İlim ve Medeniyet
Yeni Nesil Sosyal Bilimler Platformu
“Hazlarını ertelemek mutluluğu, insani sorumlulukları ertelememek de hayat başarısını getirir”
Roger Bacon (1214-1294), Arap dilini öğrenmenin kendi çağdaşları için hakiki bilgiye erişmenin tek yolu olduğunu söylüyordu.”
Arapça öğrenmeye ilk olarak Arömer'de başladım. Sadece birkaç eğitim aldım ve yaz dönemine denk gelmişti. O yazında İran'a seyahatim olacaktı ve eğitim almayı durdurdum. Ama kendim evde Arapça çalışmalarına devam ettim. Hikâye kitapları alır ve videolar izlerdim. Silsiletü'l-Lisan kitabından Arapça derslerini işliyorduk. Silsile kitapları oldukça güzeldi ve YouTube'da onlara dair dersler de var. Arapçaya büyük emekler verdim ve çokca içerik ürettim. Birçok İnsan yazılarımı ve çalışmalarımı kullandı. Bereket verdiği için Rabbime ne kadar şükretsem azdır. Çalışma bizden ve başarı Allah'tandır.
Arapça öğrendikten sonra Ürdün'de birkaç hafta Arapça pratik yaptım. Arapça yemek siparişi verdim ve bir kurumda hocanın Arapça konuşmasını arkadaşlarıma çevirdim. O zaman benimle birlikte bir kişi Arapça biliyordu. Kudüs'te dolaşırken de arkadaşım Arapça tabelaları okuyabiliyor musun diye sormuştu ve okumuştum. Biliyorsun maşaAllah demişti. Orta Doğu uzmanı da olmaya çalışırken Arapçaya ihtiyaç duyacağımı hesaplıyordum ve işime de yaramıştı. Bugün Suudi Arabistan ve Mısır gibi ülkeler Orta Doğu'da oyun kurucu ülkelerdir. Suudi Arabistan'ın petrolü ona büyük bir hareket alanı kazandırmıştır. Ülke hakimiyet teorilerinde enerji merkezli teorilerde ortaya atılmıştır. Sadece deniz veya hava gücü bir ülkeyi etkin yapmıyor ve ayrıca sahip olduğu doğal kaynaklar bir ülkeyi etkili bir aktör yapıyorlar. Dolayısıyla Türkiye'de geçtiğimiz 15-20 yıla kadar Arap dünyası bile adeta doğru düzgün takip edilemezdi ama bugün birçok Arapça bilen İnsanla karşılaşıyoruz. Bir sonraki aşamada çok kaliteli dil bilen İnsanlarımızın yetişmesi işten bile değildir inşAllah.
Bölge uzmanlığı sınavına girerken Arapçadan girdim ve sınavdan 54 gibi bir puan alabilmiştim ve barajdan geçmiştim sınavı. Çoğu öğrenci İngilizce üzerinden girdi sınava ben ise o dönem Arapçadan girmiştim. Daha sonra daha fazla ilerlettim Arapçamı. Arapça Selahattin gibi bir çizgi film izledim ve İbn Battuta dizisini bir arkadaşımla Türkçeye çevirdim.

Çevirdiğimiz İbn Battuta dizisinin birinci bölümü 60 bine yakın izlenme aldı ve büyük ilgi gördü Hamdolsun. Selahaddin dizisinden sonra bu dizi de Arapça öğrenenler tarafından izlenilir oldu. Birkaç yıl zannediyorum ara ara uğraştık bu dizi için. Arkadaşıma da emekleri için buradan da teşekkür etmek istiyorum. Arapçaya bir süre hizmet edebilmek nasip olmuştu şükürler olsun. Umarım yine hizmetlerimiz daim olur ve devam ederler.

2016’da yukarıda yazdığım satırları yazabilmişim ve Arkadaşım Cengiz Yur’a gönderebilmişim. Bazı hatalar var elbette ama yine de yeni başladığım bir dile göre iyi bir seviyeyi o dönemde yakaladığımı düşünüyorum bugünlerde. Cengiz Yur ile üniversitede aynı odada kaldık. Kendisi elim bir hastalıktan vefat etti. Ona dair bazı anılarımı yabancı dil çerçeversinde anlatmak istiyorum.
Cengiz, Kürt asıllı idi ve Kürtçe biliyordu. Tam ne zaman tanışmaya başladığımızı hatırlamıyorum. İlahiyat okuyordu ve dersler ile arası çok iyi değildi. Maddi sorunlar da çekiyordu biraz. Ailesinden bize kola şişesi içinde zeytin getirirdi. Yemesi çok güzel olurdu. Ben Farsça öğreniyordum o da bana Farsçada şu kelime ne demek diye soruyordu. Bakıyorduk Kürtçede de aynı anlama geliyor. Çünkü o da bana Kürtçesini söylüyordu. Birçok ülkeyi tanıyabiliyordu çünkü uluslararası bir lisede okumuştu. Okulun son senelerinde rahatsızlandı ve yaklaşık olarak 2 yıl sonra da vefat etti. Bir kez vefat etmeden önce görüşmüştük ve sonrasında vefat haberini öğrendim ve Kudüs’te idim. Çok üzülmüştüm Cengiz’e. Allah makamını yüce eylesin ve cennette güzellikler bahşetsin.

Arapça'dan alıntı yapan dillerin bir görseli. En çok alıntıyı Türkçe ve İspanyolca yapmış gibi görünüyor. Bir de bu resimde olmayan Arapçadan alıntı yapan Farsça vardır. Farsçada da çok sayıda Arapça kelime bulunmaktadır.

Arapçanın diğer dillerdeki etkisini gösteren bir görsel
Arapça en çok kelimeyi Türkçeye kazandırmıştır. Burada gözükmüyor ama Farsçada da hatırı sayılır derecede Arapça kelime vardır. İspanyolca ise Arapçadan en çok etkilenen başka bir dildir. İspanya’da Müslümanlar devlet kurdular. Bu devletin sınırları Avrupa içlerine kadar gitti. Reconquista hareketi ile Batı’dan kovuldular. Müslümanlar Batı’da ve Batılılar da Doğu’da uzun yüzyıllar barınamıyorlar. Fetih veya işgal beraberinde direnişi getiriyor. Bu da bölgeye sonradan gelen ülkenin bölgeden sürülmesine sebep olabiliyor. Tarihte en azından hep bu şekilde oldu. Eskiden de Yunan ve Pers savaşları çok meşhurdu. Bazen Persler ve bazen de Yunanlar galip geldiler. İskender ise Hindistan’a kadar ordularını sürdü ve Yunanların 200 yılda yapamadığını 10 yıl gibi bir sürede gerçekleştirdi. Ama bölgede kalıcı olabilmeleri mümkün değildi ve kısa sürede imparatorlukları dağıldı.

Arapça Türkçe ortak kelimeleri geçtiğimiz senelerde kaleme almıştım. 300 binden fazla görüntülenme aldı. Bir Hocanın çalışmasından yararlandım. Hocamızdan izin almamıştım ve bu yüzden Hocamızdan özür dilerim. Sonrasında da insanlar faydalanıyor diye silmeye gönlüm el vermedi. Hocamızın kaynağı da açık erişimdi. Ben onu daha da anlaşılabilir olacak şekilde harekelendirdim. Hareke sayısını artırdım ve sitemizden paylaştım. Arapçaya çok değer veriyordum ve Arapçaya birkaç yıl belki biraz daha fazla hizmet edebilme şansım oldu. Bu bağlamda kendimce güzel çalışmalarda bulunabildim.

650 binden fazla okunan Arapça en temel kelimeler isimli paylaşımım budur. Kelimeleri Beyne Yedeyk kitabından çıkarmaya çalıştım. Sonrasında diğer kitaplardan olan silsiletü’l-lisan kitabının birinci cildinin kelimelerini de çıkardım. Şimdi herkes kelimelerden dil öğrenemez. Kelimeleri ezberlemeye kalkmakta mantıklı bir dil öğrenme yöntemi değildir. Ama burada teşvik ve kolaylaştırma var. Arapça alanındaki Hocalarımızın da işine zarar verme gibi bir niyetim bildiğim kadarıyla hiç olmadı. Çünkü niyette olabilecek bir sıkıntı yapılan bütün emeklerin boşa gitmesine sebep olabilir. O yüzden niyetimizi sağlam tutmalıyız.

En sık kullanılan Arapça 1500 kelime isimli çalışmam 170 binden fazla okunmuş durumdadır. Bu kaynağı bir yerden almıştım ama nereden aldığımı hatırlamıyorum. Kim hazırlamıştı onu da hatırlamıyorum. Bu isimle paylaşınca büyük ilgi gördü Hamdolsun. Karşılarında İngilizce karşılıkları da yazıyordu. Gençler baya faydalandılar diye tahmin ediyorum.

Önemli ve çok okunan çalışmalarımdan bir tanesi Arapça YDS kelimeleri idi. Paylaşıldığı zaman büyük ilgi görmüştü. Uzun aylar internetteki bütün Arapça videolarını izledim ve oradan Hocaların söylediği kelimeleri önce kağıda arkalı önlü yazdım ve akabinde worde yazdım. 6 aydan fazla zannediyorum uğraşmışımdır diye düşünüyorum. Saatlerce izlerdim ve kelime çıkarırdım. Bu sayede ben de çok fazla kelime öğrendim ve okuma alışkanlığı kazandım. Burada reklam yapma mahiyetiyle değil çalışmanın örnek teşkil edebilmesi mahiyetiyle paylaşıyorum.

Bu da hazırladığım kısa yazılardan birisiydi. Kısa addedilebilecek baya da bir yazı hazırladım. 500’den fazla yazım içinde çok kısa sürede hazırladıklarım da vardı. O yüzden her birine haftalarca emek harcadığımı düşünmemek lazımdır. Bu da kısa olacak şekilde hazırladığım yazılardan birisiydi. YouTube’da videoları izler ve tek tek bakarak worde yazardım. Akabinde sitemize yükler ve altlarına pdflerini de koyardım.

Ahmet Uysal Hoca Arap dünyası alanında tanınmış bir isimdir. Arapça seviyesi de iyidir. Geçtiğimiz senelerde kendisinden ders alabilmek nasip oldu. Orsam’da da eğitim aldım. Normalde hiçbir kuruma beni ders dinlemeye bile neredeyse almıyorlardı ama son zamanlarda o konuda şansım açıldı. Yapılan programlara başvururdum ve en kaliteli yetişmiş kişilerden de olsam kabul alamayabiliyordum. İRAM ve ORSAM’da araştırmacı olarak kabul alabilmek için çok uğraştıysam da nasip olmadı. Her sene düzenli alımlarına başvurdum ama girebilmek nasip olmadı ama Rabbimin izniyle pes etmedim. Bugünleri gösteren Rabbime şükürler olsun.

Yavuz Sultan Selim Camii’ne pirdaş Bilal Ay ile gittim. O beni götürdü ve orada namaz kıldık diye hatırlıyorum. Camiinin lokasyonu çok güzel ve çokta güzel bir Camiidir. Tam ne zaman gittiğimizi hatırlamasam da burada yazan Arapça tanıtım yazısını fotoğraflamıştım. Sonrasında okurum demiştim ve şuan hiç sözlüğe bakmadan yüzde 98-99 oranında anlayabiliyorum hamdolsun. Tabii bu seviyelere gelebilmek için büyük emekler vermek gerekiyordu.

Arapçaya dair bir çalışmam
Arapça böyle bir kitap hazırladım ama neden hazırladığıma dair bir fikrim yok. Sonrasında hazırladığım bu kitabı hiç beğenmedim ve alındığında da üzülüyordum. Babaanneme ithaf ettim ama kitabı beğenmediğimden İran Üzerine Gözlemler kitabımı tekrardan babaanneme ithaf ettim. Yani bu kitabı almayın demek isterim okuyanlara. Hiç yeterli bir kitap değildir. Arapça kısa süreliğine de öğretme serüvenim oldu ama çok çok kısa bir süre. Daha çok Arapça konuşanları anlama çalışması yaptım. Bir gün bir Hocamız bana Arapça konuşabiliyor musun dedi. Ben de ona la Esteti en etekelleme bi’l-lugati’l-Arabiyye dedim. Sen konuşabiliyorsun yalan söyleme dedi. Konuşabildiğimde birkaç cümleden birisi bu idi. Hoca dili biliyorum sandı. Bir hocamızla da tanışınca teşerreftu bi marifetik ifadesini kullandım yani tanıştığımıza memnun oldum dedim.

