MAVİ-BEYAZ PARTİSİ’NİN LİDERİ BENNY GANTZ’IN İSRAİL BAŞBAKANI OLMASI DURUMUNDA ORTADOĞU’DAKİ OLASI GELİŞMELER

0

Bu yazıda Benny Gantz’ın ve Mavi-Beyaz Partisi’nin söylemleri ele alınacaktır. Bu söylemlerin içerisinden özellikle güvenlik bağlamındaki söylemler yakından incelenecek ve Ortadoğu bağlamında bu söylemlerin muhtemel etkileri dile getirilecektir. Araştırma Benny Gantz’ın yapmış olduğu seçim konuşmaları ve Mavi-Beyaz Partisi’nin yayınlamış olduğu 45 sayfalık kitapçıkla sınırlandırılmıştır. Yazının kapsamı gereği, diğer partilerin seçim söylemlerine girilmeyecek, Benny Gantz’a yöneltilen eleştirilere bu yazıda yer verilmeyecektir. Asıl hedeflenen Benny Gantz’ın iktidara gelmesi durumunda Ortadoğu’da nasıl bir İsrail olabilir sorusuna cevap aramaktır.

Mavi-Beyaz Partisi seçim vaatlerini 45 sayfadan müteşekkil bir kitapçık ile açıklamıştır. İktidara gelmesi durumunda yapacakları vaatleri bu kitapçıkta sıralamıştır. Bu yazıda Benny Gantz’ın seçim söylemleri ve yayınlanan kitapçık üzerinde durulacaktır. Ayrıca yazının sonunda hem kitapçığın linki hem de Gantz’ın çevrilen konuşmalarının linki verilecektir.

Mavi-Beyaz Partisi’nin resmi internet sitesine baktığımızda Parti liderini şu şekilde tanımlamaktadır:

“Hosen LeYisrael Partisi (İsrael Resilience Party) 2018’in Aralık ayında Benny Gantz tarafından kuruldu. 2019’un Eylülünde Hosen LeYisrael, Telem ve Yeş Atid Partisi, Mavi-Beyaz Partisi altında birleşti. Partinin başındaki isim, 38 yıl boyunca İsrail ordusunda hizmet eden ve İsrail’in 20. Genel Kurmay başkanı olan Benny Gantz’dır. Parti listesinde önemli figürler ve İsrail toplumunun her kesiminden seçkin insanlar vardır.

Gantz Roş HaAyn’da yaşıyor, Revital Gantz ile evlidir, (Revital Gantz ailelere yol gösteren bir merkez olan Agudat Nitzat’ın[1] (Tomurcuk Derneği) yöneticisidir), Benny’nin 4 çoçuğu vardır, Kfar Ahim’de[2] doğmuştur, Or Etziyon Yeşivası’nda[3] eğitim almıştır, daha sonra askeri yatılı okul olan Kfar Yarok’da[4] eğitimine devam etmiştir.

1977 yılında askere girdi ve paraşütçü olarak atandı. Seçkin görevleri arasında, İsrail Ordusunun Kuzey Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Genelkurmay yardımcılığı vardır. 2011’de yeniden orduya çağrılır ve Genelkurmay başkanı olarak atanır. Genelkurmay başkanlığı döneminde “Katillerin başı” Ahmed el-Caberi’nin öldürüldüğü “Amud Anan” operasyonunu yönetti. 2014’te Tzuk Eitan operasyonunu yönetti, Gazze’den tünel tehdidi yok edildi. Tzuk Eitan operasyonundan sonra Güney, 3.5 yıllık sessizliğin tadını çıkardı. Gantz askeri hizmetinden sonra, eğitim girişimlerine katıldı. Sde Boker’de Ben Gurion Derneği’nin başkanlığında bulundu. İsrail toplumunun gücünün artırılmasına yönelik “Panima”[5] hareketinin kurulmasında rol aldı…”[6]

Buradan da anlaşılacağı üzere Benny Gantz’ın hiçbir siyasi deneyimi yoktur. Yıllarca askerlik yapmış ve ulaşabildiği en yüksek noktaya ulaştıktan sonra sivil hayata dönmüştür. 2015 yılında Genelkurmay Başkanlığı’ndan ayrılır ve bazı sosyal hizmetlerde bulunur. 2018 yılında ise kendi partisi olan Hosen Le-Yisrael’i kurar. Daha önceden siyasi deneyimi olmadığından dolayı çokça eleştirilen Gantz, seçimlerde çok büyük bir başarı elde etmiştir. 2019 yılında ise Hosen Le-Yisrael iki parti ile birleşmiştir. Bunlardan birisi Yair Lapid liderliğindeki Yeş Atid Partisi ve diğeri ise Moşe Ya’alon liderliğindeki Telem Partisi’dir. Daha sonra bu partiler Mavi-Beyaz Partisi çatısında birleşeceklerdir.

