Liseli gençlerin ahlaki, kültürel, sanatsal gelişimleri adına gayret gösteren nitelikli kurumları yürekten tebrik etmeliyiz, onlara maddi ve manevi destek olmalıyız, bu konuyu milli seferberlik yaparcasına gündemde tutmalıyız.

Manisa'da bir lisede gerçekleşen saldırı hepimizi derinden üzdü, "ah" etti içimiz, "aman Allahım, aman Rabbim" feryatları yükseldi sinelerden.

Meselenin o kadar çok boyutu var ki, herkes hâliyle kendince bir değerlendirme yapıyor, yapmalı da. İyi niyetle ve samimiyetle atılacak her adım hayati önem taşıyor. Bu acı hepimizin ortak acısı, bu dert bizim.

Kendi zaviyemden çok şey söyleyebilir ya da yazabilirim lakin konuyla ilgili şu hususu vurgulamak isterim:

Özellikle liseli gençlerin ahlaki, kültürel, sportif, sanatsal, ilmi, manevi vs. gelişimleriyle ilgilenen derneklerin, vakıfların, STK'ların vs. önemini bir kez daha acı tecrübeyle görmüş oluyoruz.

FETÖ sonrası oluşan güvensiz iklimde Türkiye'deki gençlerin okul dışında kalan alternatif vakitlerini değerlendirebilecekleri imkanlar ister istemez azaldı. Farkında olmadığımız bir sinsilik ve el çabukluğuyla, evlatlarımız medyanın, sokakların, sanal kumarın, anlamsızlığın, amaçsızlığın, sanal çetelerin, başıboşluğun vs. insafına bırakıldı. Neticesinde kötülüğün, suçun yaşı iyice düşmüş oldu. Yüreğimizi deşen hadiseler arttı.

Şunu söylemek istiyorum, liseli gençlerin ahlaki, kültürel, sanatsal gelişimleri adına gayret gösteren nitelikli kurumları yürekten tebrik etmeliyiz, onlara maddi ve manevi destek olmalıyız, bu konuyu milli seferberlik yaparcasına gündemde tutmalıyız. Anne ve babaların yetersiz kaldığı, okulların ise önceliği olamayan çok ince ve önemli noktalarda bu gibi kurumlar tahminlerden öte güzelliklere, iyiliklere vesile oluyorlar.

İlk çırpıda sayabileceğim o kadar çok örnek var ki, umudumuzu büyütmesi ve sorumluluklarımızı hatırlatması açısından birkaçını sembolik olarak anmak isterim.

TÜRGEV mesela, liseli öğrencilerin hayatlarına doğrudan dokunarak geleceğimiz adına nasıl bir destan yazıyorlar, zamanla daha iyi anlamış olacağız.

LİDER Eğitim'in "çektiği insan yükü" az buz değil, ne çok aileyi mutlu ettiler, ne çok genç için bereketli imkanlar oluşturdular, anlatmak zor.

Şahsiyet Akademisi'ndeki öğrencileri gördüğümde, "yedi güzel adam" beliriyor hayalimde, onlara emek verenleri şükranla anıyorum.

Muştu Gençlik mesela, liseli gençlerin yüreğindeki heyacanı, sorumluluk bilincini, ilim sevgisini, mefkure arayışını göstermesi bakımından ne kutlu bir çaba içinde.

AYSİT'in attığı adımlar, gerçekleştirdiği organizeler, bir ömrü süsleyecek güzellikler oluyor liseliler için, şahitlik ederim buna da.

TÜGVA'nın liseliler için ne çok koştuğu hepimizin mâlumu.

ÖNDER'i, HAYRAT'ı başka güzel. Söz uzamasın diye ismini burada sayamayacağım yüzlerce güzel kurum, binlerce insan, liseliler için dertlenmiş durumda.

Hasılı, liseli gençlerle ilgilenen ve onlar için sayısız güzel içerik, program, kamp vs. ortaya koymaya çalışan her kurumu, herkesi yürekten desteklememiz gerekiyor. Toplumun mayası ailenin, okulun, sivil toplumun el ele vermesi sayesinde güzelleşecek.

Bu zamanın gençleri ekran bağımlısı olduğu için akran yetimi bir açıdan, iyi ortamlara hasretler, nitelikli çevrelerden uzaklar.

Zamanında DEV GENÇ vardı, yerini SEV GENÇ'e bırakmıştı. Şimdi de EV GENÇ karşımızda. Yaralarımız o kadar çok ki, evlerin içi kan ağlıyor, özellikle liseli gençlerin hayatla, aileleriyle, toplumla ilişkisi "acil yardım" sinyalleri veriyor.

Memleketimizin hayrına, insanlığın faydasına olmak üzere liselilerle Allah için ilgilenen herkese sonsuz hürmet ve muhabbetlerimi sunarım. Aileler ve devlet bu gibi kurumlarla sağlıklı paslaşma içinde olurlarsa, gençlerimizi anlamsızlığın karanlığından, amaçsızlığın bunalımından ve kötülüğün kollarından büyük ölçüde koruyabiliriz inşallah. Dile gelen ele gelsin...

Süleyman Ragıp Yazıcılar

Paylaş: