İRAN TEOKRASİSİ; KİM DAHA GÜÇLÜ? İRAN ULEMASI VE KURUMLARDAKİ ETKİNLİĞİ (1979-2017)

0

ÖZET

İran coğrafyasında hüküm süren ilk Şii İslam Devleti’nden (1501) Şubat 1979 Devrimi’nin ardından kurulan ve bugüne kadar hüküm sürdüren mevcut İran İslam Cumhuriyeti’ne (2017) kadar geçen 516 yıllık hükümet geleneği dini, kültürel, sosyal kalıplar yönüyle bize eşsiz bir manzara sunmuştur. Din uluslararası ilişkiler alanında hep arka planda kalmıştır. Ancak 1979 İran İslam Devriminden sonra İran’da dini bir rejimin kurulması ve gerek iç gerek dış politikasında dini söylemlere yer vermesi gözleri tekrar dinin iç ve dış politika yapımındaki yerine çevirmiştir. 1979 devrimi ile din “bir devlet dini” olarak ortaya çıkmıştır. ‘İslam Cumhuriyeti’ rejiminin kuruluşundan beri seçilmişler ve atanmışlar arasında bir çekişme vardır. Bunun dini sirayeti ulema-siyaset çekişmesi olmuştur.

Anahtar Kelimeler: Ulema, İran, Din, Kurumlar, Devrim

 GİRİŞ

1979 yılında İran’da gerçekleşen devrimden sonra İran’ın yeni liderleri iç ve dış politikada  dini söylem kullanma yoluna gittiler. Yeni rejim bu konuda kendine olan güvenini ispat etmek için midir veya bir rejim ihracı içindir bilinmez ama kendini “bütün Müslümanların savunucusu”[1] olarak tanıttı ve bunu da anayasasına bir madde olarak ekledi. Bu durum bile dinin yeni rejimin hem iç hem dış politikasının şekillenmesinde ne kadar etkili olduğunu gözler önüne sermektedir.  İran’ın bu durumu tarihsel süreci de göz önünde bulundurulursa şöyle yorumlanabilir;  ilk zamanlarında sivik din devleti olarak karşımıza çıkan İran devleti gözlemlerken devrim sonrası politik dine evirilmiş bir devletle karşı karşıyayız.  Bu açıdan ele alındığında iç ve dış politikanın temel bir dinamiği olarak “din” olgusu İran’ın bu evirilmesi göz önünde bulundurularak yorumlanmaya çalışılmıştır. Bu evirilmenin bir ispatı olarak da bu makalede dini temsil eden kişilerin ve kurumların siyasi ve sosyal kurumlar üzerindeki etkisi incelenecektir. Bu çalışmada öncelikle İran coğrafyası ve bugün ki İran İslam Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile ilgili bilgi verildikten sonra. İran’da önemli gördüğümüz dini erkler ve etkili olduğu kurumlar ele alınarak sonuç kısmından sonra çalışma nihayete erdirilecektir.

İran, Türkiye’nin karadan komşuları içinde yüzölçümü ve nüfus bakımından en büyüğüdür. Kafkasya’ya, Ortadoğu’ya ve Ortaasya’a aynı anda komşudur. Yine, hem Hazar’a hem de Körfez’e ve Hint Okyanusu’na komşu olan tek ülkedir. Gerek petrol gerekse doğalgaz rezervleri bakımından dünya sıralamasında en önlerde gelmektedir. Bu kaynakların üretimi ve ihracı açısından da benzer bir konuma sahiptir. (Dünya petrollerinin yaklaşık yüzde 10’u tek başına İran’dadır. OPEC’in ikinci büyük petrol üreticisi İran’dır. Ayrıca İran, dünyanın ikinci büyük doğalgaz rezervine sahiptir.) Bununla birlikte, ülke topraklarının önemli bir kısmı çöllük ve kuraktır; nüfus yoğunluğunun olduğu bölgeler coğrafyanın merkezi değil, çevresi niteliğindeki kenar kısımlardır. 75 milyonun biraz üzerindeki nüfusu ile İran, Almanya ve Türkiye arasında, dünyanın 17. kalabalık ülkesidir. Satın alma gücü paritesine göre hesaplanan milli gelirde Türkiye’ye yakın bir düzeyde, nominal milli gelirde ise dünya devletleri arasında 25-30. sıralar arasındadır. İran, sadece bugün değil, tarih boyunca da dünya siyasî olayları bakımından hayati önemde bir coğrafya olmuştur. İran açısından “jeopolitik önem” hususu, geçerliliğini sürdürmüştür ve sürdürmektedir. Bu önem, küresel ölçekte (büyük-küçük, bölgeden-bölge dışı aktörler tarafından) bilinmektedir. Bu önem, İran’ın 20. yüzyılın önemli savaş nedenlerinden olan enerji kaynaklarının keşfi ve bunlara sahip veya hâkim olma mücadelesi ile daha da artmıştır. Bu noktadan sonra  79 devrimine giden yol ve devrim sürecini anlatacağız.

