İSRAİLİN ARAPÇA POLİTİKASI | İlim ve Medeniyet

Filistin, Müslümanlarca 7. Yüzyılda fethedilmesinden sonra bölgenin hakim dili Arapça idi. Arapça bu özelliğini asırlarca korudu ve günümüze değin bölgedeki Arapçanın varlığı gözler önündedir. Arapça, Osmanlı döneminde de bölge halklarının diliydi ve Osmanlı bürokrasisinde sadece Türkçe konuşuluyordu. Osmanlı halka Türkçe öğretmek gibi bir eyleme girişmemişti. Bu dönem ile ayrıntılı bilgi ve kaynak önerisinde bulunmak isteyenler olursa memnun olurum. Ama Osmanlılar dillerini kesinlikle yerel halka dayatmadılar. Osmanlı döneminde de Arapça bölgenin hakim dili idi ve Manda Döneminde (İngilizlerin işgal dönemi) İngilizler, Filistin’in 3 dilli olmasını öngördüler. Bunlar İngilizce, Arapça ve İbraniceydi. Bu, Yahudiler ve bölge açısından bir dönüm noktası oldu. Yahudiler, ulusal dillerini bulmuşlardı ve bu dil bölgenin hakimi olacak ve tek resmi dil olarak ilan edilecekti.

İsrail, bir politika gereği tarımcı olan Arapların iş sektörünü değiştirmedi ve yeni aletlerin ortaya çıkmasıyla ve tarımda iş gücünün azalmasıyla birlikte Araplar, büyük şehirlere gitmek zorunda kaldılar. Bir dönem için devletin iki resmi dili varken de şuan da işgücü açısından bakıldığında Araplar, İbranice öğrenmek zorunda kaldılar. Bu durum şöyle bir sonuca yol açıyordu, sokakta İbranice, evde Arapça. Aile yapısının değişmesinden de Araplar olumsuz etkilenmek durumunda kaldılar.

Şunu rahatlıkla iddia edebiliriz ki Filistinli Araplar iki dillilerdir. Ama Yahudilerin özellikle Mizrahi olanları, onların da yarım milyon oldukları söylenmektedir, Arapça konuşmaktadır. Bölgede Arapça dışında başka çok konuşulan diller de vardır. Rusça, Ladino ve Yidiş gibi diller görece çok kişi tarafından konuşulmaktadır. Özellikle son zamanlarda Yidiş diline yönelik bazı adımların atıldığı gözlemlenmekte, ama Arapçaya yönelik adımların kısıtlı olduğunu söylemekte fayda vardır.

İsrail, okullarda Arapça öğretimine izin verirken, bir yandan da Arapçayı Kneset’te ve Yüksek öğretim de ikinci dil olarak görmemektedir. Bunun sonucunda da biz de şahit olduk ki Filistinli Araplar, ellerinde İbranice kitapları, dalgalar halinde Kudüs İbrani Üniversitesi Ulpanları gibi dil okullarına katılıp, İbranice öğrenmektedirler. Her sınıfta muhakkak bir tane İbranice öğrenen Filistinli Arap’a rastlamak mümkündür. İsrail’de Üniversite okuyabilmek için İbranice sınavını vermeli ve en azından Dalet seviyesini bitirebilmeliler.

Bu bağlamda farkındalık oluşturmak için çevirdiğim iki videoyu paylaşmak istiyorum. Kısa bir Araştırmayla birlikte, iki çeviriyi de paylaşmak istiyorum. Keyifli okumalar ve izlemeler.

İkinci videoyu  da izlemenizi tavsiye ederim, aşağıdadır;

Kaynaklar:

https://www.researchgate.net/publication/242188624_The_Vitality_of_the_Arabic_Language_in_Israel_from_a_Sociolinguistic_Perspective

https://he.wikipedia.org/wiki/%D7%9E%D7%93%D7%99%D7%A0%D7%99%D7%95%D7%AA_%D7%9C%D7%A9%D7%95%D7%A0%D7%99%D7%AA_%D7%91%D7%99%D7%A9%D7%A8%D7%90%D7%9C

Ozan Dur

Avatar photo

Ozan Dur

İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi'nden mezun Filistin ve İran Araştırmaları- yazar [email protected] Poliglot (8), dillere dair Çalışma Alanım Ortadoğu ve Diller


Geribildirim

Mail adresiniz gizli kalacaktır.


Biz Kimiz?

Gayemiz, asırlardır mirasçısı olduğumuz medeniyetin gelişimine katkı sağlamak adına kurduğumuz ilim halkasındaki ilmî faaliyetleri geniş kitlelere ulaştırmaktır.

Cemiyetimizde, genç ve hareketli yazar kadromuz ile Siyaset, Hukuk, Ekonomi, Sosyoloji, Edebiyat ve Tarih gibi ilmî alanlarda gerek akademik gerekse de gündeme ilişkin yazılar kaleme alınmaktadır.


İletişim


Küçük Çamlıca Mahallesi, Filiz Sokak, No:3
Üsküdar/İstanbul