MODERN HUKUK SİSTEMLERİ

0

Buhukuk sistemleri tarihin farklı çağlarında, farklı gereksinimler sonucu ortaya çıkmıştır.

Dünyada kullanımı bakımından uygulandığı kara parçasına göre ayrım yaparsak Kıta Avrupası Hukuk Sistemi en yaygın kullanılan sistemdir. Nüfusa göre yapılan ayrımda ise en yaygın kullanılan sistem Anglo-Sakson Hukuku’dur.

A)Anglo Sakson Hukuk Sistemi

1066 yılında İngiltere’nin Normanlar tarafından istilasından sonra Normanlar bütün ülkede geçerli olacak bir hukuk sistemi yarattılar. Ülkenin her bir tarafına gezici yargıçlar gönderildi. Bu yargıçlar gittikleri bölgedeki örf ve adetleri de göz önünde bulundurarak hukuki sorunları çözmeye başladılar. Bu sistemdeki amaç ülkenin tamamının yargıçlar tarafından oluşturulan ortak bir hukuka sahip olmasıydı. Common Law bu dönemde oldukça katı ve şekilciydi. Dava açabilmek için Adalet bakanlarında biri ferman almak gerekiyordu. Common Law mahkemelerinde adaleti bulamayanlar “Tanrı aşkına ve merhameten (for the love of God and the way of charity)” Kral’a başvurmaya başladılar. Bu başvurularla ilgilenilmesi işi yine Lord Chancellor’a bırakılmıştı. 1474’de Common Law’ın hakkaniyet eksikliklerini gidermek için yeni bir mahkemeler sistemi kuruldu. Buna da Equity Law dendi. Bu yeni mahkemelerde writ koşulu aranmıyor isteyenler bir dilekçeyle dava açabiliyordu. 19. yüzyıldan sonra ise yeni sosyal ve ekonomik koşullara uyum sağlayamayan Common Law ve Equitty Law’ın eksiklerini gidermek üzere Statue Law oluşturuldu. Bu yeni kurallar İngiliz Parlementosu yani yasama organı tarafından çıkarılmıştır.

Bugün ise Common Law sözcüğü bu üç sistemi birleştiren bugüne kadar uzanan bir hukuk sistemini anlatmak için kullanılır.

Bu hukuk sistemi genellikle İngiliz sömürgesi ülkelerinde veya daha önceden İngiliz sömürgesi olan devletler kullanmaktadır.

B) Kıta Avrupası Hukuk Sistemi

Emredici kabul edilen hukuk kurallarının ana kaynağı Anayasadaki kanunlar veya yasama organının kabul ettiği kurallardır. Kodifikasyon kavramı Babil’de Hammurabi Kanunları ile takriben M.Ö. 1790 yılına dayansa da Kıta Avrupası Hukuk Sistemi Roma İmparatorluğu’nda İmparator Jüstinyen’in takriben M.S. 529 yılında çıkardığı Corpus Juris Civilise dayanmaktadır. Söz konusu külliyat yazılı olarak kuralları bir araya toplaması sebebiyle Bizans İmparatorluğu’nda geniş çaplı bir hukuk reformu niteliğindeydi. Kıta Avrupası Hukuk Sistemi, kilise hukuku ve Şer’i hukuk gibi dini hukukların kısmen etkisi altındaydı. Günümüzde Kıta Avrupası Hukuk Sistemi, teoride, hakimler tarafından geliştirilmek veya yapılmak yerine sadece yorumlanmaktadır. Sadece yasama organının yasama işlemleri (ortak hukuktaki hukuki teamüllerden ziyade) hukuken bağlayıcı kabul edilmektedir.

Dünyada en yaygın kullanılan sistem olan Kıta Avrupası Hukuk Sistemi, dünyada yaklaşık olarak 94 ülke de uygulanmaktadır.

C) İslam Hukuk Sistemi (Fıkıh)

İslam Hukuk Sistemi 610 yılında Hz.Muhammed’e ilk vahyin gelmesiyle oluşmaya başlayan bir dinsel hukuk sistemidir. Bu hukuk sisteminde 4 kaynak vardır.

Kur’ân-ı Kerîm: Kur’ân-ı Kerîm Hz. Muhammed’e yüce Allah katından Cebrâil (a.s.) vasıtasıyla 22 yıl, 2 ay ve 22 günde tamamlanmıştır. Kur’ân, önceki semâvî kitaplar gibi yalnız inanç kitabı değil hem inanç ve hem de insanlar arası münâsebetleri düzenleyen ve hayatı düzenleyici hükümleri kapsayan bir kitaptır.

Hadis: Hz. Muhammed’in kavli, fiili, takriri sünnetlerine dayanarak ilk zamanlardan beri yazılı hale getirilen hadis kitaplarından oluşan fıkıh kaynağıdır. Fıkıhta Kur’ân’dan sonra ikinci ana kaynağın Sünnet olduğunda görüş birliği vardır. Sünnetin delil oluşu âyetlerle sâbittir.

İcmâ: Sözlük anlamı; ittifak ve görüş birliği demektir. Bir terim olarak; Hz. Peygamber’den sonraki bir çağda İslâm müctehidlerinin, bir konu üzerinde ittifak edip aynı görüşü paylaşmalarıdır.

Kıyas: Bir şeyi başka bir şeyle ölçmek, karşılaştırmak anlamına gelir. Kur’ân ve hadiste bulunmayan yeni bir olay, Kur’ân ve hadisteki benzerleriyle karşılaştırılır. Aralarında ortak benzerlik olunca birinin hükmü diğerine verilir.

D) Sosyalist Hukuk Sistemi

Sosyalist hukuk sistemi Rusya komünist devriminden sonra sosyalist ülkeler tarafından tercih edilen sistemlerdir. Ekseriyetle ekonomik koşullara dayanır. En önemli prensibi mülkiyet hakkının bireylere değil, topluma ait olmasıdır. Kişiler arasındaki özel hukuktan çok toplum çıkarları düzenlenmiş ve öncelikli olarak bunlar gözetilmiştir. Bununla birlikte Marksist ve Leninist düşünceye göre sosyalist hukuk geçici bir durum olup, toplumu düzenlemek amacını taşısa da toplum komünist düzene geçtiği zaman yaptırıma dayanan bir hukuk sistemine gerek kalmayacaktır. Sosyalist hukuk sistemi Avrupa ‘da Komünizmin çökmesinden sonra olumsuz yönde etkilenmiştir.

Mehmet DOĞAN

KAYNAKÇA:

1)Kemal Gözler – Hukuka Giriş 13. Baskı

2)https://tr.wikipedia.org

Yazar Hakkında

Konuk Yazar

Yorum Yaz