 

1979 İRAN DEVRİMİ VE İSLAM CUMHURİYETİ’NİN KURULUŞU

Son Pehlevi Devleti döneminde ekonomik açıdan hedeflenen kalkınmanın gerçekleşmemesi ve halkın refah seviyesinin düşüklüğü, iç politikada Şah’a yönelen tepkileri her geçen gün daha da arttırmıştır.  İslam Devrimi’ne giden gelişmelerin tohumları 1978’de büyük halk gösterileri ile atılmıştır. Grevler ve gösteriler giderek yoğunlaşıp ekonomiyi felç edince Şah çareyi Ocak 1979’ da ülkeyi terk etmekte bulmuştur. 1 Şubat 1979 günü sürgünde bulunduğu Paris’ten Tahran’a gelen Büyük Ayetullah Humeyni sadece siyasi değil dini bir lider olarak da (imam) kabul edilmiştir. Şah yanlıları ile devrimciler arasındaki mücadele çok uzun sürmemiş ve 11 Şubat’ta devrim taraftarları mücadelelerini zaferle noktalamışlardır. 1 Nisan’ da ise İran İslam Cumhuriyeti ilan edilmiş; böylece Pehlevi Hanedanlığı da tarihe İran adına son monarşi olarak geçmiştir. Aralık 1979’ da Humeyni ülkenin dini lideri olarak seçilmiş ve İran’da yeni bir dönem başlamıştır. Devrimin içsel dinamiklerine bakıldığında neden olarak ekonomik geri kalmışlık, batılı reformlara ulemadan gelen tepkiler, Çarşı / Bazara’nın monarşi karşıtlığı ile otokrasiye ortak karşı duruş gösterilebilir. Ekonomik olarak her ne kadar 1970’lerde yükselen petrol fiyatlarıyla birlikte petrol gelirlerinin artması İran için önemli bir şans oluşturmuş olsa da, refahın geniş halk kitlelerine yansıtılamaması, zengin-fakir arasında gelir uçurumunun giderek derinleşmesi ve petrol gelirlerinin azımsanmayacak bir bölümünün askeri modernleşme ve başarısız reformlara gitmesi (Örneğin Ak Devrim) Şah’a karşı tepkilere neden olmuş, bu tepkilerin sonucu olan büyük grevler ise ekonomiyi kısır bir döngüye sokmuştur. Humeyni’nin oynadığı en önemli rol ise muhalefeti birleştirmesi, tek karşıt cephe oluşturarak eleştirileri ustalıkla Şah’a yönlendirmesi olmuştur. Devrimden sonra Humeyni yandaşları dışındaki fraksiyonlar devrime destek vermiş olsalar da başta Tudeh Partisi olmak üzere tasfiye edilmişlerdir. Dini kanatta ise İslami cumhuriyete karşı olan, mehdi gelmeden İslami bir idari yapının kurulamayacağına dair endişeler taşıyan İslami gruplar Humeyni’nin fetvalarıyla (içtihad) etkisizleştirilmiş, sol örgütlen-meler ve siyasi haklar isteyen gruplar ise beklediklerini bulamamışlardır. Ağustos 1979’ da İslami Cumhuriyet Partisi içindeki din adamlarınca kurulan ‘Devrim Muhafızları’ bu geçiş döneminde aktif rol oynamış, anılan parti üyesi din adamları da mecliste çoğunluğu elde ederek halkın %99 onayıyla İslami Anayasa’nın kabulü ve Humeyni’nin başa geçmesinde etkin olmuşlardır. 1989’da ‘Velayete Fakih’ 15 doktrinine göre Şiiler’ in önderi olan Humeyni’nin ölmesiyle boşalan ‘rehberlik’e halen liderliği(imam) süregelen Ali Hamaney getirilmiştir. Bu kısa siyasi ve sosyal arka plan analizinden sonra konumuza gelecek olursak; bu noktadan sonra  İran teokrasisi, teokrasinin en büyük temsilcileri olan ulemadan ve ulemanın etkin olduğu önemli olduğunu düşündüğümüz  kurumlarından bahsedeceğiz.

İRAN’DA İSLAMİ REJİM ve YÖNETİM –KURUMLAR VE ULEMANIN ROLÜ

  1. Velayet-i Fakih

İran İslam Devrimi’nin (1 Nisan 1979) ardından Büyük Ayetullah Humeyni önderliğinde uygulamaya konulan yönetim şekli İslami cumhuriyettir. Sistemde devletin en yetkili makamı olan Rehber (Velayet-i Fakih)’dir. Velayet-i Fakih (Fakih’in velayeti veya yönetimi) ilkesi İran İslam Cumhuriyetinin temelini teşkil eden kuruma ve kurumun başında bulunan Veliy-i Fakih’e (Rehber)  işaret eden bir kavramdır. Büyük Ayetullah Humeyni’nin ölümünden sonra Rehber olan Ali Hamaney halen bu görevini sürdürmektedir. Anayasanın 109. maddesinde Rehber’de bulunması gereken şartlar ve özellikler şöyle sıralanmıştır.

  1. Çeşitli fıkhi konularda fetva verebilecek ilmi yetkinliğe sahip olmak.
  2. İslam ümmetinin rehberliğini üstlenmek için gereken adalet ve takvaya sahip olmak.
  3. Doğru siyasi ve sosyal bakış açısına sahip olmak, tedbirli, cesaretli ve rehberlik için yeterli yöneticilik ve güç özelliğine sahip olmak.

“Yukarıda belirlenen şartlara sahip olanların sayısı birden fazla ise fıkhi ve siyasi bakışı daha güçlü olan önceliklidir.”

Rehberin görev ve yetkileri

  1. Düzenin Yararını Teşhis Konseyi ile istişarede bulunarak İran İslam Cumhuriyetinin genel politikalarını belirlemek,
  2. Düzenin genel politikalarının iyi uygulanmasını gözetlemek,
  3. Referandum kararı vermek,
  4. Silahlı kuvvetlerin başkomutanlığını üstlenmek,
  5. Savaş ve barış ilan etmek ve güçleri seferber etmek,
  6. Aşağıda belirlenen görevlere atama yapmak, azletmek ve istifalarını kabul etmek:
  7. Anayasayı Koruyucular Konseyinin fakih üyeleri,
  8. Yargı erkinin en yüksek yetkilisi,
  9. İran İslam Cumhuriyeti radyo televizyon kurumu başkanı,
  10. Genelkurmay Başkanı,
  11. Devrim Muhafızlar Ordusu Başkomutanı,
  12. Askeri ve güvenlik güçlerinin üst düzey komutanları.
  13. Üçlü erkin ihtilaflarını gidermek ve ilişkilerini düzenlemek.
  14. Sistemin normal yollarla çözümlenemeyen sorunlarını Düzenin Yararını Teşhis Konseyi aracılığı ile çözümlemek,
  15. Halkın seçtiği kişinin cumhurbaşkanlığı görevini onaylamak. Cumhurbaşkanlığı adaylarının yasada belirtilen şartlara sahip olma bakımından uygunluklarının seçimlerden önce, Anayasayı Koruyucular Konseyi ve adaylığının ilk döneminde rehberce onaylanması gerekir.
  16. Cumhurbaşkanını, ülkenin maslahatını gözeterek ve Yargıtay’ın cumhurbaşkanının yasal görevinden saptığına dair kararı veya Millet Meclisinin 89. maddeye göre kifayetsizliğine karar vermesini dikkate alarak azletmek.
  17. Yargı erki başkanının önerisi ve İslami ilkeler çerçevesinde mahkûmları affetmek veya cezalarını hafifletmek.

İslami Danışmanlar Meclisi (Meclis-i Şura-yi Islami )

290 milletvekili sayısı ile kanun çıkarmaya yetkili tek kurumdur. Milletvekili seçimleri dört yılda bir yapılmaktadır. Meclis başkanını vekiller seçmektedir. Meclis, cumhurbaşkanı ve bakanlar hakkında gensoru verme yetkisine sahiptir. Uluslararası mukavele, sözleşme, kararname ve kongre kararları meclisin onayından geçmek zorundadır. Yürütmenin aldığı kararlar Meclisin onayıyla kanunlaşmaktadır. Meclis Başkanı Ali Erdeşir Laricani’dir.

