ABD AMBARGOLARI VE İRAN HALKI: AMBARGONUN SOSYOEKONOMİK SONUÇLARINA KISA BİR BAKIŞ

0

 

Çeşitli siyasi ve ekonomik yaptırımları içeren ve ülkelerin birbirlerinin çeşitli alanlarda hareket alanını kısıtlamayı sağlayan ambargolar, İran İslam Cumhuriyeti tarihi açısından son derece kritik noktada durmaktadır. İran İslam Cumhuriyeti, kurulduğundan bu yana başta ABD olmak üzere çeşitli ülke, uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından siyasi ve ekonomik olarak ambargoya maruz kalmaktadır. Söz konusu ambargolar doğal olarak İran içerisindeki bazı makro ekonomik göstergeleri de bozmakla beraber bozulan ekonomik göstergelerin ülke sathında halkın sosyoekonomik durumu üzerinde sonuçları olmaktadır.

Kurulduğundan bu zamana kadar ambargolara maruz kalan İran, ilk ambargosu ABD tarafından 1979’da “Rehine Krizi” olarak bilinen ve 1981’e kadar devam eden süreçte uygulanmıştır. Son olarak da şahit olduğumuz üzere, Trump hükümetinin 2015 yılında Obama döneminde imzalanan 2015 Haziran tarihli P5+1Nükleer Antlaşma’yı tanımaması ve üzerine İran’dan bir dizi isteklerde bulunması İran’ı tekrardan ambargoya maruz kalmasını sağlamıştır. İran İslam Cumhuriyeti tarihinin en ağır ambargosu olan söz konusu ambargo, başta İran’ın ekonomisi olmak üzere birçok alanda İran’ı zor durumda bırakmıştır. İran’ın ambargolardan sonra ekonomik göstergelerinde bozulma da halk kesiminin başta ağır enflasyon olmak üzere çeşitli olumsuz ekonomik koşulların altında ezilmesine neden olmuştur.

Ambargo Neyi İçeriyordu?

Ambargonun İran halkı üzerine etkisini daha iyi anlamak adına ambargoların hangi kısıtlamaları içerdiğini incelemek faydalı olacaktır. 8 Mayıs 2018 yılında açıklanan ve çift zamanlı adaptasyon sürecine tabi ABD ambargoları, daha çok İran ekonomisinin mihenk taşı diyebileceğimiz, petrol ve kimya endüstrisi üzerinden ihracat kısıtlamalarıyla beraber her türlü uluslararası finansal kısıtlamaları da içermektedir. Bunun yanında otomobil sektörü, taşımacılık, hammadde ve benzer ticari ve sınai faaliyetler de 90 veya 180 günlük adaptasyon süreci sonucunda ambargoya dahil olmuştur.

Ambargoların İran ekonomisinin mihenk taşı olan petrol ve kimya endüstrisini içermesi birçok ekonomik göstergeyi de etkileyerek yüksek enflasyon ve sürekli yükselen döviz kuru sonucunda hane halklarının reel gelirlerinin azalmasına neden olarak refahlarının düşmesine neden olmuştur.

Kaynak: Murat ASLAN, ABD’nin Nükleer Antlaşmadan Çekilmesinin Ekonomik Sonuçları, İRAM, Mayıs 2018.

Ambargoların Ekonomik Etkisi ve İran Halkı

Hedefi, ekonomik baskı ile İran İslam Hükümeti’ni zayıflatmaya çalışan ambargolar, İran tarihinin en büyük ambargosu olarak adlandırılmaktadır. Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, 31 Aralık 2019’da yaptığı açıklamada ABD ambargolarının 1395 yılından 1398 yılına yani bugüne kadar zararının yaklaşık 200 milyar açıklamıştı ki H. Ruhani’nin söz konusu açıklaması bize İran ekonomisine etkisinin ciddi ve ağır olduğunu göstermektedir.[1]Buna ilave olarak da İran ambargoların uygulandığı yıl olan 1397 yılında %4,9 , aynı yılda petrol dışı küçülme oranı ise %2.4 olarak gerçekleşmiştir. 16 Eylül 2019’da Merkez Bankası Başkanı Abdülnasır Himmeti yılın ilk çeyreğinde petrol dışı büyümenin %0.4 olduğunu açıklamıştı.[2]

Büyüme rakamlarını değerlendirdiğimizde, İran ekonomisinin çeşitli makro ekonomik göstergelerinin düzelmesi ve bunun halkın üzerinde etkili olabilmesi için büyüme rakamlarının daha yüksek olması gerekmektedir. İran’da yılda yaklaşık bir milyon işgücünün piyasaya katılması  durumunu da ele aldığımızda büyümenin yeterli olmadığını görmekle beraber büyüme-yatırım-istihdam ilişkisinin düzenli ilişkisi bağlamında İran’da işgücü piyasasına katılan kişilerin istihdam edilmesi için İran ekonomisinin yılda %5-6 arasında büyümesi gerekmektedir.[3]Ancak İran’da büyümenin yetersiz olması yatırımları da etkilediğinden dolayı yatırımların istihdam oluşturma kabiliyetini elimine ederek İran halkını işgücü piyasalarında zor durumda bırakmaktadır.

Ambargoların İran ekonomisinin mihenk taşı olan petrol ve kimya sanayisini hedef alması petrol gelirlerinin azalmasına neden oldu. İran’da petrol gelirlerinin devlet tarafından nakdi sübvansiyon şeklinde verilmesi, petrol gelirlerinin düşmesi, devlet bütçesinin açık vermesi ve çeşitli yatırımları ihdas edememesi ile beraber sübvansiyon olarak verilen nakdin bazı yüksek gelir grubu olarak değerlendirilen halk kesimine verilmesi de hükümet tarafından yavaş yavaş kaldırılmaya başlandı.[4][5]Yüksek enflasyon ve işsiz ile boğuşan halkın reel gelirine ek olan nakdi sübvansiyonlar, halkın geçimini daha da zor dönemeçlere sokacaktır. Buna ilave olarak İran’ın her türlü finansal işlemlerine ambargo uygulanması da petrol gelirlerinin cari hesaplara yatmasını etkilemektedir. Bunun sonucunda İran, ülkede üretilmeyen veya üretiminin düşük olduğu bazı temel hammaddeleri ihraç edememektedir.[6]

İran Halkının Ağır Yükü: Enflasyon

İslam Devrimi’nin gerçekleşmesiyle beraber ülkenin kronik ekonomik sorunu haline gelen yüksek enflasyon, ambargolar ve ülke içindeki bazı ekonomik buhranlar nedeniyle İran halkının gelirlerinde ağır yük olmuştur. Tarih boyunca yüksek enflasyon oranlarına maruz kalan İran halkı, Hasan Ruhani’nin ikinci döneminde ilk defa %10 altında enflasyon görmüşse de kısa süre sonra İran’ın ABD ambargolarıyla karşı karşıya kalması İran halkının enflasyon üzerindeki makus talihinin geri dönmesine sebep olmuştur.

8 Mayıs 2018 tarihinde D. Trump’ın Nükleer Antlaşma’dan çekildiğini ilan etmesinden sonraki aylarda İran’daki şiddetli enflasyon, İran halkı tarafından acı bir şekilde hissedilmiştir. Aşağıdaki grafik, 1397 – 1398 yılları arasındaki enflasyon oranlarını göstermektedir.

Kaynak: https://www.amar.org.ir/دادهها-و-اطلاعات-آماری ,İran İstatistik Kurumu

Grafikten de anlaşılacağı üzere, İran ekonomisinin ambargoya maruz kalmasından itibaren enflasyon oranı şiddetli bir şekilde artmaya başlamıştır. 1397 Mordad – 1398 Azer dönemi arasında yıllık enflasyon ortalaması %37,62 olarak gerçekleşmiştir.

Enflasyonun nedenlerini incelediğimizde temel olarak döviz kurunun hızlı artışından kaynaklı maliyet enflasyonunu görmekteyiz. Döviz kurunun ambargolar nedeniyle artması ile beraber İran’da çeşitli ara mal ve nihai mal fiyatlarını artırmış ve bu artış enflasyon olarak İran ekonomisine yansımıştır. Aşağıdaki grafik, 2018 Mayıs’tan Ocak 2020’ye kadar 1 Amerikan Doları’nın 1 İran Tümeni( resmi ismiyle İran Riyali) değerlerini göstermektedir. Bu dönemde 1 Amerikan Doları minimum değer olarak 6050, maksimum değer 19000, ortalama ise 11972 İran Tümeni şeklinde gerçekleşmiştir.

