İlim ve Medeniyet

YENİ İPEK YOLU PERSPEKTİFİNDE ÇİN’İN KÜRESELLEŞMESİ

Doğu’da barışın hâkim olduğu yıllarda Çin’den başlayarak Avrupa’ya kadar uzanan ve ismini genellikle ipek ticareti yapıldığından ipekten alan İpek yolu, Doğu ile Batı arasında ticari ilişkilerin yanında teknolojik, kültürel ve siyasi ilişkiler açısından da mühim bir rol oynamıştır.

Çin’den başlayan İpek yolu Orta Asya’yı aşarak şimdiki Afganistan sınırlarında ikiye ayrılarak bir kolu Hazar Deniz’inden Rusya tarafına diğer bir kolu ise İran üzerinden Anadolu’ya ve buradan deniz yolu ile Avrupa’ya ulaşıyordu. Bu hattın içinde kalan ülkeler bu yol sayesinde hem ekonomik açıdan faydalanıyor hem de toprakları ticaret hattının zarar görmemesi nedeniyle güvenlik açısından çok sıkıntı yaşamıyordu.

Yeni Çağ’a doğru yaklaşırken Avrupalı tüccarlar yeni ticaret yolları aramaya başladı. Bu arama sonucu Çin’den Avrupa’ya karadan uzanan İpek Yolu yerini Avrupalı tüccarların gemilerine bırakmaya başladı. Avrupalı tüccarlar gemilerle Hint, Arap ve birçok liman bölgelerine gemilerle ulaşım sağlamaya başladı. Bu gelişme sonucu İpek Yolu değerini yitirdi.

Geçtiğimiz aylarda Çin Devlet Başkanı Şi Cinping “Modern İpek Yolu Projesi” adı altında dünya liderlerini Çin’in Pekin şehrinde topladı.  Forumda Şi Cinping geçmişte çok büyük bir işleve sahip olan İpek Yolu’nun modern halini yeniden hayata geçirmek istediğini ve bu hat üzerinde bulunan ülkelerin projeye uyum sağlamları için ekonomik yardımların yapılacağını açıkladı.

Projenin tam olarak içeriği şu şekilde; Çin’den başlayarak eski İpek yolunun aksine Hindistan’ın üstünden Pakistan ve oradan da Türkiye ve Rusya olarak devam edecek ve bu kollardan ise Avrupa içlerine açılacak bir ticaret yolu kurulması isteniyor. Eski İpek Yolu güzergahının değiştirilmesinin sebebi ise günümüz güvenlik sorunları ve siyasi politikalar oluşturuyor. Çin bu proje için 40 milyar dolarlık “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı Fonu’nu” kurdu. Bu fonla diğer güzergah üzerinde bulunan ekonomik ve demografik açıdan geri kalmış ülkelere yardım etmeyi düşünüyor. Bunun yanında 2014 yılında Türkiye’nin de kurucu üyeliğini oluşturduğu Asya Altyapı Yatırım Bankası’nın kurulmasında baş rol oynadı.

Çin bu proje ile Asya, Avrupa ve Afrika’da büyük yatırımlar hedefliyor. Çin şuana kadar geçen süreçte diğer devletler ile 300 milyar dolarlık anlaşma imzaladı. Dünya ekonomi dengelerini değiştirecek olan bu proje günden güne etkilerini göstermeye başlıyor.

Asyalı Devletlere Etkileri

Bu projenin ilk duyulması itibariyle Asya’da çok büyük gelişmeler yaşandı. Bu gelişmeler özellikle Hindistan ve Pakistan üzerinde hissedildi…

Pakistan:

Pakistan’ın 1947’de bağımsızlığını ilan etmesinden sonra Amerikan yardımlarının da etkisiyle çift kutuplu dünyada Amerikan yanlısı bir politika üstlendi. SSCB’nin yıkılması ve Amerika’nın dünya üzerinde değişen politikaları sonucu Pakistan üzerinde Çin’in etkileri görülmeye başlandı. 2017 yılının Ağustos ayında Panama belgelerinin kanıt olarak kullanıldığı Pakistan Başbakanı Nawaz Şerif’in yargılandığı mahkeme sonucu, Nawaz Şerif’in önce yetkileri elinden alındı sonra ise Başbakan Şerif kendisi istifa etti.

Bu gelişme çoğu insanın kafasında şu sonucu uyandırdı. Son yıllarda Çin ile Pakistan arasında sıcak ve samimi ilişkilerin yaşanması bununla beraber Çin’den Pakistan’a direkt karayolu bağlantısını gerçekleştirecek olan ve Yeni İpek Yolu’nun altyapısını oluşturan bu proje ile Pakistan’ın ekseninin ABD’den Çin’e kayması ABD’yi rahatsız etmiş gibi duruyor.

Hindistan:

Yukarıda bahsettiğimiz Pakistan-Çin karayolunun tartışmalı Keşmir bölgesinden geçmesi planlandığı için bu proje Hindistan’ı olumsuz etkilemiş durumda. Keşmir bölgesinden geçecek olan bu proje aynı zamanda Hindistan’ın arasında sorun yaşadığı Pakistan’ı ekonomik ve demografik açıdan geliştireceği için Hindistan Yeni İpek Yolu projesine karşı bir tutum almış durumda.

Avrupa ve Türkiye’nin Tepkileri:

Trump’ın son açıklamalarında “önce Amerika” demesi küreselleşmenin başını Çin’in çekmesine neden oldu. Bununla beraber bu forumda Çin Devlet Başkan’ı Şi’nin Türkiye ve Rusya devlet liderlerini ima ederek “Bu gerçekten de büyük akılların bir buluşması” dedi. Aynı şekilde Erdoğan’ın övgüyle bahsettiği bu projeden Türkiye’nin tek çekincesi Türkiye ile Çin arasında ki ithalat-ihracat dengesinin Çin lehine fazla açık olmasıydı. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ise, “Çin ile mevcut dış ticaret ilişkimiz sürdürülebilir değildir, ihracat ithalat arasında 10 kat fark var. 30 milyar dolarlık alalım, 15-20 milyar dolarlık da biz satalım, kabul edilebilir olsun” ifadelerini kullanmıştı.

Avrupa’nın çekinceleri yine Türkiye ile benzerlik gösteriyor. AB’nin Çin’den yaptığı ihracata rağmen, ithalatı Çin’in yabancı şirketlere kendi yerli girişimcilerini korumak için uyguladığı politikalar AB’nin Çin’de ticaret alanında varlık göstermesini zorlaştırıyor. Bu nedenler sonucu AB Yeni İpek Yolu projesinin Çin yönünden tek taraflı kazanç sağlayacağını düşündüğü için bu projeye sıcak bakmıyor.

Exit mobile version