KUDÜS İBRANİ ÜNİVERSİTESİ

0

Kudüs İbrani Üniversitesi

1913 senesinde Siyonistler Kudüs’te bir üniversite açılmasını onayladılar ve 1918 senesinde İngilizlerden izin alan Yahudiler Üniversitenin yapımına başladılar. Daha devletin ilan edilmesine daha 30 sene vardı ve Yahudiler ana dili İbranice olan Kudüs İbrani üniversitesini açtılar. İşgal edilmiş topraklarda Üniversite açılması fikri 19. Yüzyıla kadar gitmektedir aslında. 1882 senesinde Zvi Herman Shapira makalelerinde bu konuya değiniyordu ilk olarak. Üniversite açılması fikrini yaymaya da çalıştı ve ilk Siyonist kongrede bu fikrini savundu. Ama bu fikir için erken bir teşebbüstü denebilir. Çünkü ilk Siyonist kongrede henüz karar alınamamıştı. Ama daha sonra Chaim Weizmann ve Martin Buber yazılarında üniversitenin açılması gerektiği fikrini dile getirdiler. Bu isimler daha bilindik ve büyük ihtimalle sözleri daha geçerliydi. Özellikle Chaim Weizmann’ın İngilizler nezdinde bir saygınlığı bulunuyordu ve bu projenin yapılabilirliği açısından önemliydi.

Filistinlilerle Yahudiler’in çatışması esnasında da Kudüs İbrani üniversitesi’nin öğrencileri çatışmaya aktif olarak katıldılar. Bu üniversite çatışma zamanında gizli projelerin yürütüldüğü bir merkez olarak çalıştı diye düşünüyorum. Chaim Weizmann İngilizlere kimya alanında yardımcı oluyor ve savaşın İngilizlerce kazanılmasında çok önemli katkıları var. Chaim Weizmann’ın kuruluşunda rol oynadığı bir üniversitenin de çatışmanın kazanılmasında aktif rol aldıklarını düşüyorum.

Üniversite 1925 yılında açılıyor ve konuşmacı olarak önemli isimler katılıyor. Bunlardan birisi de sözde Kudüs Fatihi Allenby’dir. Açılışa o da katılmaktadır. Yine üniversitenin kuruluşunda Einstein’in katkısından bahsedilmektedir.

Üniversitenin kurucularının resimlerini görmektesiniz. Okulun karşısında kurucuların böyle bir duvara işlenmiş resimleri bulunmaktadır.

Bu binada Einstein’in görecelilik teorisinin dersini verdiğini anlatıyorlar.

Üniversitenin kuruluş konuşması da burada gerçekleşiyor. Konuşmaya önemli isimler katılıyor ve İngilizlerin tam desteği bulunmaktadır. Allenby’de katılıyor.

Üniversitenin binalarından bazıları

Aşağıdaki resimde görülen dağın adı Moun Scopus’tur. Araplar ise buraya Cebel-i Meşarif derler.
İzleme tepesi anlamına gelir. İbranicesi ise Har Hatsofim’dir. Burası ile ilgili Taha KILINÇ
abinin anlattığı bir anekdot vardır. Buranın hikayesini anlatırken tarihin tekerrür ettiğinden
bahseder. Roma devleti Yahudilere karşı zulüm uygulayan bir devlettir. Yahudiler de bu
zulüm karşısında Ms. 74’te şehre gelip, şehrin sakinlerini bıçaklıyorlar ve direnişin fitilini
ateşliyorlar. Taha abi burada günümüze işaret ederek, 1000 yıl sonra Yahudilerin zulmüne
uğrayan halk, aynısını bu sefer Yahudilere yapacaktır. Yine sözlerine devam eden Taha abi
şunları anlatmaktadır. MS 70’de Romalılar şehre iyice hakim olduklarında, Yahudilerin şehre
girişini yasaklıyorlar. Yahudi erkeklere yaş sınırı koyuyorlar ve bu tepeden, Scopus
tepesinden Kudüs’ü izleme hakkı veriyorlar. Bugünde aynı durum İsrail tarafından
yapılmaktadır. Mezkur dağın eski bir fotoğrafını görüyorsunuz. Bu dağ üzerine 1918 yılında
inşaatına başlanılan, İbrani Üniversitesi kurulacaktır.
Ayrıca bu okuldan 3 İsrail başbakanı ve 3 Cumhurbaşbakanı mezun olmuştur. Bunlardan
birisi de Ariel Şaron’dur. Ayrıca dünya çapında ün yapmış Yahudilerin bir kısmı buradan
mezun olmuştur.

