durum bu haldeyken Edirne’ye gelmiş olan Grandük Nikola birliklerle bulunduğu Osmanlı temsilcileriyle burada 31 Ocak 1878 tarihinde Edirne Ateşkes’ini imzalamışlardır.3

Ayestefonos Antlaşması ( Yeşilköy Antlaşması – 3 Mart 1878 )

Sultan II.Abdülhamid Hariciye Nazırı Server Paşa’yı görevinden azad ederek Safvet Paşa’yı tayin etmiştir.Safvet Paşa Edirne’ye gitti.Grandük Nikola, Safvet Paşa’ya öncelikle İngiltere’ye karşı harekete geçirmeyi teklif etti.Babıali bunu reddedince Rus komutanı karargahını Ayestefenos bölgesine nakledileciğini bildirdi.Yanına 100’den fazla asker alması teklifini şiddetle reddererek 24 Şubat’ta Ayestefenos (Yeşilköy)’ü işgal etti.Safvet Paşa’da onun yanındaydı.Bundan sonra görüşmelerine burada devam edildi.Bir taraftan da Sultan II.Abdülhamid İstanbul’da Rus baskısı altında kalmak istemeyerek Bursa’ya çekilme kararını vermiştir.Vekiller saraya gelerek Sultan Abdülhamid’i bu düşüncesinden vazgeçirdiler.Barış için görüşmeler, ezeli Türk düşmanı Ignatiyef’in sürekli olarak ileri sürdüğü istekler yüzünden uzamaktaydı.Bu arada donanmanın kendilerine teslimini ve Rus askerlerinin İstanbul’a girmesini istediysede bu istekleri kesin bir şekilde reddedilmiştir.Nihayet son şartlar delegelerden Berlin Sefiri Sadullah Bey’inde katıldığı bir vekiller meclisinde bir daha incelenmiştir ve çaresiz bir şekilde kabul edilmiştir.29 maddelik antlaşma 3 Mart 1878 tarihinde Ayestefonos’da Rusya adına Ignatiyef ve Nelidof, Sadullah Bey tarafları arasında imzalandı.Osmanlı heyeti bu antlaşmayı ağlayarak imzalamıştır.

Ayestefonos Antlaşmasının maddeleri şunlardır :

Karadağ’ın bağımsızlığını tanınacak ve sınırlarının ayarlanması bir Avrupa komisyonu ve küçük Zvornik Sırbistan’a bırakılmak üzere çiziliyordu.Romanya’nın ilan etmiş olduğu bağımsızlığı Babıali tarafından onaylanmış ve bu devletin tazminat isteme hakkı kabul ediliyordu.Bulgaristan, Osmanlı Devleti’ne vergi veren bir prenslik haline gelecek, askeri ve memurları hristiyanlardan olacaktı.Ekli bir haritaya göre bu prensliğin sınırları Manastır ve Selanik bölgelerinde içine dahil olmak şartıyka Tuna’dan Ege Deniz’ine kadar uzanıyordu yüz ölçümü üç bin milkare ve nüfusu 5 milyon olarak hesaplanmıştır.

Bulgaristan Prens’inin devletlerin kabulü ve Babıali’nin onaylaması ile halk seçecektir.Avrupa hanedanlarından bizzat taht sahibi olanların hiçbirisi üyesi prens

olamayacaktı.Bir Rus komiseri iki sene içinde Bulgaristan’da yeni iradenin kurulmasına nezaret edecektir.Eski kaleler yerel yönetim tarafından yıktırılacak ve bunda sonra Osmanlı askeri Bulgaristan’da kalmayacak gerekli düzen ve asayişin korunması için yerel askerin kuvvetler kuruluncuya kadar Rus askeri Bulgaristan’da bulunacak ve Rus kuvvetlerine gerektiğinde yardım edecektir.50 bin kişiyi aşmayacak olan bu kuvvet Bulgaristan’da en fazla iki yıl kalacak yerel askerin miktarı Rusya ile Osmanlı Devleti arasında sonradan kararlaştıralacaktır.Tuna kaleleri tamamen yıkılacak bir daha yapılmayacak ve bu nehirde savaş gemileri bulunmayacaktır.İstanbul Konferasın’daki görüşülen programında Islahat Babıali,Rusya ve Avusturya devletleri arasında kararlaştırılacak bazı değişikliklerden sonra Bosna Hersek’de hemen uygulanacak.Çınıt’de 1868 Nizamnamesi yürürlüğe girecek

Yanya, Teselya ve Rumeli’nin hristiyanlara ait diğer yerlerinde ve ermenilerin yaşadığı bölgelerde buna benzer ıslahat yapılacaktır.Rusya bir milyar dört yüz on milyon ruble yani iki yüz kırk beş milyon iki yüz yedi bin üçyüz bin Osmanlı altını tazminat verilmesi kabul edilmiş ancak devletin bunu ödeyeceği mai gücü bulunmadığından bu tazminatın büyük kısmına karşılık; Kılyo,Torçi,Isakçı,Sünne,Mahrudiye,Moçin,Babadağ,Hirsova,Köstence,Mecidiye,Kozd arı ve Tuna adaları Rusya’ya bırakılıyordu.Bunlardan başka Anadolu tarafında Kars,Ardahan,Batum,ve Doğu Beyazid kendilerine bağlı yerlerle birlikte Soğanlı Dağı’na kadar Rusya’ya verilecekti kalan üç yüz milyon rublenin ödeme tarzında iki devlet arasında kararlaştırılacaktı.Antlaşmanın imzalamasından üç ay sonra Rumeli’deki ve altı ay sonra Anadoluda’ki yerler Rusya tarafında n boşaltılacak.Rusya’ya bırakılan yerlerin halkı üç yıl içinde mallarını satıp geçmedikleri tarihte Rus halkından sayılacaktır.Yirmi dokuz madde ve bir de ek tek madde ibaret bulunan Ayestefonos Antlaşması 3 Mart 1876 tarihinde imzalanmıştır.4

Ayestefonos Antlaşmasının Osmanlı’ya Etkileri :

Osmanlı Devleti bu savaşta büyük insan kaybına uğramıştır.Tarihin en büyük yenilgisini alan ve ekonomik olarak çok büyük zarara uğrayan devlet adeta iflasa sürüklenmiştir.Nitekim Rusya’nın para tazminatı toprak vererek karşılanmaya çalışılmıştır.Bu arada Rusya ve Bulgar zulmünden evlerini topraklarını terk eden 600 binden fazla Türk ve Müslüman halkının İstanbul’a gelmesiyle …. başkenti büyük sıkıntılar altına sokmuştu.Bu göçmenlerden 100 bin kadarı Anadolu’ya geçirilmiş ve hatta Suriye’ye kadar naklederek Halep ve civarına yerleştirmiştir. 150 bin kadar göçmen ise Batı Trakya ve Rodop Dağlarına sığınmak zorunda kalmıştırlar.Edirne’ye sığınmış olan 50-60 bin göçmen daha sonra eski yurtlarına dönmüştürler.Evvel topraklarını terk eden Türklerin bütün evleri vermeleri Ruslar ve Bulgarlar tarafından yoğun bir şekilde zarara uğramıştır.Göçler Ayestefonos Antlaşması’nın imzalanmasından sonra da sürmüş yer yer bazı Türkler bazı Türkler’e silahla karşı

koymuştur.Bunun üzerine birçok köy ve kasaba Ruslar ve Bulgarlar tarafından yakılır ve yıkılmıştır.Diğer taraftan İstanbul, gelen göçmenler yüzünden büyük sıkıntılar çekmiştir.5

Öncesi ve Sonrası ile Berlin Antlaşması

Ayestefonos Antlşması’nın kararları Avrupa’nın büyük devletlerinde özellikle de Avusturya- Macaristan İmparatorluğu ve İngiltere’de büyük memnuniyetsizlik yarattı.Bunun üzerine Rus Çarı II.Alexander geri adım atmaktan tereddüt etmemiştir.Hanedan 13 Haziran-13 Temmuz 1878 tarihleri arasında bu sefer Osmanlı Devleti ve Rusya’nın yanı sıra Avrupalı güçlü ülkelerin de katıldığı Berlin Konferansı toplandı.6

Berlin Kongresi, Avrupa’da Viyana ve Paris’den sonra yapılan üçüncü büyük kongrenin Berlin ve Viyana kongreleri ile başlayan siyaset döneminden, I.Dünya Savaşı’nın sonunda başlatılan yarı açık dönemi oluşturmuştur.

