İlim ve Medeniyet

TEKNOFEST’TEN GERİYE KALANLAR

İnsan beyni her an kendini yeniden inşa eder. İnsan; zekâsının yüzde 60’ını genetik olarak doğuştan, yüzde 40’ını ise sonradan kazanır. Ne ile haşir neşir olursa ona yönelik beceri ve kavrama yetisi geliştirir. Oluşan hevesi, merakı beslediğimiz sürece yaratıcı ve zeki bireyler yetiştirebiliriz. Her insanın zihinsel yönelimi, ilgi duydukları, yetenekleri ve kapasitesi farklı olmasına rağmen okullarımız hepsine tek düze, sıradan ve ezber eğitim veriyor. Eğitim sisteminin problemlerinden ziyade sunulabilecek çözümlere bakacak olursak, Teknofest gibi faaliyetleri –daha sürekli ve kalıcı olması halinde- çocuklarımızın sonu gelmeyen ezberlerden öte üretken bireyler olmasını sağlamaya yönelik çözümlere örnek verebiliriz.

Teknofest dünyanın en hızlı araçlarının yarışı ile dikkat çekici bir açılış yaptı. 4 gün boyunca uçuşlar, ilgiyi toplayan gösteriler yapıldı. Teknofest’e gelen çocukların hava gösterilerini izlerken attığı çığlıkları, yaşadıkları heyecanı gördüm. Teknofest’te sadece hava gösterileri ile değil; Planetaryum(Gökevi), Gökbilim, Interstaller sergileri ve usturlap atölyesi ile çocukların ilgisini çekmeyi başardılar. Bunun yanı sıra maker ve Deneyap atölyelerine giren çocuklar otomasyon robotlar ile tanıştı, artırılmış gerçeklik teknolojisini kullandı; minik cihazlar, 3D kalem ile tasarımlar, maketler yaptılar. Stant açan firmaların tanıtımları için kurmuş olduğu sanal gerçeklik uygulamalarını kullandılar. Yerli bir firmanın geliştirmiş olduğu uyduyu, Aselsan’ın ürettiği bomba imha robotunu, Baykar’ın geliştirdiği İHA’yı, simülasyon ile test ettiler. Uçak sergisindeki jetleri, helikopterleri,  STM’de sergilenen droneları, Aselsan’da sergilenen insansız zırhlı araçları, Roketsan’da sergilenen uzay roketlerini incelediler. SSM’nın standında Türk savaş teknolojileri tarihini öğrendiler.

Teknofest sadece çocukların ilgisini çekmedi. Güzel bir haftasonu geçirmek isteyen halk 3. Havalimanına akın etti. Teknofest’te herkese hitap edecek bir şeyler vardı. Üniversite öğrencisi veya mezunu gençler de tüm bu sergi ve gösterilerden yararlanmanın yanında, stant açan teknoloji sektöründen yerli firmalar ile tanışma, bilgi alma, staj ve iş başvurusu yapma imkânı buldular. Bunun yanı sıra gün boyu, uzman kişiler tarafından birçok alanda seminerler, konferanslar verildi. Ayrıca gençlerin heyecanla izlediği teknoloji yarışmalarında, katılan takımlar 1 yıl boyunca geliştirdikleri teknolojileri yarıştırdılar. Hackathon, Hackİstanbul, Dünya Drone Şampiyonası düzenlendi; savaşan İHA, model uydu, roket, robotaksi, yapay zekâ gibi farklı farklı özel kategorilerde yarışmalar yapıldı. Bazı kategorilerde ilk seviyeyi geçen takımlara projeyi gerçekleştirebilmeleri için para desteği verilmişti. Sağlık, çevre ve ulaşım kategorilerinde ortaokul-lise ve lisans-lisansüstü seviyelerinde insanlık yararına teknoloji projeleri sergilendi. Tüm yarışmalarda derece yapan kişi ve takımlara para ödülü verildi. Her ne kadar Teknofest’in asıl teması olan bu yarışmalar gereken ilgiyi ve izleyici kitlesini bulamasa da yurtdışında da düzenlenen bu tarz yarışmalara karşı ülkemizde bir alternatif oluşturması açısından önemliydi.

TÜRKİYE Peki, bunca etkinlik düzenlendi, olumsuz şeyler olmadı mı? Her büyük organizasyonda olabileceği gibi Teknofest’te de oldu. Ancak içerik incelendiğinde, bunların gündem edilmesi gerekecek kadar büyük sorunlar olduklarını düşünmüyorum. İlk problem ulaşım problemiydi. En başta gördük ki yeni havalimanı için ulaşım imkânları yeterli değil. İlk gün festivalin servis alanında tam bir kargaşa hâkimdi. Servis araçları için gerekli alan yoktu ve festivale gelenler birkaç kilometre yürümek zorunda kaldı, festivalden ayrılmak isteyenler de benzer problemleri yaşadılar. Üçüncü gün böyle bir sorunla karşılaşmadım.  İkinci olarak Teknofest’te yapılacak etkinliklerin detaylı bilgilendirmesi ve duyurusu yapılmadı. Festivalin ana teması olan ve sadece teknik anlamdaki meraklıları ilgilendiren teknolojik yarışma ve etkinlikler, halkın tamamına hitap eden hava gösterilerinin ve uçak sergisinin gölgesinde kaldı. Eğer yarışmalar bir platformda yapılsa ve etrafına tribün oluşturulsaydı bu durum aşılabilirdi. Bu doğal durum karşısında sosyal medyada Festivalin sadece uçak uçurmaktan ibaret olduğunu düşünenlerin acımasızca yapmış olduğu eleştirileri gördüm. Veya sadece 4 gün süren bir etkinliğin bu kadar büyütülmemesi gerektiğini düşünenler, küçümseyenler de vardı. Ancak unutulmamalıdır ki bir hedefimiz varsa bu hedefe direkt ulaşamayız, belli aşamaları geçmemiz gerekir. Sonuçta Yarışmalara katılan yüzlerce takım bir yıl boyunca hazırlandı ve Teknofest; festivale gelen çocuk, genç, yaşlı herkesin hayatına küçük ya da büyük bir iz bıraktı. Zaten Teknofest’e öncülük eden Türkiye Teknoloji Takımı, Teknofest dışında hem kendi oluşturduğu atölyelerle hem yabancı platformlar için yapılmış projelere verdiği destek ile gençleri teknoloji üreten Türkiye hedefine hazırlıyor. Sadece T3 vakfı değil Milli Teknoloji Hamlesi için birçok kuruluş çalışmalarını yürütüyor. Belki bu teşvik ve etkinliklerle; sadece memur olma, rahat bir iş bulma gayretine düşmekten ziyade üretme, katma değer oluşturma hevesinde mühendislerimiz olur.

Kaya Tarık ŞEKER

Exit mobile version