İran’da Yahudi Olmak: 2500 Yıllık Bir Köprüden Kalanlar
Selamlar arkadaşlar, bugün sizlerle Ortadoğu tarihinin en köklü ama bir o kadar da az bilinen sayfalarından birini, İran Yahudilerinin serüvenini konuşalım istedim. Üniversite yıllarında tarihi sadece büyük savaşlardan ibaret görenler için bu anlatacaklarım ufuk açıcı bir perspektif sunabilir.
Gelin, milattan önce Nebukadnezzar (Buhtünnasr) dönemine kadar uzanan, yani yaklaşık 2500-3000 yıllık bir geçmişe sahip olan bu hikayeye yakından bakalım:
- Uzun Bir Sessizlik ve Kalıcı İzler: İran’daki Yahudi varlığı çok eski olsa da, uzun süre boyunca arkalarında yazılı bir eser bırakmadıklarını görüyoruz. Tarihleri çok köklü ancak kalıcı izler bağlamında bir Endülüs seviyesine hiçbir zaman ulaşamadılar. Buna rağmen İran toprakları onlar için manevi olarak çok kıymetli. Çünkü Ağlama Duvarı’na gidemeyen İran Yahudileri, kendi hac ibadetlerini İran’da gömülü olduğuna inanılan Ester gibi üç önemli Yahudi peygamberinin kabrini ziyaret ederek gerçekleştiriyorlardı.
- İslam Dönemi ve Kabile İlişkileri: İsrail kaynaklarını okuduğumuzda, Yahudilerin İslam’ın hakim olduğu dönemlerde genel olarak zor şartlar altında yaşadığı iddia edilir. Tabii ki her dönem aynı değildi ancak gerginliğin kökeni ilk dönemlere dayanıyor. Hz. Ömer zamanında Yahudilerin devlet kurumlarına ve askere alınmaması gibi kanunlar çıkarılmıştı. Dönemin şartlarında bu anlaşılırdı; çünkü o süreçte Peygamberimizi öldürme teşebbüsleri, Beni Kaynuka ve Beni Nadir gibi kabilelerle girilen savaşlar söz konusuydu. Yahudiler kabileler arasında (Evs ve Hazrec gibi) savaşlar çıkararak yeryüzünde ifsad faaliyetlerinde bulunuyorlardı. Bu gerginlik, bugün de Filistin’deki İsrail sorunundan dolayı varlığını sürdürüyor.
- Safeviler, Kaçarlar ve "Necis" Sayılma Dönemi: Tarihin akışında özellikle Safevilerden sonra Yahudiler için çok zor bir dönem başladı. Kaçarlar dönemi ise onlar için tam bir "zalimlik" dönemiydi. Safeviler sonrasında Yahudilere yönelik ağır kısıtlamalar uygulandı. Örneğin, yağmur yağdığında dışarı çıkmalarına izin verilmezdi; çünkü üzerlerinden yağmur sıçrarsa başkalarının "necis" (kirli) olacağı düşünülürdü. Pazarda meyvelere dokunmaları yasaktı, dokunurlarsa satın almak zorundaydılar. Hatta bakkaldan bir şey alırken parayı doğrudan ele değil, yere bırakmak zorundaydılar.
- Sekülerleşme ve Altın Çağ: Ne zaman ki Türkiye ve İran’da sekülerleşme hareketleri başladı, işte o zaman Yahudiler için adeta bir "Altın Çağ" doğdu. Durumları tamamen değişti; meslek sahibi olmayan seküler kesim bilimle uğraşmaya başladı. Normalde Hristiyan toplumlarında tefecilik ve faizle uğraştıkları için kötü gözle bakılan Yahudi kimliği, sekülerleşmeyle dönüştü. Tıpkı Moses Mendelssohn’un Berlin’e (hayvanların girdiği kapıdan) girmesiyle Almanya’nın edebiyat ve felsefe tarihini başlatması gibi, sekülerleşme Yahudileri entelektüel dünyaya taşıdı. Bugün bile Avrupa’daki bir Yahudiyle konuşsanız, "Türkiye sekülerdi, nasıl bu hale geldi?" diye şaşırır. Kendi içlerinde dindarlıklarını yaşasalar da, Müslüman toplumların seküler olmasını isterler; böyle de garip bir durum söz konusudur.
- Şah Dönemi, Devrim ve Propaganda Savaşı: Gelelim yakın tarihe... Şah döneminde Yahudiler, İsrail ile İran arasında adeta bir köprü vazifesi görüyor, ikili ilişkilerin geliştirilmesinde büyük rol oynuyorlardı. Öyle ki devrimden hemen önce İran’da 100.000 civarında (hatta daha fazla olduğu da söylenir) Yahudi yaşıyordu. Devrimden sonra bu nüfusun büyük kısmı göç etti. Bugün bu göçün sebebi tam bir propaganda savaşına dönmüş durumda:
İsrail’e göre sebep: Antisemitizm (Yahudi düşmanlığı).
İran’daki bazı araştırmalara göre sebep: Özellikle İran-Irak Savaşı’nın yarattığı ekonomik sıkıntılar.
Ancak madalyonun diğer yüzünde, İsrail’in İran ve Arap coğrafyasındaki Yahudileri göç ettirmek için kendi yaptığı sabotajlar ve propagandalar gizleniyor, söylenmiyor. Sadece karşı tarafın argümanı öne çıkarılıyor.
İran’daki Yahudilerin hikayesi, Müslüman kesimlerle ilişkilerin çok rahat yürütülemediği, inişli çıkışlı ama dünya tarihini derinden etkileyen bir serüven.
Ozan Dur
Yorum Yaz