Sitemizi arattıklarında ilk önlerine bu çıkıyor. Ekseriyetle Yabancı Dil yazılarından karşılarına içerikler çıkıyor. Bu seviyeye gelebilmek için çok çabaladık. Diller alanında öncü çalışmalar yapabilmek nasip oldu Hamdolsun. 3-4 yıl galiba ve belki de daha fazla sürekli dillere dair içerikler ürettim. 2017’den beri zaman zaman dillere dair yazsam da 2020’li yıllardan itibaren de dillere dair çokca içerikler ürettim. Bu alanlarda sitemizi tanınır yapabilmek nasip oldu. Sitemizin tanınır olmasından daha büyük fayda yazılarımızın halkımıza ulaşabilmesi ve halkımızın kendini geliştirebilmesi idi. Site bir araçtı ama halkımız ise amaçtı.

Benim adım da bu alanlarda tanınır oldu. Rabbime ne kadar şükretsem azdır ve bütün bildiklerimi herkesle paylaşmaya çalıştım. Bunun karşılığını da manevi olarak aldım ve alıyorum. İlimvemedeniyette 541’den fazla yazı yazdım ve hiçbirisinden de bir tl dahi almadım hamdolsun. Bunu da övünmek için değil gönüllü çalışmanın önemine binaen yazdım. Elbette çalışacağız işlerimiz olacak, evimizi geçindireceğiz ama günde birkaç saatte ve hafta sonları da daha fazla saatte olmak üzere toplum için ümmet için üreteceğiz inşAllah.

Filistin ve Mısır Lehçesine dair eğitimler aldım. Lehçeler önemli ama şu manada önemli. Özel İnsanlara lehçe öğretmek gerekir. Mesela gazeteciler ve Orta Doğu çalışanlar. Bunlar medyaya yansıyan lehçe konuşmaları da anlamalıdır. Ama lehçe konuşmak zorunda değillerdir. Fasih Arapça her zaman en önceliklidir ve İslam dünyasının herkese Fasih Arapça öğretmesi takdire şayan bir iştir. Bunun karşılığını Allah bu ümmete verecektir inşAllah. Ben Filistin ve Mısır lehçesi eğitimleri aldım. Mısırlı kardeşlerimiz YouTube’daki ürettikleri videolarda Mısır lehçesinde konuşuyorlardı ve onları yavaş yavaş anlamaya başladım.

Ürdün’de çekilmiş bir fotoğrafım. Ürdün’de de Arapça pratiği yaptım. Bir üniversiteye gitmiştik ve hocamız orada bize Arapça bazı tavsiyelerde bulunuyordu veya bir konu anlatıyordu. Onu Arapça bilmeyen arkadaşlarımıza çeviriyordum. Arapça bilen arkadaşım ise bana kızdı ve sus dedi. Ben de sustum. O biliyordu ama diğerleri bilmiyordu ve onlar için çeviriyordum. O arkadaşımızla bir kere daha tartışmık ve çok üzmüştü beni Rabbim selamet versin herkese :)

Ürdün’de çektiğim bir çöl fotoğrafı. Çölde akşam vakti, her yer zifiri karanlık oldu. Akreb felan saldırır mı diye bir yandan korkuyordum. Telefonun ışığını ara ara açıyordum. Kamp yapmaya gelmiştik. Yemek yedik ve sohbetler ettik. Akşam öyle bir karanlık oluyor ki bir santim önünüzü göremiyorsunuz. Yanınızda oturan Arkadaşınızı dahi göremiyorsunuz. O derece korkutucu bir akşamı var. Akşam yol almak adeta mümkün değil. Hatırladıklarım bunlardı ama güzel tecrübeydi. Çölde araba sürdük. Deveye bindiler ben ise arkadaşım ile tartıştığımdan binmedim. Beni yalancılıkla suçladı ama yalan söylemiyordum ve tesadüfen telefonda kaydetmiş konuşmamızı. Açtım dinlettim ve doğru söylediğim ortaya çıktı. Çok üzülmüştüm ve deveye binmek istemedim. Tartışmalar mutlaka oluyor ama arkadaşlarım ile çok büyük problemler yaşamadık. En fazla onlar ders çalışmadığı için çok üzülüyordum. Ders çalışmaları için elimden geldiğini yaptım ama onlar da istedikleri şekilde yaşamak için elinden geleni yaptılar. Hepsini kastetmiyorum ve kimseyi eleştiremeyiz :))) Hakkımız herkese helaldir ve herkesten helallik bekleriz.

Ürdün’de bu şekilde çadırlarda kalmıştık. Çadır dahi çok karanlıktı gece. Hiçbir yeri neredeyse göremiyorduk. Yöresel kıyafetlerden almıştık ve giymiştim. Orta Doğu yolculuğum tüm hızıyla devam ediyordu.
Yorum Yaz