TÜRK-RUS İŞBİRLİĞİ: “TürkAkım” PROJESİ

0

GİRİŞ

Dünya politik dengelerini altüst edebilecek etkiye sahip olan enerji, artık ülkeler arasında pazar payı kapma mücadelesi olarak dünyada boru hatları, rafineriler vb. gibi yatırımlarla göstermektedir. Bu kapsamda değerlendirilince Türkiye ve Rusya gibi küresel sistemin önemli iki oyuncusunun bu yarışın gerisinde kalmayıp Ekim 2016 sonrasında TürkAkım’ı anlaşmasına imza atarak kendilerini oyuna dahil eden adımlardan bir tanesini attıkları görülmektedir. Bölgesel enerji dengelerini değiştirecek olan proje bu yazıda ne olduğu, Türkiye ve Rusya için ne gibi faydaları sağlayabileceği ve bölgesel olarak nasıl etkileri olacağı konuları üzerinde durulacaktır.

TÜRK AKIMI PROJESİ NEDİR

Rusya’nın Ukrayna ile arasında yaşanan gerginlik sonrasında kendisine enerji konusunda bağımlı olan Avrupa’ya enerji transferini sağlaması gerekiyordu. Bu kapsamda Türkiye ile Türkiye’nin de enerji transfer ülkesi rolünden enerji merkezi olma rolüne geçiş amacına uygun olarak anlaşma Ekim 2016’da TürkAkımı ismiyle imzalanmıştır. Daha öncesinde Rusya’nın en büyük doğal gaz hattı olan Nabucco ve Ukrayna‘yı devre dışı bırakarak, Rus kıyılarından başlayıp Karadeniz’in üzerinden taşınıp Bulgaristan’a gitmesi ve oradan da Avrupa’ya dağıtılması planlanan aynı zamanda AB tarafından veto edilen Güney Akım Projesi de bu projeye bağlanmıştır. Böylece deniz çıkış noktası Bulgaristan’a değil Kıyıköy’e yapılmıştır. Kıyıköy ’den çıkacak olan bu boru hattının deniz kısmının tamamı merkezi Hollanda’da bulunan ve %100 Gazproom iştiraki olan South Stream Transport B.V şirketi tarafından inşa edilmiştir. Bugün (19.11.2018) deniz kısmının bütün inşaatı bitmiştir. Sıradaki adım ise BOTAŞ ve Gazproom işbirliği içerisinde gerçekleştirilecek olan kara kısmı projesidir. Aslında başlarda Türkiye’den çıkan hattın Yunanistan üzerinden geçmesi planlanmış fakat yeni seçilen Bulgaristan cumhurbaşkanının Rusya yanlısı tutumları sebebiyle güzergah değiştirilerek Bulgaristan’a devredilmiştir.

Türkiye her ne kadar bu anlaşmanın taraflarından biri olsa da Rusya gazını Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye taşıyan Batı hattı olarak adlandırdığımız hat üzerinden almaktadır. Bu kapsamda devre dışı bırakılacak olan batı hattı, son güzergah değişikliği ile beraber Bulgaristan’dan Romanya, Macaristan ve Avusturya’yı ekleyerek devam etmektedir. Türkiye üzerinde gazın akış yönü tersine çevrilerek doğu hattı da bu proje kapsamında herhangi ekstra yatırım maliyeti de ortadan kalmış olacaktır.

TÜRK AKIMI PROJESİNİN TÜRKİYE VE RUSYA AÇISINDAN ÖNEMİ NEDİR?

TÜRKİYE AÇISINDAN ÖNEMİ

Enerji alanında bulunduğu jeopolitik konumu olabildiğince verimli kullanması gereken Türkiye’nin İran-Türkiye, Mavi Akım, TANAP, LNG terminal kapasitesi artırımı, depolama kapasitelerinin yükseltilmesi vb. yanında enerji kaynaklarının çeşitlenmesini ve bu kapsamda enerji arz güvenliğini sağlayacak bir projedir. Gelen iki hattan birincisi Türkiye’nin enerji ihtiyacını karşılamak üzere kullanılacakken ikincisi ise yine yüksek oranda enerji talebi bulunan Güney Avrupa pazarına sunulacaktır. Türkiye’de bir çok alanda gelişmeyle beraber enerjinin kullanım oranı artmış bu bağlamda talep edilen enerji ihtiyacı da bu oranda ivme göstermiştir. Sektörde dağıtım şirketlerinin yatırım oranı %8 büyüyen Türkiye, yeni bir arz kaynağı olacak bu projeyle enerji talebini de karşılayabilecektir.

Aynı zamanda karşılıklı bağımlılık çerçevesinde bakıldığı zaman sadece Türkiye ile Rusya arasında değil aynı zamanda AB-Türkiye ve Rusya ilişkileri açısından siyasi, ekonomik vb. getirileri olacaktır. Proje, Türkiye’nin bu bağlamda hem bölgesel hem de küresel anlamda elini kuvvetlendirecektir.

RUSYA AÇISINDAN ÖNEMİ

Ukrayna ile yaşanan krizlerden ötürü 2019 yılında yenilenmesi gereken transit anlaşması yüksek ihtimalle yenilenmeyecektir. Bu kapsamda Ukrayna üzerinden uzun süredir bakımı konusunda sıkıntı bulunan ve risk taşımaya başlayan Batı Hattını devre dışı bırakmıştır. Avrupa pazarına girişin diğer yolları kapalı olan Rusya için Türkiye uygun bir ortak olmuştur.