Kaynak: www.bonbast.com

Yüksek döviz kuru ve enflasyon İran halkının elde ettiği gelirlerinin reel olarak azalmasına neden olmaktadır. Halkın gelirlerinin azalması da insanların geçimlerini sağlamasında onları zor duruma düşürmektedir. Buna ilave olarak işgücü piyasalarını ve azalan nakdi sübvansiyonları değerlendirdiğimizde sosyoekonomik olarak İran halkını ambargoların gölgesinde zor günler beklemektedir.

Zam Şampiyonu: Kırmızı Et

Enflasyon sürecinde neredeyse İran’da bütün mal ve hizmetlerin fiyatları enflasyon oranının üzerinde arttı. Bunların başında temel gıda maddeleri, tütün ve tütün ürünleri ve otomotiv fiyatları gelmektedir. ABD ambargoları döneminde dikkat çeken zam şampiyonu temel gıda maddesi olan kırmızı et olmuştur.

2018 yılının sonu ve 2019 yılının başında İran’da kırmızı et fiyatları yaklaşık %300 arttı. Bu dönemde resmi makamlar kırmızı etin kilosunun 30 ila 40 tümen arasında olduğunu söyleseler de bu dönemde et fiyatları 100 ila 150 tümen arasında dalgalanmaktaydı. İran’da üretilen kırmızı etin %90’ının ülke içerisinden temin edilmesine rağmen et fiyatları artmış ve resmi makamlar yurtdışından ithalat edeceklerini belirterek artan fiyatları düşüreceğini belirtmişlerdi.[7]İran’da güncel olarak kırmızı et fiyatı ise 75000-105000 tümen arasındaki dalgalanmaktadır.[8]Kırmızı et haricindeki gıda fiyatları da yüksek enflasyon sebebiyle halkın temel ihtiyaçlarını karşılamadaki güçlerini azaltıyor.

Ambargolar ve İran Halkının Sağlığı

Ambargolarla birlikte İran’ın uluslararası ticaret ve finans işlemleri bütünüyle sınırlandırılmıştı. Bunun sonucunda döviz kuru ve enflasyon artışı, İran’ın tıbbi malzeme ve ilaç sektörü de etkiledi.

Human Right Watch’ın (HRW) İran’ın tıbbi Malzeme ve ilaç sektörü hakkındaki raporuna göre ambargolarla beraber çeşitli finansal problemlerin yaşanması İran’daki sağlık sektörü şirketlerinin tıbbi malzeme ve ilaç edinimini zorlaşmıştır.[9]Buna ilave olarak yurtdışından ithal edilen tıbbi malzeme ve ilaçların ekseriyetini hayati önem taşıyan malzemeler ve ilaçlar oluşturmaktadır. Rapora göre her ne kadar ülke içerisindeki ilaçların %97’si yerli olsa da bileşim maddeleri ve İran’da üretilmeyen bazı ilaçlar ithal edilmektedir. Elektronik tıbbi malzeme temini açısından da İran %70 olarak dışa bağımlıdır.

HRW’nin aynı raporuna göre, hayati önem taşıyan malzemelerin temini için İranlılar gayri resmi havale şebekelerini kullanarak ilaç temininde bulunmaya çalışıyor. Ancak gayri resmi yolların maliyetlerinin fazla oluşu ve İran içindeki bazı sağlık yönetmeliklerin içerdiği bürokratik zorluklar ilaç teminini oldukça kısıtlamaktadır. Söz konusu yolla elde edilen ilaçlar ise genellikle kalite bakımından da düşük olmaktadır. Yine aynı raporda tıbbi malzeme ve ilaç sektörünün önündeki en büyük engelin uluslararası finansal kısıtlamalar olduğu vurgulanmaktadır.

Sağlık sektöründeki ambargo nedeniyle oluşan zorluklar İran halkına sadece ekonomik olarak yük olmakla birlikte sağlığını ciddi bir şekilde tehdit etmektedir. Söz konusu rapora göre başta kanser hastaları olmak üzere birçok ağır hasta ambargolar sebebiyle sağlıklarına kavuşmakta zorluk çekiyor.

Halk Ne Diyor?