13 Haziran 1878’de Berlin’de toparlanan kongre bir ay süren görüşmelerden sonra Berlin Antlaşması olarak 13 Temmuz 1878’de imzalanmıştır.İmzalanan bu antlaşma 64 maddeden oluşmaktadır.7

Berlin Antlaşması Hükümleri :

Sırbistan’ın bağımsızlığı tanınmıştır.Niş bölgesinden başka Bulgaristan’ın güneydoğusundan bazı topraklar verilmiştir.Bunlar savaştan önceki toprakların dörtte biri kadar tutmaktadır.Sırbistan yeni Pozan bölgesini Ayestefonos Antlaşmasında olduğu gibi, kendisi ile Karadağ arasında paylaştırılmayarak Bosna ve Hersek ile birlikte Avusturya’ya verilmiş olmasından dolayı üzgünlükle karşılamıştır.

Karadağ bağımsızlığını tanımıştır.Adriyatik sahilinde Antikani limanı Karadağ’a verilmiş fakat Spezzio limanı Avusturya’ya ve Dulcigno limanında Osmanlı’ya bırakılmıştır.

Romanya bağımsızlığını devlet olarak tanınmıştır.Çoğunluğu Romen olan Besarabya’yı Rusya’ya bırakmayı ve mukabilinde çoğunluğu Türk olan Debrice’yi kabul etmek zorunda bırakılmıştır.

Yunanistan Girit …. ve Epini istemiş olmasına rağmen kendisine birşey verilmemiş bununla beraber Babıali tarafından kuzey Yunanistan bölgesinde düzeltmeler yapılacağı tespit edilmiştir.

Büyük Bulgaristan üç bölgeye ayrılmıştır.Birinci bölgede Osmanlı hakimiyeti altında muhtar Babıali’ye vergi veren bir Bulgaristan Prensliği kurulmuştur.Prens halkın

seçimi,Padişahın seçimi, ve büyük devletlerin rızasıyla ile göreve gelecektir.Prens iktidarda bulunan Avrupa devletleri hanedanlarından birine mensup olmayacaktır.Bulgaristan Prensliği yanlız dokuz ay boyunca Rusya tarafından idare edilecektir.

İkinci bölge Doğu Rumeli adıyla Osmanlı Devletine … Bu bölgenin idaresi hakkında büyük devletler tarafından kurulacak komisyonun bilgisiyle bir talimatname hazırlanacaktır.Doğu Rumeli bu statüye göre Padişah tarafından atanan bir Hristiyan vali tarafından idare edilecektir.

Üçüncü bölge Makedonya olup ıslahat yapılmak şartıyla Osmanlı’ya bırakılmış.Bu hal Osmanlı hakimiyetinin bu eyaletten gittiği manasını taşımayacaktır.Avusturya Yeni Pozan bölgesinde asker bulundurmayacaktır.Rusya Kars,Ardahan ve Batum şehirlerini koruyacak ve Doğu Beyazıtı Osmanlı’ya iade edecek,Batum’da askeri tesis bulundurmayacaktır.8

Berlin Kongresinden sonra İngiltere protestoların koruyucusu gibi davranmaya başlamıştır.İngiltere ve Rusya, Osmanlı Devleti’nin parçalanmasını hızlandırmak için imparatorluk sınırları içinde Ermenileri bağımsızlık vaatleri ile kışkırtmıştır.İngiltere, Osmanlı Devleti’nin parçalanmasına doğrudan doğruya katıldığı gibi Osmanlı Devleti sınırları içerisinde yaşayan arapları ve ermenileri de kışkırtmaya başlamıştır.

