BİLME…

0

Yine yalnız kaldık dimi. Kimselerin görmediği, görmek istemediği bir yerde bekliyoruz. Bizi bulsalar ne değişir ki? Bulunmak görünmektir. Biz görünmek istemiyorduk hani. Peki ya bu yalnızlık hissi nedir? Böyle uçsuz bucaksız bir çölde savrulmak gibiyiz. Nereye gittiğimiz ya da nasıl gideceğimiz önemsiz. O zaman ölmeliyiz. Ne dedin sen? Yaşamak bu kadar güzelken neden ölelim ki? İnsanlara bir zararımız da yok. Gerçi yararımızın olduğu da söylenemez. Ama yaşamak istiyorum. Yani gülmek istiyorum. Susmak yoruyor insanı ve ben dinlenmek istiyorum. Sonsuza kadar dinlenmek, sonsuza kadar hem de. Kocaman sevebileceğim birileri olsa ne güzel olur dimi. Bu hariç tabi. Bu da kocaman ama benim kastettiğim bu değil. Anladın mı beni? Yok. Yok mu? Sen de gideceksin biliyorum. Çünkü beni anlamayan herkes gitme telaşına düşüyor. Anlamaya çalışmak neden bu kadar zor oluyor ki? Oysaki anlamasalar bile olurdu ve kalsalar yeterdi. Gözlerimin değebildiği bir çift göz olsa, bir çift göz…

Neden sustun? Bilmem bazen susmak geçiyor içimden. Çünkü ben susunca hayallerim konuşmaya başlıyor. Bir insanla konuşmaya en çok o zaman yaklaşıyorum ben. Bu yüzden hayal kurmayı seviyorum. Orada herkes gözlerimin aradığı gibi gülüyor, dinliyor ve gitmiyor ve dinlemeye devam ediyor. Ama gerçekte herkes gidiyor. Dur de onlara. Gülerler bana. Gitsinler daha iyi. Ben yalnızca hayallerimdeki insanların sayısını arttırıyorum, gerçekler eksildikçe. Dün bir kız elimi tuttu mesela. Hem de bir insanın elini tutar gibi. Beraberce yürüdük ve güldük ve güldükçe yürüyüşümüz uzadı. Ama hiç konuşmadık. Gerek duymadık çünkü yaşamak böyle bir şeydi. Hiçbir cümlenin yerini tutamazdı bir gülüş. Ama ben insanlara gülünce kaçıyorlar benden. Onlar yaşamayı sevmiyor ya da benim gülüşümde yalnızlığı buluyorlar. Başka izah gelmiyor aklıma yoksa ben sadece gülüyorum, onlar da sadece gülse yeter. Yüzlerini ekşitmeleri saçma. Tamam belki onlar kadar iyi görünümlü olmayabilirim. Ama ben de çok iyi gülerim. Annem öyle söylerdi. Annem yalan söylemez benim. O yüzden bütün insanlar suçlu mu suçlu he. Hem kıyafetleri de benzer. Büründükleri tavırlar, gülüşler, yürüyüşler ve anlam veremediğim sözler. Herkes neden bu kadar herkes olma derdine düşmüş ki..?

Yine daldın bak! Senin yüzünden hep, geliyorsun baş ucuma vırvırvır sorularınla boğuyorsun beni. Ben neyi kaçırdım ki insanlardan farklı olarak, onlar gibi çalıştım, kovdular. Arkamı döndüğümde kimsem yoktu. Belki de arkamı döndüğümde kimsem olmadığı için kovdular. Bilmek zorunda değilim, bilsem moralim bozulacak, en iyisi kitaplara dalıyorum. Gülüyorlar. Çehov okumak mı komik yoksa benim gibi birinin Çehov okuması mı komik? Oysaki o hikayelerde bize de yer var. Orada herkese yer var. Ama insanlar anlamıyor. İnsanlar köle olmayı anlıyor ve oluyor, savaşı anlıyor ve öldürüyor. Ama insanlar neden insan olmayı anlamıyor? Off valla bak gece gece kitap okumayı zehir ettin. Ben ne yaptım toplasan iki soru sordum. Her kapıyı açan bir anahtar olduğu gibi her insanı açan bir soru vardır. Sen bilerek yapıyorsun. Başka soru sor mesela. Vişne bahçelerini sor. Son durumu anlatayım sana. Ama kalkıp bana beni sorarsan benim çenem düşer böyle. Ben gidiyorum yatmaya.

Hava soğuk değil mi? Uyuma istersen. Korkma sen alışık değilsin bunlara. Ben yıllardır böyleyim. Yıllardır şansım yaver gitmedi anlayacağın. İnsanlar tabiatı da bozmuşlar belli ki. Yoksa şanslı biriyimdir. Normalde ilk soğukta donup ölebilirdim. Ama süründürmeyi öğretmişler tabiata. Hep üşütüyor insanı ve üşütmeye devam ediyor. Vereceğin bir can sürekli donuyor, çözülüyor, donuyor, çöz.. Dur, dur anladık. Tamam tekrara sardın yine. Ölürüm diye korkuyorsun dimi. Çünkü ben ölürsem sen de öleceksin. Yoksa donmamam için dua mı edeceksin. Bilmem ederim belki. Boş versene. Sen insanlar için dua et. Ben öyle yapıyorum mesela. Ben bir insanı görünce gülüyorum ama gülünce kalbim atmaya başlıyor. Hani kanım kaynıyor anlayacağın. Ama onlar beni görünce buz kesiyorlar. Kalpleri var mı acaba ? Yok canım olsa onlar da gülerdi.

Kalbi olan bir insan neden gülmesin ki?

About Author

Mustafa ÇAĞLAR

Kabil yüreğini Habilleştirme gayretinde biri. İletişim: caglarmustafa58@gmail.com

Leave A Reply