İlim ve Medeniyet

Yalnız Bir Emel: Vatanı Müdāfaʿa – Mihr-i Dīn ʿArusi, *Şehbender-zāde Filibeli Ahmed Hilmi*

Yalnız Bir Emel: Vatanı Müdāfaʿa

Dünkü makālemizde vatanın bugünkü hāli yalnız bir emel etrāfında toplanmamızı īcāb etdiğini yazmışdık. İhtimāl ki bu enīn-i kalbīyi bir idāre-i maslahat riyākārāne bir siyāset görenler olur lākin zararı yok. Biz vatan ve millet hātırı için istitāʿatımız derecesinde her şeye tahammülü meslek edinmiş olduğumuzdan bugün yine ʿaynı mevzūʿa ricʿat ediyor ve şu satırları yine kāriʾlerimizin nazar-ı hakāniyyet ve muhākemesine vaziʿediyoruz.

Bizim nazariyemiz şu ki: Bugün vatanımızı parçalamak isteyen düşmana karşı sarf etmek mecbūriyetinde bulunduğumuz kuvve-i nāmiyyemizi ihtilāfāt ve ihtirāsāta sarf ederek ʿavāmil-i mukāvemet ve müdāfaʿayı taklīl etmeyelim.

Efkār-ı mütehālife erbābı maʿnā-yı nāmıyla ittihād etsin demiyoruz. Pek güzel biliriz ki böyle bir şey mümkün değildir. Lakin vatanı müdāfaʿa için şahsiyāt ve ictihādāt-ı mahsūseyi muvakkaten bir tarafa atmak mümkün değil midir?

Eğer bu da mümkün değilse demek ki evvelā kozlar paylaşılacak üç senelik bilanço yapılacak yine herkes kendi nazariyelerini haklı göstermek için her mülāhazayı insāf ve vicdānı unutacak . . . . Eğer böyle ise bizim için muhārebeden daha sūzişli bir felāket bu cidālden tevellüd edebilir.

Lakin dünkü sözlerimizi burada yine tekrār ederiz. Böyle bir emel her tarafın mütekābil insāf ve mürüvvetiyle mümkün olabilir. Yoksa vatanın bugünkü hālini her fırka kendi galebe-i ictihādı için hüsn-i vesīle ittihāzına kalkışırsa elbetde bir iʾtilāf ve müşāreke imkānı yokdur.

Geçen makālemizde birçok sūretle demişdik ki: Bizim bütün felāketlerimiz selīm bir siyāsete sülūk etmemekden ileri geliyor hārici kendimize dost ve düşman etmek husūsunda dahi maʿyār bizim es siyāsetimizdir. Bugün de şu sözleri tekrār etmek lüzūmunu hissediyoruz. Şu kadar ki her vakit bir lüzūm vatan-perverāneyi hākī olan bu sözler bugün bir vücūb-ı katʿīyi ifāde ediyor.

Her fırkanın efkār ve niyyātını hak ve vicdān-ı millet-i muhākeme eder. Bu muhākeme anını vatanın ānāt hatır-nākında bi’z-zāt icrāya kalkışmak üzere tesrīʿ etmek yalnız fırkaların hayāt-ı mütehālifenin birbirine karşı değil ʿaynı zamānda bütün milletin düşmanı hāriciye karşı mağlūbiyeti mūcib olabilir: Bināberīn her tarafın insāf ve mütāreke hissini temennī etmek selāmet-i vatan için lāzımdır.

Mihr-i Dīn ʿArusi

 

PDF’si:

3 kanad – 21 eylül sene 13127 – 4 teşrīn-i evvel efrenci sene 1911.compressed

LATİN ALFABESİNE AKTARAN:

MUSTAFA ÇAĞLAR & EROL TURUNÇ

Not:Bu metnin seçiminde ve latin alfabesine aktarılmasında emeği geçen değerli hocamız Yard.Doç.Dr. Ahmet KOÇAK’a teşekkür ederiz.

KAYNAKÇA:

3 kanad – 21 eylül sene 13127 – 4 teşrīn-i evvel efrenci sene 1911

Exit mobile version