50 DİL BİLEN JOHAN HOCADAN DİL ÖĞRENİMİNE DAİR 50 PÜF NOKTA (1)

0
  • Johan Hoca 1960 doğumlu ve mimarlık üzerine okumalar yapacakken, Doğu dillerine yöneliyor ve bu bağlamda her yıl bir dil olmak üzere toplamda 50’ye yakın dili öğreniyor. Belçika’da en çok dil bilen kişilere verilen Babil ödülünü kazanıyor. Eşi ile birlikte Türkçe öğrenimi üzerine çalışmaları var ve ülkesinde Doğu Dilleri Merkezini kuruyor. Hocanın bilgisayar ile dil öğrenme üzerine ciddi çalışmaları bulunuyor. Johan bildiği diller içerisinde en çok sevdiği dilin Türkçe olduğunu söylüyor. 1973 yılı civarında 13 yaşında Türkiye’ye geliyor (İstanbul), o zaman 20 kadar Türkçe kelime öğreniyor, Türkçe ve Türkiye sevdası o zamanlarda başlıyor.

Püf Nokta 01

İki dilli kitap okuma tekniği: Aşağı yukarı iki yıldır Danca okumamıştım. Danca okuma becerim epey gerilemişti. Danca okuma becerimi tekrar eski düzeyine getirmek için hâlen iki dilli okuma tekniğini uyguluyorum. Tove Ditlevsen’in Ansigterne (Yüzler) kitabını Hollandaca çevirisiyle birlikte okumaya başladım. Bu, birinci aşama: Danca bir cümle okurum, anlayıp anlamadıgımı kendime sorarım. Eğer anlamadığım kelime ya da yapılar varsa çeviriye bakarak bunları anlamaya ve hafızamda tutmaya çalışırım. Kitapta ilerledikçe çeviriye başvurma ihtiyacı sistematik şekilde azalır. Bu şekilde aşağı yukarı 200 sayfa okuduktan sonra havalanan bir kuş gibi çeviriden kopmaya, kurtulmaya başlarım. Birkaç kitabı bu şekilde bitirdikten sonra ikinci aşamaya geçerim: artık çeviri değil sözlük kullanmaya başlarım. Bilmediğim ve önemli olduğunu hissettiğim sözcüklerin anlamını sözlükten arayıp ezberlemeye çalışırım. Yine bu şekilde birkaç kitap bitirdikten sonra üçüncü ve son aşamaya geçerim: artık ne çeviri ne de sözlük kullanarak, hiçbir yardım olmadan, kendimi kuş gibi özgür hissederek kitap okurum.

Püf Nokta 2

Yabancı dil öğreniminde azim ve kararlılığın önemi: Ne kadar yetenekli, ne kadar eğitimli, ne kadar büyük bir dâhi olursanız olun bir yabancı dili öğrenme sürecinde mutlaka umudunuzu kesmek üzere olduğunuz zor anlar olacaktır. O anlarda vazgeçmeyerek azim ve kararlılıkla yolunuza devam etmelisiniz, çünkü başarıya ulaşmanın tek yolu budur. Sizden önce hiçbir dil dersine katılmadan öğrenmekte olduğunuz dilin temel kurallarını ve temel sözvarlığını edinmiş olan okulöncesi çağda olan milyonlarca çocuğu düşünün. Onlar bunu başarabildilerse, siz de azim ve kararlılığınızla bunu başarabilirsiniz.

