HİNDİSTAN’DA YENİ BİR DİNİN TEORİSYENİ: EBU’L FAZL EL-ALLAMİ

0

Babürlüler dönemi Hindistan’ın en önemli hükümdarlarından biri olan Ekber Şah zamanında yaşayan Ebu’l Fazl el-Allami(1551-1602), Din-i İlahi olarak bilinen yeni dinin en şiddetli savunucusu ve teorisyeni olarak biliniyor.

Arap kökenli bir alim, şair ve devlet adamı olarak Ekber Şah’ın yanında çalışan Ebu’l Fazl, döneminin en ilginç simalarından biridir. Ekber Şah’ın din konusunda duyduğu derin merak ve araştırma şevki dini tartışmaların yaşanmasına sebep olurken ulema arasında çelişkiye düşen yorumlar dikkat çekiyordu. Bu durum, Ekber Şah’ı siyasi nedenleri de içerisinde taşıyan dinde reform yapma arzusunu doğurmuştur. Bu noktada ise Ebu’l Fazl, Ekber Şah’ın Hindularla Müslümanları bir araya getirip her iki dini bir potada eritecek projesinin başmimarı olarak öne çıktı.

Ekber Şah’a tesir eden kişilerin başında gelen Ebu’l Fazl, ona sûfîliği öğreten hocasıdır. İşrakiyyenin tesirinde kalan Ebu’l-Fazl’ın görüşleri açıkça İslâm’ın ana çizgisinden ayrılıyordu. Ebu’l Fazl, Ekber Şah ile tanıştıktan sonra gerçeğe ulaştığını belirterek onun siyasi iktidarına tanrısal bir nitelik vermek için harekete geçti. Hükümdarlığın Tanrı’nın bir ışığı olduğunu, bu ışığın da Ekber Şah’ta bütünleştiğini savundu. Ekber Şah’ın tüm dünyanın ruhani önderi olduğunu öne sürdü. Ekber Şah’ı sadece hükümdar olarak değil, aynı zamanda eksiksiz ve olgun bir insan yani insan-ı kâmil olarak niteledi. Bütün bunlar yeni bir din kurma yolundaki ilk adımlar olarak okundu. Ebu’l Fazl’ın bu faaliyetleri dönemin uleması tarafından sert tepkiyle karşılandı.

Her şeye rağmen Ebu’l-Fazl, İslâm ile Hinduizm’i uzlaştırma düşüncesinde Ekber Şah’ı etkilemeyi başardı ve Din-i İlahi adı verilen İslamiyet, Hinduizm,  Hıristiyanlık, Zerdüştlük, Budizm gibi çeşitli din ve inanç sistemlerinin sentezlerinden oluşan yeni bir dinin kurulmasını sağladı.

Ebu’l Fazl el Mübarek

Ekber Şah’ın İslam mezhepleri ile Hindu dini arasındaki karşıtlıkları ortadan kaldıracak bir tür mehdi ve sahib-i zaman olduğu ilan edildi. Bu durum Ekber Şah’ın yüksek bir dereceye sahip, hatta peygamber olduğunun iddia edilmesine yol açmıştı. Ebu’l-Fazl: ‘‘Ekber Şah İmâm-ı vakittir. Ekber Şah hangi mezhebi seçerse, diğer insanlar ona tabi olmalıdırlar ki, Allah rızasını kazanabilsinler.’’ sözleriyle yeni dine olan desteğini göstermiştir.

Ekber Şah 1582’de Din-i İlahi’yi kurduğunu resmen ilân etti. İslâmiyet, Hinduizm, Hıristiyanlık, Zerdüştlük ve Budizm’in inanç, ibadet ve muamelatı söz konusu dinin çatısı altında birleştirildi. Ebu’l Fazl, Ekber Şah’ın oğlu Cihangir tarafından ortadan kaldırılıncaya kadar(1602) Din-i İlahi’nin en güçlü savunucusu ve teorisyeni olarak kalmıştır. Çok iyi bir düzyazı ustası olan Ebu’l Fazl’ın hepsi farsça olan yapıtları arasında Ekbernâme, Ekber yönetimi üstüne kaleme alınmış en sağlam kaynak olarak biliniyor.

Abdulkadir AKSÖZ

About Author

Abdulkadir AKSÖZ

Uluslararası İlişkiler Siyasi Tarih abdlkdraksz@gmail.com

Leave A Reply