UMUDUN VE CESARETİN ADI: MALALA YUSUFZAY

0

Çelişkilerin ve krizlerin ülkesi Pakistan, Asya’nın en kalabalık Müslüman ülkelerinden biri. Kurulduğu 1947 yılından bugüne siyasi çalkantılar, darbeler ve toplumsal sorunlar ile gündeme geliyor. Kısa ömürlü iktidarların doğurduğu politik istikrarsızlık ve ordunun etkin gücü, Hindistan ve Afganistan sınır hattında yaşanan gerginlikler ve nihayetinde Taliban başta olmak üzere terör örgütleri ile mücadele ülkeyi yıpratıyor. Pakistan’ın çoğu bölgesi yerel aşiretlerin ve Taliban’ın kontrolünde. Böylesi bir durum aşırıcıların toplumsal hayata egemen olmasını doğuruyor. İşte Malala Yusufzay’ın hikayesi burada başlıyor.

Malala, Pakistan ve dünyadaki kız çocuklarının simgesi oldu

12 Temmuz 1997. Pakistan’ın kuzeybatısında yer alan Swat Vadisi’nin en büyük yerleşim merkezi Mingora’da bir kız çocuğu dünyaya gelir. Kıza “büyük bir üzüntü ve acı içinde olan” anlamına gelen Malala ismi verilir. Babası Ziauddin Yusufzay kızının adını Peştun kahramanı olan Malalai’den esinlenerek isimlendirir. Mingora’da yaşayan bölge halkı Taliban tehdidine karşı hayatlarını sürdürmeye devam eder. Ancak 2009’da Taliban bir süreliğine de olsa bölgede hakimiyet kurar. Devlet kontrolünden çıkan bölgede çatışmalar yaşanır. Bir süre sonra Pakistan ordusu kontrolü yeniden sağlar fakat bölgedeki hareketlilik devam eder. Küçük Malala Yusufzay böylesi bir ortamda büyümeye devam eder.

Malala ailesiyle birlikte Swat Vadisi’nde yaşıyordu

Afganistan sınırında yer alan Swat Vadisi, Peştun aşiretlerine ev sahipliği yapıyor. Sarp dağlarla çevrili bu vadi, Taliban için bir üs işlevi görüyor. Dolayısıyla devlet otoritesinin hissedilmediği ve her an Taliban’ın kontrolü ele alabileceği bir bölge Swat Vadisi. Tarih 2 Şubat 2009’u gösterdiğinde, Taliban Swat Vadisi’nde kontrolü ele geçirdiğini ilan ediyordu. Şeriat uygulama adına kızların okula gitmesi yasaklandı, kadınların sokakta yalnız dolaşmalarına izin verilmedi. 400’e yakın okul tahrip edilerek kapatıldı. İşte böylesi bir ortamda baskı altında yaşayan Malala, kız çocuklarının eğitim hakkının engellenmesine karşı çıktı. Yaşı henüz 11’di.

Malala’nın babası Ziauddin Yusufzay eğitim hakları savunucusuydu. Şair ve eğitimci olan Ziauddin, kızının her zaman arkasında durdu ve sonuna kadar destekledi. Yıllar sonra Malala, kendisini her koşulda kayıtsız şartsız destekleyen babasına “kanatlarını kırmayıp uçmayı öğrettiği için” teşekkür edecekti. Malala 11 yaşındayken BBC Urduca servisi için blog yazmaya başlar. Taliban’ı ve yaptığı eylemleri eleştirir. Kız çocuklarının eğitim hakkının dokunulmaz olduğunu savunur. Yazdığı yazılar kısa sürede ilgi toplar, bir anda tüm dünyada yankı bulur. New York Times, Malala adına bir belgesel çekme kararı alır. Tüm bunlar “Gül Makai” mahlasıyla kimliğini gizleyerek yazılar yazan Malala’nın Taliban tarafından hedef alınmasına yol açar. Yazılarında okuldaki günlerini anlatarak kız çocuklarını okumaya teşvik edici yazılar kaleme alan Malala, Taliban’ın tehditleriyle karşılaşır. İfşa olduktan sonra Malala ve babası ölüm tehditleri alırlar. 2011 yılında Malala’nın Uluslararası Çocuk Barış Ödülüne aday gösterilmesiyle Taliban harekete geçer. Zira Malala’nın Pakistanlı kız çocuklarının eğitim hakkını savunması Taliban’ın kurmak istediği düzen içinde kabul edebileceği bir durum değildi.

