İlim ve Medeniyet
Yeni Nesil Sosyal Bilimler Platformu
Hakikatin Peşinde - William McNeill
William McNeill’in Hakikatin Peşinde adlı hatıratını az önce bitirmek nasip oldu. McNeill, yaklaşık elli yıl boyunca farklı alan ve disiplinlerde çalışan, entelektüel merakı son derece geniş bir isim. Hayatındaki temel hedefi ise oldukça büyük: Dünyayı anlamak.
Bu hedef doğrultusunda durmaksızın okuyor, yazıyor ve sayısız seminere katılıyor. Hayatını adeta bu entelektüel arayışa adıyor. Ailesinden tevarüs ettiği başarı ve hırs, onu akademik zirvelere taşıyan önemli unsurlar arasında. Anne ve babasının her ikisi de okul birincisi; McNeill de özellikle babasına layık olabilme duygusuyla hareket ediyor.
Elbette her şey kesintisiz bir başarı hikâyesi değil. Başarısızlık yaşadığı dönemler de oluyor; ancak pes etmek nedir bilmiyor. Yıllarca çalıştığı Cambridge Üniversitesi’nin bir kitabını geri çevirmesi buna iyi bir örnek. Buna rağmen eserini Harvard Yayınları’nda yayımlamayı başarıyor. Hayatında zaman zaman başarısızlıklar olsa da sahip olduğu akademik çevre ve bağlantılar sayesinde görece şanslı bir yaşam sürdüğünü de inkâr etmiyor. Ancak bu hatıratı okurken açıkça görüyoruz ki, şans tek başına hiçbir zaman yeterli değil; asıl belirleyici olan çaba ve süreklilik.
McNeill, hayatını “anlama” ve “entelektüel girişim” üzerine kurmuş bir isim ve bundan hiçbir pişmanlık duymuyor. Evet, belki birçok şeyden fedakârlık ederek entelektüel faaliyetlerini sürdürdü; fakat ömrünün ileri yaşlarında hatıratını şu sözlerle bitiriyor:
“... hayatımın tutkusunu, elimden gelenin en iyisini yaparak ve bundan gerçekten mutmain olarak gerçekleştirmiş bulunuyorum.”
Buna karşılık hayatını sadece zevk, sefa ve bilgisizlik içinde geçirenlerin yaşlandıklarında pişman olduklarını ben âcizane vurgulamak isterim. Gençlik elden gidince nimetlerden faydalanma imkânı da azalıyor; geriye ise “keşke”lerle dolu bir hayat kalıyor.
Bu nedenle hayatımızı yalnızca oyun ve eğlenceden ibaret bir şekilde tüketmemeliyiz. Gerçek toplumsal ve entelektüel tutkularımızın peşinden gitmeli; TikTok gibi küçük ve geçici dopamin hazları yerine, emek isteyen ama kalıcı büyük hazlara yönelmeliyiz.
Ozan Dur
Yorum Yaz