Sene 1925 okulun açılış merasimi. Açılışa katılanlardan birisi de Alleby’dir. Allenby
öncülüğündeki İngiliz desteği devletin kurulmasında hayati bir rol oynamıştır. Özellikle Yahudi göçüne
izin verilmesi devletin kurulmasında çok önemli olaylardandır.

Aşağıdaki resimde üniversitede 2002 yılında 9 kişinin öldüğü bir eylem gerçekleştirilmiştir. Bundan dolayı
sanatkar ağaca yukarıda gördüğümüz şekli vermiştir. Hayat devam ediyor ama eskisi gibi
değil demek istiyor belki de.

Okuldan Kubbetüssahra’nın görünüşü

Okulda botanik bir bahçe bulunmaktadır

Son olarak okulun girişini paylaşmak istiyorum

Albert Einstein’e İsrail’in Cumhurbaşkanı olmasını Ben Gurion 1956 yılında teklif ediyor ama Einstein kabul etmiyor. Ama üniversiteye katkılarından bahsediyorlar. Einstain ve Ben Gurion’u görüyorsunuz.

Üniversite hakkında izlenimlerim.

Yapılan bir sınav sonucunda sınıfınızı seçiyorlar. Bir önceki sene Hayfa Üniversitesi’nde Gimel’i tamamlamıştık. Bir yıl ders gördük ve gidince bir üst kurdan başlattılar yani daletten. Bunun sebebi de bazı yazım kurallarını bilmememizden kaynaklanıyor. Burada hocanın da suçu ve sorumluluğu bulunmaktadır. Vakıf da denetlemediği için sorumludur. Bir yıl ders görüp de bir üst kurdan başlamak kabul edilebilir bir şey değildi. Hayfa Üniversitesi’nin kitap satış yerinde de Dalet kitabını bulamadık. Eğer bulsaydık Daleti bitirir öyle giderdik ve son kur olan He’yi alırdık. Daleti bitirerek lower Advanced’i bitirmiş olduk. Buna da şükür. Metnin sonunda aldığım belgeyi gösterebilirim.

Eğitim kalitesi açısından Hayfa ile aralarında büyük farklar yok. Kudüs İbrani marka bir isim. O nedenle fiyatları biraz daha pahalı. Bir de Kudüs’e olan yakınlık sebebiyle gergin bir ortam bulunmaktadır. Filistinliler direniş eylemlerini Kudüs’te gösteriyorlar genelde. Bir de Şeyh Cerrah mahallesi Üniversitenin hemen dibinde bulunuyor. İsrail’de Şeyh Cerrah Mahallesine egemen olmak istiyor. Bu nedenle bazen olayların ortasında kalabiliyorsunuz. Hayfa’da ise böyle sıkıntılar genelde olmuyor. Onu değerlendiren yazımı da ilginize sunuyorum.

Biraz da ortamı değerlendirmek istiyorum. Gelen öğrenciler İngilizceyi iyi biliyorlar. Amerika’dan, Çin ve İspanya’dan gelen öğrenci sayısı fazla. Çinli öğrencilerin sayısı gerçekten çok fazla. Ermeni bir öğrenci de gördük ve bize Türkçe küfür etmişti. Biz de ona gereken cevabı verdik, hatta dövecektim ama bir daha görmedim o Ermeniyi. Ben de derste Osmanlı’da Ermenilerin durumunu anlattım. Ermenilerin geldiği makamları ve mevkileri anlattım.  Böyle süprizlerle sizin hata yapmanızı bekleyen bir İsrail var. Amcam Mavi Marmara’da idi. Ben de İbranice Gramer kitabı yazıp yüzbinlerce kişiyi İbranice öğrenmeye teşvik etmiştim. 2 yılda ücretsiz İbranice öğrettim ve Müslümanları İbranice öğrenmeye davet etmiştim. İsrail’i rahatsız etmeyi başardım Elhamdülillah. Bunu da Müslüman gençlere bir ibret olarak anlatmak istiyorum.

