İDEAL ÖĞRETMEN

0

Kendimize ideal öğretmen kimdir, vasıfları nelerdir diye sorduğumuzda somut olarak ilk öğretmenimizin iyisiyle kötüsüyle hatırımızda kalan tavırlarından hayatımızın herhangi bir döneminde vakit geçirdiğimiz, sevdiğimiz bir hocamızın; güler yüzlülüğü, samimiyeti, öğretme azmi gibi belli özellikleri aklımıza gelmiştir. İdeal öğretmeni tartışmak ve nasıl olmalıdır sorusunun cevabıyla ilgili tanımımızın çerçevesini çizmek için Alnabeeka Muallim (Peygamberin Öğretmendi) kitabıyla Abdulfattah Abu Ghuddah ve İdeal Öğretmen kitabıyla Grigory Petrov’dan faydalanacağız. Bu yazımda iki farklı perspektif ve kültürden eğitimcinin ideal öğretmen kavramını mukayese edecek ve bu kıyasın nihai neticesini sizlerin yorumuna bırakacağım.

İslam dinini yaşantısından öğrendiğimiz Hz. Muhammed (sav) ve diğer nebileri ortak noktada ele alırsak her birinin iyi bir öğretmen olduğu sonucuna varabiliriz. Bu noktada Peygamberimizin muallimlik yönünü aktaran Abu Ghuddah Muhammed (sav) ’in “Ben ancak bir muallim olarak gönderildim.” hadisini referans alıyor. İlim öğrenmeyi her Müslümana farz kılan Peygamberimiz ilmin nasıl öğretileceğini de bizzat örnekliğiyle gözler önüne sermiştir. Peygamberimizi bir eğitimci olarak incelediğimizde; konuşmasının fasihliği, dili kullanımdaki kalitesi, üslubunun yumuşaklığı ve ikazlarının nezaketi göze çarpıyor. Günümüz eğitimcilerinin dil kullanım becerisini ölçen kıstaslarımız çok gelişmemiş olmakla birlikte aktarılmak istenenin doğru anlaşılması için dil kullanım becerisi, ifadede nezaket ve üslup muallimde aranan temel ölçütlerden biri olmalıdır. Peygamberimizin dili iyi kullanmasının yanı sıra ağdalı bir dil kullanmayıp herkesin anlayabileceği açıklıkta konuşması da dikkatimizden kaçmamalıdır.

Peygamberimizin eğitim esnasında son derece müşfik oluşu, dinleyicilerin anlayış kapasitesini ölçmede dikkatli ve uyanık oluşu, hitabet tarzını ve insanı değerlendirme becerisini görmemiz açısından oldukça önemlidir. Aktardığı içerikler ve öğrettikleriyle ilgili oldukça seçici olan Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

“Allah’ım faydasız ilimden, korkmayan kalpten, doymayan nefisten ve kabul edilmeyen duadan sana sığınırım.”

Peygamberimiz (sav) öğrencilerin hata ve kusurlarına karşı sevgi ve ilgiyle yaklaşır, asla azarlamaz ve kusur sahibine kusurunu açıkça söylemezdi. Peygamberimizin insana yaklaşımında şunu görüyoruz; kişiye kusurunu alenen söylemek insandaki onur perdesini yırtar, hata etmede onu arsızlaştırır ve hatasında ısrarı doğururdu. Sert tabiatlı insanların eğitimci vasfıyla verebilecekleri zararları tespit etmemiz açısından bu kıstasın da çok önemli olduğunu görüyoruz. Rasulullah’ın yaklaşımındaki doğruluğu Ayet-i Kerime tasdikliyor:

Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi.”[1]

Peygamberimizin öğretimde izlediği bazı diğer ilkeleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Dinin hükümlerini tedrici olarak öğretmesi, anlatımda usandırmamak için içerik yoğunluğunu dengelemesi
  • Öğrenenlerin ferdi farklılıklarını göz önünde bulundurması; bu noktada da “sizin en hayırlınız” şeklinde başlayan telkinlerinin kişiden kişiye değişiklik göstermesi
  • Diyalogla ve soru sorarak, aklİ ölçülerle öğretmesi
  • Mukayese, hikâyeleştirme, kadim topluluklardan örnekler verme ve temsil yoluyla öğretmesi
  • Zihinlerini açmak ve sahip oldukları bilgiyi ortaya çıkarmak için ashabına sorular sorması
  • Yer ve toprak üzerine şekil çizerek öğretmesi
  • Sözlü ifadelerinde beden dilini de etkin kullanması
  • Bir kimseye bildiği şeyi sorarak ona cevap verdirtmesi ve sonra da onu methetmesi
  • Mizah ve şaka yoluyla öğretmesi

Peygamberimizin (sav) bütünüyle bir hayat sistemini ve medeniyet olgusunu inşa etmesi eğitim pedagojisine yön verecek pek çok uygulamayı da beraberinde getirmiş ve bu sahada zihin açıcı örnekler oluşturmuştur. Raçinski örneğinde de göreceğimiz, Peygamberimizin (sav) bağımlılıkla mücadele noktasında ilham olacak uygulamaları bulunmaktadır. Bu noktada bir diğer eğitimcimiz olan Grigory Petrov’un ideal öğretmeni olan Raçinski’yi inceleyelim:

