PETRO-DOLAR DÖNGÜSÜ VE AMERİKA POLİTİKALARI

0

Herkesçe bilindiği üzere para M.Ö 7. Yüzyılda Anadolu’da yaşayan Lidyalılar tarafından bulunmuştur. Lidyalıların parayı bulmasından sonra para dediğimiz şey birçok kere değişmiş ve evrim geçirmiştir. Kimi zaman altın kimi zaman gümüş kimi zaman ise bir kağıt parçası olmuştur.

Paranın geçirdiği en önemli değişimlerden birisi ise 17. Yüzyılda İngiliz kuyumcuların ellerindeki değerli madenlerini korumak ve saklamak amacıyla İngiliz darphanesine korumak ve saklamak teminatıyla veriyorlardı. 1640 yılında Kral I.Charles’ın İngiliz darphanesinde saklanan altınlara el koymasıyla artık kuyumcular değerli madenlerini İngiliz darphanesi yerine Goldsmith’ler adındaki kuyumcunun yaptırdığı kasada saklamaya başladılar. Goldsmith’ler kendisine verilen her altın, gümüş vb. madenler için Goldsmith teminatlı kağıt veriyordu ve böylece İngiltere’de ilk banknot kullanılmaya başlanıldı.

Goldsmith’in yaptığı bu açılım dünya ekonomi ve para sistemini temelinden etkilemiştir. Zamanla artık devletler kendilerinde bulundurdukları altın rezervine göre para basmaya başladı. Aynı Goldsmith’in temellerini attığı gibi elinde bulunan kağıt (para) hangi devlete ait ise o devletin altın rezervine göre o kağıt değer kazanmaya başladı.

Uzun yıllar para sistemi bu şekilde devam etti. Fakat İkinci Dünya Savaşından sonra değişen siyasi ve ekonomik ortamda galip taraf olan Amerika artık geçmişteki bölgesel politikasından ziyade artık dünyaya açılma kararı aldı. Özellikle SSCB ile giriştiği soğuk savaş döneminde uyguladığı politikalar bunu bizlere göstermektedir. Dünya ticaretinin etkin işlemesini ve yanlı bir ödeme sistemini geliştirmek amacıyla, 44 ülkenin katılımıyla 1944 yılında ABD’nin New Hampshire Eyaleti’nin Bretton Woods kasabasında gerçekleştirilmiş bulunan uluslararası konferansında alınan bir kararla para basımı için bulundurulması gereken altın rezervinin yanında ABD doları da artık rezerv niteliğine sahip oldu.

Bu karar soğuk savaş döneminin başına denk geldiğini düşünürsek bu kararla birlikte ABD’nin yanında yer alan devletlerin dolara karşı ilgisinin daha da çok arttığını söyleyebiliriz. Bu ilgi artışıyla beraber Amerikan doları uluslararası arenada değer kazanmaya başlamıştır. Bu etkinin yanı sıra ABD Bretton Woods kararı sonucu doların üstlendiği rol ile birlikte dünya üzerinde ekonomik bir baskı ve düzen kurması kolaylaşmıştır.

Bu iktisadi düzen 1970’lere kadar devam etmiştir. ABD yanında yer alan müttefiklerine yaptığı yardımlarla onları hem ekonomik hem de demografik açıdan gelişmesine destek olmuştur. Hatta ABD savaştan sonra Avrupa içinde ekonomik bir birlikte kurulmasını desteklemiştir. Bunun sebebi ise kurulacak olan ekonomik birlikle beraber kendisine ve dolara çok geniş bir pazar olacağı düşüncesiydi. Fakat ilerleyen yıllarda kendisine rakip olacak bir rezervi hesaba katmadığını söyleyebiliriz.

Fakat 1970’li yıllara gelindiğinde Vietnam savaşının ABD’ye verdiği yükle beraber Fransa ve İngiltere gibi ABD’nin büyük müttefiklerinin de içinde bulunduğu devlet bankalarındaki ABD dolarının karşılığı olan altınları ABD’den istemeye başladılar. Bu süreçte ABD’nin baş müttefiki durumundaki İngiltere Merkez Bankası bile 3 milyar dolarlık rezervi karşılığında 2600 ton altın almıştır.[1]

1971 yılında Nixon yönetimindeki ABD doların altın karşısındaki değerdeşliğini sona erdirdi ve 11 Ağustos 1971 yılında ABD doları dalgalanmaya bırakıldı.