Associated Press’in (AP), ABD ambargolarının ekonomik hayatlarının üzerine yaptığı etki ile ilgili çeşitli halk gruplarını temsil eden İranlılarla yaptığı röportaj yapmış ve konu üzerine görüşleri alınmıştır.[10]

22 yaşında mesleği muhasebecilik olan Şiva Keşaverz, Tahran Çarsugh Teknoloji Alışveriş Merkezi’nde gezerken kendisiyle yapılan röportajda: “ Ekonomik savaş (İran ve ABD arasında) var ve halka bu savaşın baskısı çok. Diyorlar ki tahammül edin, (ancak) kemiklerimizin sesleri de geliyor.” Büyük Tahran Pazarı’ndan kıyafet satıcısı olan Nasrullah Pazuki: ”Halkın alım gücü benim gördüğüme göre satın alma gücü %50 oranında azaldı. 2 ve 1.5 milyon tümen arasında maaş olan memur ve işçiler ne yapsın?” 33 yaşında motosiklet taksiciliği yapan Hüseyin Rustemi:” 10 tümene aldığım bir yedek parça şimdi 50 tümen oldu… Siz düşünebiliyor musunuz ki düşük gelirli birisi nasıl bu parayla ulaşım masraflarını, ev kirasını ve çocuğunun giyimini karşılasın?”

Uluslararası ambargo ve çeşitli baskıların tarih boyunca İran halkı üzerindeki olumsuz etkisinin devamı artık İran halkında “bazı” problemlerin çözümü için derin umutsuzluk ve karamsarlığa neden oldu. Birçok İranlı geleceği adına oldukça endişeli ve çözüm yollarının imkansızlığı nedeniyle yaşam beklentileri oldukça düşük. Söz konusu umutsuzluk ve beklentinin düşüklüğü İran’da hane halklarını herhangi ekonomik girişimini engellediğinden İran ekonomisi çıkmaza sürüklenmektedir.

Ayrıca İran’da sadece orta ve alt sınıflar değil sermayeyi elinde bulunduran üst sınıflar da ülkenin bulunduğu ekonomik durumdan oldukça şikayetçi. Sermaye grubu olarak da adlandırabileceğimiz üst sınıf, benzer şekilde hane halkları gibi ülke geleceği hakkında umutsuz ve kaygılı olduğu için ülke içi yatırım ve mülkiyetlerini Türkiye ve Ermenistan gibi yakın ve komşu ülkelere kaydırmaktadır. Orta sermaye gruplarının yanında yüksek sermaye gruplarını da kaybeden İran ekonomisinin çıkmazı daha da derinleşmektedir.

Ne Olacak?

ABD Ambargoları sonucunda döviz ve enflasyon kanalıyla bozulan iktisadi dengelerin ambargo süreci içinde toparlanması oldukça zor gözükmektedir. Ekonomik olarak halkı zor duruma düşüren enflasyon ve döviz kuru kanalları sadece ambargo dönemlerine has olmamakla beraber her ne kadar ambargo süreçlerinde ortaya çıkan ekonomik problemler aslen İran ekonomisinin kronik problemleridir.

İran İslam Cumhuriyeti idarecileri defalarca ekonomide reform yapacaklarını belirtseler de şu ana kadar ciddi bir adım atılmamıştır. Ciddi ve etkili adımların atılmasındaki en büyük engel ekonomik reform vaatlerinin sadece lafta kalması ve icra edilebilecek bürokratik ve sisteme bağlı ortamların oluşmamasından kaynaklanmaktadır. Başta Devrim Rehberi Ayetullah Hamanei olmak üzere birçok idareci İran ekonomisinin ve ağır ekonomik şartlardan etkilenen halkın bulunduğu durumun farkında olsalar da icraata dökme açısından atıl kalmaktadırlar. Buna ilave olarak petrol ve kimya endüstrisinin üzerindeki ağır ambargolar devletin petrol kalemlerindeki gelirlerindeki azalış İran devlet bütçesinin tekrardan halkın aleyhine olacak şekilde düzenlemesine neden olmuştur. Yukarıda belirttiğimiz gibi nakdi sübvansiyonların yavaş yavaş kaldırılmasıyla birlikte gelecekteki bütçe kanunlarında devletin gelirlerini artırmak amacıyla vergi gelirlerinden faydalanacağını göreceğiz ki 1399 yılı bütçe tasarısında vergi gelirleri 1398 bütçe kanununa göre 172.6 milyar tümenden 195 milyar tümene çıkmıştır. Enflasyon ve işsizlik ile beraber İran halkının omzuna vergi yükü de binecektir.

