KISACA AFRİKA 4 – AFRİKA’DA İÇ SAVAŞLAR

0

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupalı sömürgeci devletler Afrika’daki sömürge topraklarında yaşanan bağımsızlık hareketlerine mani olamamıştır. 1960’larda birçok Afrika toprağı bağımsızlığını kazanmış ve Afrikalı bu bağımsız devletler uluslararası ilişkilerde yeni aktörler olarak yerlerini almıştır. Bu yeni devletler sömürgeci devletlerin çizdiği sınırlar üzerinde kurulmuş ve çoğu, sancılı bir sürecin içerisinden geçerek günümüze ulaşmıştır. Gelişigüzel ve doğal yapısından uzak bir şekilde çizilen sınırların bağımsızlık sonrası çok fazla değişikliğe uğramadan varlık göstermesi, etnik unsurların arasında muhtelif problemlerin yaşanmasına sebebiyet vermiştir.

Kıta genelinde 1960’lı yıllardan 2018’li yıllara kadar 18 iç savaş ve 171 askeri müdahale gerçekleşmiştir. Sadece 1980 ve 1994 yılları arasında dünyada yaşanan çatışmaların yarısının Afrika’da yaşandığını göz önüne alırsak durumun vahameti daha net anlaşılacaktır. Son 50 yılda yaşanan ve kanlı çatışmalara sahne olan iç savaşlar karşısında -demokrasinin yıkılmaz birer kalesi durumundaki- batılı güçler ya hiç müdahale etmemiş ya da müdahale etmek için bilinçli bir şekilde geç kalmıştır. Kötü hükümet politikaları, siyasi istikrarsızlık, yüksek oranda yolsuzluk, zengin fakir arasındaki uçurum, gelir eşitsizlikleri, etnik ve dini anlaşmazlıklar, yüksek yoksulluk oranları, bölgesel çıkar çatışmaları, terör örgütü faaliyetleri, siyasi iktidar mücadeleleri Afrika’da yaşanan çatışmaların temelinde yatan sebeplerden sadece bazılarıdır.

Büyük insanlık dramının yaşandığı Ruanda katliamında bir milyona yakın insan hayatını kaybetmiştir. Ruanda’da yaşayan iki etnik unsur olan Hutu ve Tutsi kabileleri arasında çıkan çatışmalar, dünya tarihinin görebileceği en kanlı iç savaşa zemin hazırlamıştır. Yakın tarihimizde meydana gelen Sudan’ın Darfur bölgesinde yaşanan çatışmalarda birçok insan hayatını kaybetmiştir. Bağımsızlığını yeni kazanmış olan Güney Sudan kuruluşundan bugüne kadarki yaşanan sancılı süreçte çeşitli insani problemleri ile çok güncel bir konu olarak karşımızda durmaktadır. Bir Batı Afrika ülkesi olan Liberya’da yaşanan iç savaş kendi topraklarıyla sınırlı kalmamış, sınırlarının dışına taşarak komşu ülkesi Sierra Leone’yi de etkisi altına almıştır. Sierra Leone’de yaşanan ve hafızalara kanlı elmas mücadelesi olarak kazınan iç savaşın yaraları henüz kapatılmış değil. Eritre ve Etiyopya arasında yaşanan çatışmaların ülkeler nezdince bir iç savaşa sebebiyet vermesi, Libya’da Kaddafi sonrası meydana gelen iç karışıklık ve çatışma ortamı, Mali’nin Timbuktu bölgesinde radikal grupların iktidara geçme mücadelesi ve terör unsurları, Nijerya’da Boko Haram terör örgütü kaynaklı yaşanan çatışmalar, Orta Afrika Cumhuriyeti’nin 2012’de yaşadığı iç savaş ve oluşan yeni statüler kıtada yaşanan çatışmalara verilebilecek birkaç örnektir.

Bir yanda bu çatışmalar yaşanırken diğer yanda çatışmalara son verecek ve kıtada barış ortamını sağlayacak uluslararası örgütlerin kurulması için de adımlar atılmaktadır. Afrika Birliği başta olmak üzere kurulan birçok bölgesel örgüt kıta genelinde çatışmaların durdurulması için gerek siyasi, gerekse de askeri hamlelerde bulunmuş fakat başarılı olamamıştır. Bunun yanı sıra kurulan IGAD Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi, EAC Doğu Afrika Topluluğu, ECOWAS Batı Afrika Ekonomik Topluluğu, ECCAS Orta Afrika Ekonomik Topluluğu, SADC Güney Afrika Kalkınma Topluluğu gibi örgütlerde bölgesel çapta problemlere çözüm üretmeye çalışmaktadır.

M. Fatih Özmen

About Author

Siyasal Bilimler | Uluslararası İlişkiler | Edebiyat [email protected]

Leave A Reply