ABD dolarının Vietnam savaşından ve dalgalanmaya bırakılmasında etkilenerek devalüe edildi. Bununla birlikte değer kaybeden doların düşüşüne çare arayan ABD o dönemdeki OPEC devletlerinden Suudi Arabistan ile üst düzey görüşmelere başladı. Bu zaman sürecinde ABD Dolarında yaşanan gelişmelere bağlı olarak Petrol Dışsatımcısı Ülkeler Örgütü (OPEC) de, petrol ticaretinin birçok para biriminden oluşan bir para sepeti üzerinden olabilirliğini tartışmaya başlamıştır.[2]

ABD’nin petrolün dünya üzerinde dolar üzerinde satılması amacına ulaşmak için dünyaya en çok petrol ihraç eden Suudi Arabistan ile görüşmesinden sonra Suudi Arabistan yetkililerinden resmi bir açıklama olmasa da ABD’den gizlice 2,5 milyar dolar değerinde hazine bonosu aldığı bilinmektedir. Bununla birlikte Suudi Arabistan’ın aldığı bir kararla artık petrolünü dolar ile satacağını açıkladı. Yapılan bu iki hamle dünya üzerinde değer kaybeden ABD dolarının yeniden değer kazanmasına sebep olmuştur.

Suudi Arabistan ile yapılan anlaşmanın Suudi Arabistan’ın çıkarı ise bölgesel tehlikelerden kendi koruma altına almasıdır. Çünkü imzalanan anlaşmada Suudi Arabistan’ın dolar karşılığı sattığı petrollerden gelen paraları ABD bankalarına yatırması şartı ile ABD’nin Suudi Arabistan’ın güvenliğinden sorumlu olacağı garantisini verdiği görülmektedir. Bu da ABD’nin petrol için ülkeden çıkardığı dolarları hatta dünyada herhangi bir devletin petrol için harcadığı dolarların Amerika’ya geri dönmesine denk düşmektedir. Böylece Petro-Dolar döngüsü gerçekleşmiş olmaktadır. Bunlarla beraber ABD’nin Suudi Arabistan başta olmak üzere Ortadoğu’dan aldığı petrol ülke içerisinde kullandığı tüm petrollerin sadece %11’ini oluşturması ABD’nin normal şartlarda Ortadoğu petrollerine ihtiyacı olmadığını gösteriyor. (Grafik 1.1)

Kaynak: BP Statistical Review of World Energy 2015 (Grafik 1.1)

Petro-Dolar Sistemine Karşı Hareketler

Petro-Dolar döngüsüne karşı Ortadoğu’da özellikle 2000’den sonra bir karşı koyma çabaları başlamıştır. Bu karşı koyma çabalarının sebepleri ise ABD’nin Ortadoğu başta olmak üzerine dünyada baskıcı tutumu ve tek taraflı ekonomik kazanç elde etmesidir.

Bu konuda örnekler ile devam etmek gerekirse ilk olarak II. Irak işgalinin sebebi olarak kitle imha silahları olduğu açıklansa da dönemin İngiliz yöneticileri tarafından yapılan açıklamalarda işgalin hata olduğunu açıklamıştır.[3] Binlerce insanın öldüğü ve ailelerin dağıldı bir işgalin istihbarat hatası sonucu gerçekleştiği açıklaması inanılası zor bir durum. Halbuki işgalden önce Saddam’ın yaptığı açıklamalara baktığımız vakit petrolü artık dolar üzerinden satmak yerine diğer Euro, Yen gibi paralarla da satacağını açıklaması ABD’nin Petro-Dolar politikasına zarar vereceği açıktır. Bu tarz açıklamalardan sonra gelen işgalin sadece istihbarat hatası sonucu gerçeklemesi yukarıda dediğimiz gibi inanılası zor bir durumdur.

