TÜRKİYE – AVRUPA BİRLİĞİ ÜYELİK İLİŞKİLERİNDE BİR KARŞILAŞTIRMA: TÜRKİYE NE KAZANIR NE KAYBEDER

0

Türkiye ilk defa 1959 yılında üyelik başvurusu yaptığı Avrupa Birliği ile ilişkileri ve Avrupa Birliği’ne üye olma süreci iyi-kötü günümüze kadar devam etmektedir.

Bu süreç içerisinde inişli-çıkışlı yaklaşık 60 yıldır Türkiye Avrupa Birliği’ne girmek istemekte, Avrupa Birliği ise Türkiye’yi içerisine almakta bazen iyimser gözükse de bu bir türlü mümkün olmamıştır.

Türkiye’nin 60 yıldır, AB konusundaki ısrarının elbette önemli faktörleri bulunmaktadır. Şunu da söylemek gerekir ki, Türkiye AB’ye üye olamamış olsa da, ekonomiden eğitime, insan haklarından sağlık ve çevre konusuna ve daha birçok alanda Türkiye önemli kazanımlar elde etmiştir. Özellikle Türkiye’nin 1999 yılında adaylık statüsü kazanmasından sonra 2001 ve 2005 yılları arasında, gerçekleşen anayasa değişiklikleri ve reform (uyum) paketleri ile Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele, Devlet Güvenlik Mahkemesi, Ceza Muhakeme Usulü, Siyasi Partiler, Basın, Dernekler, Toplantı ve Gösteri yürüyüşleri, Jandarma ve İl idaresi, Vakıf kanunları gibi çeşitli yasalarda önemli değişiklikler yapılmıştır.

En nihayetinde, Türkiye’nin AB’ye üye olamaması ve Türkiye’nin AB ile ilişkilerini durdurması Türkiye için önemli sonuçlar doğuracaktır. Bunları genel itibariyle şu şekilde sıralayabiliriz:

Türkiye Ne Kaybeder:

  • Türkiye Gümrük Birliği’ne üye olduğu için, AB ile belli bir ticaret hacmine sahiptir. Bugün AB, dünyanın en büyük ekonomik güçlerinden biri durumundadır. Bu sebeple, Türkiye’nin AB ile ilişkilerini durdurması durumunda, Türkiye’nin bu durumda elde ettiği ekonomik kazanımlar da elden çıkacak, Türkiye’yi ekonomik olarak olumsuz etkileyecektir.
  • Türkiye’nin en büyük gelir kaynaklarından biri olan turizm sektöründe ciddi sorunlar yaşanacaktır (yaşanmaktadır).
  • Türkiye’nin dünyadaki ‘batılı’ ve Müslüman imajı, artık ‘Ortadoğulu’ olmaya dönüşecektir.
  • Kıbrıs sorunu, Kürt meselesi ve Ermeni tasarıları gibi Türk dış politikasında Türkiye’nin omzunda ağır bir yük olan sorunlar ile Türkiye daha fazla karşı karşıya kalacaktır.
  • Türkiye’nin AB ile ilişkilerini durdurması ve Geri Kabul Anlaşması ile de planlanan vize serbestinin Türkiye’ye tanınması olasılığı da ortadan kalkacak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, AB üyesi ülkelere seyahat etme ve çalışma imkanı zorlaşacaktır.
  • Türkiye’nin AB üyeliğindeki ısrarlardan biri de Yunanistan ile olan ilişkileridir. Böyle bir durumda, Türkiye-Yunanistan ilişkileri ve dış politikadaki rekabeti AB bağlamında dengesiz bir hal alacaktır. Kronik hale gelen Türk-Yunan sorunları canlılık kazanacaktır.

 

Türkiye Ne Kazanır:

  • Türkiye’nin AB ile ilişkilerini durdurması, Türkiye’yi ŞANGHAY gibi başka bütünleşme hareketlerine yönlendirecek ve buralardan yeni kazanımlar elde edebilecektir.
  • Türkiye’nin Ortadoğu ve İslam ülkelerinin perspektifindeki önemi ve Türkiye’nin bu ülkeler üzerinde nüfuz etme gücü de artacaktır.
  • Türkiye, AB’nin en çok sıkıntı yaşadığı enerji güvenliği ve mülteci sorunlarında AB’ye karşı elinde kozlar bulunduracak ve dış politikada bunu kullanabilecektir.
  • AB Bütünleşmesinde küreselleşmenin getireceği kültürel erozyondan Türkiye kendisini korumuş olacaktır.
  • Ulus-üstü bir yapısı olan AB’ye üye olma durumunda, devretmesi gereken bazı egemenlik haklarını saklı tutacaktır.
  • 60 yıldır, AB üyeliğinin belirsizliğinin getirmiş olduğu dış politikadaki belirsiz alanlar ortadan kaldırılacak, Türk dış politikasında daha belirgin ve net adımlar atılabilecektir.

Nasrettin GÜNEŞ

About Author

Nasrettin GÜNEŞ

"... çünkü insana en çok okumak yakışıyor ve mürekkebin kuruduğu yerde kan akıyor!" nasrettingunes[at]gmail.com

Leave A Reply