Benny Gantz’ın söylemlerine genel olarak bakacak olursak;

Gantz’ın ve partisinin asıl söylemi “Ne Sağ Ne Sol, İsrail Her Şeyin Önünde”dir. Gantz, sağ ve solun, (aynı şekilde seküler-dindar, Yahudi-Yahudi olmayan arasındaki çatışmanın) İsrail’de toplumu böldüğünü dile getirmektedir.[7] İsrail, Gantz’a göre herkesten ve her şeyden önce gelmektedir. Onun İsrail’i aynı zamanda “tek millet, tek bayrak, tek ordu ve tek milli marştan” müteşekkildir.

“Her şeyden önce” olan İsrail”in güçlü ve caydırıcı bir güç olması gerekmektedir. Çünkü Ortadoğu acı ve merhametin bulunmadığı ve sadece güçlülerin kazandığı bir coğrafyadır. Ayrıca Gazze’nin “tedib” edilmesi için de caydırıcı güç lazımdır. Bu caydırıcı gücün boyutu ve neleri kapsayacağı muamma olmakla birlikte, Gantz’ın seçimde kullandığı söylemlere ve o söylemleri destekleyen videolara baktığımızda, Gazze’de 3.5 yıllık bir sessizlik dönemi olmuştur ve bu da 1364 “teröristin” öldürülmesiyle mümkün olmuştur. Bu söylemle kastedilmek istenen belki bu değildir ama sonuçta Gantz ve partisi hem seçim videosunda hem de seçim için hazırladıkları kitapçıkta bundan bahsetmişlerdir. Bu bizi böyle bir sonuç çıkarmaya itmiştir. Acaba caydırıcı güçten kasıtları bu mudur?

Benny Gantz, kendisini şöyle değerlendiriyor: “Kfar Ahim’de seküler, dindar ve geleneksel insanlarla alçak gönüllülükle, toprak ve ülke sevgisiyle yan yana yaşadık. Beni ben yapan değerler bunlardır ve bunlar beni şekillendirmiştir.” Buradan da anlaşılacağı üzere Gantz’ın hayalindeki toplum farklı ideolojilerini, düşüncelerini ve yaşayış tarzlarını İsrail’in önüne koymayan bir toplumdur.

Yukarıdaki açıklamayı destekleyecek şekilde Gantz, konuşmalarında oldukça eşitlikçi, bütünleştirici ve toplumu ayrıştıran söylemlerden uzak durmaya çalışmaktadır. Kendisi eğitimde, sağlıkta ve hayatta eşitliği getireceğini dile getirmektedir. Vatandaşları Yahudi-Yahudi olmayan, Seküler-dindar ve sağ- sol gibi sınıflara ayırmayacağını, çünkü İsrail’in her şeyden önce olduğunu dile getirmektedir. Bu özelliklerinin yanı sıra oldukça barış yanlısı bir söyleme sahiptir. İlk konuşmasında barış girişimlerinde bulunan Menahem Begin ve Yitzak Rabin’den bahsetmesi ve onları “vatansever” olarak tanımlaması dikkate değerdir.

Mavi-Beyaz partisinin 45 sayfalık seçim söyleminin göz önünde bulundurduğumuzda burada öne çıkan bazı başlıklar vardır. Bu başlıklar; güvenlik, yolsuzluk ile savaş, ekonomi, istihdam, eğitim, sağlık, ulaşım, hukuk ve kanunlar, din ve devlet, eşitsizliğin azaltılması, refah ve engelli insanların hakları, konut, yönetim, muhit, yerel yönetim, iç güvenlik, serbest çalışan ve küçük ve orta ölçekli işler, çevresel ve sürdürülebilir koruma, kadınlar, emekliler, Haredilerin İsrail toplumuna entegrasyonu, gençler ve öğrenciler, tarım ve “iş yerleşimi”, gey toplumu, diaspora Yahudiliği ve göçmen alımı, kültür ve sanat, İsrail toplumunda azınlıkların eşitliği ve topluma entegrasyonu. Bu sayılan başlıklar ile ilgili 2-3 sayfa arası açıklamalar ve vaatler bulunmaktadır. Yazımızın devamında güvenlik bahsinde açıklananlar incelenecek ve Ortadoğu bağlamında bir değerlendirmede bulunulmaya çalışılacaktır.

