RUTH LANE | KARŞILAŞTIRMALI SİYASET SANATI – KİTAP DEĞERLENDİRMESİ

0

Ruth Lane, Karşılaştırmalı Siyaset Sanatı, İstanbul: Küre Yayınları, 2014, 199 s.

Orijinal adı “The Art of Comparative Politics” olan kitap, American University’de Karşılaştırmalı Siyaset dersleri veren Ruth Lane tarafından yazılmıştır. Eser 6 ana bölümden oluşmaktadır. Karşılaştırmalı Siyaset Bilimi ve Sanatı, Davranışsal Devrim ve Karşılaştırmalı Siyaset, Siyasal Gelişme: Yükselişi, Çöküşü ve Dönüşümü, Karşılaştırmalı Siyasetin Devleti Yeniden Değerlendirişi, Devlet, Toplum ve Yeni Kurumsalcılık; Teori ve Karşılaştırılmalı Siyaset Sanatı bölümleri ile disipline dair genel bir panaroma sunmayı hedeflenmiştir.

Dünya üzerinde, özellikle 19. yüzyılın sonlarından itibaren gerçekleşen devletlerin, bireylerin, seçmen davranışlarının, rejimlerin, değişim ve dönüşüm süreçlerinin ne’liği, nedeni ve nasıl gerçekleştiklerine yönelik kıyaslamalı analizler ortaya koyan Karşılaştırmalı Siyaset disipline yönelik temel sorulara karşılık verilmiştir. Yazar, Karşılaştırmalı Siyaset ile ilgilenen araştırmacılara ve öğrencilere “farkına varmayı öğrenme” çabası yönünde salık vermektedir. Eserin önsöz bölümünde yer alan bu tavsiye ile Ruth Lane, benzerlikler içerisindeki farklılıklar ve farklılıklar içerisindeki benzerliklerin farkına varılması, her zaman gerçekleşmeyen ve gömülü olan olayın ve bilginin peşine nasıl düşüleceği yönlerinde fikir vermektedir. Kitabın başından sonuna kadar yer alan, Karşılaştırmalı Siyaset alanındaki ekoller ve birçok farklı isim ve gruplar tarafından yapılmış, farklı metodolojilere sahip olan çalışmalar; bunların birbirlerine yönelttikleri eleştiriler okuyucunun istifadesine sunulmuştur. Böylece yeni araştırmacıların, önceki çalışmaların güçlü ve zayıf yönlerini geniş bir perspektifle öğrenmelerini sağlamak ve yapacakları çalışmalarda önceden yapılan hatalar ve karşılaşılan metodolojik hatalardan kaçınmalarına yardımcı olmak yazarın temel hedeflerinden biri olmuştur.

Ruth Lane, Karşılaştırmalı Siyaset Sanatı adlı eseriyle Karşılaştırmalı Siyaset disiplinine yönelik temel bir ihtiyacı doldurmuştur. Bu alt disiplinin hangi metodu kullandığı, zaman içerisinde nasıl bir dönüşüm yaşadığını, siyaset biliminin ve diğer bilimlerden farklılaştığı hususların neler olduğunu kapsamlı bir şekilde gözler önüne sermektedir. Eser, alana yönelik bilgilerini artırmak isteyen bireylerin, ilk çıktığı zamanlardan bu eserin yazıldığı tarihe kadar hangi akımların muteber görüldüğü, disiplinin kendi içerisinde nasıl bir dönüşüm yaşadığını ve diğer bilimlerden nasıl etkilendiğini iki kapak arasında öğrenmesine imkan sağlamaktadır. Hacim itibariyle küçük bir kitap olmasına rağmen, muhtevasındaki türlü Karşılaştırmalı Siyaset alanınındaki yaklaşımların detaylarına nüfuz etmek, gerçekleştirilen çalışmalardaki etkilenimler, karşı koyuşlar, incelenen hedef aktörler ve kullanılan yöntemleri öğrenmek açısından literatürde önemli bir yere sahip olduğu görülmektedir. İnsanlar ve kurumlar, yönetim ve politika, idealler ve gerçekler, yapısal ve işlevsel analizler kitapta yer verilen faktörlerden olmuştur.