Kudüs İbrani de hocalar daha muhafazakar ve tutucular. Başlarında kipalarla derse giriyorlar. İbranice öğrenen bizlerden pek memnun olduklarını söyleyemem. Bir de oradaki bir durumu kıyaslamak istiyorum. Üniversitede Müslüman öğrencilerde vardı. Ama bunların ya sayısı az ya da namaz kılmıyorlardı. Çünkü mescide her gittiğimde bir kişi ya oluyor ya da olmuyordu. Belki de Mescidin nerede olduğunu bilmiyorlardı. Mescidi öyle bir yere koymuşlar ki inanılmaz uzak bir yerde ve öyle kirli ve temiz değil ki anlatmak zor. Mescidin resmini çekmiştim ama resimlerime şuan ulaşamıyorum ulaşabilirsem o resmi size atarım. Küçücük bir alan ve sıkıntılı bir yerdeydi Mescid. Ama buna rağmen okulun içinde kocaman bir Sinagog bulunmaktadır. Sinagog öyle merkezi bir yerde ve o kadar temiz ki anlatılamaz. İçerisinde onlarca Yahudi başlarında kipalar Sinagog’dan Kubbetü’s-sahra’yı görüyorsunuz. Gerçekten üzücü bir durum. Sinagog’un resmini atacağım size inşaAllah.

Burada okuyacakların dikkatine;

Bir gezi esnasında İstanbul’daki Yahudi okullarına gitmiştik. Orada her yerde dikkatli olun sizi izliyorlar, internette yorum yapmayın diye ifadeler yazıyordu. Onlar farkındalar ama biz farkında mıyız? Sosyal medyada düşüncelerimizi belirtmek çok yanlış bir şeydir. Ama birilerinin risk almak bahasına hakikatleri aktarması gerekiyor ama çoğumuz bence görüş belirtmemeliyiz. Ayrıca Mavi Marmara’nın acısı hala taze ve Mavi Marmara yakınıysanız kaldığınız odaya eşcinsel birini koyabilirler dikkatli olun. Kıllık yapmak için ellerinden geleni esirgemeyeceklerdir. Ama yine de Kudüs’ü görmek istiyorsanız tüm önlemlerinizi alın ve gidin derim. Girişte biraz oyalarlar, biraz fazla soru sorarlar hepsi o kadar. Bizim şükür Allah’a bir ülkemiz var ve bir şey olursa (ki olmayacaktır Allahın izniyle) hesap sorabiliriz. Filistinliler malesef o açıdan mahrumdurlar. Söylemek istediğim interneti ve araştırmalarınızı gizli yapmanız gerektiğidir. Her şey yoluna girene güçlü bir konuma gelene kadar çalışmalarınızı kesinlikle paylaşmayın ve asıl hedeflerinizi her zaman gizli tutun ve öylece İsrail’e gidin derim. Ama bin kişiden birisi hakikatleri anlatmalı ve korkmadan hakikatleri dile getirmelidir. Ama çoğunuz dikkatli olmalı ve iyi ilişkiler kurmalısınız. İsrail Müslüman deyince irrite oluyor ve İran örneği hala canlı. Seküler geçinen birisini rahatsız etmezler pek. Eğer kendinizi iyi yetiştirirseniz gelecek bizimdir inşaAllah.

Her halükarda ümitvar olmak ve İsrail’in anlaşılması için İbranice öğrenmek elzemdir. Öğrendikten sonra en üst seviyeye kadar getirmek sonrasında belgelemek ve Filistini daha yakından tanımak için Filistin’e gitmek gerekir. Kudüs İbrani Üniversitesi orada anlaşılması gereken bir üniversite. Son kur olan He’nin alınması için gidilmesi güzel olur. Özellikle çalışkan gençlerimize tavsiye ederim. Tembellerin ümmetimizden bir nasibi yok. Kınamayalım ama tembelliği eleştirelim. İbraniceyi iyi öğrendikten sonra Kudüs İbrani’den veya Hayfa Üniversitesi’nden dil eğitimi almanızı tavsiye ediyorum. Oralara sadece namaz kılmak için gitmeyelim. Üniversitelerinde okuyalım ve dillerini öğrenelim inşaAllah. Rabbim yardımcınız olsun.

Ozan Dur

3.01.2022

Fotoğrafların neredeyse hepsini ben çektim ve yazıda internetteki bazı kaynaklardan yararlandım.

About Author

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tarih-YL / Filistin Çalışmaları [email protected]

Leave A Reply