Partinin Güvenlik Söylemleri ve Ortadoğu

Güvenlik ile ilgili en önemli söylem “Radikal İslam’ın” tasfiye edilmesidir. Ortadoğu’da “yeni bir düzenin” kurulacağı ve bu düzenin de Amerika yanlısı bir Ortadoğu’yu hedeflediği söylenmektedir. Bu kurulacak yeni Ortadoğu düzeninde Radikal İslam’ın temsilcilerinden varsayılan İran’a (İran’ın söylemlerini ve politikalarını bu şekilde devam ettirmesine) ve Daeş gibi radikal gruplara yer yoktur.  Partinin diğer Ortadoğu ile ve güvenlik ile ilgili vaadi ise Arap ülkeleriyle ilişkileri geliştirmektir. Partinin iddiasına göre Arap ülkeleri, İran ve “aşırı radikal” gruplardan rahatsız olmakta ve İsrail ile aynı durumda bulunmaktadır. Bu da doğal olarak işbirliği imkanını artırmaktadır. Aynı zamanda bölgede istikrardan yana olan ülkeler vardır ve bunlar iddia edildiğine göre Fas’tan Basra Körfezi’ne kadar olan ülkeleri kapsamaktadır ve Riyad’dan Kahire ve Amman’a kadar Arap ülkeleri yeni bir “Ortadoğu Düzeni” için hazırdırlar.  Bu “Ortadoğu Düzeni” İsrail tarafından düşünülmüştür ve söylenildiği gibi “Radikal İslam”ın olmadığı bir Ortadoğu’dur.

Güvenlik bahsinde diğer önemli konu İsrail’in toprak bütünlüğüdür. Parti İsrail’in kesinlikle kazanımlarından vazgeçmeyeceğini açıklamaktadır. Örneğin Golan Tepeleri İsrail’e aittir ve bu konuda müzakere bile edilemez. İran’ın Suriye’ye yerleşmesi ve bölgede tehdit unsuru olarak kalmaya devam etmesi durumunda ve bazı durumlarda İsrail ordusu savaş için hazır tutulacaktır. Bunun yanında Ürdün Vadisi İsrail’in doğu sınırı olacaktır diye vaat edilmiştir. Keza İsrail’in çıkarları göz önüne alınarak Filistin’in, İsrail’den ayrılması meselesinde ilerleme kaydedileceği de vaatler arasındadır.

Vaatler arasında bulunan diğer söylemlere gelecek olursak eğer; Kudüs’ün İsrail’in ebedi başkenti olduğu ve sonsuza kadar olacağı vaatler arasındadır. Trump’ın “Yüzyılın Antlaşması” İsrail’in prensipleri ve çıkarları göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilecektir. Trump’ın önüne “Gerçek Yüzyılın” antlaşmasını koymak istediklerini bildirirler. Yani ABD yanlısı ve “Radikal İslam”ın olmadığı bir Ortadoğu.

İsrail’in güvenliği kapsamında Güney Amerika, Afrika, Asya ve Avrupa ile ilişkilerin geliştirilmesi yanında, diaspora Yahudileri ile de ilişkilerin iyi bir seviyeye getirilmesi hedeflenmektedir. Diasporadaki Yahudilerin İsrail’in güvenliği açısından elzem olduğu dile getirilmektedir. Son olarak ise Gazze’ye ekonomik kalkınma yönünde politikaları vardır ve Gazze’nin bugün içerisinde bulunduğu problemlerinin kaynağının ve sorumlusunun Hamas olduğu ve bunun Gazze halkına anlatılacağı ifade edilmektedir.

Genel olarak partinin güvenlik ve Ortadoğu konusundaki söylemleri bu şekildedir. Burada zikredilen bazı söylemler sadece Mavi-Beyaz Partisi’nin dile getirdiği söylemler değildir. Mavi-Beyaz Partisi’nin söylemlerini diğer partilerin söylemlerinden ayıran şeyleri tespit etmek bu yazının konusu değildir. partilerin söylemlerinde ortak noktaların bulunduğunu belirtmekle birlikte Mavi-Beyaz Partisi’ne özel söylemlerde elbette mevcuttur.

Sonuç

Bu yazıda Benny Gantz’ın ve onun başında olduğu bir koalisyon partisi olan Mavi-Beyaz Partisi’nin söylemleri ele alınmıştır. Burada söylemlerle ilgili derinlemesine bir değerlendirmeye gidilmemiştir. Bunun yanında söylemlerin sağlıklı bir şekilde değerlendirilebilmesi ve İsrail’in gelecekte nereye seyredebileceğinin üzerinde analiz yapılabilmesi için bu verilerin yanında analizi güçlendirecek başka verilere ulaşmaya ihtiyaç vardır. Örneğin söylemlerin mevcut bağlamda gerçekleşebilir olup olmadığını tespit etmek, araştırmayı daha da derinleştirmeyi gerektirmektedir. Ayrıca şu ana kadarki mevcut verilere bakıldığında, analiz yapmamızı sağlayacak bazı söylemlerin üzeri kapalıdır. Yani bazı söylemlerin nasıl gerçekleştirileceği belirtilmemektedir.

