FIRSATLARI DEĞERLENDİRMEK VE DOĞRU SEÇİMLER YAPMAK

DENEME

Fırsatı değerlendiren ve seçimlerini vicdan ve kalp üzerine yapanlar mutlu olurlar.

Fırsatları Değerlendirmek ve Doğru Seçimler Yapmak

Hayat, seçimlerimizin bir bütünüdür. Vicdan sahibi insanlar yanlış seçim yaptıklarında bunu sürekli düşünürler. Örneğin bir hoca, işi ile öğrencileri arasında kalabilir; eğer öğrencilerini seçmezse belki ileride bunun pişmanlığını yaşayabilir.

Siyasi tarihe baktığımızda ise ABD’de Kennedy örneği karşımıza çıkar. Malum, birçok kesim onu istemedi. Oysa o barış yanlısıydı ve belki de ABD’yi dünyanın "ağabeyi" olarak konumlandırmak istemiyordu. Amerikalıların o dönem anlamadığı nokta şuydu: Dünya hâkimiyetinin süresi eskisinden giderek daha çok kısalıyor. Bundan sonra bir süper güç ortaya çıkarsa, onun dünyayı yönetme süresinin ABD'den bile daha kısa olması muhtemeldir. İngilizler ve Osmanlılar gibi yüzyıllar boyunca dünyada tek söz sahibi olabilmek artık bir hayale dönüşüyor. Çünkü ekonominin bu denli iç içe geçmesi ve geleneksel kontrol mekanizmalarının ortadan kalkması, bu durumu beraberinde getiriyor.

Peki, dünya devletleri hâlâ eski devlet mantığıyla mı hareket etmelidir? Devletler doğası gereği güç maksimizasyonu ve daha fazla kaynak isterler. Bu yolda ilerlerken de belirli stratejiler uygularlar. Bugün ABD’ye baktığımızda, aslında 2000 yıl önce uygulanan "haraca bağlama" stratejisinin modern bir versiyonunu izlediğini görüyoruz. Sanki devletler 2000 yıl boyunca uyumuş da özgün bir strateji geliştirememişler gibi... Sadece isimler ve şekiller değişti ama öz aynı kaldı. Bu stratejileri daha insancıl, daha fayda odaklı ve daha yararlı hâle getirmek mümkün değil midir? ABD, Kennedy fırsatını kaçırarak büyük bir hata yaptı; bugün dünyanın liderliğine soyunacak ülkelerin bu durumdan ders alması gerekir. Nitekim Osmanlı, "istimalet" politikası uygulayarak gayrimüslim tebaasına insani davrandığı için onları birer sadık tebaaya dönüştürebilmişti.

Bireysel tercihlere dönersek, Ayşe Şasa’nın hikâyesi beni her zaman derinden etkilemiştir. İhmaller hayatın her alanında karşımıza çıkabiliyor. Ayşe Şasa’nın annesi, babasına uyum sağlayabilmek adına kızını ihmal etmişti. Ebeveynleri sürekli eğlencelerde vakit geçirirken, o ecnebi dadıların arasında yapayalnız kaldı. Hayatının bir döneminde büyük bir başarı yakalamışken rahatsızlandı ve ömür boyu acı çekeceği hastalıkları başladı. Annesi, kızı yerine eşini tercih etmişti. Kitapta geçtiği üzere, sert tabiatı dolayısıyla belki duygularını ifade edemedi ama görünürde büyük bir pişmanlık da yaşamadı. İşte bu yüzden insanlar, seçimlerinden ibarettir.

İnsanlar fırsatları iyi değerlendirirse başarılı olur ve hüzünden uzak kalır. "Hazırlıkta İngilizce gördüm ama dersleri hiç dinlemedim," diyen biri bugün pişmanlık yaşıyordur. Öte yandan, "Bana verilen eğitimin de üzerine çıkarak bir kitap kaleme aldım," diyen birisi, fırsatları iyi değerlendirdiği için mutludur. Hangisini tercih edeceğimiz tamamen bize bağlı.

Seçimlerimizi doğru yapmak kadar, karşımıza çıkan fırsatları da iyi değerlendirmeliyiz. İnsan, seçimlerinin bir ürünüdür ve bu seçimlerin sonunda ya pişmanlık ya da mutluluk duyar. Bu yüzden karar verirken sadece mantığımızın değil, kalbimizin ve vicdanımızın da sesini dinlemeliyiz.

Ozan Dur

Ozan DUR
Ozan DUR

Ozan Dur, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Tarih Bölümü’nden mezun olup, İngilizce, Osmanlıca, Farsça, Arapça ve İbranice öğrenerek dil alanında uzmanlaştı. Humboldt Üniversitesi, İmam Humeyni Üniversit ...

Yorum Yaz