İlim ve Medeniyet

STUTTGART MUHABİR-İ MAHSUSAMIZDAN

Geçenlerde Piyerlotinin neşriyātını göndermiş idim. Bununla berāber bu gibi neşriyātda bulunanlar pek çok olduğundan tabīʿī cümlesinin nazar-ı ʿāciziyye tesādüfü kābil değildir. Tesādüfi olarak okuduğum gazeteler ve ʿumūmiyetle Almanların fikirleri pek lehimizdedir. Hattā harb-i hazırın bu sūretle netīcelenmesini hīç birisinin ne ʿaklı eriyor, ne de fikri. ʿOsmānlıların her muhārebede gösterdikleri yararlıkların bu defʿa ʿakisi zuhūr ėtmiş Piyerlotinin yazdığı gibi sivilizasyonu kendimize rehber ėtdiğimize ʿatf olunuyor. Muhārebenin ceryānı ruhu bize bunu isbāt ėdiyor. Bununla berāber teveccüh ʿOsmānlılar üzerindedir.

Bulgarların kuvveti hemān büsbütün kesr olmuş olduğundan eğer Çatalca civārında ʿOsmānlı tarafından bir tecāvüz vukūʿ bulacak olursa ʿOsmānlıların pek çok kazanacakları gün gibi āşikārdır. Hattā bizim böyle bir tecāvüzāta çalışmadığımıza dahı şaşıyorlar. Bulgarların muhārebede olan telefātı 96 bini mütecāviz olduğu hemān muhakkak gider. Mecrūh vahşetgānı dahı buna dāhil edecek ve Makedonyadakı tʿalara gönderilen ʿaskerleri dahı mevcūd olan 220 binden tarh edecek olursak alan Çatalca ve civārında bulunan Bulgarların ne mikdār ʿaskeri olduğu meydāna çıkar. Bundan māʿadā bu alan mevcūd olanlar dahı asıl sen ʿaskeriden dūn olanlar müsinn olanlardan ʿibāretdir ki asıl çekirdek ʿaskerlerin kıymetinde değillerdir.

Geçen hafta bura gazetelerine uzun bir makāle yazarak neşri içün bir telgrāf ajansına verdim. Bu gün yarın neşr olunacaktır. Bunda Avrupa devletlerinin ʿaleyhimizde olan harekātını bir sūret melāʿīmanede taʿdād ėderek yüzümüze gülüp birtakım vaʿdlerde bulunarak vakt-i merhūnunda bu vaʿdlerini icrā ėtmediklerini, hatta Berlin muʿāhede-nāmesinin ahkāmı icrā olunmadığı gibi Avusturyalıların Hersek ile Bosnanın zabtı zamānında mütebākī Avrupadaki memālik-i ʿOsmāniyyenin tamāmı muhāfazası hakkında bir vaʿd vermiş olduklarını, son İtalyan ve ʿOsmānlı konferansında İtalyanlar da bunu tasdīk ve taʿahhüd eylediklerini, hattā kalbe-i harp Avrupa devletleri yek-diğerleriyle taʿāt-i efkār ėderek Balkanlarda hudūdların muhāfazasını ve tevsīʿ dāʾire ėdilmesini taht-ı karāra almışlar idiyse de kırk kīlisāric ʿatinin vukūʿū ʿakībinde bunu taht-ı karāra alan devletler Balkan küçük hükūmetlerinin bu galebe ve muzafferiyeti üzerine zapt ėtmiş oldukları mahalleri tekrār iʿāde ėtmeleri içün kimse anları tazyīk edemez diye şāyiʿelerin çıkışından tevsīʿ dāʾire edilmemek hakkındaki karārların yalnız ʿOsmānlılar hakkında olduğu, böyle olmasa bile ʿOsmānlılar bundan başka bir şey düşünemeyeceklerini. . . Mümkin mertebe īzāh ėtdim. Ve bunun netīcesi olarak dedim ki, Avrupa hükūmetlerine karşı devlet-i ʿaliyyenin taʿahhüd ėtdiği kapitülasyonları ortadan kaldıracak olursa, ʿacabā Avrupa devletleri ne vicdānla ʿOsmānlıları taʿahhüdātını bozduğu içün ithām ėdebilirler? Kendileri taʿahhüdlerini tutmadıkları hālde Türkiye tutmamış, o hālde Türkiye dahı mesʾūl olamaz. Şāyed Avrupalılar tarafından tazyīk olunacak olursak o vakit bizim yüzümüze gülenlerin dahı dostumuz olmadığını bize anlatacaktır. Avrupa milletleri içerüsünde ahlāk ve tabīʿatlerinin yek-diğerlerine olan müşābeheti içün gāyretle mütemāyil bulunduğumuz bir devlet varsa o da Almanlardır. Bunun içün Almanlardan dahı pek çok tahsīl ėtdik ve bunun cümlesine mukābil iktizādı pek büyük kazanç teʾmīn ėderek teşekkürātımızı īfā eyledik. ʿOsmānlılar Avrupadan tard olunmakda . . . Eğer bu mesʾele hakiki olacak olursa eline bizim elimizden kazanç da Almanlar elinden çıkacağı şüphesizdir. Eğer Almanlar bu kazancın tasfīrini arzu etmezlerse, iyi günlerde dostum diye öğündüğü ʿosmānlılara kötü günlerde dahı elini uzatarak, hattā eli silāhlı olmasına dahı hācet kalmadan bir yolunu ve tarīkini bularak yardım ėtmelidir. . .

Bu makālein-şāa’llāhgüzel bir teʾsīr yapar. Biz vatanımızdan günlerce baʿīd bir mesafede bulunduğumuz hālde ʿācizāne onun menāfıʿna çalışırken; gülzār vatanın her dem nāzeçikleriyletaʿtīrmeşāmėden, hevā-i safını teneffüs ėdenevlādlarıhālānifākdır kurtulamayıp birbirleriyle uğraşmaları, kalbinde zerre kadar hamiyet-i islāmiyye ve vataniyyesi olan her ferd el ele verip hayāt-i milliyeyimüdāfaʿayaşitāb edecek yerde. Tuhaf tuhafharekātda bulunmaları. . . Bilseniz biz garībü’d-diyār vatandaşlarınızı ne kadar meʾyūs ve müteʾessirėdiyor. Muhterem vatandaşlar! Artık bundan sonra da nifāk ve şikākı terk ėtmez, el birliğiyle dīnin, vatanın müdāfaʿasına çalışmazsak bu cidāl hayātdateʾmīn-i mevcūdiyyetma‘a’t-te’essüfmümkin olamayacaktır.

Makalenin PDF’si:

Stuttgart Muhabir-i Mahsusamızdan

LATİN HARFLERİNE AKTARAN:

MUSTAFA ÇAĞLAR & EROL TURUNÇ

KAYNAKÇA:

(İSAM tarafından halka açılan “Osmanlıca Makaleler VT” den metnin PDF’si temin edilmiştir.)

Stuttgart Muhabir-i Mahsusamızdan [Balkan Savaşı] / Mehmed Hayreddin.– İstanbul: Eşref Edib, 6 Kanunievvel 1328.

Sebilü’r-Reşad [Sırat-ı Müstakim]

cilt: II-IX, sayı: 41-223, sayfa: 273

Exit mobile version