Eserin ismini de oluşturan sanat ile, siyasal davranışı ve kurumları alan dünya/evren’den, bu dünyanın karmaşık yapısını açıklamaya ve onu etkilemeyi hedef edinen disiplin’e geçiş tanımlanmak istenmiştir. Test edilebilirlik ve dayanıklılık, açıklamanın sıhhati, Karşılaştırmalı Siyaset’in kendi tecrübelerinden beslenmesi ile bu disiplinin bir sanat haline evrildiği vurgulanmıştır. Diğer sosyal bilimler ile kıyaslandığında bu disiplinin daha atılgan, kantitatif verilerin yorumlanmasına uygun ve dinamik olduğu görülmektedir. Seçim dönemleri, isyan ve devrimler, kalkışmalar, rejim değişikliklerinin gerçekleşmesi, bunların hem iç siyasete hem de dış siyasete olan tezahürlerinin incelenebilmesi ve türlü faktörlerle kıyaslanabilmesi bu disiplini incelemeye değer kılmaktadır.

Kitabın ilk bölümünde süreçler, trendler, bunlara karşı yöneltilen ne ve nasıl gibi sorulara nasıl cevap verilebileceğine yönelik yazarın yorumlarına yer verilmiştir. Belli bir metodolojinin kullanılıp, nasıl sistematik şekilde araştırmanın sürdürülebileceğine ışık tutulmuştur. Karşılaştırmalı Siyaset’in kökenlerinin ve tarihsel gelişiminin ele alındığı bu bölümde, disiplinin klasik anlamda kökeninin Aristo ve ondan önceki düşünürlere kadar gittiği belirtilmektedir. Bu kadim yöntemin ilk çalışmalarda anayasaların kategorize edilmesi, siyasal sistemler arasındaki benzerliklerin ortaya koyulması şekillerinde kendisini gösterdiği görülmektedir. Modern anlamda gelişme gösterdiği zamanın 1950’ler olarak kabul edildiği kitapta, İkinci Dünya Savaşı’nın bir dönüm noktası olduğu, yeni ulusların bu tarihlerden itibaren ortaya çıktığı belirtilmiştir. Ayrıca, Birinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan aşırı siyasi ideolojik eğilimler (örnek olarak İtalya’da Mussolini rejimi, Faşizm) ve 20. Yüzyılın ikinci yarısında ülkelerin bağımsızlık elde etmeleri ve demokratikleşme hareketlerinin görülmesi Karşılaştırmalı Siyaset için kaçınılmaz bir araştırma sahası ortaya çıkarmış ve üniversite kürsülerinde gelişimine katkıda bulunulmuştur.

Davranışsal dönem, gelişme dönemi, devlete geri dönüş ve kurumsalcılık şeklinde dört ana dönemselleştirmenin yapıldığı eserin ilk bölümünde bu dönemlerden kısaca bahsedilmiş, ilerleyen bölümlerde alt başlıklar halinde detaylıca incelenmeye tâbi tutulmuştur.

Kitabın üçüncü bölümünde ele alınan davranışçılık ekolünün yöntem olarak bireyin siyasal davranış eylemler üzerindeki etkisini görece olarak daha kantitatif yöntemlerle değerlendirdikleri görülmektedir. Literatürde diğer akımların hâkim olduğu dönemlerde bile etkisini sürdürmeye devam eden bu yaklaşım, Karşılaştırmalı Siyaset ve Siyaset Bilimi alanlarında büyük etki bırakmıştır. Sayısal verilerin toplanmasını ve bunların siyaset çalışmalarını sürdürenlerin analizine hazır hale getiren bu yaklaşım, kullandığı metodun bilimselliği ve bireyin düşünce ve tercihlerini sebep olarak konumlandırmasıyla önemli bulunmuştur. Bu akım, politik özelliğe sahip insanın kaçınılmaz şekilde toplumsal olduğunu vurgulamaktadır.  Ancak bu yöntem, sistem düşünürleri, devlet merkezli düşünürlerin sahip olduğu kurumsalcı bakış açısı tarafından ilerleyen bölümlerde eleştirilecektir.

Eserin üçüncü bölümünde, davranışçı ekol ile yakın zamanlarda görülen gelişmeci akıma yer verilmiştir. Davranışçılık ile mukayese edildiğinde daha az kantitatif ve daha mantıklı olduğu kabul edilen bu anlayışta, kapsam yalnızca ekonomik faktörlerle ve toplumla sınırlandırılmamış, siyasal sistemlerde incelemeye tâbi tutulmuştur. Ancak, ilerleyen zamanlarda akımın hedeflediği kapsayıcılık, ülkelerin başarı düzeyleri ile bağdaşmamıştır. Bu metot ve düşünce akımı, zamanla yerini diğer yeni anlayışlara bırakmıştır. Kitabın bu bölümünde ayrıca ortak noktalara sahip olmaları bakımından ve bu görüşlere karşı duruş sergileyen akımlardan siyasal gelişmecilik fikri, bağımlılık teorisyenlerinin görüşleri ve Immanuel Wallerstein’ın Modern Dünya Sistemi gibi fikirlerine yer verilmiştir.

Eserin dördüncü bölümünde Karşılaştırmalı Siyaset’in devleti yeniden değerlendirdiği döneme yer verilmiştir. Devletin bir bütün ve etkili bir aktör olarak değerlendirilmemesi üzerine disiplinde devlet faktörünün siyasal çözümlemelerdeki önemli rolüne tekrar yoğunlaşılmıştır. Ekonomik ve siyasi güçlerin karşı karşıya gelmelerinde devlet rolüyle meydana çıktıkları, devlet ve vatandaş ilişkisi, yapısal uygulamalardaki belirleyiciliği, krizler karşısında devletlerin reaksiyonları bu bölümde ele alınan konulardan olmuştur. Milli ilerlemede hükümetlerin önemli rolü olduğu düşünülmeye başlanınca, araştırmaların hedef noktası ve araştırmacıların referans noktalarının diğer bilimlerden Avrupa’nın merkeziyetçi devlet anlayışına ve devlet temelli realist okumalarına doğru yöneldiği Ruth Lane tarafından belirtilmiştir. Devlete yönelik gerçekleşen bu yönelim sonucunda devletin bünyesinde birçok faktörü barındırdığı anlaşılmıştır. Bu sebeple analizin güç olduğu fark edilmiş, ancak devletin kompleks yapısından ötürü içinde gerçekleştiği gerilimlerin, karşılaşmaların ve bunların devlet bütünlüğüne yönelik güçlülükler ve zayıf nitelikler yüklediğinin idrak edilmesi Karşılaştırmalı Siyaset çalışmalarının ilerleyen dönemlerinde büyük ölçüde fikir sağlamıştır. Bu bölümde meşruiyetin kaynağının yönetimle mümkün olacağını iddia eden Lipset’in devletlerin etkinliği ve meşruluğuna yönelik oluşturduğu tablo alanda önemli bir sınıflandırma olarak kabul edilmektedir. Her ne kadar kitapta devlete dönüşün gerçekleşmesiyle araştırmalarda diğer ilgili disiplinlerden uzaklaşılıp Avrupa’daki devlet merkezli siyaset çalışmalarına ve siyaset sosyolojisine yönelik odaklanma trendi gerçekleştiği belirtilse de, devlet kavramı etrafında birçok disiplin ile irtibat kurulması gerektiğine yönelik itirazımızı belirtmemiz gerekir. Modernleşme teorisi ile sosyoloji, devletin geri getirilmesinin aynı zamanda tarihin de geri getirildiği anlamına gelmesiyle tarih, ülkelerin tarihlerinlerinin incelenmesi gerekliliğiyle “historical institutionalism”, “rational choice” gibi modellemelerle iktisat, kimlik çalışmalarıyla antropoloji ve siyaset sosyolojisiyle yadsınamaz bağı olduğunu düşündüğümüz psikoloji bilimleriyle irtibat sürdürülmüştür.