Gantz’ın bütün bu söylemlerinin Ortadoğu’ya yansıması üzerine olası ihtimalleri ele alınacak olursa, İsrail’in mevcut politikasının devam edeceği söylenebilir. İran ile mücadeleye devam edilecek ve İsrail’in hak iddia ettiği yerlerden (Golan Tepeleri ve İsrail’in Doğu Güvenlik Sınırının Ürdün Vadisi olması) taviz verilmeyecektir. Yine söylemlerden anlaşılacağı üzere “Yüzyılın Antlaşması” olduğu şekliyle kabul edilmeyecektir. İsrail lehine düzenlemeler yapılacak ve Trump’ın önüne “Gerçek Yüzyılın Antlaşması” götürülecektir. Bu da ABD yanlısı bir Ortadoğu ve “Radikal İslam”ın (örneğin İran) elimine edildiği bir Ortadoğu’dur. Bunun yanında Ortadoğu’da Arap ülkeleriyle ilişkilerini daha da geliştirecek bir İsrail söz konusu olacaktır. Çünkü “Arap ülkeleri de artık istikrar istemekte ve İran gibi” ortak bir düşmana sahiptirler. Genel olarak güvenlik bağlamında Benny Gantz’ın ve Mavi-Beyaz Partisi’nin söylemleri ele alındığında karşımıza bu sonuç çıkmaktadır.

Ozan DUR

İbranice bilinmek şartıyla seçim vaatlerine buradan ulaşılabilir:

https://kachollavan.org.il/wp-content/uploads/2019/03/%D7%9E%D7%A6%D7%A2-%D7%9B%D7%97%D7%95%D7%9C-%D7%9C%D7%91%D7%9F-2019.pdf

3.5 yıllık sessizliği getiren Tzuk Eitan operasyonunun seçim vaatleri arasında kullanıldığı videoya bakacak olursak

Ahmet El-Caberi’ye düzenlene suikast ise seçim videosunda aşağıdaki şekilde kullanılmıştır.

Ayrıca Gantz’ın Türkçeye çevrilen konuşmalarına ulaşmak için ise aşağıdaki video izlenebilir:

[1] 1964 yılında gönüllüler tarafından öğrenme güçlüğü yaşayan kişiler için kurulan ve İsrail’in alanındaki en büyük kurumudur. (https://www.nitzan-israel.org.il/34181.aspx)

[2] Kardeşler Köyü

[3] Anlaşıldığına göre dini eğitim veren bir okul, İsrail sevgisinin ve devlet sevgisinin aşılandığı, okul tanıtımında bile dile getirilmektedir. Gantz’da buna vurgu yapmaktadır ve kendisinin bu eşitlikçi söylemini buraya dayandırmaktadır. Bunun mümkün olacağına inanmışa benziyor. Ayrıca sarih olmamakla birlikte buradan çıkanların bir kısmı orduda görev almaktadır. https://oretzion.com/#%D7%90%D7%95%D7%93%D7%95%D7%AA

[4] Yeşil Köy

[5] “İçe Doğru” diye tercüme edilebilir

[6] https://kachollavan.org.il/%d7%91%d7%a0%d7%99-%d7%92%d7%a0%d7%a5/

[7] Bu durumda Gantz’ın partisi ideoloji üzeri bir konuma mı oturmuş olmaktadır veya Gantz’ın partisi gerçekten söylendiği gibi sol veya sağ eğilimli değil midir? Bu sorular bu araştırmanın konusu olmamakla birlikte bilinmesi gereken sorulardır. Kısaca mevzuya değinilecek olursa Gantz’ın partisi sol bir parti olmakla Likud tarafından nitelendirilmektedir. Özellikle Likud, Mavi-Beyaz Partisi’nin üyelerinin söylemlerini açıklayarak onların sol eğilimli olduğunu hem iddia etmiş ve hem de kanıtlamıştır denebilir. Bunun için öncelikle İsrail’de Sol ve Sağ’ın tanımını yapmak gerekmektedir ve bundan sonra partinin söylemleri değerlendirilerek bir sonuca ulaşılabilir.

 

Lütfen takip edip, beğenin
error0

About Author

Ozan DUR

Medeniyet Yüksek Lisans Tarih Bölümündeyim. durozan@gmail.com

Leave A Reply