Raçinski, Moskova Devlet Üniversitesi’nin en genç ve saygıdeğer matematik profesörüyken kendi doğduğu Tatevo Köyü’nde sınıf öğretmenliğine atanmak için dilekçe verir ve kürsüsünden ayrılır. Bilimsel eserleri ve matematik alanındaki kabiliyetinin yanı sıra 10 yıldan kısa sürede yetiştirdiği öğrencilerle göz doldurmuş, muallimlik yönü tescillenmiş bir bilim insanıdır. Bu ani ayrılışı çok kişi tarafından eleştirilir ve üniversitede yapabileceği işlerin bir köy öğretmeni olarak yapabileceğinden çok daha önemli ve kıymetli olduğu iddia edilir. Raçinski şu fikri savunmaktadır:

Rusya’da aydın kesimin ürettiği değeri algılama kapasitesinde bir halk olmadığı için tabana inmeli, halkımızdaki cevheri köy köy gezerek keşfetmeliyiz. Çocuğun eğitiminin ilk basamağı üniversiteden daha kıymetlidir. Eğer çocuklar keşfedilmeyi bekleyen bir hazine ise olabilecek en erken yaşta bu keşif yapılmalı ki çocuğun istidadı en yüksek seviyesine çıkarılabilsin. Küçük yaştaki çocuklara eğitim verirken yapılacak bir hata; onların kişiliği, öğrenme hevesleri, ahlâkî ve manevî gelişimleri üzerinde kritik ve bir o kadar da telafisi zor sonuçlar doğurur. Öyleyse bu çocukların öğretmenleri diğerlerine göre çok daha donanımlı ve bilgili olmalıdır ki bir toplumun en değerli hazineleri olan çocuklar ahlâk, kişilik, dikkat, motivasyon ve üretkenlik gibi temel taşlar noktasında “hayat şişelerinin” içine zamanında koymuş olsunlar.

Halkının eğitimsiz, kaba ve cahil olmasını ülkenin aydınlarının halkını göz ardı etmesine yoran Raçinski, eğitimde fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmak istemiş ve halkın içine karışmıştır. Ülkenin kötü gidişatını eleştirmek yerine kolları sıvamış ve eğitim atılımında sürecin tüm cefasını yine kendi omuzlamıştır. Raçinski kendi köyünde ve civar kırsalda yıllarca çalışmış, pek çok noktada velilerden ve öğrencilerden zorluk görmüş, çok ağır ithamlarla karşı karşıya kalmıştır. Çözmeye çalıştığı sorunlardan biri olan alkol tüketimine karşı mücadelesi kitabın içerisindeki “Şeytan Şişede Saklı” bölümünde aktarılmıştır. Halk sağlığı alanında da ciddi çalışmalar yapan Raçinski alkolle ilgili şunları aktarmaktadır:

Bir zaman bizim gece gündüz içen ayyaş çarlarımız vardı. Sarhoş bilim adamlarımız, edebiyatçılarımız, sanatkârlarımız vardı. İçki ve alkol, milyonlarca büyük adamın sağlığını bozmuştur. Şimdi yeni nesillerimiz zayıf, çelimsiz ve yeteneksiz bir şekilde dünyaya geliyor. Halkımız her yıl milyonlarca ton içki içiyor. Gerçekten zengin olan topraklarımızın üzerinde yaşayan bu insanlar, şu anda dilenciden de beter bir fakirlik içindeler. Millet hem kendisini hem de vatanını batırıyor.

İlk gün köy okuluna elinde işlenmemiş bir demir cevheri ve bir demir oyuncakla giren Raçinski çocukların hayret nazarıyla baktığı derslerinde madenlerden, coğrafyaya, temizlikten temel sağlığa, matematikten resim çizmeye kadar pek çok branşı öğretmiştir. Ümitsizliklere karşı boyun eğmemiş, insanını küçük görmemiş, sabırdan ve güler yüzden taviz vermemiştir. Yıllar süren emekleri sonucunda Moskova Üniversitesi’ndeki diğer profesörlerin de ilgisini ve takdirini kazanmış, haklı olduğunu göstermiştir. Neticede Raçinski’nin köy öğretmenliği sırasında yetişen köylü gençler, Moskova ve Petrograd Üniversitelerinde “Tatevolular” diye ün yapmıştır. Her üniversite öğrencisi bu gençleri tanımış ve görüşmüş bulunmakla iftihar etmiş, Tatevolular arasında her daldan üst düzey insanlar yetişmiştir. Bugün Rusya’nın meşhur ressamları, sanatçıları, bilim adamlarından pek çoğu ilk derslerini Raçinski’nin elleriyle temizlediği, bahçesini düzenlediği köy okulunda almıştır.

Peygamberimizin (sav) ve Raçinski’nin hayatları ideal öğretmeni aktarmada bize çok güzel örnekler teşkil etmektedir. Bu yazımın nihayetinde ideal öğretmenin vasıflarına dair iki örneğin ışığında kapsamlı bir tarif yapma niyetindeydim fakat siz değerli okuyucuların bu sonuca erişmede yeterli muhakemeye sahip olduğuna ve yazımda verdiğim maddelerin yeterli açıklıkta olduğuna kanaat getirdim. İdeal öğretmenler toplumumuzdaki pozitif değişimin yegâne öncüleri olacaklardır. İdeal öğretmenler olabilmek dileğiyle..

İlave Not: Raçinski’nin ünlü talebelerinden biri olan ressam Bogdanov Bielski öğrencilik yıllarında köy okulunda ders aldıkları ortamı ve Tatevo’yu çizmiştir. Bu resimleri inceleyerek tarihe küçük bir gezi yapabilirsiniz.

Abdullah SAK

Kaynakça:

Kur’an-ı Kerim (Al’i İmran – 159)

Alnabeeka Muallim – Abdulfattah Abu Ghuddah

İdeal Öğretmen – Grigory Petrov

[1] Al’i İmran – 159

About Author

Leave A Reply