1990-2018 PAKİSTAN VE HİNDİSTAN EKONOMİLERİNDEKİ BAZI GÖSTERGELER: TİCARET, FDI VE GDP

0

 

1990-2018 yılları arasında Pakistan ve Hindistan ekonomilerinin Ticaret, FDI ve GDP kalemlerine bakıldığında, her iki ülke ekonomisinde de zaman zaman dalgalanmaların olduğu görülmektedir. Özellikle iki ülke arasında yaşanan 1999 Kargil Savaşı ve tüm dünyayı etkileyen 2008 küresel finans krizinin her iki ülke ekonomisini de olumsuz etkilediği görülmektedir.

Şekil 1:  Pakistan – Hindistan, Ticaret (% of GDP) (1990-2018)

Şekil 1’de, Pakistan ekonomisinde ticaretin GDP’ye oranına bakıldığında, bu oranın 1990’lı yıllardan günümüze kadar düşük seviyede bir dalgalanma ile istikrarını koruduğu görülmektedir. 1990 yılında bu oran % 40 civarında iken 2013 yılında % 33 civarında gerçekleşmiştir. Bu tarihten günümüze kadar yavaş da olsa istikrarlı bir düşüşün yaşandığı görülmüş ve 2018 itibari ile bu oran % 28 dolaylarına gerilemiştir. Diğer taraftan Hindistan’a bakıldığında 1990’lardan 2008 küresel finans krizine kadar istikrarlı bir artışın yaşandığı görülmektedir. 1990 yılında % 15’lerde seyreden bu oran, 2008 yılına kadar % 53’ün üzerine çıkmıştır. 2008 yılından sonra Hindistan ekonomisinde ticaretin GDP’deki payının inişli-çıkışlı bir seyir izlediği görülmektedir. 2011 yılında % 55’i geçerek tarihinin en yüksek oranına ulaşan bu oranda, bu tarihten sonra düşüşlerin yaşandığı ve 2018 yılında bu oranın %44 dolaylarında seyrettiği görülmektedir.

Şekil 2: Pakistan – Hindistan, FDI, net Inflows (% of GDP) (1990-2018)

Şekil 2’de Pakistan ekonomisinde, 1990-2018 yılları arasında doğrudan yabancı yatırımların GDP’ye oranına bakıldığında, 1991 yılından sonra ülkedeki FDI’lerin oranının 1995 yılına kadar yavaş bir artış gösterdiği görülmektedir. 1995 yılında sert bir düşüş yaşanmış, bu durum 2002 yılına kadar inişli-çıkışlı bir seyir izlediyse de bu tarihlerde bu oranın % 0.5 ile %1 arasında olduğu görülmüştür. 2003 yılında doğrudan yabancı yatırımların oranında hızlı bir yükseliş yaşanmış ve 2008 küresel finans krizine kadar bu oran % 3.5’in üzerine çıkmıştır. Ancak 2008 küresel krizi Pakistan’ı çok derinden etkilemiş ve bu rakamın 2011 yılına kadar % 0.5’in altına düşmesine neden olmuştur. Bu tarihten günümüze kadar ülkedeki FDI oranında inişli-çıkışlı bir süreç yaşanmış ve 2018 yılında doğrudan yabancı yatırımların GDP’ye oranının % 0.75 civarında olduğu görülmektedir.  Diğer taraftan Hindistan’a bakıldığında, Hindistan da aynı şekilde 2003 yılına kadar inişli çıkışlı bir süreç yaşamıştır. 1990’ların başında Hindistan’daki FDI’lerin Hindistan GDP’sindeki payının % 0.02 civarında olduğu görülmektedir. 2003 yılından 2008 yılına kadar ülkedeki FDI’lerin GDP’deki oranında hızlı bir artışın yaşandığı söylenebilmektedir. 2008 yılında bu oran % 3.5’in üzerine çıktıysa da krizle birlikte bu oranda hızlı bir düşüşün meydana geldiği görülmektedir.  Bu tarihten günümüze kadar ülkedeki FDI oranında inişli-çıkışlı bir süreç yaşandığı ve 2018 yılında doğrudan yabancı yatırımların Hindistan GDP’sindeki payının % 1.5’in üzerinde olduğu görülmektedir.

Şekil 3: Pakistan – Hindistan, GDP per capita (current U.S. $) (1990-2018)

Şekil 3’de Pakistan’ın kişi başı GDP’sine bakıldığında, 1990’lardan 2000’li yılların başına kadar kişi başına düşen milli gelirin 500 dolar civarında seyrettiği görülmektedir. Bu dönem boyunca Afganistan meselesinde aktif bir rol oynayan Pakistan, -şekil 2’den de anlaşıldığı gibi- yabancı yatırım alamamıştır. Bu dönemde ABD’den aldığı ekonomik yardımlarla ekonomisini döndüren Pakistan’ın, bu süreçte, milli gelirinin büyük bir kısmını Afganistan’daki iç savaşa aktarması, kişi başına düşen milli gelirin durağan bir çizgide ilerlemesine neden olmuştur. Ayrıca 1999 yılında Hindistan ile girdiği Kargil Savaşı da bu durumun en önemli nedenlerindendir. 2002 yılından itibaren ise istikrarlı bir artışın yaşandığı görülmektedir. Bu artış her ne kadar 2008 küresel finans krizinden dolayı 2 yıl durağan bir çizgide gözükse de günümüze kadar sürekli bir artışın yaşandığı görülmektedir. Dünya Bankası’nın verilerine göre 2018 yılı itibari ile Pakistan’da kişi başına düşen milli gelirin yaklaşık 1500 ABD doları olduğu söylenebilmektedir.

Diğer taraftan Hindistan’a bakıldığında 1990’lardan 2000’li yılların başına bu rakamın 500 doların altında olduğu görülmektedir. Soğuk Savaş sonrasında ekonomisinde liberalleşmeye gitmesi ve çok boyutlu işbirliği hedefleri ile dış açılım ilan etmesine rağmen Hindistan’ın bu 10 yıl boyunca durağan bir dönem geçirdiği söylenebilir. Aynı zamanda Pakistan ile girdiği Kargil Savaşı, ekonomide durağanlaşmaya neden olan önemli bir ayrıntıdır. 2002 yılından itibaren Hindistan’da kişi başına düşen milli gelir oranında istikrarlı bir artış yaşanmış ve bu artış, 2008 küresel finans krizi dışında günümüze kadar istikrarlı bir şekilde artmaya devam etmiştir.. Dünya Bankası’nın verilerine göre 2018 yılı itibari ile Hindistan’da kişi başına düşen milli gelirin 2000 ABD dolarını geçtiği ve bu artışın devam ettiği görülmektedir.

 

AYDIN GÜVEN

Kaynak

World Bank (2019), World Development Indicators Database. (çevrimiçi, 20.11.2019), https://databank.worldbank.org/source/world-development-indicators/preview/on#.

 

 

About Author

Güney Asya (Indian Subcontinent Studies) aydinguvenmdnyt@gmail.com

Leave A Reply