Malala’nın babası Ziauddin Yusufzay kızının her zaman destekçisi oldu

9 Ekim 2012. Malala sınıf arkadaşlarıyla birlikte okul servisindedir. Araç aniden durdurulur. Yüzü maskeli, eli silahlı bir genç durdurduğu servisin kapısını açar ve içeridekilere “Hanginiz Malala?” diye sorar. Ardından 15 yaşındaki Malala başından ve boynundan vurulur. Rawalpindi’deki askeri hastaneye kaldırılan genç kızın durumu ciddidir. Saldırının duyulmasıyla büyük bir infial yaşanmış, olay dünya çapında yankı bulmuştur. Durumu kritik olan Malala, tedavisine devam edilmek üzere İngiltere’nin Birmingham şehrinde askeri yaralanmalar konusunda uzmanlaşan Kraliçe Elizabeth Hastanesi’ne nakledilir. Malala’nın buradaki tedavisi 4 aydan fazla devam eder. Yaralanma sonucu kafatasında oluşan boşluğa metal plaka yerleştirilir ve bir dizi operasyon sonucu hayatta kalması sağlanır.

Malala Taliban saldırısı sonrası bir dizi operasyon geçirdi

 

  Malala’nın vurulması Pakistan’da büyük bir dip dalganın doğmasına yol açmıştır. Kız çocuklarının eğitim hakkı ve fırsat eşitliği konularında binlerce insan sokak gösterilerine katılmış, imza kampanyaları düzenlemiştir. Bu durum, Pakistan’da ilk ücretsiz ve zorunlu eğitim yasasının meclisten geçmesine zemin hazırlarken Malala, kız çocukları için bir sembole dönüşüyordu. Nitekim Malala’nın vurulması dünya çapında kınanırken genç kız bir barış ve özgürlük simgesi haline geldi.

Bir özgürlük  savaşçısı olarak lanse edilen Malala, 2013 yılında TIME Dergisine kapak olur ve “2013 yılının en etkili 100 kişisi” arasında gösterilir. 16. Yaş günü olan 12 Temmuz 2013’te Birleşmiş Milletler’de bir konuşma yapan Malala, “Kimseye karşı değilim. Bugün burada sadece dünya üzerindeki her çocuğun eğitim hakkını savunmak için bulunuyorum.” diyerek aktivist olarak çalışmalarını sürdüreceğini ifade ediyordu. Birleşmiş Milletler, Malala’nın doğum günü olan 12 Temmuz’u “Dünya Malala Günü” ilan ederek vermiş olduğu eğitim mücadelesini destekledi.

Malala Nobel Barış Ödülünü alan en gençi nsan ünvanına sahip

Malala çeşitli nedenlerle eğitim hakkından mahrum kalan milyonlarca kız çocuğunun küresel savunuculuğunu üstlendi. 2013 yılında Malala babasıyla birlikte siyasi, ekonomik ve sosyal sebeplerden ötürü okuyamayan kız çocuklarının eğitimi konusunda farkındalık yaratmak, onları desteklemek ve seslerini duyurmak amacıyla Malala Fonu’nu hayata geçirdi.  10 Aralık 2014’te 17 yaşındayken Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü. Bu ödülü alan en genç insan olarak tarihe geçen Malala, ödülle verilen parayı ise yine eğitim için Pakistan ve Gazze’de yapımı devam eden okullara bağışladı.

Bir röportajında Malala, İslam kelimesinin anlamının “barış” olduğunu, Kur’an-ı Kerim’in ilk inen ayetlerinde “Oku” emri bulunduğunu dile getirerek “Eğitim, öğrenme ve yeni şeyler keşfetme İslamiyet’in bizim unuttuğumuz anahtar unsurları.” ifadeslerini kullanmıştı.

      Malala şimdilerde 21 yaşında. Kurduğu Malala Fonu ile pek çok ülkede kızların okula gidebilmesi için çalışmalar yapıyor. 2017 yılında Oxford Üniversitesi’nden kabul aldı ve halihazırda “Felsefe, Politika ve Ekonomi” okuyor. Kız çocuklarının okuması için mücadele veren ve “en genç BM elçisi” ünvanlı Nobel Barış Ödüllü aktivist Malala Yusufzay, henüz 21 yaşında yaşayan bir efsaneye dönüşmüş durumda. Ülkesi Pakistan’da ve dünyanın dört bir tarafında yaşayan pek çok insan için umut ve cesaret kaynağı oldu. Kız veya erkek, tüm çocukların eğitim hakkını savunan biri olarak Malala’nın hayatı ve verdiği mücadele, dünyaya değişim yönünde ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

Abdulkadir AKSÖZ

 

 

Yazar Hakkında

Abdulkadir AKSÖZ

Uluslararası İlişkiler Siyasi Tarih [email protected]

Yorum Yaz