İnsan fıtratına uygun mutluluk istediğinde hem yakın olur hem de var olmanın yönelişine doğru yol olur.. Bu mutluluk sadece günü kurtarmaz , iki cihan saadeti olur...
Mutluluk üzerine söylenecek pek çok söz ve cevaplanmayı bekleyen pek çok soru vardır. Mutluluğun net bir tanımı yoktur, belki de içinde pek çok söz ve soru barındırması bu kadar göreceli olmasındandır. Çünkü mutluluk, belirli bir hormon vasıtasıyla oradaki salgılanma sonucu eyleme geçen bir enerji durumunun çok ötesindedir. Bu âlemde binlerce insan vardır ve her insan bir âlem iken mutluluğu bir tanıma sığdırmak ve sığlaştırmak mananın hakkını vermemek olur.
Günümüz dünyasına baktığımızda mutluluğun dar tanımları yapıldığı için sahte mutluluklar zuhur etmiş ve bu sahte mutluluk üzerine kurulan pek çok duygu; yangınlar ve yanılgılar arasında, belirsizlik batağında çırpınmaktadır. Bakın işte çırpınışlara; her gün yeni bir başlık getirildi. Mutluluk; modadır, batıdır, güzellik yarışmalarıdır vs. denildi. İnsanlar bu tanımın peşine koştu. Maalesef konu moda olunca pek çok değer yargıları yitirildi. İnsanlar(!), insanları seviye seviye ayırıp kıyafetler biçti ve insanın kalbi değil de üstündeki bez parçaları konuşur oldu. Buna da medeniyet denildi. Medeniye buysa ben yokum efendim. Mutluluk bu kadar aşağılık mı..?
Güzellik yarışmaları yapıldı. Boy boy afişler, posterler hazırlandı. İnsanları tektipleştirmeye çalışan, (afedersiniz) soyundukça güçlüsün ve benim dediklerimi yaparsan önde olursun, mutlu olursun hakimiyetini kurmaya çalışan güya entellektüel sistemin kapitalizmine kurban edilen tükenmişler mi mutlu olacak? Mutluluk bu mu? Mutluluk sürekli bir enerji halinde olmak mı, kahkahalarca gülmek mi, haz ve korku arasında sıkışmışlıkla sürekli bir tüketim mi..? Demiştim size, pek çok soru var diye..
Bunlar neden oluyor ve biz neyi kaçırıyoruz biliyor musunuz? Bizler bu dünyaya bir fıtrat üzere gönderildik. Tüketimin arttığı bu dönemde, karşımıza sahte altın tepsilerde sunulan bu başlıkları fıtratımızın süzgecinden geçirmeye meydan okumadık! Maalesef acı ama gerçek bu.. Pek çok ömür bu yanlış tanımlar sebebiyle heba oldu. Bu yanlış tanımları kasıtlı olarak yapanlar da mutlu olacaklarını zannettiler fakat onlar da mutsuz heba'lar kervanına katıldı.
Çünkü insan denen âlemin mutluluğu bu kadar zerre cümleler ile sığlaştırılamaz. Dolu dolu bir yaşam var ve bu yaşam yatak-mutfak- televizyon üçgeninde nefes almanın çok ötesinde..
Küçük âlemlerin bu büyük âlemde fıtrat süzgecinden geçirdikleri mutlulukları daha ulvidir. Örneğin onlar Yaradan'dan ötürü severler ve sevgi mutluluğa çok yakışır. Şu gerçek ki sevgi doğru ise mutluluk iyileştirir. Kıssadan hisse gerek ise haydi bir mutluluk hikâyesi dinleyelim. Bu hikâye gerçektir, çünkü zamanın, mekânın ve gönül gözlerinin şahitliği vardır burada. İsmini vermek istemediği için ona Vera diyeceğim. Vera sabah erkenden kalkar. Tedavi olması gereken bir annesi vardır ve hastaneye giderler. Onun içi biraz buruktur ve iyiliğin mutluluk getirdiğini bildiğinden Allah'a karşısına bir iyilik fırsatı çıkarması için dua eder.. Hastanededirler, aradan birkaç saat geçer ve babası ondan su ister. Hastane büyük olduğu için mesafeler biraz fazladır. Vera su almaya gider, duası aklındadır. Suyu alır ve geri dönecekken bir şey fark eder. Biraz uzağında bir adamın annesini tekerlekli sandalyeye bindirdiğini ve sürekli birilerine soru sorduğunu görür. Öğrenir ki adam bir polikliniğe gitmek istiyordur fakat bir türlü yolu bulamıyor. Bunu farkeden Vera hemen onlara yardımcı olur ve gitmek istedikleri yere götürür. Adam ve annesi ona çok içten teşekkür ederler. Çünkü hasta bir kadın ve onu iyileştirmeye çalışan bir evlat vardır. Acının bitkinliği onların üzerinde iken bir yol bulunamıyorsa bu çok zordur. Vera çok mutlu olur. Kendisi de yorgundur fakat ruhuna ve kalbine mutluluğun getirdiği bu ferahlık yorgunluğun önüne geçmiştir. Bu hikâye bende çok etki bırakmıştı. Çünkü Allah'tan iyilik yapma fırsatı istemek ve Allah bu fırsatı verdiğinde ise bunu görebilme idrakine sahip olabilmek çok önemli. Temiz bir yüreğin duasıdır fikrimce ve artık dualarımda bu dua da olacak..
Demekki insan fıtratına uygun mutluluk istediğinde hem yakın olur hem de var olmanın yönelişine doğru yol olur.. Bu mutluluk sadece günü kurtarmaz , iki cihan saadeti olur...
Kıssadan hisseyi aldıysak gelelim sözün özüne. Mutluluk, dar ve sığ bir tüketici değildir. Aksine onun çok geniş ve huzurlu bir gönlü vardır. Doğru tanımlarla ve yaradılışın nihai amacı ile yaklaşırsak eğer gerçek manada ruhanî yükseliş basamakları mutluluk nezdinde akseder hayatımıza ve hayatlara.. Mânâyı öldürmeye çalışanlara karşı bir antikapitalist ruh ile yaz hikâyeni ve yaşa hikâyelerce... Olur da kediye çarığından şu içiren bir hikâye seni bulur ve mutlak mutluluğa kâmil olursun...
03.05.2026
Derya Kahraman
Yorumlar
Yorum Yaz