Eserde değerlendirilen son akım, önceki üç akımın sentezi olarak değerlendirilmiştir. Beşinci bölümde ele alınan bu akım, bireylerin belirli kurumsal durumlar ve fırsatlar ile karşılaştıklarında, etkileşimde oldukları kurumları ve tercihlerini değiştirebildikleri belirtilmiştir. Davranışçılık, bireycilik, toplumun değişken özelliğe sahip olması ve kurumlara yönelik devlet merkezli hassasiyet, sınıflandırılan son Karşılaştırmalı Siyaset akımı olan yeni kurumsalcılık akımına içkin vaziyette olduğu görülmektedir. March ve Olsen’in 1984 yılında “The New Instituonalism” başlığı altında oluşturdukları metinler, klasik davranışsalcı düşünceye karşı koyması ve bu akımın belirleyici eseri olmasıyla dikkate alınmalıdır. Bu düşünce serisi açısından “Kim, neyi, nasıl organize eder?” sorusu, diğer akımların da gözden geçirilmesiyle daha fazla önem arz etmektedir.

Kitabın son bölümü olan altıncı bölümde modern karşılaştırmalı siyasetin tabiatı üzerine kesin hükümler vermek yerine kullanışlı teoriler ortaya koyulmuş ve değerlendirilmiştir. Yeni teorilerin de nasıl ortaya koyulabileceğine yönelik fikir vermeyi amaçlayan bu bölümde oligarşi yasasına, amprik izlenime, politik ekonomi yaklaşımına, grand-teorilerin güvenilirliğine ve teorilerin meydana getirilmesinde gözetilmesi gereken hususlara yer verilmiştir.

Birbirlerini eleştirerek yeni yorumlarda bulunan, gerektiğinde önceki düşünceleri ve kurumların etkilerini reddedip bunları yenileriyle ikame eden düşünce trendlerini detaylıca inceleme imkanını elde ettiğimiz bu kitabın Karşılaştırmalı Siyaset disiplini literatüründe önemli bir yere sahip olduğu görülmektedir. Temel Karşılaştırmalı Siyaset ve Karşılaştırmalı Siyasal Sistemler derslerini aldıktan sonra alana yönelik literatür bilgisini derinleştirmek, karşılaştırmalı çalışmalarda teorik altyapıyı tesis ederek nitelikli analizlere ulaşabilmek açılarından Ruth Lane’in bu eseri alanla ilgili olan araştırmacılara önerilmektedir.

Bölümler içerisinde farklı ekollerdeki düşünürlerin diğer çalışma alanlarını ve metotlarını eleştirmeleri, yetersiz ve mantık açısından tutarsız yanlarını göstermeleri çalışmalarımızda hangi kaynakların referans olarak alınabileceğine yönelik değerli fikirler vermektedir. Ayrıca, hususi teori ve perspektiflerin tek başına yeterli olmadıklarını göstermekte, birden fazla perspektifin çalışmalarda kullanılabileceğini göstermektedir.

Öneri ve teklif açısından, Ruth Lane tarafından 1997 yılında oluşturulmuş bu kapsamlı eserin, yazıldığı tarihten sonraki gelişmeleri kapsamlıca değerlendirilmesi, emsalinin oluşturulmasının gerekliliğine vurgu yapmak elzemdir. Günümüzde gerçekleştirilen Karşılaştırmalı Siyaset çalışmalarının neler olduğu, kullanılan metodolojiler ve kurumlar-kavramlar üzerine mevcut tavırların ne yönde olduğu sorularına cevap bulmak, Siyaset Bilimi anlayışında görülen değişim ve dönüşümleri anlamlandırabilmek amacıyla oluşturulacak eserlerin ilgili literatüre önemli kazanımlar sağlayacağı düşünülmektedir.

Furkan EMİROĞLU

About Author

Istanbul Medeniyet Univ. Political Sciences furkanemirrr[at]gmail.com

Leave A Reply