İlim ve Medeniyet
Yeni Nesil Sosyal Bilimler Platformu
İsrail, devletleşme sürecinin en başından bu yana, güvenliği varoluş meselesi olarak ele almıştır. Güvenlik yalnızca bir askeri önlem alanı değil aynı zamanda ulusal varlığın devamlılığını sağlayan bir refleks olarak konumlanmıştır. Bölgesel çatışmalar ve tehditlerin sürekliliği dolayısıyla istihbarat, İsrail’in güvenlik dokusunun en önemli unsuru haline gelmiştir. Son dönemlerde ön plana çıkan Unit 8200 sadece bir istihbarat aktörü değil aynı zamanda İsrail’in bu çağdaki dijital zihniyet dönüşümünün de sembolü haline gelmiştir. Bu dönüşümün en çarpıcı örneği ise İsrail Savunma Kuvvetleri'ne (IDF) bağlı Unit 8200 adlı istihbarat birimidir.
İsrail istihbarat yapısı üçlü bir temele sahiptir. MOSSAD, dış istihbarat ve dış operasyonlarla ilgilenmekte, Shin Bet (Shabak) iç güvenlik ve kontr-terör alanlarına yönelmekte ve son olarak Unit 8200’ün de bağlı olduğu kanat olan AMAN da askeri istihbarat konularına yoğunlaşmaktadır. Unit 8200, sinyal istihbaratı (SIGINT) ve siber gözetim üzerine teknik istihbarat birimi olarak doğrudan AMAN’a bağlıdır. Yapı itibariyle ABD’nin NSA birimi ile karşılaştırılabilecek kapasitededir.
Unit 8200, köken itibariyle Shin Mem 2 adlı istihbarat oluşumuna kadar dayanır. 1973 Yom Kippur Savaşı’nda İsrail askeri istihbaratı, büyük bir yanılgıya düşerek düşmanın kapasite ve niyetlerini anlamakta başarısız olmuştur. Bununla birlikte harp öncesinde önemli stratejik, operatif ve taktik zaafiyetler gözlemlenmiştir. Ardından istihbarat yapısında köklü değişiklikler yapılmış ve Unit 8200 bugünkü formunu almıştır. Unit 8200 bugün, İsrail ordusunun en büyük birimidir ve yapay zeka, büyük veri analizi, algoritmik hedef tespiti, iletişim gözetimi ve siber operasyonlar üzerine faaliyet göstermektedir. Business Insider’a göre “teknoloji dünyasının en iyi okulu” olarak kabul edilmektedir. Faaliyetleri genellikle son derece gizli olup, sinyal istihbaratından veri madenciliğine, teknolojik saldırı ve darbelere kadar uzanmaktadır. İddialara göre, İran'ın nükleer santrifüjlerini devre dışı bırakan 2005-10 Stuxnet virüs saldırısı , Lübnan'ın devlet telekomünikasyon şirketi Ogero'ya 2017'de düzenlenen siber saldırı ve 2018'de Avustralya'dan Birleşik Arap Emirlikleri'ne giden bir sivil uçağa düzenlenen IŞİD saldırısının engellenmesi Unit 8200’ün gerçekleştirmiş olduğu operasyonlardan bir kısmı. Unit 8200, İsrail’in bölgede yürüttüğü birçok askerî ve siber operasyonun altyapı sağlayıcısıdır. Özellikle Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarda Hamas’ın iletişim ağlarının engellenmesi, hedeflerin dijital takibi ve sinyal karıştırma operasyonları gibi görevler birimin kontrolündedir. Unit 8200, Hamas üyelerinin telefon sinyallerini, konuşma içeriklerini ve yer bildirimlerini esas alarak ve dijital ağ ayak izlerini analiz ederek saldırı hedeflerini belirlemekte ve bu iletişim ağlarını sabote edebilmektedir.
Unit 8200, İran’la yürütülen “sessiz savaşta” da önemli bir aktördür. Stuxnet gibi siber saldırıların arkasında 8200 destekli siber altyapılar olduğu uluslararası araştırmalarda sıkça dile getirilmiştir. İsrail bu yapı sayesinde yalnızca klasik siber saldırılarla sınırlı kalmamış aynı zamanda psikoloji harp unsuru olarak da istihbaratı kullanmıştır. İranlı bilim adamlarının kimlik tespitleri, dijital izleme yöntemiyle hareketlerinin takibi ve dış operasyonların zemininin hazırlanması da bu birimin görev alanındadır. Bilhassa 2009’dan sonra İran’da bulunan uranyum zenginleştirme tesislerine yönelik gerçekleştirilen sistematik sızma girişimleri, Unit 8200’ün üst düzey mühendislik kapasitesinin bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir. Yine İran içerisindeki sosyal medya ve mobil iletişim ağ hareketlerinin analizi yöntemiyle iç karışıklık yaratabilecek yapıların potansiyelinin tespiti ve yapıların provoke edilmesi de Unit 8200’ün örtülü operasyonlarından sayılabilir. İsrail’in dış politika stratejisinde artık “algoritmik caydırıcılık” da yer almaktadır.
Unit 8200’ün yapısı hiyerarşi anlayışından ziyade yatay yapılı ve yenilikçi bir organizasyon şemasına sahip. Bireysel inisiyatifler, eleştirel ve esnek düşünme, hızlı adaptasyon, takım çalışması gibi beceriler birimin esas yöntemlerini oluşturmaktadır. Henüz 17-18 yaşlarında olan İsrailli gençler özel algoritmik testlerle tespit edilir, ardından özel eğitim alarak birime dahil edilirler. Böylelikle Unit 8200 hem askeri bir birim görevi görür hem de yüksek hızlı bir teknoloji kuluçka merkezi gibi işler.
Unit 8200, alan itibariyle yalnızca güvenlik üzerine değil; İsrail ekonomisinin girişimcilik damarlarında da etkili bir figürdür. Zira 8200 mezunları, İsrail’in Start-up Nation vizyonunun taşıyıcılarıdır. Bugün tanınmış teknoloji şirketlerinin kurucuları bu birimlerden çıkmışlardır. RAND Corporation raporuna göre 1000’in üzerinde start up kurmuşlardır. Bu durum istihbaratın aynı zamanda ekonomik kalkınma ve rekabet aracı haline geldiğini göstermektedir.
Unit 8200, İsrail için sadece bir istihbarat sisteminin parçası değil aynı zamanda İsrail’in zihin haritasında teknoloji ve güvenliğin bir araya geldiği noktadır. Bu yapının ciddiyeti, İsrail’in dijital çağda nasıl bir güç mimarisi oluşturduğunu gözler önüne sermektedir. Fakat bu gücün denetimi noktasında etik hususunda ciddi sorunlar gündeme gelmektedir: gücün denetlenmesi noktasında demokratik denetim mekanizmaları yeterli midir? Sivil yaşam ve askeri altyapı arasında geçirgenliğin derecesi hangi noktada tehdit üretir? Şeffaflık, ne ölçüde kabul edilebilir? Bu tip yüksek teknolojiye sahip askeri-istihbarat birimlerinin faaliyet alanları genişleyip ilerledikçe etik sorumluluk daha fazla gündeme gelmektedir. Açık ve kapalı verilerin bu denli geniş bir biçimde toplanıp işlenebiliyor oluşu demokratik toplumlarda ciddi endişelere yol açmaktadır. Ancak start-upların çoğunun başarılı sonuçlar vermesi, şirketlerin gördüğü rağbet; endişenin yalnızca toplum içerisinde kaldığını göstermektedir.
Kaynakça:
Bilge Ece TOKTAŞ
Yorum Yaz