  1. Anayasayı Koruyucular Konseyi (Şura-i Negahban-i Kanuni Esasi)

İran Anayasası’na göre hâkimiyet ve kanun koyuculuk hakkı Allah’ındır. Bu yüzden İslam devletinde düzenlenecek yasalar İslami ölçülere uygun olmak zorundadır. İşte düzenlenecek yasaların İslami ölçülere uygunluğunu teşhis edecek kurum Koruyucular Konseyi’dir. Başında Ayetullah Cenneti’nin olduğu 6 fıkıhçı 6 da hukukçudan oluşan 12 kişilik bu konsey Danıştay, Sayıştay ve Yüksek Seçim Kurulu gibi bir takım görev ve yetkilere sahiptir. Mecliste alınan kararların anayasaya veya İslam kurallarına uygun olup olmadığını denetleyen, gerektiğinde bunu tekrar görüşmek üzere meclise geri gönderen, (bu durumun tekrarlanması durumunda söz konusu kanun değişikliği veya karar, incelenmek üzere Düzenin Yararını Teşhis Konseyine gönderilir) yerel yönetim seçimleri hariç tüm seçimlerde adayların adaylıklarını inceleyen kurumdur. Şuranın fıkıhçı adayları dini lider tarafından hukukçu adayları ise Yargı erki tarafından atanmaktadır.

  1. Uzmanlar Meclisi (Meclis-i Hubregan-ı Rehberi)

Tamamı din adamlarından oluşan 86 üyeli bir meclistir. Üyeler 8 yılda bir halk tarafından seçilmektedir. Rafsancani’nin uzun dönem başkanlık yaptığı bu meclisin şu anki başkanı Mehdevikeni’dir. Uzmanlar meclisinin iç tüzük ve görevleri arasında dini lideri azletme ve atama yetkisine sahiptir şeklinde maddeler bulunsa da tartışmalar göreceli olarak devam etmektedir. Ayrıca pratikte bunu gerektirecek bir durum en azından şimdilik ortaya çıkmamıştır. Anayasanın 107. Maddesinde bu meclisin Dini Lideri denetleme gibi bir yetkisi olduğu da yazmaktadır. Bu meclise seçilecek din adamlarının Ayetullah olması şarttır.

Uzmanlar Konseyi’ne sekiz yıllığına seçilecek kişinin aday olabilmesi için taşıması gereken kriterler şunlardır:

  1. Dindarlığı ile tanınmak ve ahlaki olarak güvenilir olmak
  2. Bazı fıkhi meselelerde içtihat yapabilecek ve uygun şartları taşıyan kişiyi dini lider olarak seçebilecek kadar dini bilgiye sahip olmak
  3. Çağın sosyal ve siyasi meselelerine vâkıf olmak
  4. İran İslam Cumhuriyeti sistemine bağlı olmak
  5. Sosyal, siyasi ve diğer alanlarda sabıkası olmamak
  6. Kum İlim Medreseleri Müderrisler Topluluğu (Defter-i Tebligat-i Islami and Havzai Ilmiye-i Kum)

1961’de Kum kentinde Ayetullah Muntazari, Rafsancani ve Ayetullah Azeri Kumi’nin öncülüğündeki bir grup din adamı tarafından kurulmuştur. Devrim öncesi gizli bir örgüt olarak çalışmıştır. Devrimin İslamileşmesinde en fazla rolü bulunan örgüttür. Merkezi Kum’dadır. Bugün İran siyasetine yön veren din adamlarının pek çoğu bu topluluğa üyedir. Bu topluluğun desteğini alamamış bir parti, blok veya listenin başarılı olma şansı yok denecek kadar azdır. Kum Ulemasından olup kurumlarda etkin olan bazı önemli ulemaları şöyle sıralayabilriz;

  • Ayetullah Seyyid Ali Hamanei
  • Haşimi Rafsancani
  • Ayetullah Ahmed Cenneti
  • Ayetullah Mahmud Haşimi Şahrudi
  • Ayetullah Muhammed Reza Mehdevikeni
  • Mir Hüseyin Musevi
  • Ayetullah Abdullah Cevad Amuli
  • Ayetullah Muhammed Taki Misbah Yezdi
  • Seyyid Muhammed Hatemi
  • Ali Ekber Muhteşemipur
  • Ayetullah Nasır Mekarim Şirazi
  • Ayetullah Hüseyin Vahid Horasani
  • Muhsin Kediver
  • Ayetullah Yusuf Sanei
  • Ayetullah Abbas Vaiz Tebesi

 

  1. Düzenin Yararını Teşhis Konseyi (Sura-yi Teşhis-i Maslahat-i Nizam)

Anayasayı Koruyucular Konseyi ile Millet Meclisi arasındaki ihtilafları çözmek için Anayasanın 111,112 ve 177. Maddelerine binaen İmam Humeyni tarafından kurulmuştur. Üyelerin hepsi üst düzey devlet yetkililerinden oluşmaktadır.Yasama, yürütme ve yargıyı denetlemektedir. Üyeler dini lider tarafından atanmaktadır. Başkanı Ali Muvahidi Kirmani, sekreteri Muhsin Rızai’dir. Anayasanın 112. Maddesine uygun olarak gerekli görüldüğü hallerde Düzenin yararı için İslam kanununa ve anayasaya aykırı kararlar alabilmektedir.