Ekonomik olarak zor dönemler yaşayan İran’da hiç kuşku yok ki ekonomik şartların halkın üzerindeki baskısı oldukça fazla olmaktadır. İran halkının aleyhine olan ekonomik değişimler halkı sokaklara dökerek tepkilerin siyasi yöne evirilmesine neden olacaktır ki 2019 Kasım tarihinde şahit olduğumuz üzere benzin fiyatlarındaki artış halkı sokağa dökmüş ve günler geçtikçe bir ekonomik neden üzerine meydana gelen olaylar siyasi sloganlarla siyasileşmiştir.[11]Buna ilave olarak artan umutsuzluk tepkilerin ve sorunların daha da derinleşmesine neden olmaktadır.

Sonuç

Hülasa olarak, 2018 Mayıs ayı itibariyle başlayan İran İslam Cumhuriyeti tarihinin “en ağır” ambargosu olarak değerlendirilen ve adlandırılan mezkur ambargo, sadece İran’ın siyasi ve ekonomik değişkenleri bozmamış buna ilave olarak da İran halkının sosyoekonomik olarak zor günler geçirmesine neden olmuştur. Ambargolar İran ekonomisinin mihenk taşı olan petrol ve kimya endüstrisine darbe vurarak yüksek döviz kuru ve enflasyon nedeniyle İran halkını ekonomik olarak birden çok alanda sıkıştırmıştır ve ekonomik sıkışma halkın ekonomi hakkındaki çeşitli tepkilerinin siyasileşmesine neden olabilir.

Birkan Kemal ERTAN

27 Ocak 2020

 

 

 

Kaynakça

[1]“روحانی: تحریم حدود ۲۰۰میلیارد دلار درآمد ایران را کم کرد”, https://www.bbc.com/persian/iran-50956500, (Son Erişim Tarihi: 22.01.2020)

[2]“رشد اقتصادی بهار سال ۹۸اعلام شد”, https://tejaratnews.com/رشد-اقتصادی-بهار-سال-98-اعلام-شد, (Son Erişim Tarihi: 24.01.2020)

[3]Murat Aslan, “Zaman İran’ın Aleyhine İşliyor”, https://iramcenter.org/zaman-iranin-aleyhine-isliyor, (Son Erişim Tarihi: 25.01.2020)

[4]“ربیعی: قطع یارانه شامل طبقات متوسط و پایین نمی‌شود”, https://www.asriran.com/fa/news/689473/ربیعی-قطع-یارانه-شامل-طبقات-متوسط-و-پایین-نمی%E2%80%8Cشود, (Son Erişim Tarihi: 24.01.2020)

[5]“ چرا حذف یارانه‌ ها جدی شد؟” , https://donya-e-eqtesad.com/بخش-سایت-خوان-62/3584580-چرا-حذف-یارانه-ها-جدی-شد, (Son Erişim Tarihi: 23.01.2020)

[6]Kevin Cashman and Cavan Kharrazian, “US Sanctions Are Designed to Kill”, http://cepr.net/publications/op-eds-columns/us-sanctions-are-designed-to-kill, (Son Erişim Tarihi: 23.01.2020)

[7]“۱۰۰هزار یا ۴۰هزارتومان؛ قیمت یک کیلوگوشت قرمز در ایران چقدر است؟”,  https://www.bbc.com/persian/47019967, (Son Erişim Tarihi: 24.01.2020).

[8]Güncel kırmızı et fiyatları için https://meatprice.iradresi kullanılmıştır.

[9]“آسیب تحریم‌های اقتصادی آمریکا به حق سلامت ایرانیان”, https://www.hrw.org/fa/report/2019/10/29/335156, (Son Erişim Tarihi: 25.01.2020).

[10]“زندگی در سایه تحریم‌ها؛ «صدای استخوان‌مان را می‌شنویم”, https://farsi.euronews.com/2019/06/24/how-sanctions-effect-on-iranian-citizens-ordinary-life, (Son Erişim Tarihi: 27.01.2020).

[11]Birkan Kemal ERTAN, İran’da Benzin Fiyatlarındaki Artış: Nedenleri ve Muhtemel Sonuçları, https://www.ilimvemedeniyet.com/iranda-benzin-fiyatlarindaki-artis-nedenleri-ve-muhtemel-sonuclari.html, (Son Erişim Tarihi: 27.01.2020).

 

About Author

Birkan Kemal ERTAN

Economics and Iran Studies birkanertan34@gmail.com

Leave A Reply