Püf Nokta 3

 Kelime oyunları oynayın: Böylece hem hafızanızda unutulmaya yüz tutan kelimeleri aktif hâle getirerek pekiştirirsiniz hem de hoş vakit geçirirsiniz. Günümüzde kelime oyunları pek çok çeşitte karşımıza çıkmaktadır. Gazete ve dergilerde basılan bulmacalar, oyun tahtası üzerinde oynanan Scrabble gibi oyunlardan başka artık çevrimiçi olarak yüzlerce kelime oyunu bulabilirsiniz. Bunları bulmak için Google arama motoruna “kelime oyunları” ya da “word games” terimlerini girmeniz yeterli. Bugünlerde cep telefonu üzerinde oynanan en popüler kelime oyunlarından biri Wordle. Her gün yeni bir ödev verilir, yani seçtiğiniz dil için günde ancak bir kere oynayabilirsiniz, bu şekilde oyun bağımlılık yaratmaz. En fazla altı denemede gizli kelimeyi bulmaya çalışırsınız. Doğru yerde bulunan harfler yeşil renkte gösterilir, kelimede bulunan ama yanlış yerde bulunan harfler sarı renkte gösterilir. Bu oyunu şimdiye kadar İngilizce, Türkçe, Hollandaca, Rusça ve İtalyanca dillerinde oynadım. İngilizce oyunu biz zaten her gün ailece oynuyoruz, Wordle için özel bir messenger grubu kurduk, orada skorlarımızı paylaşıyoruz. Hepinize tavsiye ediyorum.

Püf Nokta 4

Öğrendiğiniz dile insan yüzleri yapıştırın: Öğrendiğiniz dili anadili olarak konuşan arkadaşlar edinin. Bu arkadaşlarınızı sık sık ziyaret edin, onlarla birlikte çeşitli etkinlikler yapın, o ziyaret ve etkinlikler sırasında da onlarla hep öğrendiğiniz dili konuşun. Bu şekilde öğrendiğiniz dil, sıkıcı sözvarlığı listeleri ve kuru dilbilgisi kuralları toplamı olmaktan çıkar, sizi o çok sevdiğiniz arkadaşlara yaklaştıran bir araca dönüşür. Ben de gençken, trtarşiv’deki röportajda görüldüğü gibi, çalışma masamda Türkçemi çalışırken hep İstanbul’daki ve Bursa’daki Türk arkadaşlarımın resimlerini gözlerimin onünde bulunduruyor, öğrendiğim yeni sözcük ve yapılardan yararlanarak zihnimde onlarla Türkçe sohbetler ediyordum. Bu arkadaşlarıma gerçekten çok minnettarım. Türkçemi büyük ölçüde onlara borçluyum. Bana kitaptan öğrenilemeyen Türk aile hayatını da yaşattılar. Türkiye ziyaretlerimde beni evlerinde misafir ettiklerinde kendimi hep bir aile ferdi gibi hissediyordum. Tanışmamızın üzerinden kırk, elli yıl geçti, onlara Türk akrabalarım gözüyle bakıyorum.

Püf Nokta 5

Maceraya hazır olun: Sizi yabancı dil öğrenmede hedefinize götürecek yol, düz bir yol olmayacak. Resimde gösterildiği gibi yabancı dil öğrenimi sürecinizin nasıl geçeceğini önceden kestiremezsiniz. Yol hiç beklemediğiniz sürprizlerle dolu olacak. Yabancı dil öğrendiğinizde önce bu gerçeği kabul etmeniz gerekir. Birçok dil öğrenme kitapları ise bu gerçeği gizliyor, mesela Teach Yourself Finnish kitabının arka kapağında şöyle yazıyor: “By the end of the course you’ll be able to cope with a whole range of situations and participate fully and confidently in Finnish life.” Buna inanmayın, bir tek kitabı kullanarak bir dili öğrenemezsiniz. Onun dışında başka kitaplara, başka materyallere, başka etkinliklere de ihtiyacınız olacak. Kısacası, maceraya hazır olun!

Püf Nokta 6

Konuşma fırsatları arayın: Yıl 1975’ti, 15 yaşındaydım. Türkçe öğrenmeye yeni başlamıştım. Doğup büyüdüğüm Brugge kentine bir Bulgar müzik ve dans grubu geldi. Bulgaristan nüfusunun %10’unun Türk olduğunu biliyordum. Belki biraz Türkçe konuşma fırsatı bulurum diye gösteriye gittim. Annem babam da gittiler. Gösteriden sonra müzisyen ve dansçıların yanına gittim. “Aranızda Türkçe bilen var mı?” diye sordum. Bir adam “Ben biliyorum.” dedi, kendini Georgi İvanov olarak tanıttı. Hemen oturduk Türkçe konusmaya başladık, çok zevk aldığımız sohbetimiz yarım saat sürdü. Çok güzel Türkçe konuşma pratiği yapma fırsatı buldum. Fotoğrafın sağ kısmında Türkçe sohbetimizi dinleyen annem görülüyor.