 

SONUÇ YERİNE

1979 yılında gerçekleşen İran İslam Devriminden sonra İran, dini söylemle bir taraftan yayılma imkânı ve yeni rejim için yaşam alanı bulmaya çalışırken diğer taraftan da kendi içinde dini rejimi koruma yoluna gitmiştir. Dış politikada ve iç politikada kullanılan dini terminoloji İran’ın ulusal çıkarlarına ve İran içinde yönetimde kendini konuşlandırmış seçilmiş bir sınıfa hizmet ederek araçsallaşmıştır. İran dini politikalarında ve seçilmiş sınıfın yerleşmesinde bir meşruiyet, güvenlik ve yayılma aracı olarak kullanmaktadır. İran politikadaki dini söylemini, stratejik hesaplar uğruna rahat bir şekilde terk edebilmektedir. Yaptığımız araştırma sonucunda İran’daki dini kurumların sosyolojik yapısı hakkındaki bilgilerin henüz çok az olduğunu, rejimin, paylaşım, dağıtım ve meşruiyet gibi krizleri aşmayı amaçlayan politikalarının arkasında büyük bir kimlik krizi olduğunu ve ulemanın veya dini erklerin bu kimlik krizinin müsebbipleri olduğunu söylemek mümkündür.

 

Oktay KAYMAK

KAYNAKÇA

Adıbelli, e. B. (2012). Doğu-Batı Yol Ayrımında İran; İdeoloji, Devlet ve Dış Politika. İstanbul: Bilim+gönül.

Ahin,T. (2010, Haz)  İran İslam Cumhuriyeti’nde Devlet Yapısı,Amme İdaresi Dergisi,Cİlt  43 Sayı, s.81-100.

Alexandros, S. (2005, July). IRAN: A BRIEF STUDY OF THE THEOCRATIC REGIME . Thessaloniki , Greece.

Faghfoory, M. H. (1987). The Ulama State Relations in Iran. International Journal of Middle East Study, 413-432.

Gülmez, D. (2017, May 20). Academia. Academia: https://www.academia.edu/7995306/PERSIAN_HISTORY_and_from_PAST_to_NOW_AFFECTS_on_IRANIAN_POLITICS adresinden alındı

Imam Khomeini. (2017, May 20). Iran Anayasası: http://www.imam-khomeini.com/web1/turkish/showitem.aspx?cid=1736&h=22&f=23&pid=2048 adresinden alındı

Mandaville, P. (2014). Iran: Revolutıonary Islam and The Clerical State. P. Mandaville içinde, Islam and Politics (s. 245-265). Routledge.

Sarı, İsmail. Uluslararası Politikada Sivik Dinin Etkisi: İran Örneği,TYB Akademi İran ve Türkiye

Şahin, M. (2017, May 20)  İran Dış Politikasının Dini Retoriği, http://www.akademikortadogu.com/belge/ortadogu4%20makale/mehmet_sahin.pdf adresinden alındı

Qur’an. (2017, May 05). QUR’AN: http://legacy.quran.com/60 adresinden alındı

Republuc of Turkey Ministry of Foreign Affairs. (2017, May 22). Republuc of Turkey Ministry of Foreign Affairs: http://www.mfa.gov.tr/iran-kunyesi.tr.mfa adresinden alındı

Roskin, M. G. (2009). Iran. M. G. Roskin içinde, Countries and Concepts; Politics, Geography, Culture (s. 518-548). Pearson.

Şahin, e. T.-M. (2011). Ortadoğu Siyasetinde İran. Ankara: Barış Kitap.

Wikipedia. (2017, May 30). Retrieved from Wikipedia: https://en.wikipedia.org/wiki/Iran

Yegin, A. (2013). İran Siyasetini Anlama Klavuzu. İstanbul: SETA.

Yegin, A. (2014). The US- Iran Rapprochement. İstanbul: SETA

[1] İran İslam Cumhuriyeti Anayasası, Madde 3-16, http://imam-khomeini.com/web1/turkish/showitem.aspx?cid=1736&h=22&f=23&pid=2048

About Author

Oktay KAYMAK

International "Relations&Law" Doctrine, Practice and Theory oktaykaymak02[at]gmail.com

Leave A Reply