EKONOMİK DAR BOĞAZ GÜNLERİ İÇİN DÜŞÜNCELERİM

0

Arkadaşlar elbette yazımın bir fakirin karnını doyurmayacağını biliyorum ama yazım buna vesile olabilir. Herkesin malumu olduğu üzere zor günlerden geçiyoruz. Bu zor günler toplumun alt tabakalarında daha da çok hissediliyor. Temel gıda maddelerine gelen zamlar ve pahalılaşan hayat şartları insanlarımızın belini büküyor. Asgari ücretle geçinen insan sayısının da fazla olması, işsizlik oranlarının yüksek olması gençleri endişeye sevk ediyor. Geleceğimizin teminatı olan gençlerin bu gibi endişelerden uzak bir Türkiye’de olmaları çok güzel olurdu. Ama mevcut şartlarda bunun çokta mümkün olmadığı görülüyor. Yaşadığımız coğrafyada sorunlar bitmek bilmiyor. Haberler ise sürekli kahredici haberleri insanlara ulaştırıyorlar. Cinayet, işsizlik, torpil gibi insanlara hiçbir faydası olmayan haberler televizyonlarda. Evlilik programları insanları evlilikten soğuttu. Müslüman dünya içerisinde de ekonomik olarak güçlü devletler olsa da tam bağımsızlığı olan süper güç Müslüman bir devlet bulamıyoruz. Bu da sorunlarımızı çözmemizi zorlaştırıyor.

Kurtuluş reçetemiz ise Allah Azze ve Celle’nin buyurduğu, “biz günleri insanlar arasında döndürürüz” ayetidir. Yani bakarsın Batı’da refah ve güven gibi önemli insan ihtiyaçları olurken, bir de bakarsın aynısı Doğu’da olmuştur. Tarihten hatırlayabiliriz.

Bu zor günlerde eğer dayanışma gösterirsek, kimse umutsuzluğa düşmeden ilerleyebiliriz. Şimdi yapmamız gereken bir seferberlik. Birlikte yükselmeye çalışmamız lazım. Tavsiyelerimi aşağıda açıklıyorum.

Toplumumuzda üst sınıf diyebileceğimiz binlerce, bankasında milyon Tl’den fazla para olan insan var. Bazı da çok zengin insanlar var. Özellikle zenginler kriz durumlarında daha da zenginleşebiliyorlar. Ama her zenginin en azından mahallesindeki orta sınıfı veya alt sınıfı desteklemesi, yol göstermesi ve önünü açması gerekiyor. Her orta sınıfın bir alt sınıflı aileyi desteklemesi gerekiyor. Böylece dayanışma gösterilecek ve on binlerce aile krizi rahat atlatacaktır. Her şeyi devletten veya derneklerden beklememek lazım. İhtiyacımız fazlası parayı bir aileyi kalkındırmak, ona iş olanakları sağlamak, yol göstermek ve eğitim ihtiyaçlarını karşılayarak göstermemiz gerekiyor. Ama unutulmamalı ki yatırımı stratejik yapmak lazım. Ülkenin menfaatini önceleyen yatırımlar daha ön planda olmalı.

Yani bu zor günlerde önerim şu. Her zengin bir orta sınıfı desteklesin, her orta sınıf da bir alt sınıfı desteklesin. Mahallemizde aç ve meyus kimse kalmasın. Komşu mahallelere el atalım. Her evin bir kardeş evi olsun. Yardımlar gizliden ve rencide etmeden yapılsın. Mesela illa para verilecek zannedilmesin. Bir zengin orta sınıf bir ailenin çocuğunu, başarılı buluyorsa, yurt dışı eğitim masraflarını karşılayabilir. Bir orta sınıf, fakir bir ailenin bakkal ve birikmiş borçlarında ona yardım edebilir ve kendisini gizli tutabilir. Buna çok ihtiyacımız var. İmamların üzerine çok büyük sorumluluklar düşüyor. İmamlar gerçek ihtiyaç sahibini bulmada ve onları hali vakti olanlarla buluşturmada büyük roller üstlenmeliler. Caminin ihtiyaçlarına para toplandığı kadar, mahallemizin fakir bir evinin ihtiyaçları için de para toplanılmalı, Allah yardımlarınızı kabul etsin denilmeli.

Varlıkta şımarmayalım, darlıkta isyan etmeyelim.

Rabbim yardımcımız olsun.

About Author

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tarih-YL / Filistin Çalışmaları [email protected] Polyglot, Dillere dair.

Leave A Reply