Püf Noktası 7

Dunning-Kruger etkisine aldanmayın: Belki siz de “Bir konuda (örneğin bir dil konusunda) ne kadar bilgi, ne kadar deneyim toplarsam o konuda özgüvenim o kadar yükselir.” diye düşünebilirsiniz. David Dunning ve Justin Kruger ise bu savın yanlış olduğunu ispat ettiler. Sık sık görülüyor ki belirli bir konuda birazıcık bilgisi olanlar kendilerini konunun uzmanlarından daha özgüvenli hissederler. Dunning ve Kruger’e göre bu tür insanlar bir çeşit “Aptallığın Zirvesi”nde bulunuyorlar. Öğrenim sürecinde insan bu zirveyi aştıktan sonra çok tuhaf bir olayla karşılaşır: bilgisi ve deneyimi sürekli olarak artmaya devam ettiği hâlde özgüveni hızlı bir şekilde düşmeye başlar, ta ki “Umutsuzluk Çukuru” denilen bir yere gelinceye kadar. Özellikle bu düşme devresinde insanın umudunu keserek öğreniminden vaz geçmesi tehlikesi yüksektir. Bu gerçeği bilirsek Dunning-Kruger etkisine aldanmayarak bu zor devreyi sabırla ve azimle atlayabiliriz. Uzmanlığa kadar giden asıl yükseliş olan “Aydınlanma Eğrisi” o devre bittikten sonra başlar.

Püf Noktası 8

6 x 0,5 saat > 1x 3 saat: 1994-2009 yılları arasında eşimle ben kendi kurduğumuz Oriëntaal vzw Doğu Dilleri ve Kültürleri Merkezi’nde yetişkinlere Türkçe ve Arapça kursları verdik. Kurslar, her biri 3 saat süren ve haftada bir kez verilen 30’ar dersten oluşuyordu. Öğrencilerimize hep şunu tavsiye ederdik: dersiniz 3 saat sürerse ders gününün dışında da evde haftada toplam olarak 3 saat ders çalışınız. En iyi çözüm haftada bir kez, mesela haftasonunda, aralıksız olarak 3 saat ders çalışacağınıza bu 3 saati eşit bir şekilde 6 güne bölmeniz olur, yani günde yarımşar saat ders çalışarak en iyi sonucu elde edersiniz.

Püf Noktası 9

Küçük ama sık adımlarla ilerleyin. Bu püf noktası bir öncekiyle ilintilidir.

Püf Noktası 10

Radyo dinleyin: Radyonun avantajı onu dinlerken tüm dikkatinizi ona vermek zorunda olmamanız. Radyo dinlerken ev işleri yapabilirsiniz: gömlek ütüleyebilirsiniz, bulaşık yıkayabilirsiniz, temizlik yapabilirsiniz, örgü örebilirsiniz vs. “Radio Garden” sitesi veya appının yardımıyla kolaylıkla dünyanın her dilinde radyo istasyonları bulabilirsiniz. Başlangıçta hiçbir şey anlamayabilirsiniz, ancak düzenli olarak her gün dinlemeye devam ederseniz zamanla yayınları çok güzel anlamaya başlayacaksınız. Ben kendim bunu defalarca yaşadım.

Johan Vandewalle

İnstagram Hesabı: https://www.instagram.com/johan.vandewalle/

50 DİL BİLEN JOHAN HOCADAN DİL ÖĞRENİMİNE DAİR 50 PÜF NOKTA (2)

 

About Author

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tarih-YL / Filistin Çalışmaları [email protected]

Leave A Reply