Osmanlı’dan günümüze gelen ve çözülemeyen meselelerin kaynağı Berlin Antlşması ve batının iki yüzlü politakasıdır.Osmanlının yıkım antlaşmasından biri olan Berlin Antlaşması büyük devletlerin Osmanlı üzerindeki pay kapma savaşından doğmuş her halükarda Osmanlının aleyhine olan bir antlaşmadır.9

SONUÇ

Osmanlı Devleti yapmış olduğu savaş ve antlaşmalar ile birlikte önemli ölçüde toprak kaybının yanı sıra Rusya’ya ödemek zorunda kaldığı savaş tazminatı nedeniyle büyük bir maddi zarara uğramıştır.1877 yılında açılan Meclisi Mebusan savaş sonrasında kapanmıştır.

Osmanlı Devleti savaş sürecinde önemli başarılar kazansada dönemin şartlarının getirmiş olduğu problemler neticesinde savaş sonunda Rus Çarlığına yenilmiştir.Rusya 1877-1878 savaşından istediği gibi kazançlı çıkamamış.Berlin kongresinde alınmış olan kararlar Rusya açısından tam bir hayal kırıklığı yaratmış.Bu savaş balkanlarda yaşayan Osmanlı’ya bağlı olan toplulukları için oldukça kazançlı olmuştur.Sırbistan ve Karadağ’ın bağımsızlıkları tanınmış Osmanlı Devleti’nin hakimiyetinde bir Bulgar Prensliği kurulması sağlanmıştır.Yaşanan bu toprak kayıpları dışında Osmanlı Devleti Rus Çarlığına ödemek zorunda olduğu savaş tazminatı ile birlikte çok büyük maddi zarara uğramıştır.1877’de açılmış olan Meclisi Mebusan kapanmıştır.Yaklaşık 400 yıldır balkanlarda yaşayan Türkler bu savaş ile zulümler yaşamışlar ve katledilmişler.Yaşanan bu zulüm ve ölümler ile birlikte İstanbul’a göçler yaşanmış bu da Osmanlının nüfussal dağılışı bozulmuştur.

DİPNOTLAR

1 ÖZKAN,M.,’’Türk Devletleri’’,s.276.

2 KARAL,E.,Z.,‘’Osmanlı Tarihi:I.Meşrutiyet ve İstibdad Devirleri’’,c.8,s.57-58.

3 ÇABUK,V.,‘’Sultan II.Abdülhamid’’,s.57,61,62,63,66.

4 SERTOĞLU,M.,’’Mufassal Osmanlı Tarihi’’,s.3325-3327.

5 ÇABUK,V.,‘’Sultan II.Abdülhamid’’,s.72.

6 KİHTAN,T.,’’Osmanlı Tarihi 1325-1913’’,s.2461.

7 RIFAT,M.,‘’93 Harbi Faciası’’düzenleyen:YILDIRIM,T.,s.119.

8 KARAL,E.,Z.,‘’Osmanlı Tarihi:I.Meşrutiyet ve İstibdad Devirleri’’,c.8,s.76-77. 9 RIFAT,M.,‘’93 Harbi Faciası’’düzenleyen:YILDIRIM,T.,s.120-121.

KAYNAKÇA

  1. ÇABUK, Vahid., Sultan II.Abdülhamid, İstanbul 2017.
  2. KARAL, E. Z., Osmanlı Tarihi (Cilt VIII), I.Meşrutiyet ve İstibdad Devirleri 1876-1907, Ankara 1995.
  3. KİHTAN, T., Osmanlı Tarihi 1325-1913, İstanbul 2015.
  4. ÖZKAN, M., Türk Devletleri, İstanbul 2010.
  5. RIFAT, M., 93 Harbi Faciası, (T. YILDIRIM, Dü.) İstanbul 2010.
  6. SERTOĞLU, M., Mufassal Osmanlı Tarihi, Ankara 20

Duhan LEYLA

GAZİ OSMAN PAŞA VE PLEVNE MÜDAFAASI

About Author

Konuk Yazar

Leave A Reply