Rusya’nın en büyük enerji şirketi olan Gazproom’un artan satışlarına bakıldığı zaman Türkiye ile Almanya burada başı çekmektedir. Rusya, Almanya’ya enerji dönüşümü kapsamında nükleer ve kömür enerji kaynaklarının kullanımından yenilenebilir kaynaklara geçme projesinde yenilenebilir enerji kaynakları yeterli düzeye ulaşana dek doğal gaz ihraç etmeyi ve zaten büyüyen bir pazar olduğu için Türkiye’de satışlarına devam etmeyi hedeflemektedir. Bu kapsamda Kuzey Akımı 2 ve TürkAkım projesi bu ülkelere gazın taşınmasında önem arz etmektedir.

TürkAkım aynı zamanda ABD ve Rusya arasında küresel ölçekte olan bir mücadele unsuru haline gelmiş doğal gaz savaşının ana merkezi olmuştur. Son yıllarda kaya gazı ile çıkış yapan ve dünyada ihracatçı konumuna yükselmiş olan ABD ürettiği doğal gazı boru hatlarıyla taşıma imkanı olmadığı için LNG ihraç etmektedir. Bu bağlamda Avrupa ülkelerinin Rus gazına olan bağımlılıklarını azaltıp onların enerji arz güvenliğini sağlamakla beraber ihracat oranını artırmaktır. ABD’nin, Rus şirketleriyle ortaklık yapmak isteyen yatırımcılarına 29 Ocak 2018’ den sonra yasak koyması, Rusya yaptırımlarında hedef aldığı Avrupalı birçok şirketin çoğunun Rusya’nın en etkin ilişkisi bulunan Alman şirketleri olması  vb. gibi engeller koyması bu açıdan değerlendirilebilir. Her ne kadar mali açıdan sıkıntı oluşturacaksa bile Rusya için hayati önem taşıyan bu proje gerçekleştirilecektir.

BÖLGESEL ENERJİ DENKLEMİNDEKİ YERİ

Türkiye bulunduğu konum itibariyle tüm enerji havzalarına yakın ve stratejik bölgelere yakın bulunmaktadır. Bölgemizde de her geçen gün farklı gelişmeler yaşanmaktadır. Bunlardan en önemlisi ve belki de TürkAkım projesini de etkileyebilecek olanı Doğu Akdeniz enerji havzasında meydana gelen olaylardır. Doğu Akdeniz’de çıkarılacak olan doğal gazın İsrail, GKRY, Mısır ve Yunanistan işbirliği çerçevesinde Avrupa pazarına aktarılması TürkAkımı için büyük sıkıntılar doğuracaktır. Enerji alanında ülkelerin her zaman rasyonel davranmayıp ekonomik tercihlerinden uzaklaştıkları ve politik ve diplomatik düşündükleri görülebilmektedir. Politik ve diplomatik olarak Avrupa’ya daha yakın olan bu grup ülkelerinin gaz alımı konusunda tercih edilebilirlikleri bu kapsamda daha fazla olacaktır. Aynı zamanda ülke çeşitliliğinin fazla olması karşılıklı bağımlılık kapsamında sorunları en aza indirecek ve enerji arzı güvenliğini bağımlı olunan ülkelerin çeşitliliğinden dolayı artıracaktır.

SONUÇ

Küresel siyasi sistemin en önemli unsurlarından biri olarak karşımıza çıkan enerji alanında Türk-Rus işbirliği çerçevesinde gerçekleştirilen TürkAkım projesi, bu iki ülkeyi sadece enerji alanında değil bunun dışında bir çok alanda etkilemektedir. Anlaşma iki ülkeninde hem ekonomik hem siyasal çıkarlarına uygun düşmektedir. Rusya açısından Ukrayna ile yaşanan gerginlik sonucunda Avrupa’ya aktardığı gazın risk altına girmesinden dolayı farklı bir güzergah tercih edilmiş ve bu sayede Avrupa pazarı kaybedilmemiştir. Türkiye açısından ise enerji fiyatlandırmasında normallik, enerji merkezi olma isteği çerçevesinde enerji güvenliğini sağlamak üzerinden şekillenmektedir. Bölgesel olarak Doğu Akdeniz’de yükselen İsrail, GKRY, Mısır ve Yunanistan işbirliği bu projeyi etkileyebilir niteliktedir. Her ne kadar ispatlanmış rezervler konusunda bile bir kesinlik yoksa da bu ihtimal değerlendirilmelidir.

OSMAN MİCAN

KAYNAKÇA

  1. BUDAK, Türkan. 2017. “Tükiye’nin Enerji Politikasında TANAP ve TürkAkım.” Bilgesam Analiz/Enerji (BİLGESAM) 1364.
  2. Furuncu, Yunus. 2018. Enerji Güvenliği ve Karşılıklı Bağımlılık Perspektifinden TürkAkım Projesi. SETA, İstanbul: SETA Perspektif.
  3. Karagöl, Erdal Tanas, and Mehmet Kızılkaya. 2015. “Tthe Turkish Stream Project in the EU-Russia-Turkey Triangle.” Insight Turkey 17 (2).
  4. ÜSTÜN, Nazlı. Aralık 2017. EKONOMİK VE SİYASİ YÖNLERİYLE TÜRKAKIM PROJESİ. Konya: Konya Ticaret Odası.

About Author

Osman MİCAN

İstanbul Medeniyet Üniversitesi-SBKY dunyasubayi@gmail.com İLİM ''MEDENİYET''TİR.

Leave A Reply