Diğer bir örnek ise Libya’yı uzun yıllar yöneten Kaddafi örneğidir. Saddam ile benzer süreçlerden geçen Kaddafi de aynı tür açıklamalardan sonra ülkesinde çıkan iç savaş sonucu öldürülmüş ve Libya petrolleri Petro-Dolar çarkının dönmesine yardımcı olmuştur.

İran’da ise bu iki devlete göre biraz daha farklı bir durum görülmektedir. 1979 İran devrimine kadar Amerika İran’ı kendi safına çekmeye çalışmıştır. Fakat İran Devrimi ile birlikte kendine büyük düşman olarak ABD’yi seçmesi ile birlikte arası açılmıştır. Bunla beraber İran’ın petrollerini dolar karşılığı satmaması ve diğer nedenlerden dolayı ABD tarafından ambargo uygulanmıştır.

Sonuç

ABD II. Dünya Savaşı’ndan sonra dünya üzerinde askeri ve ekonomik olarak baskın güç olmuştur. Bu güç dünya üzerinde belli bir zaman sonra rahatsız edici bir şekilde baskı kurmaya ve güç kaybederken diğer devletler üzerinden güç kazanmaya çalışmıştır. Özellikle yukarıda anlattığımız Petro-Dolar politikası ile birçok devlet üzerinden milyarlarca dolar elde etmiştir. Böyle bir sisteme baş kaldırmak isteyen devletlere ABD uyguladığı politikalar ve aldığı önlemlerle baş kaldırmaların önünü kesmiş ve çarkın dönmesini sağlamıştır.

ABD’nin kurduğu bu sistemde dünya üzerindeki petrol ticareti ve dolar kurunun değeri en önemli yapı taşlarını oluşturmaktadır. Örneğin ABD’nin Suudi Arabistan aldığı petrollerin ülke içinde kullanılan oranda sadece %11 olması Irak işgalinin nedenleri ve sonuçları göz önünde bulundurulunca Amerika’nın Ortadoğu bölgesinde bu kadar etkin olmak istemesi petrol üzerinden oluşturduğu dolar döngüsünü devam ettirme istediğidir.

ABD petro-dolar döngüsünün devamı için geçmişte çok ciddi riskleri göze aldı. İleride de bu sistemin devamı için yine belli riskler alacağı öngörülüyor.

Mehmet AYAYDIN

[1] Yergin, Daniel ve J. Stanislaw, (1997), The Commanding Heights : The Battle for the World Economy http://www.pbs.org/wgbh/commandingheights/shared/minitext/ess_nixongold.htm s. 60.

[2] Petrol ticaretinde G-10 ülkeleri paralarından oluşan bir para sepeti kullanılması OPEC tarafından önerilmiştir Spino, David E., (1999), The Hidden Hand Of American Hegomony: Petrodollar and International Markets, Cornell University Press, s. 121.

[3] http://www.bbc.com/turkce/haberler/2013/03/130318_irak_yalanlar

KAYNAKÇA

-Yrd. Doç. Dr. Hakan Naim ARDOR ve Yrd. Doç. Dr. Fahriye ÖZTÜRK, ORTADOĞU PETRO-DOLARLARI, PETRO-DOLAR YENĠDEN DÖNGÜSÜ VE KÜRESEL REKABET, Akademik ORTA DOĞU, Cilt 2, Sayı 1, 2007

– Halil İbrahim YILMAZ, ORTADOĞU’NUN JEO-EKONOMİK ÖNEMİ VE ABD’NİN ORTADOĞU POLİTİKASININ EKONOMİK NEDENLERİ, Tesam Akademi Dergi syf 99-128 Ocak 2016

– http://www.derindusunce.org/2016/01/11/petro-dolar-aforizmalar/

– http://drcetiner.org/ekonomi/bdps-ve-petrodolar-savaslari.html

About Author

Mehmet AYAYDIN

Uluslararası İlişkiler (IR) Indo-Pak mehmetayaydn@gmail.com

Leave A Reply